Ana Sayfa   |   Görüntülü Dersler  |  Sesli Dersler   |  Kur'an Araştırmaları   |  İlmi YAZILAR   |  Aile Eğitim Yazıları   |  Çocuk Eğitimi Yazıları   |  Yazarlar  |  İletişim

Kur`an-i Kerim ve Mealleri

Namaz Sureleri Tefsiri

Cuma (Tefsir) Dersleri

Hadis Dersleri

Cami Dersleri

Hz. Peygamberin Hayatı (s.a.v)

İnsanı Tanımak (Radyo)

Tv Programları

Seminer ve Konferans

Kısa Dersler

Özel Konular

Fıkhi Konular

Aile Eğitim Seminerleri

Foto Galeri

Üyelik Girişi

Kull. Adı

:

Şifre

:
   

Ücretsiz Üyelik
Şifremi Unuttum

Güncel Videolar

Eğitimcilere ÖZEL
Gazze Duası
Gençlerle İletişim (Günışığı- Reşitpaşa​)
Uyumlu Evlilik Yöntemi (Bulgurlu)
İmanın Anlamı ve Aşamaları (İkitelli / M.Akif)

Namaz Vakitleri

Sayaç

Sayac
Tekil (Bugün) 2627
Toplam 11198438
En Fazla 16179
Ortalama 2342
Üye Sayısı 1154
Bugün Üye Olan 0
Online Ziyaretci
 

 
Onur Sınavı
07/07/2017 - 16:15
 
Ramazan Kayan
Onursuz yaşamların tehdidi altındayız.
Olmanın ve onurlanmanın ıskalandığı, sahip olmanın kutsandığı günlerden geçiyoruz…
 
Hayatın anlam ve amacının flulaştığı zorlu süreçlerde anlam ve onur arayışı daha bir anlam kazanmış oluyor…
 
İnsanların ‘'ne'' ve ‘'kim'' olduklarından ziyade ‘'nereli'' ve ‘'neci'' oldukları önem arz ediyor…
 
Kişilerin doğruları ile nerede durduklarına pek bakılmıyor; nerede doğdukları veya ceplerini nasıl dolduracakları dert ediniliyor.
 
Değer merkezli bir yaşam yerine, yarar eksenli dünyalar önceleniyor…
 
İnancından ve onurundan ödün veren bireyler gittikçe silik, sinik, sönük bir savrulma ile saygınlık ve ağırlıklarını yitiren zavallılara dönüşüyorlar…
 
Sonuçta öznelliğini, özgünlüğünü, özgürlüğünü hazlarına ve hırslarına kurban eden bir nesille karşı karşıyayız.
 
Aidiyetlerini yitiren acziyetlere tanıklık ediyoruz…
 
Modern uygarlıkların, onursuz yaşamları bizim dünyamızı kuşatma yolunda çember daralıyor…
 
Yanlış adreslerde izzet arayışları, insanoğlunun hüsran ve hicranını derinleştiriyor…
 
Kutsallarını toprağa gömen insanlar çamurlaşıyor.. Çaresizlik girdabında hiçleşiyor…
 
Tam da onursuz yaşamların omuzlarımıza yüklendiği bir süreçte ilahi uyarı bizleri sarsıyor…
 
‘'Müminleri bırakıp kâfirleri dost edinenler, onların yanında izzet mi arıyorlar? Bilsinler ki, bütün izzet yalnızca Allah'a aittir.'' (Nisa, 139)
 
İzzeti nerede arayacağız?
 
Hangi kaynaklarda? Hangi adreslerde? Hangi referanslarda?
 
İzzetin menşei, melcei, mebdei, merkezi neresi? Kimin nezdinde izzet aranır?
 
Görece değil gerçek izzetin imkânı kimde?
 
Aile, aşiret, asalet, nesep mi?
 
Kavmiyet, milliyet, cinsiyet mi?
 
Etiket, rozet, üniforma, forma, kariyer, titr mi?
 
İdeolojik mensubiyet, politik aidiyet, ekonomik güç, bürokratik statü, medyatik başarı mı?
 
Yoksa kesrette, servette, şöhrette mi izzet arıyoruz?
 
Kişisel gelişim, bireysel başarı, ekonomik göstergelerde mi izzet bekliyoruz?
 
Sultanların kapısında, zenginlerin sofrasında mı onur umuyoruz?
 
Güç, iktidar, silah, teknoloji, sanat, kültür, medya, bilim, kariyer, statü, para, başarı…
 
Bunlar mı izzetin adresi?
 
İşte imanın asaleti ile küfrün mantığının ayrıştığı nokta…
 
İblis izzeti yaratılış maddesinde aradı… ‘'Ateş topraktan üstündür'' mantığına tutundu… Şeytanlaşma süreci ile ebedi ateşe müşteri oldu…
 
Firavun'un izzeti ile izzetleneceğini sanan sihirbazlar,
 
‘'Firavun'un gücü(izzeti) ile galip geleceğiz'' dediler.
 
Ancak görüyoruz ki, Asa'yı Musa ile dize geldiler… İmanın izzetine teslim oldular…
 
Anlıyoruz ki, Allah'a rağmen izzet yok, izzet O'na rağbet etmektedir…
 
İzzet Allah'ın hâkimiyetinde olmaktır…
 
İzzet Allah'ın himayesinde kalmaktır…
 
Allah'a odaklandıkça onurlanırız…
 
Allah'a adandıkça anlam kazanırız…
 
‘'Kim izzet ararsa bilsin ki, izzet tamamıyla Allah'a aittir.'' (Fatır, 10)
 
Aidiyetimiz Allah'a ise izzet arayışında doğru yoldayız…
 
İmanın bize ilk ödülü onurdur…
 
Aziz olan Allah bizleri imanla izzetlendirdi, İslam'la nimetlendirdi…
 
İmandan sonra zillet ne acı bir hüsran!..
 
Hayatı sadece ve sadece Rahman'a ve Rasul'e kodlamadan ne Rabbanileşebiliriz ne de izzete yol bulabiliriz?
 
Şimdi şu mazlum ümmetin maruz kaldığı zillet, zulmet, zulüm, esaret ve sefaleti nasıl yorumlayacağız? Ve nasıl kurtulacağız?
 
Hiçbir şey olmamış gibi davranabilir miyiz?
 
Yaşananları alın yazgısı diye geçiştirebilir miyiz?
 
Mazlum coğrafyalarımızdan küfür diyarına sığınmak için ölümü göze alarak yola çıkıp Akdeniz'de boğulan insan sayımızın bir yıllık bilançosu beş bin(5000) kişi… Bu nasıl bir zillet?
 
Şimdi biz izzeti emperyalizmin egemenliğinde, insan onurunu vahşi kapitalizmin kucağında mı arayacağız?
 
Ümmetin evlatlarına da sirayet eden özgüvensizlik, onursuzluk ve sömürülmeye hazır ruh halinin reçetesini kime sipariş edeceğiz?
 
Nifak odaklarına, şer mihraklarına muhalefet etmeden şerefi nasıl elde edebiliriz?
 
Üretilmiş korkulara, öğretilmiş çaresizliklere tepki vermeden tutarlı ve ilkeli bir duruşu nasıl sürdürebiliriz?
 
Zorla giydirilen deli gömleklerini yırtıp atmadan, korku tünellerinden çıkmadan, izzetli bir direnişe nasıl yürüyebiliriz?
 
Ama öncelikle takva libasını kuşanmak zorundayız…
 
Çıkar-çizgi çatışmasında tercihin çizgiden yana yapılmış olması gerekiyor…
 
Arazinin rengine uymaktan vazgeçip Allah'ın boyası ile boyanmak icap ediyor…
 
Menfaat ve maslahattan önce meşruiyeti öncelemek mecburiyeti hasıl oluyor…
 
Her devrin değil her derdin adamı olmak sorumluluğu oluşuyor…
 
Zilleti durdurmanın yolu dünyevileşmenin önüne geçmekten geçiyor…
 
Konforun kucağında, görkemli konutlarda kulluk kulvarından hızla kopuyoruz…
 
Bu kopuşu durduracak olan Kur'an'dır…
 
‘'Şüphesiz bu Kitap hem senin için hem de toplumun için bir şereftir, itibar kaynağıdır.'' (Zuhruf,44)
 
Gayrısı acziyet, aşağılık ve alçaklıktır…
 
Kıymetimiz, kudretimiz, kuvvetimiz, kemalimiz Kur'an'a verdiğimiz kıymet kadardır…
 
İşte izzetin kaynağı…
 
İslam tarihinden izzet yüklü bir sahne…
 
Şam fethinden sonra Ebu Ubeyde bin Cerrahı(ra) halife Hz. Ömer(ra) Şam'a davet eder. Halife Medine'den Şam'a doğru yola koyulur. Hz Ömer(ra) kölesiyle beraber nöbetleşe deveye binerler. Şam'ın girişinde deveye binme sırası köleye geldiği için köle devenin sırtındaydı.
 
Şam fatihi Ebu Ubeyde bin Cerrah, halifeyi bir heyetle beraber karşıladı.
 
-Ey Halife ne yapıyorsun? Bütün Şamlılar, özellikle Rumlar Müslümanların halifesini görmek için toplandılar. Sana bakıyorlar, bu yaptığını beğenmezler, dedi. Halife Ömer(ra):
 
-Ya Eba Ubeyde, senin bu sözlerin buradaki insanlar için çok zararlıdır. İşitenler, şerefin bineğe binerek yürümekte ve süslü elbiseler giymekte sanacaklar. Şerefin, Müslüman olmakta ve kullukta olduğunu anlamayacaklardır.
 
Biz zelil insanlardık, Allah bizi İslam'la şereflendirdi. Allah'ın verdiği şereften başka şeref ararsak Allah bizi zelil eder.''
 
Gerçek bu… Şimdi bu gerçeğin neresindeyiz?..

Bu Makale 1346 defa okunmuştur

 

Yazdır

YAZARIN DİĞER YAZILARI

©

30/03/2020 - 10:43 Ev ödevi

©

02/03/2020 - 11:06 Normalleştirilmiş anormallikler

©

27/01/2020 - 13:13 Vahiyle vücud bulmak

©

16/12/2019 - 10:40 Örtülü çıplaklık

©

14/10/2019 - 10:50 Toplumsal Enkazın Altında: “AİLE”

©

02/09/2019 - 10:19 Oyalanma odaklan!

©

10/06/2019 - 12:39 İnsan, en muhteşem muamma…

©

21/05/2019 - 11:03 Sade hayat

©

01/02/2019 - 14:09 Değişim İradesi

©

13/10/2018 - 14:29 Hayat paylaşmaktır

©

19/02/2018 - 12:35 Heva ile Heba Olmamak İçin

©

19/01/2018 - 18:49 Kaybolmamak için…

©

25/12/2017 - 14:04 Rüya mı, kabus mu?

©

20/11/2017 - 10:36 Heyecanımıza ne oldu?

©

25/10/2017 - 09:48 Ömür Boyu Davet

©

28/09/2017 - 14:33 Hicri hicranlar

©

07/07/2017 - 16:15 Onur Sınavı

©

29/05/2017 - 12:26 İnsanoğlu Zayıftır

©

03/05/2017 - 15:51 Nebevi Vasiyet

©

13/03/2017 - 11:10 Tevbesizliğe Tevbe

©

01/02/2017 - 11:48 Kâbe’nin Mesajı

©

03/01/2017 - 14:25 Nasıl kurtuluruz?

©

08/12/2016 - 09:14 Ertelenen Evlilikler

©

05/10/2016 - 10:20 Allah’la Dost Olmak...

©

25/06/2016 - 09:43 İSRAF TOPLUMU

©

08/04/2016 - 14:22 Gaye ve Gayret

©

20/02/2016 - 11:07 Şahit Olmak...

©

19/01/2016 - 16:38 HELAL YAŞAM

©

15/12/2015 - 13:44 ZAFER ZAAFI

©

18/11/2015 - 11:31 DÜNYA VE DURUŞ

©

13/10/2015 - 12:30 SORUMLULUK ALANIMIZ

©

10/03/2015 - 10:59 “Haydi gelsene…”

©

31/10/2014 - 14:33 DEĞER AŞINMASININ ACI AKIBETİ; VEFASIZLIK…

©

01/09/2014 - 15:25 YAŞAMIN EMARI

©

04/08/2014 - 13:52 Öncemiz ve sonramız bayram olsun.

©

04/07/2014 - 15:51 Açın Halinden Kim Anlar

©

09/06/2014 - 11:51 KENDiMiZ OLMAK KENDiMiZ KALMAK

©

05/05/2014 - 12:31 YENİDEN KARDEŞLİK

©

09/04/2014 - 14:14 İyilik Erleri

©

01/02/2014 - 13:44 Temiz Hayatlar

©

04/12/2013 - 13:38 Dindarlığın Modernizmle Sınavı

©

04/10/2013 - 14:16 Selim bir gelecek için

©

12/08/2013 - 10:40 Duayı Kuşanmak

©

19/06/2013 - 16:24 Uyum Krizi

©

20/05/2013 - 14:23 Yeniden Kardeşlik

©

18/04/2013 - 10:49 Geleceği İnşa Sorumluluğu

©

19/03/2013 - 14:35 Aktif ve Afif kadın

©

19/02/2013 - 11:22 Güzel bir gelecek için

©

28/01/2013 - 14:03 Fıkıhsız Toplum Fakihsiz Hareket

©

24/12/2012 - 11:13 İhtilaf Ahlakı

©

22/11/2012 - 14:17 Hicri hicranlar

©

25/09/2012 - 15:25 Mekke`de Mekke`yi aramak

©

27/08/2012 - 12:41 Haddini aşan zıddına döner

©

23/07/2012 - 11:30 Sıcak Sınav

©

28/06/2012 - 12:36 Denge ve düzen

©

04/06/2012 - 11:34 Allah’ın İhsanı, İnsan

©

25/04/2012 - 15:05 Dindarlığın modernizmle sınavı

©

26/03/2012 - 11:47 Modern Zamanlarda Aile Açmazı

©

02/01/2012 - 12:07 NASIL BİR GENÇLİK?

©

28/11/2011 - 13:08 Arzın ıslahı için...

©

03/10/2011 - 12:13 Evrensel Kardeşlik Buluşması; Hac

©

05/09/2011 - 14:37 Müsait zamanlar Müslümanlığı

©

03/08/2011 - 11:07 Güzele, En Güzele

©

04/07/2011 - 12:49 Tembelizm

©

03/06/2011 - 12:06 Yüce Ahlak

©

09/05/2011 - 12:01 Kaygan zeminde kaim kalmak

©

11/04/2011 - 15:05 Muttaki toplum

©

07/03/2011 - 13:17 Üçlü Reçete

©

14/02/2011 - 12:08 SERVET SINAVI

©

06/01/2011 - 11:51 Evlad-ı Rasul’ün Vedası…

©

02/12/2010 - 11:24 Evlilik mi, Evcilik mi?

©

14/10/2010 - 19:12 Tüketen ve Tükenen İnsan

©

27/07/2010 - 11:07 Aklı Selim

©

22/06/2010 - 12:18 Tevhidi Varoluş

©

18/05/2010 - 12:12 5 EM

©

16/04/2010 - 11:26 Nebevi Vasiyet

©

22/03/2010 - 16:29 Zamana Yenik Düşmemek

©

18/02/2010 - 12:20 İnsan ve İnfak

©

21/01/2010 - 11:17 Hesap dönümü

©

03/12/2009 - 11:30 İlla Namaz

©

19/10/2009 - 13:47 Özgün eğitim

©

24/09/2009 - 11:13 TEZKİYE GÜNLERİ

©

25/06/2009 - 09:43 Müslüman şahıs mıyız? Müslüman şahsiyet miyiz?

©

01/06/2009 - 15:02 Eti Senin, Kemiği Benim!

©

28/04/2009 - 16:09 Geciken Adalet

©

07/04/2009 - 14:15 Hakkıyla Kulluk

©

09/03/2009 - 16:35 Ödünç Özgürlükler

©

09/03/2009 - 15:18 Toplumsal İnşa Sorumluluğumuz!

©

10/11/2008 - 22:32 Yürüyen Ahlak

©

05/09/2008 - 13:42 EY DİRİ AY! DİRİLT BİZİ!
 
 

Site İçi Arama

6 Sevvâl 1442 |  18.05.2021

Bir Ayet

Bismillahirramanirrahim

Onlar, Rablerine kavuşacaklarını ve gerçekten O’na öneceklerini çok iyi bilirler.




( Bakara Sûresi - 46)

Bir Hadis

Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

“Bana, diğer peygamberlere verilmeyen dört şey verildi: Bana yeryüzünün anahtarları verildi, Ahmed diye isimlendirildim, toprak bana temiz(ve temizleyici) kılındı, ümmetim de ümmetlerin en hayırlısı kılındı.”

(Hadîs-i Şerîf, Müsned-i Ahmed)

Bir Dua

Peygamberimiz (s.a.s.) şöyle buyurmuştur

“Ey insanların Rabbi! Rahatsızlığı gider! Şifa veren sensin. Senin vereceğin şifadan başka şifa yoktur. Öyle bir şifa ver ki ardında hiç hastalık izi bırakmasın.)”

(Müslim, Selâm, 47)

Hikmetli Söz

İhtikârın
(karaborsacılığın) sonu
iflasa çıkar.
Yapar evvel bir evi,
sonra yıkar.


Canlı yayın

İslam Ansiklopedisi

  Tasarım : Networkbil.NET

@2008 kuraniterbiye.Com