Ana Sayfa   |   Grntl Dersler  |  Sesli Dersler   |  Kur'an Aratrmalar   |  lmi YAZILAR   |  Aile Eitim Yazlar   |  ocuk Eitimi Yazlar   |  Yazarlar  |  letiim

Kur`an-i Kerim ve Mealleri

Namaz Sureleri Tefsiri

Cuma (Tefsir) Dersleri

Hadis Dersleri

Cami Dersleri

Hz. Peygamberin Hayat (s.a.v)

nsan Tanmak (Radyo)

Tv Programlar

Seminer ve Konferans

Ksa Dersler

zel Konular

Fkhi Konular

Aile Eitim Seminerleri

Foto Galeri

yelik Girii

Kull. Adı

:

Şifre

:
   

Ücretsiz yelik
Şifremi Unuttum

Gncel Videolar

Eitimcilere ZEL
Gazze Duas
Genlerle letiim (Gn- Reitpaa​)
Uyumlu Evlilik Yntemi (Bulgurlu)

Namaz Vakitleri

Saya

Sayac
Tekil (Bugn) 2366
Toplam 14114595
En Fazla 16179
Ortalama 2556
ye Says 1169
Bugn ye Olan 0
Online Ziyaretci
 
 

DERN BR MUHALEFET

Kimileri kendilerine hakikat belli olduktan sonra ya ondan yz evirirler ve ona kar haksz bir muhalefete giriirler, ya da ona kar yabanclarlar. Bunlarn yaptklar bu yanl hakikate nisbetle ciddi bir kopu, yersiz bir dmanlk diye nitelenebilir.
06/05/2015

Kur’an; inkârclarn, ya da Hak’tan gelen ‘hakikat’ konusunda üphe içinde olanlarn bu tavrn ‘ikâk’ kavram ile anlatyor. Bu kavram daha iyi anlamak için bunun sözlük anlamna ve Kur’an’daki kullanllarna bakalm.

Sözlükte ‘ikak’

‘ikâk’n asl olan ‘ek-ka’ fiili ve türevleri Kur’an’da yirmisekiz âyette yer alyor.

‘ek-ka’ sözlükte, bir eyde meydana gelen yarlma ve parçalanmadr. Arapça’da “ekaktuhu bi-nsfeyn-onu ikiye ayrdm” denilir.

Bu fiil arkasndan gelen tümlece göre, bir eyi yarmak, yeri sürmek, sabahn belirmesi, az dilerinin çkmas, kar gelmek, isyan etmek, cemaatten ayrlmak, iin birine güç gelmesi, birine zahmet/meakket vermek gibi anlamlara gelir.

Bu kökten gelen ‘âk-ka’ fiili ve bunun masdar olan ‘ikâk ve müakka’, dostluu yarp dümanlk etmek, muhalefet etmek, ters dümek demektir.

Araplar “akka’l asa beyneke ve beynehu-Seninle onun arasnda asa yarld, yani seninle onun arasndaki birlik bozuldu, araya ayrlk girdi” derler.

‘te-ak-ka”, biribirine muhalefet etme, dümanlk yapmak,

‘in-ak-ka’, ‘ekka’ fiilinin be harfli kalb olup bölünüp parçalanmak demektir. Bu sabah için kullanlrsa ‘fecrin zuhur etmesi’ anlamndadr.

‘i-ti-kâk’, Arapça sarf kurallarna uyarak kelimeden kelime türetmek demektir. Bu ekilde türeyen kelimelere ‘mütâkk’ denir.

‘ek-ka’ kökünden gelen ‘kk’, bir eyin parças, yars, zorluk, yarlm olan parça,yark demektir. Buradan hareketle “târe fülânün mine’l-adabi ikâken-Falanca kii öfkeden (sanki) yarlp uçtu” denilir.

‘kk’ bir âyette zorluk anlamnda kullanlyor: “(O yük hayvanlar) kendinizi skntya (kk’l-enfüsi) sokmadan ulaamayacanz nice mekanlara yüklerinizi tarlar…” (Nahl 16/7)

Ayn kökten gelen ‘meekkat’, zahmet, güçlük veya sknt, nefse ve bedene ulaan mecalsizlik, geveklik veya güçsüzlük (inkisâr) anlamndadr.

‘akk (çoulu ukûk)’; güçlük, parçalanma, yark, bir eyin yars demektir. “bi-yedihi’-ukûk-eldeki yarklar, çatlaklar” demektir.[1]

‘ukkah’, bir eyin yars, uzaklk, uzak mesafe demektir. Kur’an, Tebûk Seferine zorlu, skntl ve ar meakketli oluundan dolay katlmayan münafklarn halini öyle anlatyor:

“Eer yakn bir menfeat ve kolay bir sefer olsayd, tereddütsüz senin ardna taklrlard. Fakat bu meekkatli/zor (ukkah) yolculuk onlara pek uzun geldi…” (Tevbe 9/42)[2]

Kur’an’da varlktaki ve olutaki pek çok yarlma, ayrlma, parçalanma olay ‘ikak’ fiili ile anlatlyor.  Bitkilerve meyveler bir akk (yarlma) olayndan sonra ekillendii gibi, kyâmetin kopuu da bir akk (yarlma ve ayrlma) olaydr.

Allah (c.c.) öyle buyuruyor:

“nsanolu yediklerine baksn. Elbet suyu tarifsiz bir cömertlikle  Biz indirmekteyiz. Sonra topra tarifsiz bir incelikle Biz yarmaktayz (ekakna’l-arda ekkan). Derken orada tohumlar yetitirmekteyiz.” (Abese, 80/26)

Kâinattaki ve kyâmet saatinde gökte ve yerde olabilecek yarlma/ayrlma olay ikâkn olumlu anlamdr ve tabii bir olaydr. Kur’an kyâmette  gökyüzünün yarlacan haber veriyor: “te o gün gökyüzü bulutlar ile yarlacak (teekkaku’l-semâ) ve melekler bölük bölük indirileceklerdir.”(Furkan 25/25)

“te o zaman, olmas beklenen o (büyük olay) olup bitmi olacak. Ve gök parçalanm olacak (ünekkat’i’s-semâu). Zira O gün tüm direncini yitirmi olacak.”(Hakka, 69/15-16)

“Semâ’ terimi, burada, gök veya gökleri gösterir: yani, görünür gökyüzü veya mecazî anlamyla ‘semâ’ yahut ‘evren’ kavramnda ifadesini bulan kozmik sistemlerin bütünü . Onun ‘parçalanmas’, muhtemelen, kozmik sistemin toplu olarak çöküünü ifade eden bir mecazdr.”[3]

“Ve gök yarlnca, göz alc krmzlkta açlm bir gül gibi olduu (görülecek).”(Rahman 55/37) Yada “ya gibi eriyerek kpkrmz bir gülü andracak.” [4]

“Gökyüzü erha erha yarldnda (ünakkat) yani Rabbine kulak verdiinde ve sonuç alndnda”. (nikâk 84/1) Ya da “yarlma emrine boyun ediinde.” Kyâmete ilikin tüm haberler meçhul ya da mutâvaat kalbyla gelir. Yani faile deil fiile dikkat çekilir.”[5]

Kyâmet saatinde yer de akk akk olacak, yani yarlp parçalanacak:“Yer ayaklarnn altndan kayp paramparça (teekkaku’l-ardu) olduu gün (her ey) son sür’attir. te bu akl sr ermez bir toparlantr, bizim için çok kolay olacaktr.” (Kaf, 50/44)

Kur’an Ay’n yarlmasndan bahsediyor: “Son Saat yaklaacak ve ay yarlacak (ve’n-ekka’l-kamer).  (Veya Son Saat yaklat ve Ay yarld).” (Kamer, 54/1)

Bir görüe göre Ay kyâmet yaklat zaman yarlacak, parça parça olacak. Burada her ne kadar geçmi zaman kalb kullanlsa da, Kur’an, kyâmet ve ahiret ilgili haberler çok kesin olduu için onlar genelde mazi (geçmi zaman) kalb ile anlatyor.

Bir görüe göre ise bu âyette bahsedilen Ay’n yarlmas olay Peygamber döneminde gerçekleti.  Bir baka görüe göre bu âyet “i, mesela açkla kavutu” manasndadr. [6]

84. sûrenin ad nikâk’tr. Bu da ‘ikâk’ kökünün beli kalbdr ve manas” yarlmak, ayrlmak, parçalanmak’ demektir.

Kavram Olarak ikâk

‘ikâk’ isim olarak yedi âyette yer alyor.

Yukarda geçtii gibi ‘ikâk ve müakka’, bütünden ayrlp muhalafete geçmek, dümanlk etmek ve ayrld bütüne ters dümektir.

Tevhid’ten/birlikten ayrlmay da bu kelimeler ifade ediyor.

nsanlardan bazlar ‘akk’/ikâk’, olumlu tarafndan koparp Yaratc-yaratlan aras olmas gereken ahengi/ilikiyi zedelemek için kullanarak olumsuz bir biçime sokarlar.

Tevhid,  içiçe daireler halinde Allah’n birliinden insann kendi içindeki birlie doru gider. Bu birliklerin her boyut ve dairede parçalanmas ‘kâk’ olduu gibi, boyut ve dairelerin birbiriyle ahenginin bozulmas da bir ‘ikâk’tr.”

ikâkn meydana getirdii huzursuzluk, (yukarda geçtii gibi) ayn kökten türeyen ‘kk ve meakkat’ kelimeleriylede anlatlyor.  Bu da kendi yanl tercihi sebebiyle insana gelip çatan ruhsal veya bedensel perianlk, bunalm ve dü krkldr.

Kur’an, tevhidî parçalanmann sonucu olan irki, aslnda bir ‘akk’ olay olarak görmektedir. (Nahl, 16/27) Bu bakmdan irk anlamndaki ‘ikâk’ insann giritii zulümlerin en büyüüdür. Kur’an, Allah’a kar ikâk en uzak düürücü illet olarak gösterip bu illeti benimseyenleri en zalim kiler diye tantr.[7]

Allah’a kar ikâk insan bo bir gurura ve erimezlik, almazlk, yenilmezlik kuruntusuna götürür.  “Sâd. eref ve itibar kayna olan Kur’an âhit olsun. Ama nerede! nkârda direnenler (akletmek yerine) yersiz bir gurura ve tarifsiz bir nefrete (ikâk) gömülmülerdir.” (Sâd 38/2)

Kitap ehli olsun, baka insanlar olsun; Allah’n indirdii deerlere, O’nun emrettii ve raz olaca ekilde inanmak durumundadrlar. Eksik ve iine geldii gibi, Kitab’a uyarak deil, kitabna uydurarak inanmak, Allah katnda geçerli deildir. u âyet bata kitap ehli olmak üzere bütün insanlara bu gerçei duyuruyor. Eer ilerine geldii inanp sonra da ilâhi deerlere inandklarn iddia etseler de onlarn bu yaptklar bir ikâk’tr, yani Tevhid’ten kopu, hakka muhalefet, gerçekten ayrlma ve doru yoldan sapmadr.

“Eer onlar sizin inandnz gibi inanrlarsa, ite asl o zaman doru yola girmi olurlar. Yok eer bundan kaçnrlarsa, o zaman o ikak’a (ayrlk, kopu, muhalefete) dümü olur. Onlara kar, (tam zamannda) Allah sana yetecektir. Zira O’dur içinizden geçen dilekleri iiten, niyetlerinizi ayrntsyla bilir.” (Bakara, 2/137)

uayb (a.s.) kavminin kendisine uymamasn, kendisinden ayrlp gitmelerini veya kendisine muhalefet etmelerini ‘ikâk’ kelimesi ile anlatyor.

“Dahas ey kavmim, benimle yollarnz ayrmanz (ikâki) sakn sizi günahta srarnza yol açmasn! Yoksa Nûh kavminin, Hûd kavminin, ya da Sâlih kavminin bana gelenlerin benzeri sizin de banza gelebilir. Kald ki Lût kavmi sizden pek uzakta saylmaz.”  (Hûd, 11/89)

Türkçe mealler bu âyetteki ‘ikâkî’ ifadesini genelde “bana olan dümanlnz”, “bana kar geliiniz”, “bana muhalif olmanz” eklinde çeviriyorlar.

uayb (a.s.) onlara “Ey kavmim, bana düman olmanz, bana muhalefet etmeniz, beni iddetle yalanmanz, banza dier azgn kavimlerin bana gelen belây getirir” demiti.[8]

Kur’an, kar-kocann bozumas sebebiyle ailenin parçalanmasn da ‘ikâk’ kelimesi ile anlatyor. Her ne kadar slâmda boanma haram deilse de istenmeyen, toplumsal ahenge ve aile birliine darbe vuran bir bozulmadr, bir kopu ve çatlaklktr.

“ayet  evli bir çiftin aralarnn açlmasndan (ikâk) endie ederseniz, erkein ve kadnn ailelerinden birer hakem tayin edin. Eer iki taraf da anlamazl gidermek isterse, Allah onlar uzlatrr…” (Nisâ, 4/35)

Boanmann ikâk olmaktan çkabilmesi için, taraflarn çok hakl ve yerinde sebepleri olmas gerekir.[9]

Uzak Bir Muhalefet/Kopu (ikâku’n-baîd)

Bu ifade Kur’an’da üç yerde geçiyor.

Ehl-i kitaptan bazlar Allah’n indirdii kitabn bir bölümünü, özellikle Son Elçi ile ilgili bilgileri gizlediler. Dinî metinleri gerçek anlam ve amacndan saptracak ekilde yorumladlar. Hak dini kendi çkarlarna uygun hale getirerek halktan asl gerçei gizlediler. Allah (c.c.) onlar arndrmayacak. Böyleleri azab hak edenlerdir.

“Onlar, doru yol karlnda sapkl, mafiret karlnda azab satn alm kimselerdir. Atee ne kadar da dayankl imiler.” (Bakara, 2/174-175)

Allah’n kitabna, onun maksatlarna uygun olarak yaklamayanlar, onu hayat ina etme amacyla deil dünyalk çkar, bakalarna hükmetme kasdyla yaklaanlar dünyada hidâyet yerine sapkl (dalâleti), Âhirette ise balanma ve kurtulu yerine azab tercih etmi olurlar. Onlar cehennem ateine bu kadar m dayankldrlar ki böylesine ar günahlar ilemeye cesaret edebiliyorlar? [10]

“te bu sebeple Allah, ilâhi kelâm hakikati ortaya çkarmak için indirdi. Onlarsa Kitap üzerinde anlamazla düerek, haktan hayli uzaklatlar (lefi-ikak’n-baid) (Ya da derin bir açmaza dütüler).” (Bakara, 2/176)

“Lafzen, “ilâhi kelâm hakknda kart görüler tayanlar” -yani, onun baz bölümlerini gizleyerek veya reddederek yahut onun ilahî kaynakl olduunu tamamen inkâr ederek.”[11]

Semâvî kitaplar ve haber verdikleri gerçekleri anlama amacyla yaplan iyi niyetli çabalarda farkl görülerin, farkl yorumlarn olmas normaldir. Ancak her ne sebeple olursa olsun Allah’n âyetlerini gerçee aykr yorumlamak, kastl olarak onlar amacndan saptrmak bu âyette ‘ikâk’ diye niteleniyor. Bu da hem âyetlere kar muhalefeti, hem de bütünden (Tevhid’ten) kopmay ifade eder.Burada ‘ikâk’, dümanlk duygularyla ayrlkçlk yapmak, doru yolda olanlarla ihtilafa dümek, inatlamak, (hakla) tartmak, haktan sapmak eklinde tefsir ediliyor. [12]

O halde Kur’an (veya dier semâvî kitaplar) yorumlanrken hedef onu hayat ina etmek için anlamak olmal; ama ayrlk (tefrika) çkarmak, kendi görüüne ona dayatmak, dünyalk bir çkar elde etmek olmamaldr.

Allah (c.c.) Kur’an’ insanlara sabit bir gerçeklik ve inandrc  delillerle indirdi. Ancak bazlar Hak’tan gelen bu gerçei gizledirler ve tahrif ettiler. Dahas kendilerine indirilen vahiy üzerinde ihtilaf ettiler. Bir ksmna inandlar bir ksmn inkâr ettiler. Ya da onu sihir veya masal diye nitelendirdiler. Böylece haktan, dorudan ve hidâyetten ayrlp gittiler.[13]

 

“Ne zaman insana nimetimizi bahetsek yüz çevirir ve yan çizer. Ne zaman da bana bir musibet gelse, balar yalvar yakar uzun uzadya dualar okumaya.

De ki: Ne dersiniz, eer o (Kur'an), Allah tarafndan ise, siz de onu inkâr etmiseniz o zaman (haktan) uzak bir ayrla (ikâk’n-baîd) düenden daha sapk kim vardr?” (Fussilet, 41/52)

Kur’an üphesiz Allah katndan olmasna ramen mürikler onu yalanladlar, inkâr ettiler. Böyle yapanlar kesinlikle sapkla düer, haktan uzaklar, hakikate yabanclarlar.[14]

Buradaki ‘fi-ikâk’l-baîd’i kesin bir çatma içine girmek’ eklinde de anlamak mümkün. Kalpleri Kur’an’a kar kapal olan (Fussilet, 41/5), Kur’an okunurken bakalarn gürültü yapmaya çaran, böylece onun sesini/etkisi ksmay (Fussilet 41/26) amaçlayan inatç inkârclar hakikatle yersiz bir çatmaya girerler ve ona muhalefet  ederler. [15]

Kur’an, peygamberlerin Allah’tan vahiy almalarna ramen sonuçta insan olduklarn vurguluyor. Onlara beerüstü nitelikler verilmesini doru bulmuyor. Hac sûresi 52. âyette geçtiine göre insan olmalar dolaysyla onlarn aklna, kendi görevlerine aykr olmayan düünceler ve arzular düebilir.

eytan onlarn insan olmalarndan faydalanarak zihinleri yanl eyler telkin etmeye çalr. Ancak Allah (c.c.) onlar görevleri açsndan eytanî vesveselere kar korur. eytann çabalarn boa çkarr. Âyetlerini elçilerin kalbine salamca yerletirir. Zira Allah’n el-Alîmdir (her eyi bilendir), el-Hakîmdir (her iini hikmetle yapandr). Arkasndan da öyle buyuruyor:

“(Allah, eytann böyle yapmasna müsaade eder ki) kalplerinde hastalk olanlar ve kalpleri katlaanlar için, eytann katt eyi bir deneme (vesilesi) yapsn. Zalimler, gerçekten (haktan) oldukça uzak bir ayrlk içindedirler (fi-ikâk’n-baîd).” (Hac, 22/53)

Hem Peygamber zamanndaki mürikler, hem de daha sonradan Allah’a irk koarak zalim olanlar, hak davete srt dönmekle kalmayp dümanlk besleyenler uzak bir sapkln, Allah’a iddetle muhalefet içindedirler ve haktan çok uzaktadrlar.”[16]

Buradaki “fi-ikâk’i’n-baîd”i, Türkçe mealler; “uzak bir ikâk içindeler”,  “derin bir ayrlk içindedirler”, “iddetli bir muhalefet ve dümanlk içindedirler”, “(hakdan) uzak bir ayrlk (ve muhalefet) içindedirler”, “derin bir yanlg içindedirler”, “geri dönülmez bir ayrlk ve kopu içindedirler”, “derin bir cepheleme içine girerler”, “derin bir yabanclama” eklinde çevirdiler.

ikâk içine giren kimse bütünden ayrld için hem derin bir kopua düer hem de bütüne, yani Tevhidi bütünlüe yabanclar. Bu da sonunda onu kendisiyle kavgal konumuna düürür. M.slâmolu ‘ikâk’a niçin ‘yabanclama’ manasn verdiinin  gerekçesini öyle açklyor: “Lafzen, ‘derin bir kopu’. Bu kopuun sahibi kendine kyan bir zalimdir. ikâk’n ‘muhalefet, kartlk’ anlam göz önüne alnrsa ‘yabanclama’ en uygun karlk gibi göründü. Zaten kelimenin semantik seyri de bizi ‘kendisiyle kavgal’ manasna ulatrr.”[17]

Kalplerinde hastalk bulunanlar ve hak davete kar inat edenler, hakikat karsnda uyumazlk halindedirler. Aralarnda ve kendi iç dünyalarnda dengesizlik ve badamazlk vardr. Sonuçta tevhidî bütünlükten kopup ayrla düenleri böyle bir sonuç bekler.

Bu âyete göre zalimler, yani hakk inkâr edenler ve Allah’a irk koarak iftira edenler “uzak bir ayrlk içindedirler”. Allah’a ve Rasûlüne kar muhalefet, isyan ve hidâyetin zdd bir konumdadrlar. Onlar inandklar, yaptklar ve söyledikleriyle onlardan uzaklayorlar. Allah’n emrine, onlar inanç, amel, söz, tasavvur ve idrak olarak davet ettii eylere kar gelmenin O’na ciddi bir muhalefet/isyan olduunu tasavvur edemiyorlar.[18]

 

Bu saplant ve muhalefet ile zulüm arasnda bir iliki vardr. Öyleyse ikâkn en beterine yuvarlanm kiiler zalimlerin ta kendileridir. Zalimler hem kendilerine, hem hakikate, hem de etkiledikleri kimselere hakszlk yaparlar.

Kur’an, zalimlerin uzak bir muhalefet/kopu/ayrlk içine dütüklerini söyledikten sonra öyle buyuruyor: “Ve ta ki kendilerine ilim verilenler, bunun Rablerinden gelen hak olduunu bilip ona iman etsinler ve onunla kalpleri rahat ve huzur bulsun. Muhakkak Allah iman edenleri doru yola iletir.” (Hac, 22/54)

Dipnot

(1). bni Manzur, Lisânu’l-Arab, Dâru Mektebetu’l-Hilâl, Beyrur thr. 8/111-112
(2). Isfehânî, R. el-Müfredât, Kahraman Yay. stanbul 1986, s: 387-388
(3). Esed, M. Kur’an Mesaj, aret Yay. stanbul 1996, 3/1182
(4). slâmolu, M. Hayat Kitab Kur’an, Düün Yay. stanbul 2008, 2/1071
(5).slâmolu, M. Hayat Kitab Kur’an, 2/1237
(6). Isfehânî, R. el-Müfredât, s: 387
(7). Öztürk, Y. N. slâmda Büyük Günahlar, Yeni Boyut Yay. stanbul 1994, s: 52-53
(8). Zuhayli. V. et-Tefsiru’l-Vecîz, Daru’l-Fikr, Dimek 1416, s: 233
(9). Öztürk, Y. N. slamda Büyük Günahlar, s: 53
(10). Heyet, Kur’an Yolu, DB Yay. Ankara 2003, 1/168
(11). Esed, M. Kur’an Mesaj, 1/47
(12). Heyet, Kur’an Yolu, 1/168
(13). Zuhayli, V. et-Tefsiru’l-Veciz, s: 27
(14). Zuhayli, V. et-Tefsiru’l-Veciz, s: 483
(15). Heyet, Kur’an Yolu,  4/621
(16). Mükâtil B. Süleymen, Tefsir, Dâru’l-Kütübi’l-Ilmiyye, Beyrut 2003, 2/387. Tefsiru’l-Hâzin, Dâru’l-Kütübi’l-Ilmiyye, Beyrut 2010, 3/263. Kurtubî, el-Câmiu Li-Ahkâmi’l-Kur’an, Dâru bni Hazm, Beyrut 1425-2004, 2/2119.Taberî, Dâru’l-Kütübi’l-Ilmiyye Beyrut 2005, Tefsir 9/179
(17). slâmolu, M. Hayat Kitab Kur’an, 1/652
(18). el-Cazâirî, Ebu Bekr, Eyseru’t-Tefâsir, Mektebetu’l-Asriyye, Sayda-Beyrut 2012-1433, 3/1116

 

Yazar: Hüseyin Kerim ECE / Vuslat Dergisi

 

Bu yaz 2535 defa okunmutur...

Yorum Ekle

Yazdr

YORUM LSTES

KATEGORDEK DER HABERLER

n

08/08/2022 - 10:21 SLAM’IN ASL KAYNAKLARINI DORU ANLAMANIN YÖNTEM ÜZERNE

n

04/10/2021 - 11:28 KÖTÜLÜKLERDEN ALIKOYAN NAMAZ HANG NAMAZDIR?

n

24/05/2021 - 03:53 GERÇEK KIYMET ÖLÇÜSÜ:  SALH VE BAK AMEL

n

05/04/2021 - 08:34 FELSEFENN ÇALDII NSANLAR

n

08/03/2021 - 11:02 TEVHDDEN HDAYETE  NEBEV RSALET

n

12/01/2021 - 11:25 TE TOPLUMUMUZUN HÂL BU

n

06/10/2020 - 02:15 PEYGAMBER EFENDMZN HCRET YOLCULUU

n

06/10/2020 - 11:27 EHTLER ÖLMEZ!

n

31/08/2020 - 04:09 SONUÇLARI TBARIYLA STFAR VE TÖVBE / Dr. Abdülkadir ERKUT

n

06/07/2020 - 09:49 GENÇLK NEREYE GDYOR? / Abdülhamit Kahraman

n

25/06/2020 - 10:51 MD TAM ZAMANI / Abdülhamit Kahraman

n

18/05/2020 - 12:33 CÂMLER KAPATILDI  CUMALAR KALDIRILDI AMA.. / Abdülhamit Kahraman

n

23/04/2020 - 04:29 RAMAZANDA HAYATIN VE ÖLÜMÜN MUHASEBESN YAPMAK / Dr. Muhlis AKAR 

n

23/04/2020 - 02:47 EHR- RAMAZAN VE SORUMLULUK BLNC / Prof. Dr. Ramazan ALTINTA

n

06/04/2020 - 10:26 HER HÂLMZE ÜKREDEBLMEK / Dr. Lamia LEVENT ABUL

n

30/03/2020 - 10:30 KULLUUN EN GÜZEL KIVAMI: HSAN / Prof. Dr. Safi ARPAGU

n

16/12/2019 - 10:13 HZ. PEYGAMBER (S.A.S.) DÖNEMNDE LM / Prof. Dr. akir GÖZÜTOK

n

30/08/2019 - 10:56 HARAMDAN HELALE HCRET ETMEK

n

29/08/2019 - 02:59 ZKR: KALPLER DRLTEN KSR

n

17/12/2018 - 01:05 ALLAH’A YÖNEL BLNCN TAZELEME: TÖVBE

n

17/12/2018 - 12:56 MANEV ARINMA: TÖVBE

n

19/11/2018 - 10:47 nanc kuanan gençler

n

19/11/2018 - 10:42 Hz. Peygamberi Gençlere Anlatabilmek

n

17/10/2018 - 03:38 Mescitlerde Namaz Klmak ve Takva Sahibi mam Olmak

n

30/03/2018 - 12:31 DEZM VE ATEZM BESLEYEN ÖNEML BR FAKTÖR BADETSZL

n

29/03/2018 - 12:11 MÜSLÜMANLARIN LK KIBLES MESCD- AKSA VE MÜBAREK EHR KUDÜS

n

04/01/2018 - 10:52 NEFS LE MÜCADELE CHAD-I EKBER

n

03/01/2018 - 11:14 DNÎ TEBLDE DL VE ÜSLUP NASIL OLMALIDIR?

n

14/11/2017 - 11:22 HZ. PEYGAMBER’ GÜNÜMÜZ NSANINA DORU ANLATMAK

n

02/10/2017 - 04:02 NSAN ONURU VE ALLAH’A KULLUK

n

02/10/2017 - 03:31 ASIL DN AIRI YORUM

n

02/10/2017 - 03:08 DN GÜVENL BALAMINDA DNN DORU ANLAILMASI VE YORUMLANMASI

n

19/08/2017 - 09:04 Kurban ya da Bandan Serçe Geçen Bir Çocuktur  SMAL

n

12/07/2017 - 10:42 NSANLIA KARI EN BÜYÜK GÜNAH:  FTNE

n

13/06/2017 - 12:14 RAMAZAN MEKTEB

n

13/06/2017 - 12:07 EMANET AHLAKI

n

13/06/2017 - 11:59 RAMAZAN MEDENYET

n

19/04/2017 - 03:16 HZ. PEYGAMBER VE GÜVEN TOPLUMU: DARU'S-SELAM

n

28/03/2017 - 02:41 SANAL DÜNYA VE  DEEN MAHREMYET

n

17/02/2017 - 03:17 PARALEL DNLER KMLER SEVER

n

17/02/2017 - 12:40 “HADS LM”NN SLÂMÎ LMLER ARASINDAK YER

n

13/02/2017 - 12:17 KALPLERNDE MARAZ BULUNANLAR: MÜNAFIKLAR

n

01/02/2017 - 11:12 TEFRKAYA DÜENLER GB OLMAYIN

n

29/12/2016 - 10:25 BR GÜVEN ABDES:  Muhammedü’l-Emin

n

19/12/2016 - 04:10 Fitne ve Fesadn Baka Bir Versiyonu: FTRA VE SUÇLAMA

n

18/10/2016 - 11:53 Bir Mektep Olarak CAM

n

26/09/2016 - 11:04 Peygambersiz slam Söylemi

n

22/09/2016 - 12:08 VCDANIMIZIN "Selfie"SN ÇEKEBLR MYZ ?

n

21/09/2016 - 02:57 Bo Vakit mi Dediniz?

n

10/08/2016 - 01:00 RASULULLAH (S.A.S.) BÖYLE BUYURDU

n

10/08/2016 - 12:44 Narsisistik Kiilik

n

14/06/2016 - 11:32 Ramazanda Gönülden Tevhidi Yaamak

n

06/06/2016 - 02:55 Kur’an kliminde yiliklerle Dinamik Bir Hayat nas

n

02/06/2016 - 04:44 Ramazan ve iYiLiK

n

02/05/2016 - 12:25 HZ. PEYGAMBER’N MESAJINI DORU ANLAMAK

n

08/04/2016 - 03:14 Younlam badet Mevsimi: “Üç Aylar”

n

24/03/2016 - 10:35 DUANIZ OLMASA

n

24/03/2016 - 10:31 SAHÂBE’NN PEYGAMBER SEVGS

n

01/02/2016 - 11:48 ZÂLME HAKKI SÖYLEMEK

n

19/01/2016 - 04:35 ZOR ZAMANDA Müslüman Olmak

n

18/01/2016 - 02:04 Huzurda Huu ile Durmak

n

18/01/2016 - 01:22 Aln Secdeye Varan Simalar

n

14/12/2015 - 11:41 HZ. AL (Ö: 40/660)’NN KUR’AN-I KERM ANLAYII

n

01/12/2015 - 02:21 SAHÂBE’NN PEYGAMBER SEVGS

n

26/11/2015 - 02:10 Namaz: Divan- lahîde Durup Tevhide Ermektir

n

19/11/2015 - 03:13 Kur’an ve Sünnet Perspektifinden Bilgi AHlAKI

n

19/11/2015 - 03:11 lim, Marifet ve Hikmet likisi

n

22/10/2015 - 12:39 Söz mü Sükût mu?

n

09/10/2015 - 02:23 Haccn Evrensel Boyutu

n

07/09/2015 - 04:20   KURBAN

n

07/09/2015 - 04:14 Mescitler Arasnda Mescid-i Aksa’ya Dair

n

06/07/2015 - 12:25 SADAKA- FITIR

n

06/07/2015 - 12:23 TERAVH NAMAZI

n

23/06/2015 - 03:48 eytann Telkini VESVESE

n

19/06/2015 - 04:50 RAMAZAN

n

15/06/2015 - 06:11 Kardelik ve Dostlua Açlan Pencere SELAM

n

15/06/2015 - 03:24 Vücutta Dolaan Sinsi Düman: eytan

n

12/06/2015 - 03:38 nsann Temel Bir Zaaf

n

12/06/2015 - 03:07 Mültecilere Hicret Yurdu            ya da Muhacire Ensar Olmak

n

06/05/2015 - 02:27 DERN BR MUHALEFET

n

27/04/2015 - 12:31 Merhameti Kuanmak

n

27/04/2015 - 12:30 iddet Karsnda rahmet Peygamberi 

n

17/01/2015 - 04:13 HADSLERN DORU ANLAILMASINDA VE YORUMLANMASINDA TAKP EDLECEK YÖNTEM

n

23/12/2014 - 04:13 Müslümann Varlkla mtihan

n

23/12/2014 - 04:12 slami Bakla Varlk ve Servet Algmz

n

16/12/2014 - 02:50 SÜNNET VAHY LKS

n

27/10/2014 - 03:06 Sabr-Sâbir

n

24/10/2014 - 04:08 Hz. Peygamber ve Genç Sahabiler

n

24/10/2014 - 03:59 Okunmas Gerekenler (12)

n

24/10/2014 - 03:53 slam’n Gençlik Tasavvuru

n

04/07/2014 - 03:29 BORÇ ve KARZ-I HASEN

n

30/06/2014 - 04:46 Ramazan klimi ve Helal Kazanç Bilinci

n

09/06/2014 - 11:33 ATÂLET TATL ZANNETMEK

n

05/05/2014 - 02:42 HZ. PEYGAMBER (S.A.S.)’N ADÂLET ANLAYII

n

09/04/2014 - 02:07 BR YÖNETC OLARAK RASULULLAH

n

21/03/2014 - 04:40 Allah’n Korumasn Hak Etmenin Yolu: Sabah Namaz

n

10/02/2014 - 02:47 Deerini Bilemediimiz ki Esiz Nimet: Salk ve Bo Zaman

n

04/10/2013 - 05:02 “Hakikat”in Nihai Temsilcisi:  Hz. Muhammed (s.a.s.) 

n

22/07/2013 - 03:39 Hz. Peygamber (s.a.s.)’in Asabiyetle Mücadelesi

n

22/07/2013 - 03:33 eytann kardeleri kimlerdir?
 

Site i Arama

10 Zilka'de 1444 |  30.05.2023

Bir Ayet

Bismillahirrahmanirrahim

"Size Rabbimin risaletini tebli ediyorum. (Ayrca) Size t veriyor ve sizin bilmediklerinizi ben Allah'tan biliyorum.

( Arf sresi - 62)

Bir Hadis

Zeyd bnu Talha bnu Rkne (Radiyallahu Anh) anlatyor: Resulullah (Sallallahu Aleyhi Vessellem) buyurdular ki:

"Her bir dinin kendine has bir ahlak vardr. slam'n ahlak haydr."



(Muvatta, Hsn'l-Hulk 9)

Bir Dua

Allahm! Sen yardm istenilensin, dualar ancak sana ular, dualar sen kabul
edersin, g ve kuvvet ancak Allah ile birlikte vardr.

(Tirmiz, Deavt, 94)

Hikmetli Sz

En gzel sz, dosdoru olandr.

Canl yayn

slam Ansiklopedisi

  Tasarm : Networkbil.NET

@2008 kuraniterbiye.Com