Ana Sayfa   |   Grntl Dersler  |  Sesli Dersler   |  Kur'an Aratrmalar   |  lmi YAZILAR   |  Aile Eitim Yazlar   |  ocuk Eitimi Yazlar   |  Yazarlar  |  letiim

Kur`an-i Kerim ve Mealleri

Namaz Sureleri Tefsiri

Cuma (Tefsir) Dersleri

Hadis Dersleri

Cami Dersleri

Hz. Peygamberin Hayat (s.a.v)

nsan Tanmak (Radyo)

Tv Programlar

Seminer ve Konferans

Ksa Dersler

zel Konular

Fkhi Konular

Aile Eitim Seminerleri

Foto Galeri

yelik Girii

Kull. Adı

:

Şifre

:
   

Ücretsiz yelik
Şifremi Unuttum

Gncel Videolar

Eitimcilere ZEL
Gazze Duas
Genlerle letiim (Gn- Reitpaa​)
Uyumlu Evlilik Yntemi (Bulgurlu)

Namaz Vakitleri

Saya

Sayac
Tekil (Bugn) 63
Toplam 14115014
En Fazla 16179
Ortalama 2555
ye Says 1169
Bugn ye Olan 0
Online Ziyaretci
 
 

SÜNNET VAHY LKS

O, kendiliinden bir ey sylemez; syledii ancak kendisine gnderilen vahiydir.(Necm, 53/3-4)
16/12/2014
Günümüzde slami ilimler arasnda en çok tartlan ve gündeme gelen ilim dal hiç kukusuz hadis ilmidir. Hadis sahasnda da en fazla tartlan konularn banda Sünnet-vahiy ilikisi gelmektedir. Tebli ve tebyinle görevli bulunun ve Allah’n kontrolü altnda görevini yapm olan Hz. Peygamber’in (s.a.s.) sünnetinin vahiy ile olan ilikisinin çok erken dönemlerde aratrlmaya balanmasnn sebebi, kanaatimizce Hz. Peygamber’in misyonu, Sünnet’in dinimizdeki önemi, delil oluu ve balayclk özelliine sahip olmasyla yakndan ilikilidir. Acaba Sünnet, kaynak itibariyle vahiy mi, yoksa Hz. Peygamber’in kendi re’y ve ictihâdlar mdr? ayet vahiyse Sünnet’in tamam vahiy mahsûlü müdür? Vahiy olmayan ksmlar var mdr? Bunlarn kesin snrlar çizilebilir mi? gibi konular ilk akla gelenlerdir. Konu Asr- Saâdette sahâbe tarafndan deiik ekillerde gündeme getirilerek Hz. Peygamber’in Sünnet’inin vahiy ile olan ilikisi soruturulmu, tarihî süreç içerisinde slâm âlimleri de, bu konular üzerinde detayl olarak durmular ve deiik görüler serdetmilerdir.
 
Tarih boyunca vahyin hakikat, mâhiyeti, çeitleri ve geli ekilleri konusunda âlimler, çeitli görü ve düünceler ileri sürmülerdir.  Hz. Peygamber’e gelen vahiy sadece Kur’an vahyi ile mi snrldr, yoksa Kur’an vahyi dnda da deiik ekillerde de vahiy söz konusu mudur? Bu konuyla ilgili olarak tüm deliller bir bütünlük içerisinde deerlendirilmelidir. slâm âlimleri, Hz. Peygamber’e gelen vahyi genel olarak vahy-i metlüv (okunan vahiy) ve vahy-i gayr-i metlüv (okunmayan vahiy) olmak üzere iki kategoride incelemilerdir. Vahy-i metlüv lafz ve mânâ olarak inzâl edilen, mu’cîz ve tahriften emin olan Kur’ân- Kerim’dir. Vahy-i gayr-i metlüv ise Hz. Peygamber’e deiik ekillerde gelen bir ksm Sünnet’dir.  Bu vahiy çeidi lafz olarak deil de mânâ olarak Hz. Peygamber’in kalbine ilkâ edilmitir. Dolaysyla her iki vahiy çeidi ayn olmamakta,  aralarnda önemli nüanslar bulunmaktadr.
 
Sünnet’in vahiyle olan ilikisini kaynaklarda tetkik ettiimizde karmza iki grup delil gelmektedir. Sünnet’in vahiy kaynakl olduunu gösteren deliller ile Sünnet’in vahiyle ilikili olmadn gösteren delillerdir. lmi anlayn bir gerei olarak her iki grup delil analiz edilerek bir sonuca varlmas gerekmektedir.Sünnet’in vahiy mahsûlü olduuna iâret eden pek çok delil arasndan bazlarn görelim:
 
1) Yüce Allah, Kur’ân- Kerim’de öyle buyurmaktadr: “O, kendiliinden bir ey söylemez; söyledii ancak kendisine gönderilen vahiydir.”(Necm, 53/3-4) Her ne kadar âyetin farkl yorumlar olsa da bata usûl-i fkh kaynaklar olmak üzere pek çok kaynak, Sünnet-vahiy ilikisini ilerken bu âyete mutlaka yer vermeye ve delil göstermeye özen gösterir.
 
2) Hz. Peygamber, hanmlarndan birine sakl kalmas için bir sr vermi, ancak hanm bu srr saklayamam ve Hz. Peygamber’in baka bir hanmna söylemitir. Hz. Peygamber’e bu durum Kur’ân vahyi dnda Allah tarafndan bildirilmesi üzerine ei, Hz. Peygamber’e bunu sen nereden duydun, ben bunu gizli olarak söylemitim dedi. Bunun üzerine u âyet-i kerîme nâzil olmutur: “Peygamber, elerinden birine bir sr vermiti. Hanm o srr dierlerine söyleyince, Allah, bu durumu peygamberine bildirmi, O da bir ksmn açklam, bir ksmn açklamamt. Peygamber, bu durumu eine haber verince ei bunu sana kim haber verdi diye sormutu. Peygamber cevaben bunu bana her eyi bilen ve her eyden haberdar olan Allah bildirdi demiti.”(Tahrîm, 66/3)
 
3) Sahabeden Abdullah b. Amr (ö.65/684) öyle buyurur: Allah Rasûlün’den duyduum her eyi unutmayaym diye yazardm. Kurey’in ileri gelenleri, “Sen her duyduunu yazyor musun? Halbûki  Allah Rasûlü neeli halinde de,  hiddetli iken de konuan bir beerdir.” diyerek beni bundan menettiler. Ben de yazmaktan vazgeçtim ve durumu Allah Rasûlüne ilettim. Kendileri: “Yaz, hayatm elinde olana yemin ederim ki (parma ile azn göstererek) buradan hakikatten baka söz kesinlikle çkmaz.” buyurdular.(EbûDâvûd, lim, 3) Bu da dorudan olmasa da dolayl yoldan konuyla ilgili bir delil olarak kabul edilebilir.
 
4) Cibrîl hadisinde hatrlanaca üzere vahiy meleinin insan sûretinde gelerek slâm’n artlar, imânn artlar, ihsânn mâhiyeti ve kyâmet alâmetleri hakknda bilgi verdii kaydedilmektedir.[1]Sahâbe burada Cebrâil’i insan sûretinde bizzat dünya gözüyle görme imkanna sahip olmutur. Bu durumun da açk olarak Hz. Peygamber’in Kur’ân dnda vahiy aldn göstermektedir.
 
5) Bir gün Hayber Yahûdilerinden bir kadn tarafndan zehirlemek amacyla Hz. Peygamber’e zehirli et ikrâm ediliyor, tam azna koyaca zaman zehirli olduu kendisine bildiriliyor ve eti yemiyor. Hz. Peygamber’den önce davranp eti yiyen sahâbeden Bir b. el-Berrâ o anda ölür. Daha sonra Hz. Peygamber kadn bularak niçin böyle yaptn sorar. Kadn öyle cevap verir: Eer (gerçekten ) peygambersen sana hiçbir ey zarar vermez. Yok eer kral isen insanlar senden kurtarm olurum.[2] Bu olay da Hz. Peygamber’e Kur’ân dnda vahiy geldiini göstermektedir.
 
6) Baz hadislerde Hz. Peygamber’in “Bana Rabbim emretti.”, “Cibril geldi.”, “Bana vahyolundu.” gibi ifâdelerle vahiyden söz etmesi O’na, Kur’ân dnda da vahyin geldiini göstermektedir.[3]Örnein komuya iyi davranlmas konusunda Cebrâil, Hz. Peygamber’e o kadar çok tavsiye ve telkinde bulunmutu ki, Hz. Peygamber komunun komuya neredeyse vâris klnacan zannetmiti.[4]Baka bir hadiste Hz. Peygamber: “Allah sizin alçak gönüllü olmanz bana vahyetti.” buyurmutur.[5] Cebrâil, Hz.Peygamber’e zaman zaman Kur’ân vahyi dnda da gelerek ibâdetlerin nasl yaplaca konusunda ona bilgiler vermitir. Abdestin alnmas, namazn klnmas[6], namaz vakitleri[7], hacc’da nasl telbiyede bulunulaca[8] gibi konular Hz. Peygamber’e öretmitir.[9]Dolaysyla bu sâyede Hz. Peygamber, Kur’ân’n açlmn, uygulann ve pratiini insanlara gösterme imkann bulmutur. Ayn zamanda Hz. Peygamber’in hadislerinde Cennet, Cehennem, âhiret, srât, hesâp, mizân gibi gaybî bilgiler de vardr. Kur’ân’da olmayan bu tür bilgileri, Hz. Peygamber’in kendi kafasndan uydurmas veyahut içtihâdlarna dayandrmas düünülemez. ahsî tecrübesine, ferdî ictihâdna ve kiisel bilgi birikimine, balayamayacamz pek çok hadisin kendisinde vahiy kelimesi geçsin veya geçmesin vahiyle ilikili olduu ortaya çkmaktadr.
 
7) Hz. Peygamber Kur'ân’ tebli, tebyîn ve tatbik görevlerinin yansra, Kur’ân dnda farz, vâcip, haram, mekrûh, mubâh ve müstehap türünden olan baz hükümler de getirmitir. Örnein ehl-i eein, az dili yrtc hayvanlarn ve pençeli kularn etlerinin yenmesinin haram klnmas[10], erkeklere altn takmann ve ipek giymenin haram edilmesi[11], neseb ile haram olann süt emme yoluyla da haram olmas[12], nineye mirastan hisse verilmesi[13], bir kadnn teyze veya halas ile ayn erkein nikâhnda birletirilmesinin haram oluu[14], ftr sadakasnn vacib klnmas[15]v.b. konular, hep Sünnet ile sâbit olmu hükümlerdir.  ayet Sünnet’in vahiy mahsûlü olmadn düünecek olursak, o zaman bütün bunlar, Hz. Peygamber’in, vahyin dnda kendi arzusuyla koyduunu söylememiz gerekecektir ki, bu da peygamberimiz için muhâl olan bir eydir.
 
8) Yüce Allah’n, Hz. Peygamber’e itaat, bir nevi kendisine itaat olarak kabul etmesi,[16]mutlak surette Hz. Peygamber’e itaat edilmesini konusunda emir sigasn kullanmas[17], nehyettii eylerden kaçnma konusunda da nehiy sigasn kullanmas[18]neticede Sünnet’in vahiyle yakn bir iliki içerisinde olduunu gösteren deliller olarak telakki edilmelidir.
 
Yukarda sözünü ettiimiz ikinci grup delillerimiz de, Hz. Peygamber’in beerî yönünü yanstan, her tutum ve davrannn vahiy kaynakl olmadn gösteren delillerdir. Bunlarn says da hayli çoktur. Bu balamda Hz. Peygamber’in beerî yönünü yanstan ve dolaysyla Sünnet’in tamamnn vahiyle ilikili olmadn gösteren birçok ayet-i kerime ve hadis-i erif mevcuttur. Bunlardan bazlarna burada yer vermek istiyoruz:
 
 
1) Hz. Peygamber, bir hadiste “Ben de bir insanm. Dier insanlar gibi ben de bazen sevinç duyar, honut olurum, bazen öfkelenirim.” buyurmutur.[19]Gerek Kur’ân- Kerîm’de ve gerekse hadislerde Hz. Peygamber’in bir beer olduunun vurgulanmasn mutlak manada anlayarak onu sradan bir insan olarak alglamak da yanltr. Burada verilmek istenilen mesâj, peygamberin insanüstü bir varlk olmad ve peygamberliin beerî özellikleri ortadan kaldrmad istikâmetindedir. Yoksa Hz. Peygamber’in dier insanlarda bulunmayan baz üstün özelliklere sahip olmad manasna gelmez.
 
2) Kendisine getirilen bir dava sebebiyle “Hakknda vahiy gelmeyen dava konularnda ben re’y ve içtihâdmla hükmederim.” buyurmulardr.[20]
 
3) Hz. Peygamber, beer kavramn açarak, daha somut bir ekilde öyle anlatr: “Ben de sizin gibi bir beerim, hata da eder, isâbet de ederim. Lakin size “Allah buyurdu” dedim mi, asla Allah’a yalan isnâd etmem.” [21]
 
4) Allah Rasûlü bir gün namaz kldrrken yanlm, ashâbn“Bir deiiklik mi oldu” sualleri üzerine “Ben ancak bir beerim, sizin gibi ben de unutup yanlabilirim...” demitir.[22]Yanlmak, hata etmek ve unutmak kul ve beer olmann bir özelliidir. Peygamberlie herhangi bir halel getirmez. Hz. Peygamber’in insan olarak kendisinin her an yanlmasnn mümkün ve tabii bir ey olduu aadaki olaylarda da güzel bir ekilde belirtilmitir:
 
5) Bedir savandan önce Hubâb b.Münzir (ö.19/640), ordunun konulandrld yerin sava stratejisi açsndan elverili ve uygun olmadn müâhede edince, Hz. Peygamber’e bu kararnn vahiy ile ilgili olup olmadn sormu ve vahiyle ilgili bir karar olmadn örenince Hz. Peygamber’e o yerin sava stratejisi açsndan deitirmesinin gerekli olduunu söylemitir. ayet  Hz. Peygamber’in, o yeri seçmesinde vahiy belirleyici bir rol oynasayd Hubâb b.Münzir’in Hz. Peygamber’e kart bir görü teklif etmesi düünülemezdi. Neticede Hz. Peygamber, sahâbenin farkl görüünü benimsemi ve o dorultuda hareket etmitir.[23]Burada Hubâb isimli sahabenin, Hz. Peygamber’in vermi olduu kararnn kaynan ve görüünün vahye dayanp dayanmadn sormas bu balamda bir nevi Sünnet’in iki kategoride deerlendirildii (Sünnet’in bir ksmnn vahiy dnda, bir ksmnn da vahiy ürünü olduu) ortaya çkmaktadr.
 
6) Hz. Peygamber, Medine’de iken ziraatçilerin yabani hurmalar, iyi cins hurmalarla aladn görmü ve ne yaptklarn sormutu. “Öteden beri bunu yapyorduk.” dediler. Hz. Peygamber de: “Umarm ki siz bunu yapmasanz daha iyi olur.” buyurdu. Onlar da alama yapmay terk ettiler. Bu yüzden hurmalar o yl olgunlamadan döküldü ve eksik oldu. Durum Allah Rasûlüne intikal ettirilince O öyle buyurdu: “Ben ancak bir beerim, size, dininize âit bir ey emredersem bunu uygulayn, size ahsî görüüme dayanarak bir ey söylersem ben ancak bir beerim.” Bir baka rivâyette“...Siz, dünya iini daha iyi bilirsiniz.” buyurdular.[24] Bu hususta Kâdî yâd (ö.544/1149) öyle der: Hz. Peygamber’den dünya ilerinden bazlarnda sehiv ve hata vaki olmas câizdir. Nâdiren vâki olan bu tür sehiv ve hatalar, peygamberlie halel getirmez.[25]
 
Peygamberler, vahiy dnda srf dünya ilerine ait meselelerde sadece kendi beerî akllaryla bir zan, tahmin ve görüte bulunduklar vakit, dier insanlar gibi isâbet ettirmeleri de yanlmalar da mümkündür. Bunlar peygamberler için bir noksanlk ve kusur deildir. Peygamberlerin vazifeleri, insanl dünya ve ahrette mes’ûd edecek hidâyeti, dini bilgileri tebli edip öretmektir. Çeitli dünya ilerini, teknik ve maddî ilimleri öretmek deildir. Dünya ileriyle ilgili ilimler dinamiktir; geliir, ilerler. Hz. Peygamber“Sizler dünya iinizi daha iyi bilirsiniz.” sözü ile görevinin din ve tebli ilerini öretmek olduunu, bu gibi maddî ilere âit bilgilerin tecrübe ve çalmakla elde edileceini söylemi oluyor. Sava ve siyâset ileri de tecrübeyle daha iyi bir ekilde bilinir.[26]Ksaca hadiste geçen dünya iinden kast din-dünya ayrm olmayp, ihtisas ve uzmanlk isteyen ilerdir. Bu tür iler dünya ileri olarak ifade edilmektedir.
 
7) Hz. Peygamber’in hayatnn her safhasnda vahiyle hareket etmediini gösteren en önemli delillerden birisi de kukusuz “ûra” konusudur. Kur’ân’da geçen “ hususunda onlarla müâvere et.”[27] buyruuna göre hareket ederek zaman zaman ashâbyla istiârede bulunmutu. Kurtubî (ö.671/1273), ayn zamanda âyetin Hz.Peygamber’in içtihâdna da iâret ettiini söyler.[28] Uhud savanda da savan nerede yaplmas konusunda yaplan istiâre sonucunda Hz. Peygamber, kendi görüüne aykr olan görüü benimseyerek savan Medine dnda yaplmasna karar vermiti.[29]Ayn ekilde Hendek savanda da Hz. Peygamber ashâbyla istiâre etmi ve istiâre neticesinde hendekler kazlarak ehrin içten savunulmasna karar verilmiti.
 
8) Yapt baz ilerinden, içtihâd ve görülerinden dolay Kur’ân- Kerim’de uyar mâhiyetinde gelen ve tefsirlerde olaylarla ilgili geni bilgi verilen u âyet-i kerimeler nâzil olmutur: Enfâl, 8/66; En’âm, 6/52; Abese, 80/1-4; Tevbe, 9/42-43, 113; Kasas, 28/56. Eer Hz. Peygamber, sürekli vahiy ile hareket etmi olsayd bu tür uyarlara muhatap olmazd. Hz. Peygamber’in bu âyetlerde uyarlm olmas onun mertebesini düürmez. Çünkü onun, baz içtihâdlarnda veya dünyaya ait tecrübî ve teknik konularda hata etmesi, yanlm olmas câizdir. Dinî konularda hata yapt zaman hata üzere braklmaz, Allah tarafndan düzeltilir. Ayn zamanda bu tür uyarlar, O’nun beerî yönünü yanstmakta ve O’nun bir ilâh olarak alglanmamas gerektii vurgulanmaktadr.
 
Kanaatimizce bu iki kategoride verdiimiz deliller çerçevesinde konuyu düündüümüzde Sünnet’in tamamnn vahiy olduunu iddia etmek mevcut nasslara ve ilgili rivâyetlere aykr olduu gibi, hiç vahiyle alakal olmadn savunmak da bir takm nasslara ve rivâyetlere aykr dümektedir. Cüveynî (ö.478/1085) ve Suyûtî (ö.911/1505) vahyi, vahy-i metluv ve gayr-i metluv eklinde iki kategoride ele almakta ve deerlendirmektedir.[30] bn Kuteybe (ö.276/889),Sünnet’iüç grupta deerlendirmektedir: Cebrâil’in Allah’tan getirdii Sünnet, Allah’n, Rasûlüne brakt, hakknda kendi re’yini açklamasn emrettii Sünnet, Hz. Peygamber’in edep olarak bizzat Sünnet kld hususlar.[31]Böylece bn Kuteybe, Sünnet’in vahiyle ilikili olduunu savunurken tamamnn vahye dahil edilemeyeceini belirtmektedir.
 
Sünnet’in ksmen vahiy kaynakl olduunu benimseyen alimler olduu gibi, Sünnet’in tamamnn vahiy kaynakl olduunu savunan âlimler de vardr. Bunlarn banda bn Hbbân (ö.354/965)[32] ve bn Hazm’ (ö.456/1063) sayabiliriz. Özellikle Sünnet’in vahiy kaynakl oluunu çok hararetli bir ekilde savunan bn Hazm, Sünnet’in tamamnn vahiy mahsulü olduu görüünü savunarak, Sünnet’i vahiy olmas açsndan Kur’ân ile ayn sayar.[33] Ona göre vahiy, Kur’an ve Sünnet’teni bâret olup, Kur’an ve sahîh hadisler, Allah’tan olma bakmndan ve itaat edilmesi açsndan her ikisinin hükmü ayndr.
 
Ksaca u sonuca varabiliriz; Hz. Peygamber’in beerî yönünü yanstan deliller ile Sünnet’in vahiy kaynakl olduunu gösteren delilleri bir arada deerlendirdiimizde Sünnet’in vahiyle olan ilikisi konusunda orta bir yolun takip edilmesi bizce daha isâbetli ve gerçekçi görülmektedir. Buna göre vahyin Kur'ân- Kerim ile snrlandrlamayaca, Hz. Peygamber’in, Kur’ân dnda da Allah’la irtibâtnn olduu, Kur’ân dnda vahiy ald ve sürekli vahyin projektörü altnda bulunduu gerçei ortaya çkmaktadr. unu da unutmamak gerekir ki, O’nun vahiy kaynakl olmayan söz,  fiil ve takrirleri dier insanlardan farkl olarak ilâhî kontrolden geçmitir. Baka bir ifâde ile Sünnet’in vahiy kaynakl olduunu rahatlkla söylemekle beraber bunun isimlendirilmesinde farkl düünenler ve yaklamlar olabilir. Örnein, buna vahy-i gayr-i metlüv, hikmet veya ilhâm diyenler çkabilir. Bu tür deiik isimlendirmelerde herhangi bir saknca olmad kanaatindeyiz. Yeter ki buna tatmin edici ve tutarl cevaplar verilmi olsun. Hz. Peygamber’in Allah ile Kur’ân dnda iletiim içerisinde olmadn düünmek ve bunu iddiâ etmek mümkün deildir. Ancak unu da belirtmek gerekir ki, Sünnet’in ksmen vahiyle ilikisi olduunu söylemekle beraber Hz. Peygamber’in, kendi görü ve kanaatlerinin vahiyle ne derece ilgili olduunun tesbitini yapmak ve kesin çizgileriyle böyle bir ayrm yapmak da oldukça zordur. Çünkü Hz. Peygamber yaptklarn, söylediklerini vahiy olup olmama açsndan bir tasnife tâbi tutmamtr. Ancak Sünnet’in ksmen vahiy mahsûlü olduunu söyleyen slâm âlimleri, Sünnet’in vahiy kaynakl olan ksmnn dinle, teblile ve tebyinle ilgili konularla alakal olabilecei görüündedirler.
 
 
Dipnot
 
* nönü Üniversitesi lahiyat Fakültesi
 
[1]- Buhârî, mân,  37; Müslim, mân, 1; EbûDâvûd, Sünnet, 18; Tirmizî, mân, 4.
 
[2]- Dârimî, Mukaddime, 11. Ayrca bk.,Buhârî, Hibe, 28; EbûDâvûd, Diyât, 6.
 
[3]- Örnekler için bk. Müslim, Cenne,  63, 64, Cenâiz, 1; Tirmizî, mân, 18; Cihâd, 32.
 
[4]- Bk. Buhârî, Edeb,  28; Müslim, Birr, 140; bnMâce, Edeb,  4.
 
[5]- Müslim, Cennet,  64; EbûDâvûd, Edeb, 40.
 
[6]- Ahmed b. Hanbel, Müsned, IV, 161.
 
[7]- Buhârî, Bedü’l-Halk 2, Meâzî, 12; Müslim, Mesâcid,  166-167; EbûDâvud, Salât, 2.
 
[8]- EbûDâvûd, Menâsik,  27; Tirmizî, Hacc, 14; bnMâce, Menâsik, 16.
 
[9]- Bk.âfiî, er-Risale, sh., 82-84, 86-90,thk.,M.SeyyidKeylânî, Kültür Yay., st., 1985.
 
[10]- Buhârî, Meâzî,  38, Zebâih, 27-28; Müslim, Sayd, 12-16; EbûDâvûd, Etime, 32-34.
 
[11]- EbûDâvûd, Libâs,  14; Nesâî, Zîneh, 40, 43, 45; Ahmed b. Hanbel, Müsned, I, 96, IV, 392..
 
[12]- Buhârî, ehâdet,  7; Müslim, Radâ,  1.
 
[13]- EbûDâvûd, Ferâiz. 5; bnMâce, Ferâiz, 4.
 
[14]- Buhârî, Nikâh,  27; Müslim, Nikâh, 33-34, 36, 40; EbûDâvûd, Nikâh,  13.
 
[15]- Buhârî, Zekât, 70-71; Müslim, Zekât,  12-13, 16; EbûDâvûd, Zekât,  18-20.
 
[16]-  Bk. Nisâ, 4/80.
 
[17]- Bk. Âl-i mrân, 3/132; Nisâ, 4/59; Mâide, 5/92; Enfâl, 8/20, 46; Nûr, 24/54; Muhammed, 47/33.
 
[18]- Bk. Har, 59/7.
 
[19]- Müslim, Birr, 95.
 
[20]- EbûDâvûd, Akdiye, 7.
 
[21]- bnMâce, Ruhun,  15.
 
[22]- Buhârî, Salât, 31.  Ayrca bk. Müslim, Mesâcid, 89; Nesâî, Sehv, 25; bnMâce, kâmetu's-Salât, 133.
 
[23]- Bk. bnHiâm, es-Sîretü’n-Nebeviyye, II,197-198,Dâruhyâi’t-Türâsi’l-Arabî, Beyrut, 199; Hakim en-Nîsâbûrî, el-Müstedrek, III, 427, Dâru’l-Ma’rife, Beyrut, trs.
 
[24]- Müslim, Fedâil, 140-141.
 
[25]- Kâdîyâd,ifâ-i erîf,  sh., 573, terc., Nâim Erdoan, H.S.Erdoan, Çile Yay., st., 1980.
 
[26]- Bahçeci Muhittin, Pegamberlik ve Peygamberler,sh., 121-122, Türdav Basm Yaym, st., 1977.
 
[27]- Âl-i mrân, 3/159.
 
[28]- Kurtubî, el-Camiu li Ahkami’l-Kur’an, IV, 161.
 
[29]- Bk.bnshâk,Siyerubnshâk, sh.303, thk.,Muhammed Hamidullah, Hayra Hizmet Vakf, Konya,1981.
 
[30]- Suyûtî,el-tkân, I, 104-105,terc.,S.Yldz-H.Avni Çelik, Hikmet Neriyat, st., 1987.
 
[31]- bnKuteybe,Te'vîluMuhtelifil-Hadîs,sh., 196 vd., Dâru’l-Ceyl, Lübnan, 1972.
 
[32]- bnHbbân,el-hsân fi Takrîbi Sahîh-i bnHbbân, I, 189, Beyrut,1988.
 
[33]- bnHazm,el-ihkâm fî Usûli’l Ahkâm, I, 108-109,thk.,M.AhmetAbdülazîz, Mektebetü’l-Âtf, Kahire, 1978.
 
 
Prof. Dr. Saffet Sancakl
 

Bu yaz 3693 defa okunmutur...

Yorum Ekle

Yazdr

YORUM LSTES

KATEGORDEK DER HABERLER

n

08/08/2022 - 10:21 SLAM’IN ASL KAYNAKLARINI DORU ANLAMANIN YÖNTEM ÜZERNE

n

04/10/2021 - 11:28 KÖTÜLÜKLERDEN ALIKOYAN NAMAZ HANG NAMAZDIR?

n

24/05/2021 - 03:53 GERÇEK KIYMET ÖLÇÜSÜ:  SALH VE BAK AMEL

n

05/04/2021 - 08:34 FELSEFENN ÇALDII NSANLAR

n

08/03/2021 - 11:02 TEVHDDEN HDAYETE  NEBEV RSALET

n

12/01/2021 - 11:25 TE TOPLUMUMUZUN HÂL BU

n

06/10/2020 - 02:15 PEYGAMBER EFENDMZN HCRET YOLCULUU

n

06/10/2020 - 11:27 EHTLER ÖLMEZ!

n

31/08/2020 - 04:09 SONUÇLARI TBARIYLA STFAR VE TÖVBE / Dr. Abdülkadir ERKUT

n

06/07/2020 - 09:49 GENÇLK NEREYE GDYOR? / Abdülhamit Kahraman

n

25/06/2020 - 10:51 MD TAM ZAMANI / Abdülhamit Kahraman

n

18/05/2020 - 12:33 CÂMLER KAPATILDI  CUMALAR KALDIRILDI AMA.. / Abdülhamit Kahraman

n

23/04/2020 - 04:29 RAMAZANDA HAYATIN VE ÖLÜMÜN MUHASEBESN YAPMAK / Dr. Muhlis AKAR 

n

23/04/2020 - 02:47 EHR- RAMAZAN VE SORUMLULUK BLNC / Prof. Dr. Ramazan ALTINTA

n

06/04/2020 - 10:26 HER HÂLMZE ÜKREDEBLMEK / Dr. Lamia LEVENT ABUL

n

30/03/2020 - 10:30 KULLUUN EN GÜZEL KIVAMI: HSAN / Prof. Dr. Safi ARPAGU

n

16/12/2019 - 10:13 HZ. PEYGAMBER (S.A.S.) DÖNEMNDE LM / Prof. Dr. akir GÖZÜTOK

n

30/08/2019 - 10:56 HARAMDAN HELALE HCRET ETMEK

n

29/08/2019 - 02:59 ZKR: KALPLER DRLTEN KSR

n

17/12/2018 - 01:05 ALLAH’A YÖNEL BLNCN TAZELEME: TÖVBE

n

17/12/2018 - 12:56 MANEV ARINMA: TÖVBE

n

19/11/2018 - 10:47 nanc kuanan gençler

n

19/11/2018 - 10:42 Hz. Peygamberi Gençlere Anlatabilmek

n

17/10/2018 - 03:38 Mescitlerde Namaz Klmak ve Takva Sahibi mam Olmak

n

30/03/2018 - 12:31 DEZM VE ATEZM BESLEYEN ÖNEML BR FAKTÖR BADETSZL

n

29/03/2018 - 12:11 MÜSLÜMANLARIN LK KIBLES MESCD- AKSA VE MÜBAREK EHR KUDÜS

n

04/01/2018 - 10:52 NEFS LE MÜCADELE CHAD-I EKBER

n

03/01/2018 - 11:14 DNÎ TEBLDE DL VE ÜSLUP NASIL OLMALIDIR?

n

14/11/2017 - 11:22 HZ. PEYGAMBER’ GÜNÜMÜZ NSANINA DORU ANLATMAK

n

02/10/2017 - 04:02 NSAN ONURU VE ALLAH’A KULLUK

n

02/10/2017 - 03:31 ASIL DN AIRI YORUM

n

02/10/2017 - 03:08 DN GÜVENL BALAMINDA DNN DORU ANLAILMASI VE YORUMLANMASI

n

19/08/2017 - 09:04 Kurban ya da Bandan Serçe Geçen Bir Çocuktur  SMAL

n

12/07/2017 - 10:42 NSANLIA KARI EN BÜYÜK GÜNAH:  FTNE

n

13/06/2017 - 12:14 RAMAZAN MEKTEB

n

13/06/2017 - 12:07 EMANET AHLAKI

n

13/06/2017 - 11:59 RAMAZAN MEDENYET

n

19/04/2017 - 03:16 HZ. PEYGAMBER VE GÜVEN TOPLUMU: DARU'S-SELAM

n

28/03/2017 - 02:41 SANAL DÜNYA VE  DEEN MAHREMYET

n

17/02/2017 - 03:17 PARALEL DNLER KMLER SEVER

n

17/02/2017 - 12:40 “HADS LM”NN SLÂMÎ LMLER ARASINDAK YER

n

13/02/2017 - 12:17 KALPLERNDE MARAZ BULUNANLAR: MÜNAFIKLAR

n

01/02/2017 - 11:12 TEFRKAYA DÜENLER GB OLMAYIN

n

29/12/2016 - 10:25 BR GÜVEN ABDES:  Muhammedü’l-Emin

n

19/12/2016 - 04:10 Fitne ve Fesadn Baka Bir Versiyonu: FTRA VE SUÇLAMA

n

18/10/2016 - 11:53 Bir Mektep Olarak CAM

n

26/09/2016 - 11:04 Peygambersiz slam Söylemi

n

22/09/2016 - 12:08 VCDANIMIZIN "Selfie"SN ÇEKEBLR MYZ ?

n

21/09/2016 - 02:57 Bo Vakit mi Dediniz?

n

10/08/2016 - 01:00 RASULULLAH (S.A.S.) BÖYLE BUYURDU

n

10/08/2016 - 12:44 Narsisistik Kiilik

n

14/06/2016 - 11:32 Ramazanda Gönülden Tevhidi Yaamak

n

06/06/2016 - 02:55 Kur’an kliminde yiliklerle Dinamik Bir Hayat nas

n

02/06/2016 - 04:44 Ramazan ve iYiLiK

n

02/05/2016 - 12:25 HZ. PEYGAMBER’N MESAJINI DORU ANLAMAK

n

08/04/2016 - 03:14 Younlam badet Mevsimi: “Üç Aylar”

n

24/03/2016 - 10:35 DUANIZ OLMASA

n

24/03/2016 - 10:31 SAHÂBE’NN PEYGAMBER SEVGS

n

01/02/2016 - 11:48 ZÂLME HAKKI SÖYLEMEK

n

19/01/2016 - 04:35 ZOR ZAMANDA Müslüman Olmak

n

18/01/2016 - 02:04 Huzurda Huu ile Durmak

n

18/01/2016 - 01:22 Aln Secdeye Varan Simalar

n

14/12/2015 - 11:41 HZ. AL (Ö: 40/660)’NN KUR’AN-I KERM ANLAYII

n

01/12/2015 - 02:21 SAHÂBE’NN PEYGAMBER SEVGS

n

26/11/2015 - 02:10 Namaz: Divan- lahîde Durup Tevhide Ermektir

n

19/11/2015 - 03:13 Kur’an ve Sünnet Perspektifinden Bilgi AHlAKI

n

19/11/2015 - 03:11 lim, Marifet ve Hikmet likisi

n

22/10/2015 - 12:39 Söz mü Sükût mu?

n

09/10/2015 - 02:23 Haccn Evrensel Boyutu

n

07/09/2015 - 04:20   KURBAN

n

07/09/2015 - 04:14 Mescitler Arasnda Mescid-i Aksa’ya Dair

n

06/07/2015 - 12:25 SADAKA- FITIR

n

06/07/2015 - 12:23 TERAVH NAMAZI

n

23/06/2015 - 03:48 eytann Telkini VESVESE

n

19/06/2015 - 04:50 RAMAZAN

n

15/06/2015 - 06:11 Kardelik ve Dostlua Açlan Pencere SELAM

n

15/06/2015 - 03:24 Vücutta Dolaan Sinsi Düman: eytan

n

12/06/2015 - 03:38 nsann Temel Bir Zaaf

n

12/06/2015 - 03:07 Mültecilere Hicret Yurdu            ya da Muhacire Ensar Olmak

n

06/05/2015 - 02:27 DERN BR MUHALEFET

n

27/04/2015 - 12:31 Merhameti Kuanmak

n

27/04/2015 - 12:30 iddet Karsnda rahmet Peygamberi 

n

17/01/2015 - 04:13 HADSLERN DORU ANLAILMASINDA VE YORUMLANMASINDA TAKP EDLECEK YÖNTEM

n

23/12/2014 - 04:13 Müslümann Varlkla mtihan

n

23/12/2014 - 04:12 slami Bakla Varlk ve Servet Algmz

n

16/12/2014 - 02:50 SÜNNET VAHY LKS

n

27/10/2014 - 03:06 Sabr-Sâbir

n

24/10/2014 - 04:08 Hz. Peygamber ve Genç Sahabiler

n

24/10/2014 - 03:59 Okunmas Gerekenler (12)

n

24/10/2014 - 03:53 slam’n Gençlik Tasavvuru

n

04/07/2014 - 03:29 BORÇ ve KARZ-I HASEN

n

30/06/2014 - 04:46 Ramazan klimi ve Helal Kazanç Bilinci

n

09/06/2014 - 11:33 ATÂLET TATL ZANNETMEK

n

05/05/2014 - 02:42 HZ. PEYGAMBER (S.A.S.)’N ADÂLET ANLAYII

n

09/04/2014 - 02:07 BR YÖNETC OLARAK RASULULLAH

n

21/03/2014 - 04:40 Allah’n Korumasn Hak Etmenin Yolu: Sabah Namaz

n

10/02/2014 - 02:47 Deerini Bilemediimiz ki Esiz Nimet: Salk ve Bo Zaman

n

04/10/2013 - 05:02 “Hakikat”in Nihai Temsilcisi:  Hz. Muhammed (s.a.s.) 

n

22/07/2013 - 03:39 Hz. Peygamber (s.a.s.)’in Asabiyetle Mücadelesi

n

22/07/2013 - 03:33 eytann kardeleri kimlerdir?
 

Site i Arama

11 Zilka'de 1444 |  31.05.2023

Bir Ayet

Bismillahirrahmanirrahim

Ki sizin amellerinizi (ilerinizi) dzeltsin ve gnahlarnz balasn. Kim Allah'a ve Reslne itat ederse, muhakkak ki byk bir kurtulua (baarya) ermi olur.

( Ahzb sresi - 71)

Bir Hadis

Allah Rasul (s.a.v.) yle buyurmutur:

Kim faziletine inanarak ve ecrini Allahtan umarak Kadir gecesini ihy ederse gemi gnahlar balanr.


Buhr, Teravih, 2; Mslim, Salt, 25

Bir Dua

Bismillahirrahmanirrahim

Ey Rabbimiz! Bize bu dnyada da iyilik ver, teki dnyada da iyilik ver; bizi cehennem azabndan koru.

(Bakara Suresi - 201)

Hikmetli Sz

Kt kimse, bakalarnn ayplarn saymak isterken, kendini dile getirir.

Canl yayn

slam Ansiklopedisi

  Tasarm : Networkbil.NET

@2008 kuraniterbiye.Com