Ana Sayfa   |   Grntl Dersler  |  Sesli Dersler   |  Kur'an Aratrmalar   |  lmi YAZILAR   |  Aile Eitim Yazlar   |  ocuk Eitimi Yazlar   |  Yazarlar  |  letiim

Kur`an-i Kerim ve Mealleri

Namaz Sureleri Tefsiri

Cuma (Tefsir) Dersleri

Hadis Dersleri

Cami Dersleri

Hz. Peygamberin Hayat (s.a.v)

nsan Tanmak (Radyo)

Tv Programlar

Seminer ve Konferans

Ksa Dersler

zel Konular

Fkhi Konular

Aile Eitim Seminerleri

Foto Galeri

yelik Girii

Kull. Adı

:

Şifre

:
   

Ücretsiz yelik
Şifremi Unuttum

Gncel Videolar

Eitimcilere ZEL
Gazze Duas
Genlerle letiim (Gn- Reitpaa​)
Uyumlu Evlilik Yntemi (Bulgurlu)

Namaz Vakitleri

Saya

Sayac
Tekil (Bugn) 7939
Toplam 14742697
En Fazla 20355
Ortalama 2584
ye Says 1173
Bugn ye Olan 0
Online Ziyaretci
 
 

TEFRKAYA DÜENLER GB OLMAYIN

Kurann metodlarndan biri de bir mesaj yasaklama (nehyetme) biiminde muhataba ulatrmasdr. Bu da bazen ok sert bir biimde, sakn ha yapmayn gibi, ya da bu size haram klnd, yasak edildi veya bundan saknn tarznda gelir.
01/02/2017
Bir kaç âyette bu tarza benzer örnekler görmekteyiz: “velâ tekûnû” ifadesiyle gelen bu sakndrma “olmayn” eklinde dilimize aktarlabilir. Baz âyetlerde bu yasaklama fiilinden sonra “ke-gibi” edat yer alr.Yani “unlar gibi”. Onun arkasndan sakndrlan kii/kiilerin veya tipin özellikleri açklanr. O tipler gibi olunmamas istenir.
 
Baz âyetlerde ise dorudan “müriklerden olmayn” (Rûm 30/31), “Bakalarn hakkn yiyenlerden olmayn” (uarâ 26/181) deniliyor.
 
Bir yerde kendilerine apaçk âyetler geldii halde ihtilafa düenler gibi  (Âl-i mran 3/105), bir yerde Musa’ya (a.s.) eziyet edenler gibi (Saff 51/5), bir yerde Allah’n âyetlerine kulak vermedikleri halde iittik diyenler gibi, (Enfal, 7/21),  bir yerde Allah’n kendilerine kendilerini unutturduu kimseler gibi (Har 59/19), bir yerde âyetleri inkâr eden eden kâfirler gibi (Enfal 7/47), bir yerde ipliini salamca büktükten sonra bozan kadn gibi (Nahl, 16/92) olmayn deniliyor.
 
Kur’an iman edenlere “sakn onlar gibi olmayn” dediine göre, olunmamasn istedii tip olumsuz bir tiptir. Allah öyle kimselerin yaptklarndan raz deildir. Onlar yaptklar sebebiyle, kendilerini skntya  sokmular, Allah’n gazabn ve azap kazanmlardr. Böyleleri kötü amelleri sebebiyle hem kendilerine, hem de çevrelerine zarar vermilerdir.  
 
Kur’an açk bir ekilde, hem de ar bir ifade ile müslümanlar uyaryor. “sakn ha siz böyle olmayn” diyor. fadenin yer ald ortam, sözün ak, kullanlan kelimeler bu uyary bize haber veriyor. Onlar yaptklar yanl sebebiyle kötü oldular, kötü sonuç elde ettiler.  man edenler de onlar gibi olurlarsa, onlarn yaptn yaparlarsa Allah’n kanunu onlar için de iler. Herkese geçerli olan hüküm onlar hakknda da geçerli olmaya balar. Bu hükmü bir kaç âyette görmekteyiz.
 
“Sizden önce nice (milletler hakknda) ilâhî kanunlar gelip geçmitir. Onun için, yeryüzünde gezin dolan da (Allah'n âyetlerini) yalan sayanlarn âkbeti ne olmu, görün!” (Âl-i mran, 3/137)
 
“Allah'n, öteden beri süregelen kanunu budur. Allah'n kanununda asla bir deiiklik bulamazsn.”(Fetih 25. Ayrca baknz: Fussilet 41/25. Ahkaf 46/18)
 
Dinde Tefrikaya Düenler
 
Kur’an iman edenlere öyle sesleniyor:
 
“Kendilerine apaçk deliller geldikten sonra tefrikaya düüp ihtilaf edenler gibi olmayn. te bunlar için büyük bir azap vardr.” (Âl-i mran, 3/105)
 
Kendilerine apak açk isbatlar geldii halde tefrikaya ve ihtilafa düenler gibi olmak...
 
Kimdir bunlar? Apaçk delillerden maksat nedir? Hangi konularda birlemeleri gerekirken ayrla dütüler? Buradaki ihtilaf nasl bir ihtilaftr? Bütün ihtilaflar kötü müdür? Tefrika ne demektir, tefrikaya nasl düülür?
 
Bir çok tefsirciye göre kendilerine açk ve salam belgeler geldikten sonra din konusunda yine de tefrikaya düenler yahudiler ve hrstiyanlardr.1 
 
Burada ihtilaf ile tefrika yaklak ayn anlamdadr. Sözü kuvvetlendirmek için yanayan kullanlm. Kendilerine kitap verilenler Allah’n dini, emirleri ve yasaklar konusunda anlamazla dütüler. Bu ihtilafn en büyük sebebi de aralarndaki çekememezlik, dümanlk ve hevalârna, yani kesin ilme dayanmayan görülerine uymalaryd. Bundan dolay din konusunda bölündüler, frka frka (grup grup) oldular. Allah (c.c.) bu ayetle müslümanlar onlar gibi olmaktan, onlar gibi tefrikaya sebep olacak ihtilaflardan nehyetti. Müslümalara cemaat olmay, olumsuz ihtilaftan, tefrikadan sakndrd. Bundan önceki ümmetlerin aralarndaki husumetten dolay helâk olduklarn da haber verdi.
 
Kimilerine göre de bu âyet slâm geldikten sonra onda bid’atler uyduranlar hakkndadr. Zira itikatte uydurulan, vahye uymayan bid’atler  insann imandan uzaklama sebebi olabilir. Nitekim arkadan gelen âyetlerde imanden sonra küfre düenlerden bahsediliyor.2  
 
“Geçmite peygamberlerin getirdikleri kitaplara ve apaçk delillere ramen insanlar, anlamsz ve faydasz tartmalar yüzünden asl görevlerini unutmular ve kendilerine tevdi edilen emaneti koruyamamlar. çine dütükleri ayrlk, toplumun bölünmesine ve parçalanmasna sebep olmutur. Bu yüzden Allah müslümanlar uyarmakta, geçmi milletlerin dütüü hataya dümemelerini emretmektedir.”3
 
Burada, Peygamberlerin getirdii apaçk delillere ve hidâyet'e kavuan, fakat daha sonra hidâyet'in ana prensiplerinden ayrlp, çok küçük ve önemsiz meselelere dayanarak kendilerini farkl farkl gruplara ayran, anlamsz ve faydasz tartmalarla uraan topluluklardan bahsediliyor.4 
 
Allah (c.c.) ilk insandan beri insanlara hak dini açklayan, insanlarn kul olarak ne yapmasn gerektiini öreten, inanç, amel ve ahlâkta hak ölçüleri ortaya koyan  Peygamberler göndermitir. Ki bundan sonra insanlarn bir mazereti olmasn. Neye nasl inanacaklarn, neyi nasl anlayacaklarn veya nasl davranacaklarn bilsinler.
 
“te böylece içinizden size âyetlerimiz okuyacak, sizi arndracak, size ilahi mesaj ve hikmeti öretecek ve ayrca bilmediklerinizi size bildirecek bir eçi (peygamber) gönderdik.”(Bakara 2/151. Ayrca bkz: Hadid 57/25. Ra’d, 13/30. brahim 15/40. Nahl 16/36)
 
Kendilerine apaçk, ikna edici ve inandrc sapasalam deliller, ilâhi belgeler geldii halde, Allah’ tarafndan görevlendirilmi elçiler gerçei bütün çplakl ile anlattklar halde, kendi hevâlarna uyup saptanlarn bir mazereti olamaz. Böyleleri ilâhî Hakikat’ten uzaklap kendi görülerini neredeyse din haline getirdikleri için, aralarnda tefrikaya yol açan fikir ayrl olmu, ihtilafa dümülerdir.
 
Herkes kendi fikrini ve akln beendii, hak bildii için tarih boyunca ortaya pek çok inançlar, mezhepler, tapnma ekilleri, kutsallar, uydurma ilahlar ve benzeri eyler çkmtr.
 
Halbuki insanlar yaratan Allah (c.c.) onlara öyle emretmiti. Zira dosdoru yol budur.
 
“Dini ayakta tutun ve onda ayrla dümeyin” diye Nûh'a tavsiye ettiini, sana vahyettiimizi, brahim'e, Mûsâ'ya ve sâ'ya tavsiye ettiimizi Allah size de din kld...” (ûrâ, 42/13)
 
Dini ayakta tutmak ‘ekmu’d-dîn’ eklinde geçiyor. Bir eyi ikâme etmek, onu ayaa kaldrmak, dorultmak demektir.  Buradan hareketle dinin ikâme edilmesi, dini fiilen yerine getirmek ve yaymak demektir. 
 
Kur'an, “Namaz ikâme edin” diye buyuruyor. Doal olarak bundan, sadece namaza çarda bulunmak ve tebli etmek anlam çkmaz. Bu emirle namazn tüm artlaryla birlikte klnmas ve mü'minler arasnda uygulanmas kastolunmaktadr.
 
Bu balamda peygamberlere, dini ikâme edin emrinin verilmesi “Hak dini hak kabul ettikten sonra daha da ileri giderek, dinin tam anlamyla uygulanmasn ve her iin dine göre düzenlenmesini salayn” demektir.5
 
Çünkü Allah’n insandan istedii de zaten budur.
 
“Oysa kendilerine, dini yalnz Allah'a halis klarak ve muvahhidler olarak O'na kulluk etmeleri, namaz klmalar, zekât vermeleri emredilmitir. te doru din budur.” (Beyyine, 98/5)
 
Tefrikann Sebebi
 
Önceki kitaplarn muhataplar Hakikatin bilgisi kendilerine ulamasna ramen din konusunda birlik (vahdet) olamadlar, tefrikaya dütüler. 
 
“Onlar kendilerine ilim (hakikatn bilgisi) geldikten sonra, sadece aralarndaki çekememezlik/kskançlk yüzünden ayrla dütüler. Ve eer Rabbin tarafndan daha önceden belirli bir vadeye kadar ertelendiine dair bir yasa konmasayd, haklarndaki hüküm hemen infaz edilirdi...” (ûrâ, 42/14)
 
Görüldüü gibi böyleleri câhil olduklar, kendi balarna sahipsiz kaldklar  için görü ayrlna dümediler. Tam tersine, kendilerine yeterli ve aydnlatc Hakikatin bilgisi (vahiy) geldikten sonra ayrldlar, parçalandlar. Birbirlerini tepelemek, içlerindeki kskançlk duygusunu tatmin etmek, hem kendilerine, hem de gerçee hakszlk etmekti asl gerekçe. Azgn ihtiraslarn, snr tanmaz arzularn etkisi ile parçalandlar.6 
 
u âyetlerde tefrikaya düenlerin ehl-i kitap olduu ve tefrikaya düme sebepleri daha açk bir ekilde vurgulanyor.
 
“Kendilerine kitap verilenler ancak o açk delil (Peygamber) kendilerine geldikten sonra ayrla dütüler.”(Beyyine, 98/4)
 
Bu âyetler her ne kadar kitpa ehlinin durumunu anlatsa da hitap Kur’an’n muhataplarnadr. Bundan önce kendilerine hakikatin bilgisi (vahiy) gelmesine ramen, srf bay (taknlk) ve aralarndaki çekime sebebiyle tefrikaya düenlerin durumu bu. Öyleyse yine kendilerine son vahiy Kur’an ve o Kur’an’n yaayp öreten son Elçi Muhammed (s.a.s.) geldiine göre , ehl-i kitabn dütüü hataya dümemeliler. Ortada bütün iman edenlerin kyamete kadar smsk sarlacaklar, Allah’n ipi Kur’an, en güzel örnek son Peygamber var.
 
“nsanlar bir tek ümmet idi. Sonra Allah, müjdeleyici ve uyarc olarak peygamberleri gönderdi. nsanlar arasnda, anlamazla dütükleri hususlarda hüküm vermeleri için, onlarla beraber hak yolu gösteren kitaplar da gönderdi.
 
Ancak kendilerine kitap verilenler, apaçk deliller geldikten sonra, aralarndaki kskançlktan ötürü dinde anlamazla dütüler. Bunun üzerine Allah iman edenlere, üzerinde ihtilafa dütükleri gerçei izniyle gösterdi. Allah dilediini doru yola iletir.” (Bakara, 2/213)
 
nsanlar da yaratllar gerei yaratln banda bir tek toplum idiler. Âyetin öncesi ve sonras bunu gösterdii gibi, u âyette de bu vurgulanyor:  
 
“nsanlar ancak bir tek milletti. Sonra görü ayrlna dütüler.” (Yûnus, 10/19)
 
Bunun üzerine Allah (c.c.) hakka itaatin ve ona uymann sevabn müjdeleyen, hakka aykr davranmann ve kar gelmenin cezasn anlatarak korkutan peygamberler gönderdi ve bir Kitap indirdi ki, din hakknda insanlarn arasnda olabilecek görü farkllklarnda hakem olsun, çekimeyi ve hakszl ortadan kaldrp hakk yerine getirsin.
 
Ama ne yazk ki insanlar bu indirilmi kitap hakknda da görü ayrlklarna dütüler. Bu hatay da putperestler deil, bizzat o kitaba nail klnm olan Kitap ehli yapt. Bu görü ayrlnn, olumsuz ihtilafn, tefrikann sebebi de; hevâya (kendi görüüne) uymak, azgnlk, dindarlkta (güya) peygamberlerle bile yar etmek iddias idi.
 
Eer bu görü ayrl açk ve kesin hükümlü âyet ve delil bulunmayan, âyetlerde deinilmeyen noktalarda olsayd bunda sorun yoktu. Ancak bunlar böyle yapmadlar. Hakknda nass (dinî delil) bulunan konularda birbirine zt, birbirinden uzak ve nassa uymayan görülere sahip oldular, yorumlar yaptlar.
 
Kendilerine kitap verilenlerin akln bu derin ihtilaflar tarih boyunca karmakark etti, din adna nice haklar çinendi, ahlâk ve toplum düzeni bozuldu. Kitaba sarlmakla elde edecekleri nimetleri ve sonuçlar kaybettiler, hayâle gelmez belâlara dütüler.7
 
Bu gerçek baka bir âyette öyle vurgulanyor:
 
“Allah katnda hak din slâm'dr. Kitap verilenler, kendilerine ilim geldikten sonradr ki, aralarndaki kskançlk (bay) yüzünden ayrla dütüler...”  (Âl-i mran, 3/19)
 
Ayn hataya srailoullar da dütüler.
 
“Din konusunda onlara açk deliller verdik. Ama onlar kendilerine ilim (hakikatin bilgisi) geldikten sonra, hak tanmamazlk yüzünden görü ayrlna dütüler. üphesiz Rabbin, ayrla dütükleri eyler hakknda kyâmet günü aralarnda hüküm verecektir.”  (Câsiye, 45/17)
 
 
 
Vahiyden uzak kalanlar hakkn ne olduu konusunda bilgiszidirler. Ancak kendilerine Allah’tan vahiy yoluyla, peygamber araclyla ilim (hakikatin bilgisi) geldikten, açk deliller (beyyinat) ortaya konulduktan sonra olabilecek ihtilafn sebebi, kiilerin nefsani arzulara (hevâya) uymalar ve bu yüzden haktan sapmalardr.8
 
Tefrikaya Düme Tehlikesi
 
Kur’an tefrika tehlikesine farkl âyetlerde farkl balamlarda dikkat çekiyor ve müslümanlar uyaryor. “Sakn ha siz de tefrikaya düenler gibi olmayn”
 
Tefrikaya düme tehlikesi slâm kendi hevâsna, kendi mezhebine, kendi tarikatna, kendi grubuna göre anlayp onu hak, dier yorumlar din d sayma, müslümanlara çekime, kavga etme saplantsdr. 
 
Kimileri kendilerine gelen hakikatin bilgisini, yani Allah’n dinini ilerine geldii anlyor, bir anlamda kendi kafa yaplarna uyacak ekilde yorumluyor, kendileri dine uyacaklarna, dini kendi pozisyonlarna uyduruyorlar. Böyle olunca da iin özüne yani Dinin asl kaynaklarna uymayan yorumlar benimseyenler, yanl bir görü etrafnda kümelenenler grup grup oluyorlar. Sonra da her bir grup kendi anladn din zannediyor, ulat dinî yorum ile övünüp duruyor, baka yorumlar sapklk olarak nitelemeye balyor.
 
te bu tefrikann, olumsuz ihtilafn ta kendisidir.
 
Kur’an bu hatay öyle açklyor:
 
“Dinlerini parçalayan (ferrakû) ve bölük bölük (iyean) olanlardan (olmayn. Bunlardan) her frka, kendilerinde olan ile böbürlenmektedir.” (Rûm, 30/32)
 
Ancak onlarn dinlerinin parçalayp grup grup olmalarnn bir anlam ve faydas yoktur. stedikleri kadar, dinlerinin (görülerinin) hak, kendilerinin doru yolda olduklarn iddia etsinler. Onlarn hakkna Allah (c.c.) hüküm verecektir.
 
“Dinlerini parça parça edip (ferrakû) guruplara ayrlanlar var ya, senin onlarla hiçbir ilikin yoktur. Onlarn ii ancak Allah'a kalmtr. Sonra Allah onlara yaptklarn bildirecektir.” (En’am, 6/159)
 
Kur’an’a göre dini parçalamann sebebi insandaki ‘bay-azma’ duygusudur.
 
Tefrika, yani dini bozma, onda ayrla düme, frka frka olup dalma hastal yalnzca müriklere ve kitap ehline ait bir yanl deildir. Ayn hataya müslümanlar da tarih dütüler. Bugün de bu belâ ile kar karyalar.
 
Eer onlar da Din’i dimdik ayakta tutmazlarsa; Din’i, Allah’n gönderdii ve Peygamberin örettii gibi yaamazlarsa, Din’i kendi akl ve pozisyonlarna uydurmaya kalkarlarsa, görülerini, yorumlarn, atalardan gelen ama Vahye uymayan adetleri (örfü), mezhep veya cemaatlerini din haline getirirlerse ayn sonuç meydana gelir.
 
Âyetlerde yasaklanan bu olsa gerektir. Yoksa insanlarn hepsinin ayn akl kapasitesinde, ayn anlayta olduu beklenmemelidir.Unutmamak gerekir ki yasak olan, yoruma açk konularda farkl yoruma ulamak, “görü farkllnn olmas deil, bu farkllklarn inanç birliini parçalamasna izin vermektir.”9
 
Günlük hayatta ve Din’i anlamada farkl görülerin, farkl yorumlarn olmas normaldir. Hatta farkl görülerin olmas bir faydadr, bir kolaylktr.
 
Burada dikkat edilmesi gereken, Din’i kendi hevâsna göre anlama, sonra da kendi anladn din haline getirme, dier müslümanlar dlama, onlar kendisinden saymama yanlldr. Din’in özünü zedeleyecek yanl yorumlar ve bunlarn inanç haline getirilmesi bir anlamda ‘bay’ dir ve tefrikaya yol açar.
 
Müslümanlar farkl mezheplere, mereplere, düüncelere, ülkelere, ilkelere sahip olabilirler, farkl corafyalarda yaayabilirler, farkl gruplar içerisinde bulunabilirler. Bunlar normal eylerdir. Ancak herkes kendi anladn, kendi merebini, kendi mezhebini, kendi tarikat  din haline getirirse; ite bu Din’de tefrikadr, bir anlamda yeni bir din uydurmadr, parelel dindir.
 
Yukarda geçtii gibi müriklerin ve Kitap ehlinin yapt yanllk da buydu.
 
Dinde Tefrikaya Dümemenin lac
 
Kur’an müslümanlara ayn görüte olun demiyor, ama “hep birlikte Allah’n pine (Kur’an’a) smsk sarln; parçalanp bölünmeyin” diyor. (Âl-i mrân, 3/103)
 
“Ey iman edenler! Allah’a itaat edin; Peygambere itaat edin ve sizden olan emir sahiplerine de. Eer bir eyde anlamazla düerseniz, artk onu Allah’a ve Rasûlüne döndürün. ayet Allah’a ve Âhiret gününe iman ediyorsanz…” (Nisâ 4/59)
 
Allah (c.c.) kendi yolunu insanlara bildirdikten sonra öyle buyuruyor.
 
“üphesiz bu, benim dosdoru yolumdur. Buna uyun. (Baka) yollara uymayn. Zira o yollar sizi Allah'n yolundan ayrr (teferraka). te saknmanz için Allah size bunlar emretti.”(En’am, 6/153)
 
Kur’an müminlerin karde olduu söyledikten sonra (Hucurât 49/10) tevhid inanc ve din ilkeleri hususunda ayrla düülmemesini, vahdetin ve aralarndaki barn korunmasn  istiyor ve u uyary yapyor:
 
“Allah ve Resûlüne itaat edin, birbirinizle çekimeyin; sonra korkuya kaplrsnz da kuvvetiniz gider. Bir de sabredin. Çünkü Allah sabredenlerle beraberdir.”(Enfâl, 8/46)
 
Son Kitabn ndirili Sebebi
 
Kur’an’n indirili amac ite öncekilerin ihtilaf ettikleri, farkl anlaylar sebebiyle tefrikaya düüp parçalandklar hususlarda hak bilgi verme, insanlar doru yola davet etmektir.
 
“Biz bu Kitab' sana srf hakknda ihtilafa dütükleri eyi insanlara açklayasn ve iman eden bir topluma da hidâyet ve rahmet olsun diye indirdik.”(Nahl, 16/64)
 
Bu Kitaba inandn söyleyen kimseler de tpk önceki kitaplara muhatap olanlar gibi yapmamallar. Onlarn hatasn tekrar etmemeliler. Kitaba uyma ve onun anlama konusunda onlarn tavrn taknmamallar.
 
Yoksa onlar gibi tefrikaya düerler, parça para (hizip hizip) olurlar. Hem kuvvetleri gider, hem dümanlar karsnda rezil olurlar, hem de hakta olduklarn zannederek gerçekte haktan saparlar.
 
Son Söz
 
Kur’an’n ve Peygamber’in (s.a.s.) uyarlar ortada. Bu âyet ve hadisleri her yerde görmek ve duymak mümkün. Mesele bunlar okumak, bakasna duyurmak, “bak Kur’an ne diyor” diye bakalarn sktrmak deil; bunlara gerçekten kulak vermektir, gereini yapmaktr. Herkes bu âyet ve hadisleri bildii halde, zamanmzda vahdetten, tefrikann zararlarndan, birlik ve beraberlikten bahsedenler dierlerini kendi mezhebine, tarikatna, cemaatine, partisine çaryor. Onlara göre vahdet onlarn sanca altnda, onlarn ülkesinde, onlarn siyasi görülerinde olabilir. Böyleleri insanlar Vahyin ilkelerine deil, kendilerine çaryorlar. Ancak mesele onlarn bildii ve yapt gibi deil.
 
Kur’an’n uyarsn tekrar hatrlayalm:
 
“Kendilerine apaçk deliller geldikten sonra tefrikaya düüp ihtilaf edenler gibi olmayn...” (Âl-i mran, 3/105)
 
Dipnot
 
1. Zamaherî, Keaf 1/391. Kurtubî, el-Câmiu li-Ahkâmi’l-Kur’an, 1/714. Mukatil b. Süleyman, Tefsir, 1/85
 
2. el-Hâzin,M. b. . Lübâbu’t-Te’vîl fi-Meâni’t-Tenzîl, 1/282
 
3. Heyet, Kur’an Yolu, 1/481
 
4. Mevdûdî, E. Tefhîmu’l-Kur’an, 1/285
 
5. Mevdûdi, E. Tefhîmu’l-Kur’an,  5/222
 
6. Kutub, S. fi-Zlâli’l-Kur’an,  5/3148
 
7. Elmall, H. Y. Hak Dini Kur’an Dili (sad.), 2/71
 
8. Heyet, Kur’an Yolu, 4/696
 
9. slâmolu, M. Hayat Kitab Kur’an, 1/125
 

Bu yaz 2676 defa okunmutur...

Yorum Ekle

Yazdr

YORUM LSTES

KATEGORDEK DER HABERLER

n

27/11/2023 - 09:29 MAN VE SAMMYET

n

08/08/2022 - 10:21 SLAM’IN ASL KAYNAKLARINI DORU ANLAMANIN YÖNTEM ÜZERNE

n

04/10/2021 - 11:28 KÖTÜLÜKLERDEN ALIKOYAN NAMAZ HANG NAMAZDIR?

n

24/05/2021 - 03:53 GERÇEK KIYMET ÖLÇÜSÜ:  SALH VE BAK AMEL

n

05/04/2021 - 08:34 FELSEFENN ÇALDII NSANLAR

n

08/03/2021 - 11:02 TEVHDDEN HDAYETE  NEBEV RSALET

n

12/01/2021 - 11:25 TE TOPLUMUMUZUN HÂL BU

n

06/10/2020 - 02:15 PEYGAMBER EFENDMZN HCRET YOLCULUU

n

06/10/2020 - 11:27 EHTLER ÖLMEZ!

n

31/08/2020 - 04:09 SONUÇLARI TBARIYLA STFAR VE TÖVBE / Dr. Abdülkadir ERKUT

n

06/07/2020 - 09:49 GENÇLK NEREYE GDYOR? / Abdülhamit Kahraman

n

25/06/2020 - 10:51 MD TAM ZAMANI / Abdülhamit Kahraman

n

18/05/2020 - 12:33 CÂMLER KAPATILDI  CUMALAR KALDIRILDI AMA.. / Abdülhamit Kahraman

n

23/04/2020 - 04:29 RAMAZANDA HAYATIN VE ÖLÜMÜN MUHASEBESN YAPMAK / Dr. Muhlis AKAR 

n

23/04/2020 - 02:47 EHR- RAMAZAN VE SORUMLULUK BLNC / Prof. Dr. Ramazan ALTINTA

n

06/04/2020 - 10:26 HER HÂLMZE ÜKREDEBLMEK / Dr. Lamia LEVENT ABUL

n

30/03/2020 - 10:30 KULLUUN EN GÜZEL KIVAMI: HSAN / Prof. Dr. Safi ARPAGU

n

16/12/2019 - 10:13 HZ. PEYGAMBER (S.A.S.) DÖNEMNDE LM / Prof. Dr. akir GÖZÜTOK

n

30/08/2019 - 10:56 HARAMDAN HELALE HCRET ETMEK

n

29/08/2019 - 02:59 ZKR: KALPLER DRLTEN KSR

n

17/12/2018 - 01:05 ALLAH’A YÖNEL BLNCN TAZELEME: TÖVBE

n

17/12/2018 - 12:56 MANEV ARINMA: TÖVBE

n

19/11/2018 - 10:47 nanc kuanan gençler

n

19/11/2018 - 10:42 Hz. Peygamberi Gençlere Anlatabilmek

n

17/10/2018 - 03:38 Mescitlerde Namaz Klmak ve Takva Sahibi mam Olmak

n

30/03/2018 - 12:31 DEZM VE ATEZM BESLEYEN ÖNEML BR FAKTÖR BADETSZL

n

29/03/2018 - 12:11 MÜSLÜMANLARIN LK KIBLES MESCD- AKSA VE MÜBAREK EHR KUDÜS

n

04/01/2018 - 10:52 NEFS LE MÜCADELE CHAD-I EKBER

n

03/01/2018 - 11:14 DNÎ TEBLDE DL VE ÜSLUP NASIL OLMALIDIR?

n

14/11/2017 - 11:22 HZ. PEYGAMBER’ GÜNÜMÜZ NSANINA DORU ANLATMAK

n

02/10/2017 - 04:02 NSAN ONURU VE ALLAH’A KULLUK

n

02/10/2017 - 03:31 ASIL DN AIRI YORUM

n

02/10/2017 - 03:08 DN GÜVENL BALAMINDA DNN DORU ANLAILMASI VE YORUMLANMASI

n

19/08/2017 - 09:04 Kurban ya da Bandan Serçe Geçen Bir Çocuktur  SMAL

n

12/07/2017 - 10:42 NSANLIA KARI EN BÜYÜK GÜNAH:  FTNE

n

13/06/2017 - 12:14 RAMAZAN MEKTEB

n

13/06/2017 - 12:07 EMANET AHLAKI

n

13/06/2017 - 11:59 RAMAZAN MEDENYET

n

19/04/2017 - 03:16 HZ. PEYGAMBER VE GÜVEN TOPLUMU: DARU'S-SELAM

n

28/03/2017 - 02:41 SANAL DÜNYA VE  DEEN MAHREMYET

n

17/02/2017 - 03:17 PARALEL DNLER KMLER SEVER

n

17/02/2017 - 12:40 “HADS LM”NN SLÂMÎ LMLER ARASINDAK YER

n

13/02/2017 - 12:17 KALPLERNDE MARAZ BULUNANLAR: MÜNAFIKLAR

n

01/02/2017 - 11:12 TEFRKAYA DÜENLER GB OLMAYIN

n

29/12/2016 - 10:25 BR GÜVEN ABDES:  Muhammedü’l-Emin

n

19/12/2016 - 04:10 Fitne ve Fesadn Baka Bir Versiyonu: FTRA VE SUÇLAMA

n

18/10/2016 - 11:53 Bir Mektep Olarak CAM

n

26/09/2016 - 11:04 Peygambersiz slam Söylemi

n

22/09/2016 - 12:08 VCDANIMIZIN "Selfie"SN ÇEKEBLR MYZ ?

n

21/09/2016 - 02:57 Bo Vakit mi Dediniz?

n

10/08/2016 - 01:00 RASULULLAH (S.A.S.) BÖYLE BUYURDU

n

10/08/2016 - 12:44 Narsisistik Kiilik

n

14/06/2016 - 11:32 Ramazanda Gönülden Tevhidi Yaamak

n

06/06/2016 - 02:55 Kur’an kliminde yiliklerle Dinamik Bir Hayat nas

n

02/06/2016 - 04:44 Ramazan ve iYiLiK

n

02/05/2016 - 12:25 HZ. PEYGAMBER’N MESAJINI DORU ANLAMAK

n

08/04/2016 - 03:14 Younlam badet Mevsimi: “Üç Aylar”

n

24/03/2016 - 10:35 DUANIZ OLMASA

n

24/03/2016 - 10:31 SAHÂBE’NN PEYGAMBER SEVGS

n

01/02/2016 - 11:48 ZÂLME HAKKI SÖYLEMEK

n

19/01/2016 - 04:35 ZOR ZAMANDA Müslüman Olmak

n

18/01/2016 - 02:04 Huzurda Huu ile Durmak

n

18/01/2016 - 01:22 Aln Secdeye Varan Simalar

n

14/12/2015 - 11:41 HZ. AL (Ö: 40/660)’NN KUR’AN-I KERM ANLAYII

n

01/12/2015 - 02:21 SAHÂBE’NN PEYGAMBER SEVGS

n

26/11/2015 - 02:10 Namaz: Divan- lahîde Durup Tevhide Ermektir

n

19/11/2015 - 03:13 Kur’an ve Sünnet Perspektifinden Bilgi AHlAKI

n

19/11/2015 - 03:11 lim, Marifet ve Hikmet likisi

n

22/10/2015 - 12:39 Söz mü Sükût mu?

n

09/10/2015 - 02:23 Haccn Evrensel Boyutu

n

07/09/2015 - 04:20   KURBAN

n

07/09/2015 - 04:14 Mescitler Arasnda Mescid-i Aksa’ya Dair

n

06/07/2015 - 12:25 SADAKA- FITIR

n

06/07/2015 - 12:23 TERAVH NAMAZI

n

23/06/2015 - 03:48 eytann Telkini VESVESE

n

19/06/2015 - 04:50 RAMAZAN

n

15/06/2015 - 06:11 Kardelik ve Dostlua Açlan Pencere SELAM

n

15/06/2015 - 03:24 Vücutta Dolaan Sinsi Düman: eytan

n

12/06/2015 - 03:38 nsann Temel Bir Zaaf

n

12/06/2015 - 03:07 Mültecilere Hicret Yurdu            ya da Muhacire Ensar Olmak

n

06/05/2015 - 02:27 DERN BR MUHALEFET

n

27/04/2015 - 12:31 Merhameti Kuanmak

n

27/04/2015 - 12:30 iddet Karsnda rahmet Peygamberi 

n

17/01/2015 - 04:13 HADSLERN DORU ANLAILMASINDA VE YORUMLANMASINDA TAKP EDLECEK YÖNTEM

n

23/12/2014 - 04:13 Müslümann Varlkla mtihan

n

23/12/2014 - 04:12 slami Bakla Varlk ve Servet Algmz

n

16/12/2014 - 02:50 SÜNNET VAHY LKS

n

27/10/2014 - 03:06 Sabr-Sâbir

n

24/10/2014 - 04:08 Hz. Peygamber ve Genç Sahabiler

n

24/10/2014 - 03:59 Okunmas Gerekenler (12)

n

24/10/2014 - 03:53 slam’n Gençlik Tasavvuru

n

04/07/2014 - 03:29 BORÇ ve KARZ-I HASEN

n

30/06/2014 - 04:46 Ramazan klimi ve Helal Kazanç Bilinci

n

09/06/2014 - 11:33 ATÂLET TATL ZANNETMEK

n

05/05/2014 - 02:42 HZ. PEYGAMBER (S.A.S.)’N ADÂLET ANLAYII

n

09/04/2014 - 02:07 BR YÖNETC OLARAK RASULULLAH

n

21/03/2014 - 04:40 Allah’n Korumasn Hak Etmenin Yolu: Sabah Namaz

n

10/02/2014 - 02:47 Deerini Bilemediimiz ki Esiz Nimet: Salk ve Bo Zaman

n

04/10/2013 - 05:02 “Hakikat”in Nihai Temsilcisi:  Hz. Muhammed (s.a.s.) 

n

22/07/2013 - 03:39 Hz. Peygamber (s.a.s.)’in Asabiyetle Mücadelesi
 

Site i Arama

16 Cemziye'l-Evvel 1445 |  29.11.2023

Bir Ayet

Bismillahirrahmanirrahim

Eer yeryznde olanlarn tamam ve bununla birlikte bir misli daha zalimlerin olmu olsayd, kyamet gn o kt azaptan (kurtulmak iin) mutlaka bunlar fidye olarak verirlerdi. Halbuki onlarn hi hesaba katmadklar eyler, Allah'tan kendileri iin (artk) karlarna kmtr.


( Zmer sresi - 47)

Bir Hadis

Hz. Reslullah (aleyhissaltu vesselm) buyurdular ki:
Hibir gnde yaplan salih amel, Allaha, zilhiccenin ilk on gnnde yaplan amelden daha sevimli deildir.
O gnlerde tutulan bir oru bir yln orucuna,
o gecelerden herhangi birini ibadetle geirmek Kadir gecesini ibadetle geirmeye denktir.


Tirmiz, Savm, 52; bn Mce, Sym, 39

Bir Dua

Hz. Peygamber (s.a.v.) yle buyurmutur:

Allahm! Yaptm ilerin ktlnden de, henz yapmadm ilerin ktlnden de sana snrm!


(Mslim, Zikir, 65)

Hikmetli Sz

Ne zaman gkyzne bir nefes, bir dua gnderdin de ardnca ona benzer bir iyilik gelmedi.

Canl yayn

slam Ansiklopedisi

  Tasarm : Networkbil.NET

@2008 kuraniterbiye.Com