Ana Sayfa   |   Grntl Dersler  |  Sesli Dersler   |  Kur'an Aratrmalar   |  lmi YAZILAR   |  Aile Eitim Yazlar   |  ocuk Eitimi Yazlar   |  Yazarlar  |  letiim

Kur`an-i Kerim ve Mealleri

Namaz Sureleri Tefsiri

Cuma (Tefsir) Dersleri

Hadis Dersleri

Cami Dersleri

Hz. Peygamberin Hayat (s.a.v)

nsan Tanmak (Radyo)

Tv Programlar

Seminer ve Konferans

Ksa Dersler

zel Konular

Fkhi Konular

Aile Eitim Seminerleri

Foto Galeri

yelik Girii

Kull. Adı

:

Şifre

:
   

Ücretsiz yelik
Şifremi Unuttum

Gncel Videolar

Eitimcilere ZEL
Gazze Duas
Genlerle letiim (Gn- Reitpaa​)
Uyumlu Evlilik Yntemi (Bulgurlu)

Namaz Vakitleri

Saya

Sayac
Tekil (Bugn) 2603
Toplam 14114832
En Fazla 16179
Ortalama 2556
ye Says 1169
Bugn ye Olan 0
Online Ziyaretci
 
 

HADSLERN DORU ANLAILMASINDA VE YORUMLANMASINDA TAKP EDLECEK YÖNTEM

Durum Tespiti
17/01/2015
Hadis-i erifler, kâideten Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’e ait slâm yorumunun Arapça bilgi ve belgeleridir. Bu durum Allah elçisi olmaktan kaynaklanmaktadr. Bu sebeple de lâhî denetim altnda ortaya konulmu açklamalardan olumaktadr. Çünkü Hz. Peygamber, tüm peygamberler gibi lâhî irâdenin temsilcisidir. Ne var ki, Efendimizin temsilcilii evrenseldir ve kyamete kadar yürürlüktedir. Sünnet-i seniyye, bu elçiliin dünya artlarnda uygulama bakmndan temsilcisi ve örnei; hadis-i erifler de Resule ait denetimli uygulamann yazl bilgi ve belgeleridir.
 
O halde her eyden önce, hadislerin kendisine nispet edildii Resûl’e yani Sünnet-i seniyyeyi hayatyla ekillendirmi olan Hz. Peygamber'e, "peygamber (resul)" olarak bakmak gerekir. Abdullah'n olu ya da Abdülmuttalib'in torunu Muhammed olarak deil. Bu türlü bak, onu anlamak öyle dursun, "iman" için bile yetmez. Nitekim inanmayanlar "Muhammed bni Abdullah" imzasna itiraz etmiyorlar, "Muhammed Resûlullah" imzasna kar çkyorlard.
 
Sonra u temel ilkeyi unutmamak gerekir: Tüm Müslümanlar için Allah’n kitabn, hitabn, muradn Hz. Peygamber’in yorumuyla örenmenin yolu, “Resul’e ait denetimli uygulamann yazl bilgi ve belgeleri” niteliiyle hadis-i erifleri doru anlamak ve tadklar mesaj/bilgiyi/ölçüyü günün artlar çerçevesinde doru yorumlamaktan geçmektedir.
 
Balangçtan beri ümmetin âlimleri bu gerei yerine getirmek için, ellerinden gelen ilmî gayreti, bilimsel usullerle göstermi, Resulullah’a nispet edilen rivayet ve nakilleri, naklin kurallar içinde deerlendirmi, snflandrm ve lüzumlu bilim dallarn oluturmulardr. Bizzat Hz. Peygamberin verdii tebli görevi ve ona yalan isnad etmeme dikkat ve titizlii ile Peygamber mirasn, deiik kapsam ve sistemlere sahip eserlerle ümmetin istifadesine sunmulardr.
 
Hadis-i eriflerin, hadis kaynaklarnda yazl metinler halinde tetkike hazr hale getirilmesi aamasnda ve sonrasnda kimi kötü niyetli, yanl kiilerin anlama ve yorumlama, hatta metin oluturma/uydurma konularnda giriimlerde bulunduklar -maalesef- görülmütür. yi niyetli olduklar halde yaklam ve yöntem farkllklar yüzünden  “doru” anlama ve yorumlamada hata edenler de olmutur. 
 
Bu özetlediimiz durum günümüz için daha youn olarak geçerlidir. Hatta bugün küresel çapta yaanlan kültürel sava ortam gerei, kastl yanllarn ve istismarlarn bulunduu da inkâr edilemez bir gerçektir.
 
Son yllarda özellikle ve öncelikle hadis kaynaklarna yö­nelik güven krc hoyratça bir tenkit akmna âhit olunmaktadr. Aslnda bu eilim, hadis kaynaklarnn iyi ta­nnmas halinde büyük bir ihtimalle daha mu’tedil bir ekle dönüecek­tir. Çünkü hadis edebiyat genelde yüz yüze eitimle (sema’) hocadan alnan yetki (icâzet) sonucu rivayet edilen nüshalardan olumaktadr. Bunlar, müellif-musannif nüshalarnn ayns olmak, bunu da sema’, mu­kâbele, ve fera kaytlaryla ortaya koymak ve tetkike açk tutmak gibi son derece bilimsel ve güven verici özellikler tama imtiyazna sahiptir. Unutulmamaldr ki, her nüsha râvisi, usûlen, kendi okuduu ya da hocaya arz edip onayn ald nüshay riva­yet edebilir. Bu ise, hocadan deiik zamanlarda rivayet icazeti alnan nüshalar arasnda pek tabiî olarak kimi farkllklarn bulunmasna vesile olmaktadr. Çünkü eser sahibi hoca, kendisine ait olan asl’ sürekli okutmakta ve her defasnda baz ilave ve çkarmalar yapmaktadr. Bu durum -bugün ayn eserin deiik basklar arasnda baz farkllklarn görülmesi gibi- son derece tabiîdir.
 
Sözün özü, dini doru anlayp hayata geçirme noktasnda, delil olabilecek hadisler yeterli ölçüde bilimsel gayretler ve vastalarla günümüze ulam bulunmaktadr. Buna ilave olarak, gerek hadislerin kitaplama süreci öncesinde ve sonrasnda deiik bilim dal ulemasnn ve özellikle müctehidlerin fkh kitaplarndaki deerlendirmeleri, -hadisleri doru anlama ve yorumlama konusunda- yardmc tarihi gayretler ve örnekler konumundadr.  Bu durumu günümüz aratrmaclarnn art bir ans olarak deerlendirme mümkündür.
 
Hadis-i eriflerin temel nitelii, kaynaklarnn günümüze intikal serüveni, güvenilirlik durumu ve günümüzde gerçekletirilecek anlama ve yorumla faaliyetlerine yönelik konumu -özetle- budur. Ayrca son zamanlarda gelien teknik ve elektronik imkânlarla deiik usul ve kapsamda hazrlanm hadis CD’leri de hadislerin kaynaklarda nasl yer alm olduunu, ayn anda görüp bütüncül deerlendirmede bulunmak için büyük bir imkân ve kolaylk salam bulunmaktadr. Bütüncül deerlendirmede bulunabilmek için bir de sebeb-i vürud’u yani hadisin söylenme sebebini -varsa tabii- ihmal etmemek gereklidir.
 
imdi artk i, hadis-i erifleri doru anlama ve yorumlama konusunda, bilgi, Müslümanca ve bilimsel yaklamn benimsenmesine kalmaktadr.
 
Anlama
 
Genelde anlama özelde hadisleri doru anlama konusunda her eyden önce iyi niyet, dil ve usul bilgisi, ciddiyet, teenni, örenme sabr, kendi kültür kaynaklarna güven duygusu ve Müslümanca yaklam gerekmektedir.
 
Bu temelden hareket edilince sade vatandalar için hadisleri doru anlama konusunda takip edilecek yol ve yöntem, ihtisas alan hadis olan kiilerin anlaylarna ve yaptklar yorumlara önem ve öncelik vermek, itibar etmektir. Bir de ksa da olsa açklamas olan hadis ve hadis tercümelerini okumaya özen göstermek gerekir. Kimilerinin eline geçirdii bir hadis tercümesini “bunu peygamber de söylemi olsa ben kabul etmem” diye cür’etkâr ifadeler kullanmasnn ve tabii cehaletini ortaya koymasnn sebebi “sade bir çeviri ile ba baa kalm” olmalardr.
 
Dil ve usul bilgisi yerinde olanlarn hadis metinlerine “iyi niyet”le, örenme ve anlama ciddiyeti ve teennisi ile ön yargsz yaklamalar esastr.  Hz. Ebû Bekir’in, “Allâh’n kitâb hakknda bilmediim bir eyi söyleyecek olursam, hangi yeryüzü beni üzerinde tayabilir ve hangi gökyüzü beni gölgelendirebilir?” sözü (1) ve “Resulullah öyle buyurdu” diye bir hadis rivayet edecei zaman boyun damarlar ien ve terleyen sahâbînin peygamber emanetine yönelik bu hali, hadisleri anlama ve anlamlandrma konusunda da ölçü alnmaldr. “Hz. Ebû Bekir’in bu hassasiyeti, baz hadis metinlerinde ortaya çkan anlama zorluunun almasnda, itidalin, teenninin, bilimsel ifadesiyle tevakkufun esas alnmasn hatrlatmaktadr.” (2)
 
Hatib el-Badâdî (v. 463/1071) hadis örenimi ve öretimi konusundaki usul ve esaslar inceledii el-Câmi li ahlâki’r-râvî ve âdâbi’s-sâmi’ adl eserinde özellikle hadis örencisinin (sâmi’) uymas gerekli âdâb ve uygulamas gerekli teknikler ksmnda, anlama ile ilgili bir edebi/usulü öyle dile getirmektedir:
 
“Muhaddisten duyar duymaz (imdilerde herhangi bir yerde okur-okumaz), Resûlullah'n hadisine re'yi ile itiraza kalkmaktan örenci kesinlikle kaçnmaldr. Zira bu, onun için yasaklanmtr, ‏mrân b. Husayn rad­yal­lahu anh, ‘Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem haya bü­tünüyle hayrdr’ (3) buyurdu" dedi. Oradakilerden biri derhal, "Hayâda zaaf (veya acz) de vardr"' dedi. ‏mran;
 
"-Ben Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’den hadis nakle­diyorum, sen ise ne diyorsun! Yemin edip bir daha aslâ sana bir ey söylememek geçiyor içimden!" diye çkt.
 
Ayn ekilde örencinin, Kur'ân'n genel anlam ile de itiraz etmemesi gerekir. Zira o hadisin, kendisiyle Kur'ân'n tahsis edildii hadislerden biri olmas mümkündür. Saîd b. Cubeyr radyallahu anh, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’den bir hadis rivâyet etti. Mekkelilerden biri, "Allah Teâlâ kitabnda öyle öyle buyuruyor" diye itirazda bu­lundu. Saîd fena halde kzd ve;
 
"-Resûlullah, Allah'n kitabn senden çok iyi bildii halde, görüyorum ki imdi sen kalkm Allah'n kitab ile Allah'n Resû­lü'nün hadisine muâraza ediyorsun, öyle mi?" diye çkt.(4)
 
Böylesi bir olaya bu satrlarn yazar da bir sempozyumda ahit olmutur. Peygamberlerin sadece tebli’de masum olduunu savunan teblici, “Adem, cennette suç ilemitir” diye bir örnek verdi. “Hz. Adem’in oluna her katil/haksz yere adam öldürme olayndan bir pay ayrldna dair hadis var ama Hz. Adem için böyle bir tespit yok. Bunun sebebi Adem’in tövbe etmi olmas, olunun ise tövbe etmemi olmas mdr?” diye örenme maksadyla, yazl olarak tarafmdan yöneltilen soruya bildiri sahibi ilim adam, “Kur’an’da kimse, kimsenin günahn yüklenmez” buyruluyor. O hadis Hristiyanlktaki ilk günah anlayn hatrlatyor. O haber-i vahiddir, at gitsin” diye aklna ilk gelen âyet-i kerime ile Buhârî’nin Sahih’inde yer alan hadisten hemen vazgeçti. Oysa teenni ile hareket edecek olsayd, “benim aklma u âyetle çelitii geliyor, ama belki bir baka âyetle uyumludur, aratrmak gerek” diye cevap vermesi gerekecekti. Nitekim mam Buhâri o hadisi, “…ve yoldan çkardklar kimselerin günahlarn da ksmen yüklenirler” anlamndaki Nahl suresinin 25. ayeti ile oluturduu babta/konuda[5]zikretmi bulunmaktadr. Ve hadis, öyle bir çrpda atlverecek bir içerikte de deildir. Zira hadis, suçun ahsilii prensibi ile alakal olmayp hukuk sistemlerinde yer alan “suça azmettirme” kabahatiyle ilgilidir.
 
Öte yandan, hadisin bütün rivayetlerini görmeye çalmak, hem anlama hem de yorumlama aamasnda -yorucu da olsa,- baz güçlüklerin almasn salamak ve bütüncüllük bakmndan takip edilmesi gerekli bir baka yoldur. Doru anlama ve yorumlama konusunda elimizde kapsaml hadis erhleri gibi zengin bir hadis/sünnet kültürü kaynaklarmzn bulunduu da unutulmamaldr.[6]
 
Bu sebeple bu satrlarn yazar, hadis alannda lisans ve özellikle lisansüstü öretim gören örencilere, hadisleri anlama ve yorumlama alkanl kazanmalar için, hadisi önce kendilerinin nasl anlamlarsa onu ve açklamasn yazmalarn sonra de erhlere bakmalarn tavsiye etmitir. Böylece doru anlayp anlamadklarn ve ne kadar eksikleri olduunu kendileri tespit edebilirler. Bu tür bir yöntem yetimekte olan kiileri gelitirir. Önce erhlere baklmas halinde ise, kendilerini o açklama çerçevesiyle baml hissetme tehlikesi vardr. Böyle bir uygulamay, ön yargdan uzak olarak metinlerin okunmas, anlalmas ve yorumlanmas diye de deerlendirmek mümkündür. (7)
 
Yaklamlar
 
Buraya kadar mümkün olduunca konuyu özetle de olsa pek fazla tenkide yer vermeden ilemeye çaltk. Ancak meselenin iyice anlalmas bakmndan iin anlama ve yorumlamay oldukça etkileyen ve tenkide açk bir de hadis ve kaynaklara “yaklam” boyutu vardr.
 
Kendisini ya da yaayn ölçü alan bir yaklam, daima yanl sonuçlara götürür.  "Benim aklma uymayan hadis Buhâri’de de olsa onu almam” diye, Peygamber mirasna kendi akln (belki de his ve heveslerini) çerçeve kabul etmek hakkna kimse sahip deildir. Hadis-i eriflere bakarken herkesin önce gözündeki çapa temizlemi olmas gerekir.
 
"Üslûb ve yaklam bozukluu" günümüzde kimi çevrelerin alâmet-i farikas haline gelmitir. slâm kaynaklarna kar müslümanca bir yaklam yerine dümanca bir yaklam yelenmektedir. Dinimizde suç sâbit oluncaya kadar beraet-i zimmet asldr. Kaynaklarda her hangi bir kusur bulmadan önce, onlara kuku ile bakp güvenilemeyecekleri ön yargsyla yaklalmakta, böylece müsterik yaklam sergilenmektedir. Oysa dostça, Müslümanca, pein hükümlerden uzak bir tarzda yaklamak, tespit edilebilen tenkide açk noktalar, yine bir Müslüman üslûb ve edebine ve ilmî standartlara uygun biçimde ortaya koymak gerekir. “Allahu a’lem” ya da “Allahu a’lem bi’s-savab” ifadelerinde kendini gösteren Müslüman tevazuu ve yaklam, ilim adamlarn küçülten deil, tam aksine “haddini bilme erdemi” ve baka görülere de açk kap brakma bilimsellii bakmndan fevkalâde takdire deer bir uygulamadr.
 
Bu cümleden olarak hadis kaynaklarna güven konusunda, bilimsel olmayan polemik/cedel türü iddialar ileri sürmenin bir anlam yoktur. Eldeki imkânlar kullanarak onlar doru tanyp sihhatli bir ekilde kullanmann yollar aranmal ve bilimsel bir yaklamla onlardan yararlanmaya çallmaldr. Çünkü bilimsel yaklamda hem anlayc ve savunucu hem eletirel ve sorgula­yc olma imkân vardr. Fakat pein pein bu yaklamlardan birini benimsenip ön yargl davranmak yoktur.
 
Yorumlar,olay ve eyâya bak açs ve niyet deiikliinden kaynaklanr ve farkllar. slâm, dünya görüü ve yorum alannn temeline "tevhid" inancn yerletirmitir. Bu sebeple slâmî deerler evrenseldir ve onlara yönelik yorumlar da tevhid inancna endekslikaraktere sahip olmakla, seküler, kaygsz, ilkesiz ve cür’etkar yorumlardan ayrlr, ayrlmaldr.
 
Bu temel ilke ve espriden uzak yorumlar, bugün yaayanlar tarafndan yaplm olmalar bakmndan güncel ya da çada olabilirler ama slâmî nitelikleri daima tartlr.  slâmî kaynaklarn özellikle de âyet-i kerime ve hadis-i eriflerin yorumu, dün olduu gibi bugün de slâmî yorum ilke ve esprisine uygun olarak yaplmak ihtiyac ve zorunluu içindedir.
 
Özellikle yorumlama aamasnda, mesela Mi’raç hadislerine “senaryo” demek gibi, Risalet kurumuna ve Allah elçiliinin özüne dokunacak tenkid, itiraz ve yorumlardan -iman selâmeti açsndan- saknmak gerekmektedir.
 
Anlama aamasnda, cehalet, kast ve yaklam bozukluklar; yorum aamasnda ise, kiisel, grupsal ve konjonktürel kayglar görülen yanlg ve yanllarn sebebidir.
 
Her türlü densizlii ve dengesizlii "çadalk" ya da “güncellik” olarak savunmaya kalkanlara paralel olarak ilmî ve dinî deerlere kar kyc ve alayc bir üslûb ve cür'etkâr/ölçüsüz bir yorum anlayyla yaklalmas her eyden önce ilim adamlarnn tarz olmamaldr, olamaz.Devrimci az ile deil slâhatç üslûbuyla mes'elelerin tetkik ve tehiriher zaman sonuca götürecek bir yaklamdr.
 
Eer tahmin olunduu gibi, yaklam bozukluunun temelinde yabanc hayranl söz konusu ise, elbette öncelikle bu duygudan kurtulmak gerekli olacaktr.
 
Öte yandan "çada" yorumlarn dayand bir baka gerekçe, deiim'dir. Oysa deiim, küllî ve mutlak bir deer deil, bir olgu, bir olaydr. Hiç üphesiz her deiim, mutlaka bir iyilik ve ilerilik, doruluk ve fazilet anlam tamaz. "Gelime" anlamnda bir "deiim", kültürlerin ve sistemlerin kendi mant ve ilkeleri dorultusunda, kendi öz kaynaklarna gerçekten dayanan deiimdir.
 
Netice
 
Netice olarak vurgulamak yerinde olacaktr ki, Kur'an nasslarnn slâm ümmetinin kimlik ve kiiliini dokuyan yorumu, Hz. Peygamber'in sünnetidir. Onu da biz hadis-i eriflerden örenmekteyiz. Bu sebeple Sünnet’in kendine has nitelikleri içinde idraki, hadislerin doru anlalp doru yorumlanmasna baldr. Bunun baz yöntemlerine bu yazda iaret edilmeye ve tehlike arz eden baz yaklamlara “hakk tavsiye” niyetiyle dikkat çekilmeye çallmtr. Zira Merhum M. Âkif’in dedii gibi;
 
 
Emr-i bi’l-ma’ruf imi ihvân- slâm’n ii,
 
Nehyedermi bir fenâlk görse karde kardei. (8)
 
Dipnot
 
 
(1)-  Ebû Ubeyd el-Kâsm b. Sellâm’n (v. 224/838) Fedâilu’l-Kur’ân adl eserinde naklettii bu söz için bkz. bn Hazm, el-hkâm,VI, 213; Suyûtî, Celâlüddîn Abdurrahman, el-tkân fî ulûmi’l-Kur’ân, Beyrut 1398/1978, I, 149.
 
(2)- Tevakkuf, mükil bir meselede/hükümde tercihi zorunlu klan sebepler; er’î-aklî deliller olmadkça hemen sonuca ulama yerine, baka delil ve karine aramak, bulunmamas halinde de durmak ve kesin hükme varmamak, anlalmasn ve yorumlanmasn ertelemek/zamana brakmak demektir.[2]( Z. Güler, “Hadis Aratrmalarnda Dikkatsizlik Problemi”, Marife, yl. 2, say. 1, bahar 2002, s. 89-104
 
(3)- Müslim, man 61; Ahmed b. Hanbel, Müsned, IV, 426, 427, 436, 440, 442, 445, 446
 
(4)-   Çakan, Hadis Örenimi, tarihi ve güncel boyut, s. 47 ,stanbul, 2013
 
(5)- Bk. Buhari, ’tisam, 15
 
(6)- erh Edebiyat hakknda bilgi için bk. Çakan, Hadis Edebiyat, s. 180-212, stanbul, 2014
 
(7)-lahiyat örenimi gören örencilere, “Siz Kur’an ve hadis ile megul olup onlardan hüküm çkarmaya çalmayn. Önceki ulemann görülerini örenin yeter” gibi, güya önceki ulemay yüceltmek için söylenmi sözleri ve yanl yönlendirmeleri kabul etmek mümkün deildir. Tam aksine “önceki slam ulemasnn Kitab, Sünneti anlamak için yaptklar çalmalara e çalmalar yapmaya bakn, onlara olan saygnz böylece gösterin” tavsiyesinde bulunmak daha isabetli ve tevik edici olur.
 
(8)-Safahat, s. 196 (stanbul, 1987 basks)
 
 
 Prof. Dr. smail Lütfi Çakan
 

Bu yaz 4864 defa okunmutur...

Yorum Ekle

Yazdr

YORUM LSTES

KATEGORDEK DER HABERLER

n

08/08/2022 - 10:21 SLAM’IN ASL KAYNAKLARINI DORU ANLAMANIN YÖNTEM ÜZERNE

n

04/10/2021 - 11:28 KÖTÜLÜKLERDEN ALIKOYAN NAMAZ HANG NAMAZDIR?

n

24/05/2021 - 03:53 GERÇEK KIYMET ÖLÇÜSÜ:  SALH VE BAK AMEL

n

05/04/2021 - 08:34 FELSEFENN ÇALDII NSANLAR

n

08/03/2021 - 11:02 TEVHDDEN HDAYETE  NEBEV RSALET

n

12/01/2021 - 11:25 TE TOPLUMUMUZUN HÂL BU

n

06/10/2020 - 02:15 PEYGAMBER EFENDMZN HCRET YOLCULUU

n

06/10/2020 - 11:27 EHTLER ÖLMEZ!

n

31/08/2020 - 04:09 SONUÇLARI TBARIYLA STFAR VE TÖVBE / Dr. Abdülkadir ERKUT

n

06/07/2020 - 09:49 GENÇLK NEREYE GDYOR? / Abdülhamit Kahraman

n

25/06/2020 - 10:51 MD TAM ZAMANI / Abdülhamit Kahraman

n

18/05/2020 - 12:33 CÂMLER KAPATILDI  CUMALAR KALDIRILDI AMA.. / Abdülhamit Kahraman

n

23/04/2020 - 04:29 RAMAZANDA HAYATIN VE ÖLÜMÜN MUHASEBESN YAPMAK / Dr. Muhlis AKAR 

n

23/04/2020 - 02:47 EHR- RAMAZAN VE SORUMLULUK BLNC / Prof. Dr. Ramazan ALTINTA

n

06/04/2020 - 10:26 HER HÂLMZE ÜKREDEBLMEK / Dr. Lamia LEVENT ABUL

n

30/03/2020 - 10:30 KULLUUN EN GÜZEL KIVAMI: HSAN / Prof. Dr. Safi ARPAGU

n

16/12/2019 - 10:13 HZ. PEYGAMBER (S.A.S.) DÖNEMNDE LM / Prof. Dr. akir GÖZÜTOK

n

30/08/2019 - 10:56 HARAMDAN HELALE HCRET ETMEK

n

29/08/2019 - 02:59 ZKR: KALPLER DRLTEN KSR

n

17/12/2018 - 01:05 ALLAH’A YÖNEL BLNCN TAZELEME: TÖVBE

n

17/12/2018 - 12:56 MANEV ARINMA: TÖVBE

n

19/11/2018 - 10:47 nanc kuanan gençler

n

19/11/2018 - 10:42 Hz. Peygamberi Gençlere Anlatabilmek

n

17/10/2018 - 03:38 Mescitlerde Namaz Klmak ve Takva Sahibi mam Olmak

n

30/03/2018 - 12:31 DEZM VE ATEZM BESLEYEN ÖNEML BR FAKTÖR BADETSZL

n

29/03/2018 - 12:11 MÜSLÜMANLARIN LK KIBLES MESCD- AKSA VE MÜBAREK EHR KUDÜS

n

04/01/2018 - 10:52 NEFS LE MÜCADELE CHAD-I EKBER

n

03/01/2018 - 11:14 DNÎ TEBLDE DL VE ÜSLUP NASIL OLMALIDIR?

n

14/11/2017 - 11:22 HZ. PEYGAMBER’ GÜNÜMÜZ NSANINA DORU ANLATMAK

n

02/10/2017 - 04:02 NSAN ONURU VE ALLAH’A KULLUK

n

02/10/2017 - 03:31 ASIL DN AIRI YORUM

n

02/10/2017 - 03:08 DN GÜVENL BALAMINDA DNN DORU ANLAILMASI VE YORUMLANMASI

n

19/08/2017 - 09:04 Kurban ya da Bandan Serçe Geçen Bir Çocuktur  SMAL

n

12/07/2017 - 10:42 NSANLIA KARI EN BÜYÜK GÜNAH:  FTNE

n

13/06/2017 - 12:14 RAMAZAN MEKTEB

n

13/06/2017 - 12:07 EMANET AHLAKI

n

13/06/2017 - 11:59 RAMAZAN MEDENYET

n

19/04/2017 - 03:16 HZ. PEYGAMBER VE GÜVEN TOPLUMU: DARU'S-SELAM

n

28/03/2017 - 02:41 SANAL DÜNYA VE  DEEN MAHREMYET

n

17/02/2017 - 03:17 PARALEL DNLER KMLER SEVER

n

17/02/2017 - 12:40 “HADS LM”NN SLÂMÎ LMLER ARASINDAK YER

n

13/02/2017 - 12:17 KALPLERNDE MARAZ BULUNANLAR: MÜNAFIKLAR

n

01/02/2017 - 11:12 TEFRKAYA DÜENLER GB OLMAYIN

n

29/12/2016 - 10:25 BR GÜVEN ABDES:  Muhammedü’l-Emin

n

19/12/2016 - 04:10 Fitne ve Fesadn Baka Bir Versiyonu: FTRA VE SUÇLAMA

n

18/10/2016 - 11:53 Bir Mektep Olarak CAM

n

26/09/2016 - 11:04 Peygambersiz slam Söylemi

n

22/09/2016 - 12:08 VCDANIMIZIN "Selfie"SN ÇEKEBLR MYZ ?

n

21/09/2016 - 02:57 Bo Vakit mi Dediniz?

n

10/08/2016 - 01:00 RASULULLAH (S.A.S.) BÖYLE BUYURDU

n

10/08/2016 - 12:44 Narsisistik Kiilik

n

14/06/2016 - 11:32 Ramazanda Gönülden Tevhidi Yaamak

n

06/06/2016 - 02:55 Kur’an kliminde yiliklerle Dinamik Bir Hayat nas

n

02/06/2016 - 04:44 Ramazan ve iYiLiK

n

02/05/2016 - 12:25 HZ. PEYGAMBER’N MESAJINI DORU ANLAMAK

n

08/04/2016 - 03:14 Younlam badet Mevsimi: “Üç Aylar”

n

24/03/2016 - 10:35 DUANIZ OLMASA

n

24/03/2016 - 10:31 SAHÂBE’NN PEYGAMBER SEVGS

n

01/02/2016 - 11:48 ZÂLME HAKKI SÖYLEMEK

n

19/01/2016 - 04:35 ZOR ZAMANDA Müslüman Olmak

n

18/01/2016 - 02:04 Huzurda Huu ile Durmak

n

18/01/2016 - 01:22 Aln Secdeye Varan Simalar

n

14/12/2015 - 11:41 HZ. AL (Ö: 40/660)’NN KUR’AN-I KERM ANLAYII

n

01/12/2015 - 02:21 SAHÂBE’NN PEYGAMBER SEVGS

n

26/11/2015 - 02:10 Namaz: Divan- lahîde Durup Tevhide Ermektir

n

19/11/2015 - 03:13 Kur’an ve Sünnet Perspektifinden Bilgi AHlAKI

n

19/11/2015 - 03:11 lim, Marifet ve Hikmet likisi

n

22/10/2015 - 12:39 Söz mü Sükût mu?

n

09/10/2015 - 02:23 Haccn Evrensel Boyutu

n

07/09/2015 - 04:20   KURBAN

n

07/09/2015 - 04:14 Mescitler Arasnda Mescid-i Aksa’ya Dair

n

06/07/2015 - 12:25 SADAKA- FITIR

n

06/07/2015 - 12:23 TERAVH NAMAZI

n

23/06/2015 - 03:48 eytann Telkini VESVESE

n

19/06/2015 - 04:50 RAMAZAN

n

15/06/2015 - 06:11 Kardelik ve Dostlua Açlan Pencere SELAM

n

15/06/2015 - 03:24 Vücutta Dolaan Sinsi Düman: eytan

n

12/06/2015 - 03:38 nsann Temel Bir Zaaf

n

12/06/2015 - 03:07 Mültecilere Hicret Yurdu            ya da Muhacire Ensar Olmak

n

06/05/2015 - 02:27 DERN BR MUHALEFET

n

27/04/2015 - 12:31 Merhameti Kuanmak

n

27/04/2015 - 12:30 iddet Karsnda rahmet Peygamberi 

n

17/01/2015 - 04:13 HADSLERN DORU ANLAILMASINDA VE YORUMLANMASINDA TAKP EDLECEK YÖNTEM

n

23/12/2014 - 04:13 Müslümann Varlkla mtihan

n

23/12/2014 - 04:12 slami Bakla Varlk ve Servet Algmz

n

16/12/2014 - 02:50 SÜNNET VAHY LKS

n

27/10/2014 - 03:06 Sabr-Sâbir

n

24/10/2014 - 04:08 Hz. Peygamber ve Genç Sahabiler

n

24/10/2014 - 03:59 Okunmas Gerekenler (12)

n

24/10/2014 - 03:53 slam’n Gençlik Tasavvuru

n

04/07/2014 - 03:29 BORÇ ve KARZ-I HASEN

n

30/06/2014 - 04:46 Ramazan klimi ve Helal Kazanç Bilinci

n

09/06/2014 - 11:33 ATÂLET TATL ZANNETMEK

n

05/05/2014 - 02:42 HZ. PEYGAMBER (S.A.S.)’N ADÂLET ANLAYII

n

09/04/2014 - 02:07 BR YÖNETC OLARAK RASULULLAH

n

21/03/2014 - 04:40 Allah’n Korumasn Hak Etmenin Yolu: Sabah Namaz

n

10/02/2014 - 02:47 Deerini Bilemediimiz ki Esiz Nimet: Salk ve Bo Zaman

n

04/10/2013 - 05:02 “Hakikat”in Nihai Temsilcisi:  Hz. Muhammed (s.a.s.) 

n

22/07/2013 - 03:39 Hz. Peygamber (s.a.s.)’in Asabiyetle Mücadelesi

n

22/07/2013 - 03:33 eytann kardeleri kimlerdir?
 

Site i Arama

10 Zilka'de 1444 |  30.05.2023

Bir Ayet

Bismillahirrahmanirrahim

Ey insanlar, Rabb'inizden korkup-saknn ve yle bir gnn azabndan ekinip-korkun ki, (o gn hi) bir baba, ocuu iin bir karlk veremez ve (hi) bir ocuk da babas iin bir eyi verebilecek (durumda) deildir. phesiz Allah'n va'di haktr. Artk dnya hayat sizi aldatmaya srklemesin ve aldatc(lar) da sizi Allah ile aldatmasn.

( Lokman sresi - 33)

Bir Hadis

Hz. Resulullah (sav) buyurdular ki:

Kim, bir mslmann aybn, kusurunu rter, gizlerse Allah da kyamet gn onun bir aybn, kusurunu rter, gizler.


(Buhr, Mezlim, 3)

Bir Dua

Hz. Peygamber (s.a.v.) yle buyurmutur:

Allahm! Harama bulamaktansa helalinle yetineyim. Beni ltfunla (zengin klarak) senden bakasna muhta etme.


(Tirmiz, Deavt, 110)

Hikmetli Sz

Mevlanaya gre
dnya, mal, mlk,
servet su gibidir.
Geminin denizde
seyredebilmesi, yol
alabilmesi iin evet su
muhakkak lazmdr.
Ama geminin dnda
olmas lazm. Su
geminin iine girdi mi,
batt gitti demektir.


Canl yayn

slam Ansiklopedisi

  Tasarm : Networkbil.NET

@2008 kuraniterbiye.Com