Ana Sayfa   |   Grntl Dersler  |  Sesli Dersler   |  Kur'an Aratrmalar   |  lmi YAZILAR   |  Aile Eitim Yazlar   |  ocuk Eitimi Yazlar   |  Yazarlar  |  letiim

Kur`an-i Kerim ve Mealleri

Namaz Sureleri Tefsiri

Cuma (Tefsir) Dersleri

Hadis Dersleri

Cami Dersleri

Hz. Peygamberin Hayat (s.a.v)

nsan Tanmak (Radyo)

Tv Programlar

Seminer ve Konferans

Ksa Dersler

zel Konular

Fkhi Konular

Aile Eitim Seminerleri

Foto Galeri

yelik Girii

Kull. Adı

:

Şifre

:
   

Ücretsiz yelik
Şifremi Unuttum

Gncel Videolar

Eitimcilere ZEL
Gazze Duas
Genlerle letiim (Gn- Reitpaa​)
Uyumlu Evlilik Yntemi (Bulgurlu)

Namaz Vakitleri

Saya

Sayac
Tekil (Bugn) 7759
Toplam 14742517
En Fazla 20355
Ortalama 2584
ye Says 1173
Bugn ye Olan 0
Online Ziyaretci
 
 

ASIL DN

AIRI YORUM

Dinin yegne kayna Allahtr ve din Onun koyduu kanunlar btndr. Bu kanunlar Yce Allah, grevlendirdii peygamberine indirdii vahiyle bildirir. Ancak peygamberin grevi sadece bildirmekle snrl deildir, bunun yan sra gelen bilginin hayata nasl uygulanaca da onun grevleri arasndadr.
02/10/2017

Dinin mahiyeti

slam âlimleri dini, “Akl sahibini kendi özgür iradesi ile hayrl sonuca götüren ilahî kanundur.” diye tarif ederler. Tarifte muhatabnn akln özgürce kullanabilme özelliine kuvvetli vurgu vardr. Bu yüzdendir ki akl veya özgür iradesi olmayan kii dinen sorumlu tutulamaz. kinci temel özellik, dinin insan hayrl sonuca götürmesidir. Buradaki hayrl sonuç ksa vadeli, zevk ve arzulara cevap veren deil, insann insanca yaamasn salayan, çevreye ve hemcinslerine zarar vermeyen, geride hiçbir kötülük izi brakmayan bir hayat öngörmesinin yannda ölüm sonrasnda insana ebedî bir mutluluk taahhüdünde bulunuyor olmasdr. Bu yüzden Yüce Allah kullarndan hem dünya mutluluu hem de ahiret mutluunun eit oranda istenmesini emir buyurmutur. Yukardaki tarifte geçen en önemli unsur dinin ilahî bir kanun olduu tespit ve vurgusudur. Bu ayn zamanda dinin kaynann da ilahî olduunu yani dinin esaslarnn Allah tarafndan belirlendiini ifade eder.

Dinin kayna

Yukardaki tespite göre dinin yegâne kayna Allah’tr ve din O’nun koyduu kanunlar bütünüdür. Bu kanunlar Yüce Allah, görevlendirdii peygamberine indirdii vahiyle bildirir. Ancak peygamberin görevi sadece bildirmekle snrl deildir, bunun yan sra gelen bilginin hayata nasl uygulanaca da onun görevleri arasndadr. Bu durumda peygamber bir yandan gelen vahyi eksiklik ve fazlalk olmakszn insanlara olduu gibi bildirirken dier yandan bu vahyin uygulamasn insanlara göstermesi gerekir. Bütün bu görevleri yerine getirirken peygamberler ilahî koruma, gözetim ve denetim altndadr. Dier bir deyile peygamberler masumiyet veya ismet ad verilen bir nevi dokunulmazlk sfatna mazhar klnrlar. Bu sfat gerei, peygamberler gelen vahyi eksiklik, fazlalk ve deitirme gibi hiçbir kusura uratmakszn insanlara bildirme imkânna kavuturulurlar. Peygamberlerin gelen vahyi uygulamalarnda da ayn ekilde bir denetim söz konusudur. Yanl bir uygulama olduu takdirde derhal uyarlarak yanllk süreklilik kazanmadan ve zararl bir gelenek olumadan daha batan tamir ve tadil edilir. Peygamberlerin getirdii vahiy bütününe kitap denilirken bu kitabn hayata uygulamasna sünnet denilmitir. Peygamberimiz Muhammed Mustafa’ya (s.a.s.) indirilen kitap Kur’an’dr, O’nun Kur’an’ sahabesiyle birlikte hayata uygulamas ise sünnettir. Sünnetin uygulamasnda sahabenin ittifak ettii hususlar, sahabe icma olarak anlm ve bu icman en kuvvetlisi kabul edilmitir. Sahabeden sonra tabiin ve tebe-i tabiin bu uygulamay devam ettirmi ve böylece slam dininin kural ve kaideleri yerleik uygulamaya dönümü ve geleneksel bir yap özellii kazanarak tarihî derinlie kavumutur. Bu yüzden olsa gerektir ki Hz. Peygamber (s.a.s.) “En hayrlnz benim asrmda yaam olanlar, sonra onlar takip edenler, sonra onlar takip edenlerdir.” (bk. Buharî, “ehâdât”, 9; Müslim, “Fedâilu’s-sahâbe”, 212.) diyerek slam’n tarihi derinlie kavumasna hizmet etmi olan bu üç nesli övmütür.

Sünnet, Peygamberimizin Kur’an’ açklamas ve hayata uygulamas ise, ne sünneti Kur’an’dan bamsz ne de Kur’an’ sünnetten bamsz düünmek mümkündür. Öte yandan Kur’an ve sünnetin çizdii çerçevenin korunmas için üçüncü bir yol sahabeden balamak üzere dinî esaslar üzerinde ittifak yani icma oluturulmu olmasdr. Kur’an ve sünnetteki ilkeler çerçevesinde zaman, mekân ve gelien artlara göre din içerisinde yeni yorumlar getirilmesi ise kyas, içtihat veya fetva ile mümkün olmaktadr. Ancak kyas, içtihat ve fetva ile getirilen yorumlar dinde mutlak balayc deildir. Dolaysyla insanlar Allah’n bir nimet olarak verdii akllarn ve özgür iradelerini kullanarak bunlar içerisinde tercihte bulunabilirler.

Sünnetin intikali

Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.s.) sünneti olan bütün açklama ve uygulamalarn hayattayken ortaya koymutur. O’nun sünnet-i seniyyesi olarak adlandrlan bu uygulama ve açklamalar, sahabeden balamak üzere nesilden nesle aktarlarak salam ve salkl bir ekilde bize kadar ulatrlmtr. Allah’n kitab Kur’an- Kerim’in yannda bizim için ikinci kaynamz ite bu sünnet-i seniyyedir. Bunun dnda Hz. Peygamber’in rüyayla veya baka bir yolla açklamada bulunmas veya kabir âleminden talimat vermesi söz konusu deildir. Nitekim hadis âlimlerinin Hz. Peygamber’in hayattayken söyledii sözlerin ancak hadis kabul edilebilecei, bunun shhatinin de senet yoluyla tespit edilebilecei; rüya, keif ve keramet gibi birtakm yollarla asla hadisin shhatinin tespit edilemeyecei üzerinde geni çapl ittifaklar söz konusudur. Dinin emniyeti ancak bu yolla ve bu ekilde salanr ve sürdürülebilir.

Dinde ar yorumlar

Dinde ar yorumlar yukarda zikredilen Kur’an ve sünnet snrlarnn zorlanmas veya tahrife varacak ekilde yorumlara gidilmesiyle ortaya çkar. Bu arlk indirgemeci ve eklemeci olmak üzere iki türlü tezahür eder. ndirgemeciler dini, belli bir delil veya anlayla snrlarken eklemeciler dinde olmayan birtakm hususlar dine ilave etmek suretiyle Kur’an ve sünnet snrlarn aan bir çerçeve olutururlar. Tarihte birinci kesimin örnei dini Kur’an ile snrlayan Hariciler eklinde ortaya çkarken ikinci kesim tüm bidatçlar ve hurafecileri içine almaktadr. Bu problemin iaretleri Hz. Peygamber (s.a.s.) zamannda da görüldüü için Hucurat suresinin ilk ayetinde, “Ey iman edenler, Allah ve Rasulünün önüne geçmeyin.” buyrulmutur. Bu uyary mam Matüridi, yaratma ve emretme Allah’a aittir. Sizler emir, söz, fiil ve hüküm koyma hususunda Allah’n ve Rasülünün önüne geçmeyin. Yani dinde ar bir anlaya gitmeyin ve çizilen çerçeveyi koruyun eklinde anlamtr. (bk. Te’vilâtü’lKur’an, anlan ayetin yorumu)

ndirgemeci anlaylar

Günümüzde baz kesimler dine ve dinî deerlere modern zamanlarn etkisi ve basks altnda bir yaklam sergilemektedirler. Bu yaklam sömürge dönemiyle balam ve hz kazanmtr. Nitekim modern dünyann hzl ilerleyii karsnda akna dönen sömürge dönemi aydnlarnn bir ksm, dini bütünüyle yük olarak görürken, bunun tam ztt kutupta bulunanlar, dinden olan her eyi koruma çabasna girmilerdir. Üçüncü grup ise geçmiin bütün arlklarn tamak yerine yeniden Kur’an ve sünnete dönerek oradan alnacak malzeme ve ruh ile yeni bir yaplanmaya gitmenin hayalini kurmulardr. Bu hayalin gerçee tekabül eden taraf olmakla birlikte bin yl akn bir hafzay silip deyim yerindeyse sfr hafza ile Kur’an ve sünnetin yeniden yorumunun nasl yaplaca problemine yönelik bir çözüm henüz getirilebilmi deildir. Bu düüncede olanlarn bir ksm sünneti de yük olarak görüp sadece Kur’an ile yetinmenin doru olacan ileri sürmülerdir. Nitekim günümüzde kendilerini Kur’an slam taraftar eklinde isimlendirenler bu anlay temsil etmektedirler.

Anlan anlaya zt olarak gelien zihniyet ise deyim yerindeyse Kur’an’ tamamen veya ksmen bir tarafa brakp sadece hadis külliyat içinden seçtikleri belli hadislerle inanç ve hayat tarz oluturmaya çalmaktadrlar. Bunlardan bir ksm daha da ileri giderek uydurma hadisleri bile bir hüküm kayna olarak görmektedirler. Hâlbuki slam tarihi içinde Kur’an ve sünnet zeminine dayanan iki temel ilimden birisi fkh dieri ise kelâmdr. Bunlar âdeta bir madalyonun iki yüzü gibidir. Hadis ilimleri birer rivayet ilmidir. Hadislerin zihniyete tekabül eden tarafn fkh ve kelam ilimleri temsil eder. Ehlihadis kesimin hayata yönelik tarihte ortaya koyduu çalmalar, aslnda birer fkh çalmalardr. Kelam ve fkh gibi köklü iki ilmin yerine mücerret hadisleri koyup âdeta yeniden inanç/din ina etmeye kalkmak, bir açdan Kur’an slam zihniyetini tersinden taklit etmek dier açdan ise Hz. Peygamber’in övdüü ilk üç nesil olan sahabe, tabiî ve tebe-i tabiinin rolünü yok saymaktr.

Eklemeci anlaylar

Bu kesimi, slam düüncesinde standart hale gelmi temel delillerin dna çkanlar, delil uyduranlar ve dinin kendisine eklemede bulunanlar eklinde üç grup olarak ele almak mümkündür.

Yukarda dinin temel delillerinin kitap, sünnet, icma ve kyas olduu belirtilmiti. Bu delillerin dnda rüya, keif, keramet, ilham gibi delilleri dinde hüküm koyma arac olarak görmek ve bunlardan hareketle dinî hüküm ve deer ihdas etmek eklemeci din anlay anlamna gelir. Çünkü rüya ve benzeri kesin olmayan delillerin dinde bir balaycl söz konusu deildir. Dier bir deyile bu tür delillerin ne kiisel ne de toplumsal düzeyde bir balayclndan bahsedilemez. Bunlarn kiisel düzeyde delil kabul edilmesi, dorudan ya da dolayl ikinci kiileri ilgilendiren hukuki veya psikolojik sonuçlara yol açmamasna baldr. nsanlar tek bana yaamadna göre, bir kiiyi etkileyen her olayn onunla iliki ve iletiim haline olan herkesi bir ekilde etkilemesi kaçnlmazdr. Dolaysyla bu delillerin kiisel balayclndan da söz edilemez. Öte yandan bu tür olgu ve olaylarn toplumda yönlendirici bir amaçla kullanlmas ise dinen kabul edilebilir deildir. Çünkü slam’a göre din, ancak akl sal yerinde olan ve özgür iradesi ile hareket edebilen kiinin kabul ettii ve yaad ilahî kanundur. Dolaysyla kiinin aklna ve özgür iradesine müdahale edilmesi dinen doru deildir, çünkü böylesi bir giriim insan insanlndan uzaklatrma sonucunu dourur. Bu türden bir müdahale olmakszn yaplan tavsiye, nasihat, irat veya yol gösterme bile son tahlilde muhatap olan kiinin iradesine havale edilir.

Eklemecilerin ikinci ksmn oluturan delil uyduranlar, Hz. Peygamber (s.a.s.) tarafndan söylenmemi söz veya uygulamalar ona nispet ederek söyleyenlerdir. Bunlara tarihte hadis uydurmaclar denilmektedir. Nitekim günümüzde benzer baz kesimler uydurma hadislerle dini anlatmaya ve insanlar yönlendirmeye çalmaktadrlar. Hâlbuki Peygamberimiz, “Benim adma kasten yalan uyduran, cehennemdeki yerini hazrlasn.” (Buharî, lim, 38.) sözüyle bu ii yapanlar açkça tehdit etmitir. Dolaysyla uydurma bir hadisle dinde birtakm hükümler ve deerler ihdas etmek Hz. Peygamber’in tehdidine maruz kalmak anlamna gelir. Bu kesimden bazlarnn Hz. Peygamberden kald düünülen baz hatralarn ticari ve itibari menfaat elde etme yönünde kullanlmasna yönelik görü ileri sürmeleri delil uydurmaya bir baka örnektir. Bu hatralarn bu ekilde kullanlmasna yönelik bir delil olmad gibi ilk üç asrda böyle bir uygulama da söz konusu deildir.

Üçüncü grup ise dinde olmayan birtakm hususlar dinden gösteren veya dine yeni ilavelerde bulunanladr. Bu tür uygulamalara âlimlerimiz bidat ve hurafe adn vermilerdir. Dinde bidat, Hz. Peygamber’in dini yaama biçimi olan sünnet-i seniyyeye aykr bir uygulama veya görü ortaya koymaktr. Ancak bu uygulama ve görü ortaya koyma iini âlimlerin çounluu, inanç ve ibadet alan ile snrl tutmulardr. Zira ortaya çkan birtakm problemlere yönelik içtihatlar ile hayatn ak içinde ortaya konulan yenilik ve icatlara bidat denilemeyecei gibi, toplumda olumu dinen yasak olmayan örf, âdet ve kültürel baz alkanlklara da bidat denilemez.

Sonuç olarak; salkl ve salam din anlay, ancak on dört asrlk slam düünce tarihinde benimsenen kitap, sünnet, icma ve kyas gibi delillere dayanmakla mümkün olur. Çünkü bu delillerin hepsi insan aklna hitap etmekte ve ortaya konulan hükümler dier akl sahipleri tarafnda kontrolü ve testi mümkün olabilmektedir. Taklit konumunda olan ve bir müçtehide tabi olan kiiler bile neticede akllarn kullanmakta ve tabi olaca müçtehidi kendileri seçmektedirler. Bu durumda din indirgemecilikten ve eklemecilikten uzak, orta yolu seçen hadislerde geçtii gibi sevad- azam olan slam ümmetinin büyük kitlesinin temsil ettii yol ve yöntemdir. Namazn her rekâtnda okuduumuz Fatiha suresinde u dua, bu anlayn çerçevesini kesin ve net bir ekilde çizmitir: “Yarabbi bizi doru yola, nimet verdiin kimselerin yoluna eritir. Senin hmna uram ve yolundan sapm kimselerin yoluna deil.” 

 

Prof. Dr. Cafer KARADA / Diyanet Aylk Dergi

 

Bu yaz 2475 defa okunmutur...

Yorum Ekle

Yazdr

YORUM LSTES

KATEGORDEK DER HABERLER

n

27/11/2023 - 09:29 MAN VE SAMMYET

n

08/08/2022 - 10:21 SLAM’IN ASL KAYNAKLARINI DORU ANLAMANIN YÖNTEM ÜZERNE

n

04/10/2021 - 11:28 KÖTÜLÜKLERDEN ALIKOYAN NAMAZ HANG NAMAZDIR?

n

24/05/2021 - 03:53 GERÇEK KIYMET ÖLÇÜSÜ:  SALH VE BAK AMEL

n

05/04/2021 - 08:34 FELSEFENN ÇALDII NSANLAR

n

08/03/2021 - 11:02 TEVHDDEN HDAYETE  NEBEV RSALET

n

12/01/2021 - 11:25 TE TOPLUMUMUZUN HÂL BU

n

06/10/2020 - 02:15 PEYGAMBER EFENDMZN HCRET YOLCULUU

n

06/10/2020 - 11:27 EHTLER ÖLMEZ!

n

31/08/2020 - 04:09 SONUÇLARI TBARIYLA STFAR VE TÖVBE / Dr. Abdülkadir ERKUT

n

06/07/2020 - 09:49 GENÇLK NEREYE GDYOR? / Abdülhamit Kahraman

n

25/06/2020 - 10:51 MD TAM ZAMANI / Abdülhamit Kahraman

n

18/05/2020 - 12:33 CÂMLER KAPATILDI  CUMALAR KALDIRILDI AMA.. / Abdülhamit Kahraman

n

23/04/2020 - 04:29 RAMAZANDA HAYATIN VE ÖLÜMÜN MUHASEBESN YAPMAK / Dr. Muhlis AKAR 

n

23/04/2020 - 02:47 EHR- RAMAZAN VE SORUMLULUK BLNC / Prof. Dr. Ramazan ALTINTA

n

06/04/2020 - 10:26 HER HÂLMZE ÜKREDEBLMEK / Dr. Lamia LEVENT ABUL

n

30/03/2020 - 10:30 KULLUUN EN GÜZEL KIVAMI: HSAN / Prof. Dr. Safi ARPAGU

n

16/12/2019 - 10:13 HZ. PEYGAMBER (S.A.S.) DÖNEMNDE LM / Prof. Dr. akir GÖZÜTOK

n

30/08/2019 - 10:56 HARAMDAN HELALE HCRET ETMEK

n

29/08/2019 - 02:59 ZKR: KALPLER DRLTEN KSR

n

17/12/2018 - 01:05 ALLAH’A YÖNEL BLNCN TAZELEME: TÖVBE

n

17/12/2018 - 12:56 MANEV ARINMA: TÖVBE

n

19/11/2018 - 10:47 nanc kuanan gençler

n

19/11/2018 - 10:42 Hz. Peygamberi Gençlere Anlatabilmek

n

17/10/2018 - 03:38 Mescitlerde Namaz Klmak ve Takva Sahibi mam Olmak

n

30/03/2018 - 12:31 DEZM VE ATEZM BESLEYEN ÖNEML BR FAKTÖR BADETSZL

n

29/03/2018 - 12:11 MÜSLÜMANLARIN LK KIBLES MESCD- AKSA VE MÜBAREK EHR KUDÜS

n

04/01/2018 - 10:52 NEFS LE MÜCADELE CHAD-I EKBER

n

03/01/2018 - 11:14 DNÎ TEBLDE DL VE ÜSLUP NASIL OLMALIDIR?

n

14/11/2017 - 11:22 HZ. PEYGAMBER’ GÜNÜMÜZ NSANINA DORU ANLATMAK

n

02/10/2017 - 04:02 NSAN ONURU VE ALLAH’A KULLUK

n

02/10/2017 - 03:31 ASIL DN AIRI YORUM

n

02/10/2017 - 03:08 DN GÜVENL BALAMINDA DNN DORU ANLAILMASI VE YORUMLANMASI

n

19/08/2017 - 09:04 Kurban ya da Bandan Serçe Geçen Bir Çocuktur  SMAL

n

12/07/2017 - 10:42 NSANLIA KARI EN BÜYÜK GÜNAH:  FTNE

n

13/06/2017 - 12:14 RAMAZAN MEKTEB

n

13/06/2017 - 12:07 EMANET AHLAKI

n

13/06/2017 - 11:59 RAMAZAN MEDENYET

n

19/04/2017 - 03:16 HZ. PEYGAMBER VE GÜVEN TOPLUMU: DARU'S-SELAM

n

28/03/2017 - 02:41 SANAL DÜNYA VE  DEEN MAHREMYET

n

17/02/2017 - 03:17 PARALEL DNLER KMLER SEVER

n

17/02/2017 - 12:40 “HADS LM”NN SLÂMÎ LMLER ARASINDAK YER

n

13/02/2017 - 12:17 KALPLERNDE MARAZ BULUNANLAR: MÜNAFIKLAR

n

01/02/2017 - 11:12 TEFRKAYA DÜENLER GB OLMAYIN

n

29/12/2016 - 10:25 BR GÜVEN ABDES:  Muhammedü’l-Emin

n

19/12/2016 - 04:10 Fitne ve Fesadn Baka Bir Versiyonu: FTRA VE SUÇLAMA

n

18/10/2016 - 11:53 Bir Mektep Olarak CAM

n

26/09/2016 - 11:04 Peygambersiz slam Söylemi

n

22/09/2016 - 12:08 VCDANIMIZIN "Selfie"SN ÇEKEBLR MYZ ?

n

21/09/2016 - 02:57 Bo Vakit mi Dediniz?

n

10/08/2016 - 01:00 RASULULLAH (S.A.S.) BÖYLE BUYURDU

n

10/08/2016 - 12:44 Narsisistik Kiilik

n

14/06/2016 - 11:32 Ramazanda Gönülden Tevhidi Yaamak

n

06/06/2016 - 02:55 Kur’an kliminde yiliklerle Dinamik Bir Hayat nas

n

02/06/2016 - 04:44 Ramazan ve iYiLiK

n

02/05/2016 - 12:25 HZ. PEYGAMBER’N MESAJINI DORU ANLAMAK

n

08/04/2016 - 03:14 Younlam badet Mevsimi: “Üç Aylar”

n

24/03/2016 - 10:35 DUANIZ OLMASA

n

24/03/2016 - 10:31 SAHÂBE’NN PEYGAMBER SEVGS

n

01/02/2016 - 11:48 ZÂLME HAKKI SÖYLEMEK

n

19/01/2016 - 04:35 ZOR ZAMANDA Müslüman Olmak

n

18/01/2016 - 02:04 Huzurda Huu ile Durmak

n

18/01/2016 - 01:22 Aln Secdeye Varan Simalar

n

14/12/2015 - 11:41 HZ. AL (Ö: 40/660)’NN KUR’AN-I KERM ANLAYII

n

01/12/2015 - 02:21 SAHÂBE’NN PEYGAMBER SEVGS

n

26/11/2015 - 02:10 Namaz: Divan- lahîde Durup Tevhide Ermektir

n

19/11/2015 - 03:13 Kur’an ve Sünnet Perspektifinden Bilgi AHlAKI

n

19/11/2015 - 03:11 lim, Marifet ve Hikmet likisi

n

22/10/2015 - 12:39 Söz mü Sükût mu?

n

09/10/2015 - 02:23 Haccn Evrensel Boyutu

n

07/09/2015 - 04:20   KURBAN

n

07/09/2015 - 04:14 Mescitler Arasnda Mescid-i Aksa’ya Dair

n

06/07/2015 - 12:25 SADAKA- FITIR

n

06/07/2015 - 12:23 TERAVH NAMAZI

n

23/06/2015 - 03:48 eytann Telkini VESVESE

n

19/06/2015 - 04:50 RAMAZAN

n

15/06/2015 - 06:11 Kardelik ve Dostlua Açlan Pencere SELAM

n

15/06/2015 - 03:24 Vücutta Dolaan Sinsi Düman: eytan

n

12/06/2015 - 03:38 nsann Temel Bir Zaaf

n

12/06/2015 - 03:07 Mültecilere Hicret Yurdu            ya da Muhacire Ensar Olmak

n

06/05/2015 - 02:27 DERN BR MUHALEFET

n

27/04/2015 - 12:31 Merhameti Kuanmak

n

27/04/2015 - 12:30 iddet Karsnda rahmet Peygamberi 

n

17/01/2015 - 04:13 HADSLERN DORU ANLAILMASINDA VE YORUMLANMASINDA TAKP EDLECEK YÖNTEM

n

23/12/2014 - 04:13 Müslümann Varlkla mtihan

n

23/12/2014 - 04:12 slami Bakla Varlk ve Servet Algmz

n

16/12/2014 - 02:50 SÜNNET VAHY LKS

n

27/10/2014 - 03:06 Sabr-Sâbir

n

24/10/2014 - 04:08 Hz. Peygamber ve Genç Sahabiler

n

24/10/2014 - 03:59 Okunmas Gerekenler (12)

n

24/10/2014 - 03:53 slam’n Gençlik Tasavvuru

n

04/07/2014 - 03:29 BORÇ ve KARZ-I HASEN

n

30/06/2014 - 04:46 Ramazan klimi ve Helal Kazanç Bilinci

n

09/06/2014 - 11:33 ATÂLET TATL ZANNETMEK

n

05/05/2014 - 02:42 HZ. PEYGAMBER (S.A.S.)’N ADÂLET ANLAYII

n

09/04/2014 - 02:07 BR YÖNETC OLARAK RASULULLAH

n

21/03/2014 - 04:40 Allah’n Korumasn Hak Etmenin Yolu: Sabah Namaz

n

10/02/2014 - 02:47 Deerini Bilemediimiz ki Esiz Nimet: Salk ve Bo Zaman

n

04/10/2013 - 05:02 “Hakikat”in Nihai Temsilcisi:  Hz. Muhammed (s.a.s.) 

n

22/07/2013 - 03:39 Hz. Peygamber (s.a.s.)’in Asabiyetle Mücadelesi
 

Site i Arama

16 Cemziye'l-Evvel 1445 |  29.11.2023

Bir Ayet

Bismillahirrahmanirrahim

Allah'n nurunu azlaryla sndrmek istiyorlar. Halbuki Allah, nurunu (iman ve sonularn) tamamlamaktan bakasn istemiyor. Kafirler kerih grselerde (holanmasada).


( Tevbe sresi - 32)

Bir Hadis

Reslullah (aleyhissaltu vesselm) yle buyurur:

Allahm! Senden btn hayrl ilerde sebat etmeyi ve doruda kararl olmay istiyorum. Senden nimetlerine kretmeyi ve sana en gzel biimde ibadet etmeyi istiyorum.

(Hkim, Deavt, No:1872)

Bir Dua

Peygamberimiz (s.a.s.) yle buyurmutur

Allahm! Biz sadece sana ibadet ederiz. Senin iin namaz klar, sana secde ederiz. Senin rzan ve kulluunu elde etmek iin alr abalarz. Rahmetini umar, azabndan korkarz. Senin azabn kfirleri yakalayacaktr.

(bn Eb eybe, Salavt, 579)

Hikmetli Sz

Ne irfandr veren ahlaka ykseklik ne vicdandr,

Fazilet hissi insanlarda Allah korkusundandr.

Yreklerden ekilmi farz edilsin havf Yezdann...

Ne irfann kalr tesri katiyyen, ne vicdann.


Canl yayn

slam Ansiklopedisi

  Tasarm : Networkbil.NET

@2008 kuraniterbiye.Com