İnsana bir zarar dokunduğu zaman, bize dua eder; sonra tarafımızdan ona bir nimet ihsan ettiğimizde, der ki: "Bu, bana ancak bir bilgi(m) dolayısıyla verildi." Hayır; bu bir fitne (kendisini bir deneme)dir. Ancak çoğu bilmiyorlar.
( Zumer suresi - 49)
Bir Hadis
Abdullah b. Selâm (r.a.) şöyle anlatmaktadır:
“Rasulullah (s.a.v.) Medine’ye geldiği zaman insanlar onu karşılamak üzere koşarak gittiler. Üç defa ‘Rasulullah geldi, Rasulullah geldi, Rasulullah geldi!’ denildi. Ben de bakayım diye insanlar arasında gittim. Yüzünü gördüğümde, bir yalancı yüzü olmadığını anladım. Kendisinden işittiğim ilk sözler şunlardı:
«Ey insanlar! Selamı yaygınlaştırın! Yemek yedirin! Akraba ilişkilerini koruyun. İnsanlar uykudayken namaz kılın! En sonunda da cennete girin.»”
“Allah’ım! Fakirlikten, yoksulluktan ve zilletten sana sığınırım. Haksızlık etmekten ve haksızlığa uğramaktan da sana sığınırım.”
(Ebû Dâvûd, Vitr, 32)
Hikmetli Söz
Hayatta her şey Allâh'ın taksîmi iledir. Allah; kimini zengin, kimini yoksul, kimini sağlam, kimini sakat, kimini âlim ve kimini câhil kılmıştır. Kendinden
düşük kimseleri gördüğün vakit, böbürlenip onları hakîr görme.