Ana Sayfa   |   Grntl Dersler  |  Sesli Dersler   |  Kur'an Aratrmalar   |  lmi YAZILAR   |  Aile Eitim Yazlar   |  ocuk Eitimi Yazlar   |  Yazarlar  |  letiim

Kur`an-i Kerim ve Mealleri

Namaz Sureleri Tefsiri

Cuma (Tefsir) Dersleri

Hadis Dersleri

Cami Dersleri

Hz. Peygamberin Hayat (s.a.v)

nsan Tanmak (Radyo)

Tv Programlar

Seminer ve Konferans

Ksa Dersler

zel Konular

Fkhi Konular

Aile Eitim Seminerleri

Foto Galeri

yelik Girii

Kull. Adı

:

Şifre

:
   

Ücretsiz yelik
Şifremi Unuttum

Gncel Videolar

Eitimcilere ZEL
Gazze Duas
Genlerle letiim (Gn- Reitpaa​)
Uyumlu Evlilik Yntemi (Bulgurlu)

Namaz Vakitleri

Saya

Sayac
Tekil (Bugn) 7932
Toplam 14742690
En Fazla 20355
Ortalama 2584
ye Says 1173
Bugn ye Olan 0
Online Ziyaretci
 
 

BORÇ ve KARZ-I HASEN

Bor sorumluluu, alacaklya kar vefa, borca sadakat ticretin temel esaslarndandr.
04/07/2014

Borç hem karlkl rza beyanna dayal bir akid, hem de muâmelât fkhnda en güçlü ahidlerdendir.  Bu gerçei unutmaynz. Her mü’min borcuna sadakat göstermeli ve onu vakti gelince en uygun ekilde ödemelidir. Borçlanrken içten gelerek ödeme niyeti tamaldr. Bu Allah’n bir hükmü, Rasûlü’nün sîretidir.

Allah Rasûlü (s.a.s.) Vedâ Hutbesi’nde mü’minlere ve ashabnn ahsnda bütün insanla sesleniyordu:

“Ashâbm!

Kimin yannda bir emânet, ödünç ald mal varsa onu sâhibine versin! Borç mutlaka ödenmelidir. Kefâlet üstlenen kii üstlendii kefaletten sorumludur.”

Borç sorumluluu, alacaklya kar vefa, borca sadakat ticâretin temel esaslarndandr.

Her insan dünyaya zimmet sahibi olarak gelir. Ticarî alanda ihtisas olmayan, yeterli hukukî bilgisi olmayan için izah zor bir kelime olan “zimmet”, hayat boyu insan ile birliktedir. Ksaca “sorumluluk üstlenebilme”, “yükümlü olabilme”, “lehinde veya aleyhinde hak sübutuna ehil olabilme” kabiliyeti olarak izah edebileceimiz bu kabiliyet, insan için son derece önemlidir. Çünkü biz buna dayanarak mal varlmzdan daha çok borçlanabiliyor, mes’ûliyetler üstlenebiliyoruz. Karmzdaki insanlar tarafndan bize güven duyulabiliyor, cemiyet içindeki yerimizi alabiliyor ve hareket alanmz geniletebiliyoruz.

O zaman bu vasfa sahip olma gereini yerine getirmek, borçlarmza vefa ve sadakat göstermek zorundayz. Aksi hem ahsiyetimizi yaralar, hem de ticarî hayatmza tamiri zor hasarlar verir. Nitekim günümüzde bu hasarlarn ne kadar arttna, maddî- manevî kayplarn ciddî derecelerde yaandna ahit oluyoruz.

Bu noktada bir bilgi paylamann lüzumuna inanyoruz:

Dilimizde borç kelimesi birkaç manada birden kullanlyor. Garp dillerinde de böyle olduu için, onu takip ve taklit eden hukuk sistemlerinde de böyle olduunu görüyoruz.

Bu yüzden bütün çeitleri ile satn alma, satma, kiralama, bedel karl insan çaltrma, rehin, kefâlet ve ödünç alma gibi ticâretle balantl bütün hükümler “Borçlar Hukuku” çerçevesinde incelenir ve deerlendirilir olmutur.

slâm Hukuku ise benzer yönleri olsa da her bir alan kendi içinde deerlendirmeyi ve farkllklarn dile getirmeyi tercih etmitir.

slâm hukukçular her bir alanla ilgili bilgiyi kendi bal altnda vermenin daha doru olduu kanaati ile hareket etmilerdir. Çünkü her bir borçlanma dierinin ayn deildir, slâm Hukuk dilinde her birinin ayr ad vardr.

Baknz Roma Hukukuna dayal Garp Hukuku kaynakl sistemde “borç” ve “borçlanma” olarak adlandrlan kelime yerine slâm hukukunda kaç kelime vardr ve bunlar neler ifade eder?

Borç” kelimesinin ihtiva ettii manalar:

1 – ltizam, vecîbe manas: Üstlenme, yerine getirme sorumluluu demektir. Üstlenilen nakid olabilecei gibi i veya mal da olabilir.

2 – Taahhüd ve edâ manas: Taraflardan birinin dierine kar yerine getirmek üzere anlat ve hukuken yerine getirmeye mecbur olduu ey demektir.

3 – Deyn manas: Satn alnan bir maln bedelini ödeme yükümlülüünü ifade eder.

4 – Karz manas: Ödünç alnan parann yükümlülüünü ifade eder.

Borç denilince halk arasnda daha çok bu son iki manann her ikisi birden anlalmaktadr. Her ne kadar böyle olsa da slâm hukukunda deyn ile karz arasnda ciddî farklar vardr. Borç esasen ödünç alnan parann deil, satn alnan bir maln bedelini ödeme yükümlülüünün, yani “deyn”kelimesinin karldr. Bu iki stlahn ayn kelime ile adlandrlmas dil ve hukuk açsndan bir eksikliktir.

Meselâ alnan mal karl üstlenilen borç, alacakl talep etse de tespit edilen ödeme tarihinden önce ödenmek zorunda deildir. Çünkü fiyat buna göre tespit edilmi, anlamalar bu tarih göz önünde tutularak yaplmtr. Vade de anlamann bir parçasdr. Hepsi birden ticâret çerçevesi içinde deerlendirilir.

Karz ise bir insann dier kardeine elindeki parasnn kullanma hakkn belli bir süre için devretmesidir. Onun ortaya çkan nakit ihtiyacn karlama, bir darln gidermedir. Bu da, ticâretten öte dostluk ve kardeliin gerei bir iyilik, bir ihsandr. Bunun için de “karz- hasen” olarak adlandrlm ve tevik edilmitir.

Kâinatn Efendisi’nin (s.a.s.) u müjdesi bunun bir misalidir:

“Kim, maddi zorluk içinde olan bir mü’minin elinden tutar maddi zorluunu giderir, iini kolaylatrrsa, Allah da onun dünya ve âhirette iini kolaylatrr.”[1]

Bir iyilik, bir ihsan olma sebebiyle karz, zaman açsndan balayc deildir. Karz- hasende bulunan insann ödünç verdii paray üzerinde konuulan vakitten önce istemesi, borçlu olan insan dara, skntya sokabilir, zorlayabilir. yilik yapan insan iyilii ve hayr kemale erdirmeyi de düünmelidir. Ancak kendisi dara dümüse, ihtiyaç duymayacan zannederken bir ihtiyac ortaya çkmsa kendisine herhangi bir borcu olmayan insann kapsn çalp ondan ödünç para isteyeceine, parasn ödünç verdii insann kapsn çalmas daha uygundur ve o kimse bu hakka sahiptir.

Ödünç para alan insanlarn önceden bu hukuku bilmeleri, birbirlerini gözetmeleri, günü gelince yine yardmlamalar, parann bir anda teminin çok kolay olmadnn farkna vararak hareket etmeleri, iyilii gönül krgnlna çevirmemeleri gerekir.

Ne yazk ki bunun aksine sk sk ahid olduumuz, kardelerimizin birbirlerini rencide ettiini gördüümüz için böyle bir ikaza ihtiyaç duyduk.

Tekrar vurgulayalm: Deyn zaman açsndan balaycdr, borçlunun günü gelmeden vermeme hakk vardr, karz balayc deildir, alacakl ihtiyaç duyduu an uygun bir üslupla ve uygun bir ekilde parasn isteme hakkna sahiptir.

er’-i erifin bu hükmü bilinmelidir ki, dostlar birbirini krmasn, incitmesin.

Ac hakikat bize ilerin tersine döndüünü gösteriyor. Vakti geldii halde deyn ödenmiyor, ödeme için ayak sürünüyor, geçen günlere yeni günler, yeni aylar eklemek ve bunun için bahaneler bulmak marifet saylyor, bu durum ticâretin vazgeçilmezleri veya kabullenilmileri olarak ticâretin içindeki yerini alyor.

Karz- hasende bulunan insan da, brakn ihtiyac olunca vaktinden önce alma hakkn kullanmay, “bir gün gelir belki ödenir” duygusu ile günleri aylar sayyor. Vaad edilen vakit gelmeden isteyen ise neredeyse hain ilan ediliyor.

Böyle olunca da kimse kimseye karz- hasende bulunmak, dolaysyla yardmc olmak istemiyor, bu durumu da; “iyi iken kötü olmayalm” diye izah ediyor.

Muhtaç ve sknt içinde olan insann borcunu ödeyememesi, bu durumda ne yapmas ve kendisine nasl muamele edilmesi gerektii ayrca incelenmesi gereken bir husustur. Ancak ödeme imkân varken borcu ödememek, kardaki insann içinde bulunduu durumu, onun da borçlar olabileceini ve alacakllarnn yol gözlediini düünmeden vakit kazanmaya çalmak, ii sürüncemede brakmak doru deildir, yapan kiiye vebal kazandrr; ticârete de zarar verir. Allah Rasûlü’nün (s.a.s.); “Mal varl olan insann borcunu ödemeyip sündürmesi bir zulümdür,[2] ikazn unutmaynz.

Mü’minlerin Emiri Ömeru’l-Fâruk’tan (r.a.) bize ulaan bir hatra unutulmamas, sohbet meclislerinde paylalmas, ibret için müzakere edilmesi gereken bir hatradr. Hatra son günlerine aittir.

Ömer (r.a.) hançerle yaralanmtr. Geri dönüü olmayan bir yolculua çktn anlaynca kz Hafsa Vâlidemiz’i ve olu Abdullah’ (r.a.) yanna çartmtr. Onlara; “-Bütün babalar çocuklarna miras brakyor, ben ise sizlere brakamyorum. Üstelik borçlarm da var. Ben ölünce bu evimi satn, parasyla borçlarm ödeyin. Evin paras borçlar ödemeye yetmezse Adiyy Oullarndan yardm isteyin. Rabbimin huzuruna boynumda borç tayarak varmak istemiyorum!” demitir.

Adiyy Oullar Hz. Ömer’in sülalesidir. Evin parasnn borçlarna yetmeyeceini tahmin ettii için onlardan yardm istenmesini istemitir. 

Hz. Ömer’in vefatndan sonra bu evi satlm, paras borçlarna verilmitir.[3]O günden sonra da evin ad “Dâru Kadâi’d-Deyn” (Borç Ödeme Evi) olarak kalmtr. Hatta baz rivayetlerde “Dâru Kadâi Deyni Ömer” (Ömer’in Borcunu Ödeme Evi) olarak zikredilir.

Daha sonra hem bu isim uzun geldii, hem de insanlar tarafndan evin borç karl satl maruf hale geldii için ksaltlarak “Dâru’l-Kadâ” olarak dillerde ve kaynaklarda zikredilmeye balam, tarihe de böyle geçmitir.

Nitekim hem Sahih-i Buhârî, hem de Müslim’de yer alan ve Efendimiz’den hutbede iken yamur yamas için duâ talep edildiini dile getirilen hadiste ad böyle geçer. Hadisi sonraki günlerde, yeni nesillere rivayet eden Enes bn Mâlik bu talepte bulunan kiinin “Dâru’l-Kadâ” tarafna düen kapdan mescide girdiini anlatr.[4]

“Dâru’l-Kadâ”, kble istikametine dönünce mescidin sa tarafnda yani mescidin bat istikametinde, bu gün “Bâbu’r-Rahme” olarak anlan kapnn önlerindedir.[5]

Ömeru’l-Faruk’un son anlarndan bize ulaan bu haber, her mü’minin yüreini titretmelidir. Onda birçok ibret levhas vardr. Biz, en lüzumlu olduklarna inandklarmzdan üçünü dile getirelim. Onlar dierlerine k tutacaktr:

1 – Hz. Ömer, on yl geçkin halifelik yapmtr. Onun devri zaferlerin ve fetihlerin birbirini takip ettii yllardr. Medîne’ye o günlere kadar hayal bile edilemeyen ganimetler yam, pe pee hazineler gelmitir. Bu ganimetlerin taksimi günlerce sürmütür.

Borç içinde ölen bu aziz insan, bu hazinelerin çou elinden gelip geçen, yani onlar mü’minlere datan halifedir. Sadece bunun bile insana çok ey anlatmaya yeteceini zannediyorum.

Dünyala iltifat etmemi, her ölen insan gibi dünya metan yannda götürmemi, geride unutulmayan bir ad, ad dile geldikçe duâ eden gönüller ve kendisine imrenen insanlar brakmtr. 

2 - Borcun ihmale uramamas için tedbir, vakit kaybetmeden ödenmesi için vasiyet.

Böylece hayatta kalanlara güzel örneklik, hayata göz yumarken duyulmak istenen iç rahatl, gönül huzuru.

3 - Borca sadakat. Borç sorumluluu tayarak Rabbin huzuruna varmama, dier bir ifadeyle de Rabbin huzuruna kul hakk tamadan varma uuru.

slâm’n emri budur. Bizim de bu çerçevede vurgulamak istediimiz hakikat de budur…

Bir eyi yaayarak söylemek üphesiz çok daha tesirlidir. Hz Ömer’in yapt sözlerden çok daha tesirlidir.

Karz ise deynden daha güçlü bir borç çeididir. Bu hakikati de unutmayalm…

 

Dipnot

 


(1)- Sahih-i Müslim, Zikir (4/ 2074).

(2)- Hadis, müttefekun aleyh bir hadistir. Bak: Sahih-i Buharî, Havale (10/ 105), stikraz (10/ 246), Sahih-i Müslim, Müsâkât (3/ 1197 H. No: 1564).

(3)- Vefâü’l-Vefâ Bi Ahbâri Dâri’l-Mustafa, Semhûdî (2/ 221-223, Büyûtu’s-Sahabe Havle’l-Mescidi’n-Nebeviyyi’-erif (s. 136-137). 

(4)- Bak: Sahih-i Buhârî, stiskâ (6/ 24), Sahih-i Müslim (2/ 614 H. No: 897).

(5)- “Dâru’l-Kadâ” bu tarihten yüzyl geçkin bir süre daha ayakta kalmtr. Hicrî 138 tarihinde Medine’ye vali olan Ziyad bn Ubeydillah tarafndan yklarak arsas Mescid-i Nebî’nin avlusuna katlmtr. (Vefâü’l-Vefâ 2/ 222, 223).

 

Bu yaz 3157 defa okunmutur...

Yorum Ekle

Yazdr

YORUM LSTES

KATEGORDEK DER HABERLER

n

27/11/2023 - 09:29 MAN VE SAMMYET

n

08/08/2022 - 10:21 SLAM’IN ASL KAYNAKLARINI DORU ANLAMANIN YÖNTEM ÜZERNE

n

04/10/2021 - 11:28 KÖTÜLÜKLERDEN ALIKOYAN NAMAZ HANG NAMAZDIR?

n

24/05/2021 - 03:53 GERÇEK KIYMET ÖLÇÜSÜ:  SALH VE BAK AMEL

n

05/04/2021 - 08:34 FELSEFENN ÇALDII NSANLAR

n

08/03/2021 - 11:02 TEVHDDEN HDAYETE  NEBEV RSALET

n

12/01/2021 - 11:25 TE TOPLUMUMUZUN HÂL BU

n

06/10/2020 - 02:15 PEYGAMBER EFENDMZN HCRET YOLCULUU

n

06/10/2020 - 11:27 EHTLER ÖLMEZ!

n

31/08/2020 - 04:09 SONUÇLARI TBARIYLA STFAR VE TÖVBE / Dr. Abdülkadir ERKUT

n

06/07/2020 - 09:49 GENÇLK NEREYE GDYOR? / Abdülhamit Kahraman

n

25/06/2020 - 10:51 MD TAM ZAMANI / Abdülhamit Kahraman

n

18/05/2020 - 12:33 CÂMLER KAPATILDI  CUMALAR KALDIRILDI AMA.. / Abdülhamit Kahraman

n

23/04/2020 - 04:29 RAMAZANDA HAYATIN VE ÖLÜMÜN MUHASEBESN YAPMAK / Dr. Muhlis AKAR 

n

23/04/2020 - 02:47 EHR- RAMAZAN VE SORUMLULUK BLNC / Prof. Dr. Ramazan ALTINTA

n

06/04/2020 - 10:26 HER HÂLMZE ÜKREDEBLMEK / Dr. Lamia LEVENT ABUL

n

30/03/2020 - 10:30 KULLUUN EN GÜZEL KIVAMI: HSAN / Prof. Dr. Safi ARPAGU

n

16/12/2019 - 10:13 HZ. PEYGAMBER (S.A.S.) DÖNEMNDE LM / Prof. Dr. akir GÖZÜTOK

n

30/08/2019 - 10:56 HARAMDAN HELALE HCRET ETMEK

n

29/08/2019 - 02:59 ZKR: KALPLER DRLTEN KSR

n

17/12/2018 - 01:05 ALLAH’A YÖNEL BLNCN TAZELEME: TÖVBE

n

17/12/2018 - 12:56 MANEV ARINMA: TÖVBE

n

19/11/2018 - 10:47 nanc kuanan gençler

n

19/11/2018 - 10:42 Hz. Peygamberi Gençlere Anlatabilmek

n

17/10/2018 - 03:38 Mescitlerde Namaz Klmak ve Takva Sahibi mam Olmak

n

30/03/2018 - 12:31 DEZM VE ATEZM BESLEYEN ÖNEML BR FAKTÖR BADETSZL

n

29/03/2018 - 12:11 MÜSLÜMANLARIN LK KIBLES MESCD- AKSA VE MÜBAREK EHR KUDÜS

n

04/01/2018 - 10:52 NEFS LE MÜCADELE CHAD-I EKBER

n

03/01/2018 - 11:14 DNÎ TEBLDE DL VE ÜSLUP NASIL OLMALIDIR?

n

14/11/2017 - 11:22 HZ. PEYGAMBER’ GÜNÜMÜZ NSANINA DORU ANLATMAK

n

02/10/2017 - 04:02 NSAN ONURU VE ALLAH’A KULLUK

n

02/10/2017 - 03:31 ASIL DN AIRI YORUM

n

02/10/2017 - 03:08 DN GÜVENL BALAMINDA DNN DORU ANLAILMASI VE YORUMLANMASI

n

19/08/2017 - 09:04 Kurban ya da Bandan Serçe Geçen Bir Çocuktur  SMAL

n

12/07/2017 - 10:42 NSANLIA KARI EN BÜYÜK GÜNAH:  FTNE

n

13/06/2017 - 12:14 RAMAZAN MEKTEB

n

13/06/2017 - 12:07 EMANET AHLAKI

n

13/06/2017 - 11:59 RAMAZAN MEDENYET

n

19/04/2017 - 03:16 HZ. PEYGAMBER VE GÜVEN TOPLUMU: DARU'S-SELAM

n

28/03/2017 - 02:41 SANAL DÜNYA VE  DEEN MAHREMYET

n

17/02/2017 - 03:17 PARALEL DNLER KMLER SEVER

n

17/02/2017 - 12:40 “HADS LM”NN SLÂMÎ LMLER ARASINDAK YER

n

13/02/2017 - 12:17 KALPLERNDE MARAZ BULUNANLAR: MÜNAFIKLAR

n

01/02/2017 - 11:12 TEFRKAYA DÜENLER GB OLMAYIN

n

29/12/2016 - 10:25 BR GÜVEN ABDES:  Muhammedü’l-Emin

n

19/12/2016 - 04:10 Fitne ve Fesadn Baka Bir Versiyonu: FTRA VE SUÇLAMA

n

18/10/2016 - 11:53 Bir Mektep Olarak CAM

n

26/09/2016 - 11:04 Peygambersiz slam Söylemi

n

22/09/2016 - 12:08 VCDANIMIZIN "Selfie"SN ÇEKEBLR MYZ ?

n

21/09/2016 - 02:57 Bo Vakit mi Dediniz?

n

10/08/2016 - 01:00 RASULULLAH (S.A.S.) BÖYLE BUYURDU

n

10/08/2016 - 12:44 Narsisistik Kiilik

n

14/06/2016 - 11:32 Ramazanda Gönülden Tevhidi Yaamak

n

06/06/2016 - 02:55 Kur’an kliminde yiliklerle Dinamik Bir Hayat nas

n

02/06/2016 - 04:44 Ramazan ve iYiLiK

n

02/05/2016 - 12:25 HZ. PEYGAMBER’N MESAJINI DORU ANLAMAK

n

08/04/2016 - 03:14 Younlam badet Mevsimi: “Üç Aylar”

n

24/03/2016 - 10:35 DUANIZ OLMASA

n

24/03/2016 - 10:31 SAHÂBE’NN PEYGAMBER SEVGS

n

01/02/2016 - 11:48 ZÂLME HAKKI SÖYLEMEK

n

19/01/2016 - 04:35 ZOR ZAMANDA Müslüman Olmak

n

18/01/2016 - 02:04 Huzurda Huu ile Durmak

n

18/01/2016 - 01:22 Aln Secdeye Varan Simalar

n

14/12/2015 - 11:41 HZ. AL (Ö: 40/660)’NN KUR’AN-I KERM ANLAYII

n

01/12/2015 - 02:21 SAHÂBE’NN PEYGAMBER SEVGS

n

26/11/2015 - 02:10 Namaz: Divan- lahîde Durup Tevhide Ermektir

n

19/11/2015 - 03:13 Kur’an ve Sünnet Perspektifinden Bilgi AHlAKI

n

19/11/2015 - 03:11 lim, Marifet ve Hikmet likisi

n

22/10/2015 - 12:39 Söz mü Sükût mu?

n

09/10/2015 - 02:23 Haccn Evrensel Boyutu

n

07/09/2015 - 04:20   KURBAN

n

07/09/2015 - 04:14 Mescitler Arasnda Mescid-i Aksa’ya Dair

n

06/07/2015 - 12:25 SADAKA- FITIR

n

06/07/2015 - 12:23 TERAVH NAMAZI

n

23/06/2015 - 03:48 eytann Telkini VESVESE

n

19/06/2015 - 04:50 RAMAZAN

n

15/06/2015 - 06:11 Kardelik ve Dostlua Açlan Pencere SELAM

n

15/06/2015 - 03:24 Vücutta Dolaan Sinsi Düman: eytan

n

12/06/2015 - 03:38 nsann Temel Bir Zaaf

n

12/06/2015 - 03:07 Mültecilere Hicret Yurdu            ya da Muhacire Ensar Olmak

n

06/05/2015 - 02:27 DERN BR MUHALEFET

n

27/04/2015 - 12:31 Merhameti Kuanmak

n

27/04/2015 - 12:30 iddet Karsnda rahmet Peygamberi 

n

17/01/2015 - 04:13 HADSLERN DORU ANLAILMASINDA VE YORUMLANMASINDA TAKP EDLECEK YÖNTEM

n

23/12/2014 - 04:13 Müslümann Varlkla mtihan

n

23/12/2014 - 04:12 slami Bakla Varlk ve Servet Algmz

n

16/12/2014 - 02:50 SÜNNET VAHY LKS

n

27/10/2014 - 03:06 Sabr-Sâbir

n

24/10/2014 - 04:08 Hz. Peygamber ve Genç Sahabiler

n

24/10/2014 - 03:59 Okunmas Gerekenler (12)

n

24/10/2014 - 03:53 slam’n Gençlik Tasavvuru

n

04/07/2014 - 03:29 BORÇ ve KARZ-I HASEN

n

30/06/2014 - 04:46 Ramazan klimi ve Helal Kazanç Bilinci

n

09/06/2014 - 11:33 ATÂLET TATL ZANNETMEK

n

05/05/2014 - 02:42 HZ. PEYGAMBER (S.A.S.)’N ADÂLET ANLAYII

n

09/04/2014 - 02:07 BR YÖNETC OLARAK RASULULLAH

n

21/03/2014 - 04:40 Allah’n Korumasn Hak Etmenin Yolu: Sabah Namaz

n

10/02/2014 - 02:47 Deerini Bilemediimiz ki Esiz Nimet: Salk ve Bo Zaman

n

04/10/2013 - 05:02 “Hakikat”in Nihai Temsilcisi:  Hz. Muhammed (s.a.s.) 

n

22/07/2013 - 03:39 Hz. Peygamber (s.a.s.)’in Asabiyetle Mücadelesi
 

Site i Arama

16 Cemziye'l-Evvel 1445 |  29.11.2023

Bir Ayet

Bismillahirrahmanirrahim

Eer Allah size yardm ederse, artk size galip gelecek (yenecek) yoktur ve eer sizi yardmsz (ortada) brakacak olursa, Ondan sonra size kim yardm edebilir ki?
yleyse m'minler, artk yalnzca Allah'a tevekkl etsinler.



( Al-i mran Suresi - 160)

Bir Hadis

Ebu Mes'ud el-Bedr (radyallahu anh) anlatyor:

Hz. Reslullah (aleyhissaltu vesselm) buyurdular ki:

"Mslman kii, ailesinin nafakas iin harcar ve bundan sevap umarsa bu ona sadaka olur."


[Buhar, Nafakt 1, man 41; Mslim, Zekt 48 ; Nes, Zekt 60; Tirmiz, Birr 42]

Bir Dua

"Rabbim, eer onlara va'dolunan (azab) mutlaka bana gstereceksen,"
"Rabbim, bu durumda beni zulmeden kavmin iinde brakma." (M'minun Suresi 39)

Peygamberizin yapmas istenen dua

Hikmetli Sz

Her eyi boazna atan zengin, fakir hkmndedir. d Allah dinini dzelten kiinin dnyasn da dzeltir.

Canl yayn

slam Ansiklopedisi

  Tasarm : Networkbil.NET

@2008 kuraniterbiye.Com