"Sizden birinize ölüm gelip de: "Rabbim, beni yakın bir süreye (ecele) kadar geciktirsen ben de böylece sadaka versem ve salihlerden olsam" demezden önce, size rızık olarak verdiklerimizden infak edin."
( Münâfikûn sûresi - 10)
Bir Hadis
Cabir İbnu Abdillah el-Ensari (ra) anlatıyor:
Hz. Peygamber (sav) buyurdular ki:
"İki şey vardır gerekli kılıcıdır!"
Bir zat: "Ey ALLAH'ın Rasulü! Gerekli kılan bu iki şeyden maksat nedir?" diye sordu.
Hz. Peygamber (sav):
"Kim ALLAH'a herhangi bir şeyi ortak kılmış olarak ölürse, bu kimse ateşe girecektir. Kim de ALLAH'a hiçbir şeyi ortak kılmadan ölürse, o da cennete girecektir." cevabını verdi.
(Müslim, İman 151)
Bir Dua
“Allah’ım, beni güzel bir iş yaptıkları zaman mutlu olan, günah işledikleri zaman
da bağışlanma dileyen kullarından eyle.”
(İbn Mâce, Edeb, 57)
Hikmetli Söz
ELHAMDÜLİLLAH
Büyük fıkıh âlimi ve Hanefi mezhebinin kurucusu İmam-ı Azam Ebu Hanife, ilmî faaliyetlerinin yanı sıra ticaretle de iştigal ederdi. Bir gün talebelerine ders verirken adamın biri telaşla yanına geldi ve “Ya İmam, gemin battı.” dedi. Ebu Hanife’nin ticari mallarını taşıyan gemiyi kast etmişti. O, bu habere: “Elhamdülillah” dedi. Adam çekip gitti ve tekrar yeni bir haberle çıkageldi: “Ya İmam, yanlışlık oldu, batan gemi senin değilmiş.” dedi. Bu habere de aynı cevabı verdi İmam ve: “Elhamdülillah” dedi. Haberi getiren adam hayrete düştü. Biri kötü
diğeri iyi, iki haber getirmişti ve büyük âlim Ebu Hanife ne sevinç ne de üzüntü alameti gösteriyordu. Şaşkınlıkla sordu: “Ya İmam, her iki habere de ‘Elhamdülillah’ dedin. Bu nasıl hamd etme böyle? İmam-ı Azam: “Sen gemin battı diye haber getirdiğinde kalbimi şöyle bir yokladım. Dünya malının elden çıkmasından dolayı en küçük bir üzüntü yoktu. Bu nedenle Allah’a hamd ettim. Batan geminin benimki olmadığı haberini getirdiğinde, dünya malına kavuşmaktan dolayı kalbimde bir sevinç yoktu. Bu hâli bana bahşettiği için de Allah’a şükrettim.”