Ana Sayfa   |   Görüntülü Dersler  |  Sesli Dersler   |  Kur'an Araştırmaları   |  İlmi YAZILAR   |  Aile Eğitim Yazıları   |  Çocuk Eğitimi Yazıları   |  Yazarlar  |  İletişim

Kur`an-i Kerim ve Mealleri

Namaz Sureleri Tefsiri

Cuma (Tefsir) Dersleri

Hadis Dersleri

Cami Dersleri

Hz. Peygamberin Hayatı (s.a.v)

İnsanı Tanımak (Radyo)

Tv Programları

Seminer ve Konferans

Kısa Dersler

Özel Konular

Fıkhi Konular

Aile Eğitim Seminerleri

Foto Galeri

Üyelik Girişi

Kull. Adı

:

Şifre

:
   

Ücretsiz Üyelik
Şifremi Unuttum

Güncel Videolar

Eğitimcilere ÖZEL
Gazze Duası
Gençlerle İletişim (Günışığı- Reşitpaşa​)
Uyumlu Evlilik Yöntemi (Bulgurlu)
İmanın Anlamı ve Aşamaları (İkitelli / M.Akif)

Namaz Vakitleri

Sayaç

Sayac
Tekil (Bugün) 2529
Toplam 11198340
En Fazla 16179
Ortalama 2342
Üye Sayısı 1154
Bugün Üye Olan 0
Online Ziyaretci
 
 

Mum ışığında televizyon seyretmek

Teknoloji benden aldıklarını bana geriversin
02/04/2012

"Televizyonsuz ev" ifadesini yeni gençler anlayamaz, algılayamaz. Çünkü onların hayatlarında televizyon hep vardı. Yetişkinler ise bir nostalji olarak hatırlar, o eski siyah beyaz, tek kanallı günleri. Şimdi o içimizden biri, bütün ailelerin âdeta vazgeçilmez bir üyesi. Bu nedenle aile ve eğitim danışmanı Dr. Rogge: "Televizyon aileye girmiş yeni bir üye gibi görülmelidir. İnsanlardan beklentileri olan talepkâr bir üye, yoksa insanı ezer geçer" diyor. Gerçekten bu tespit bir abartımıdır, yoksa hakikatin ta kendisi mi? 

Bugünlerde, internet servis sağlayıcısı bir şirketin bütün kanalları bir araya toplamış sistemin reklamı var tüm ekranlarda. Bu reklamda, bir baba çocukluk günlerini anımsar görüntüler eşliğinde, ailece televizyon izlerken her seferinde baba çocuktan bir şeyler ister, şunu getir, bunu götür. Tabii ki çocuk, hiçbir şeyi rahat seyredemez. Şimdi baba olan, geçmiş-teki bu sahneleri hatırlar hüzünle ve benim çocuğum bu duruma düşmeyecek; bu sistem sayesinde istediği filmi, diziyi, yarışmayı istediği zaman seyredebilecek, hiçbir şey kaçırmayacak, diye mutluluğunu dile getirir. Böyle baba herkesin başına(!) Tamam da bu durumda çocuklarımız hayatı kaçırmıyor mu?

 İlginçtir, çalışma masamda bu yazıyı tasarlarken, bizim hattaki elektrikler kesildi. Sokakta bir gürültü… Evde curcuna Çocuklar, yaa niye gitti, ne zaman gelir bu elektrik? Şu yarışma vardı, şu dizi vardı, diye söylenip duruyorlar. Çok bağımlı hâle gelmiş çocuklarımız. Nerdeyse mum ışığında televizyon seyredecekler (!) Meğer havalar biraz yumuşadı ya, çatıdan bir buz kütlesi elektrik tellerine düşmüş ve hatlar kesilmiş. Hepimiz bir odadayız. Herkes bir şeyler konuşuyor, eskilerden yenilerden, derslerden okullardan konuşuyoruz. Çocuklar önce, ne zaman gelir, üff tamda sırasıydı, diye üzülürken, sonra da, iyi ki de gitmiş sohbet ediyoruz, birlikte eğleniyoruz,diye âdeta seviniyorlar.

Çocuklara dikkat edin, sokaklara dikkat edin oyun/oynama bitiyor sanki. Şehirdeki parklar, bahçeler artıyor ama çocuklar azalıyor. Çocuklarımız ya evde bitmek bilmeyen sınavlara çalışıyor, televizyon başında vakit geçiriyor. Parklar yaşlılara emanet artık.

Hatırlıyorum da sınıf öğretmenimiz, ta seksenlerde, "Çocuklar televizyondan uzak durun, bağımlı olmayın, derslerinize çalışın. Televizyon aslında tembelizyon." derdi. Merak ediyorum, şimdi öğretmenimiz bu kadar çok kanallı, bilgisayarlı, cep telefonlu bugünler için ne derdi. O zaman ne vardı ki: Hafta da bir yerli film, kovboy filmi, Kara Şimşek, Uçan Kaz, Şirinler.Ya şimdi her daim yerli yabancı filmler, diziler ve daha neler neler.

Televizyon günümüz insanının gününü gündemini işgal eden en güçlü teknoloji ürünlerinden biri. Yadsıyamayacağımız bir şeyler vermiştir insana/insanlığa; iletişim, kültürel aktarım, düşünce zenginliği, eğlence… Ancak birçok insani, ahlaki özelliklerimizi ve güzelliklerimizi götürmüştür/götürmektedir; aile içi ilgi iletişim, sohbet muhabbet, kitap okuma, farklı ve faydalı hobiler, komşuluk, akrabalık, gezmeler, ziyaretler…

Sanırım bu ve farklı nedenlerle İsmet Özel,"Teknoloji benden aldıklarını bana geriversin, ben teknolojinin bana bütün verdiklerini gerivermeye hazırım." der.

Kitle iletişim araçları, ya da bilumum teknoloji ürünleri için bunları söylerken belki "teknolojiye karşı" birisi gibi algılanabilirim. Ama asıl meramım teknolojinin verdikleri olduğu gibi aldıklarının da bilgi ve bilincinde olmak. Teknolojiye karşı olmak değil, teknolojinin yanlış kullanımına karşı durmak.

Belki bu satırları okurken bazılarımız, çoktan televizyonun pabucu dama atıldı, artık, internet, cep telefonu var diyebilir. Aynılarını hatta daha fazlasını onlar için de düşünebiliriz.

Bize düşen televizyon ile ilişkimizi tekrar gözden geçirip, onun elinde mahkûm olmak yerine, hakim olmak için çözümler üretmek. Yoksa"Televizyon insandan beklentileri olan talepkâr bir üye, dikkat edilmezse insanı ezer geçer" diyen Dr. Rogge, korkarım hiçbir zaman haklılığını kaybetmeyecektir. 

Mustafa Balaban   [email protected]

 

Bu yazı 3143 defa okunmuştur...

Yorum Ekle

Yazdır

YORUM LİSTESİ

KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER

n

08/03/2021 - 08:16 HZ. PEYGAMBER’İN (S.A.S.) TERBİYESİNDE YETİŞEN ÇOCUKLAR

n

02/10/2017 - 05:40 ÇOCUĞA İBADETİ SEVDİRMEK

n

06/10/2016 - 03:37 BEN OKULA   BAŞLIYORUM

n

07/05/2015 - 04:01 ÇOCUKLARIMIZA İBDET BİLİNCİ KAZANDIRMAK

n

01/09/2014 - 03:32 ÇOÇUKTA SORUMLULUK DUYGUSUNUN GELİŞTİRİLMESİ

n

04/07/2014 - 04:11 Çocuk ve Disiplin                       

n

09/06/2014 - 11:20 ÇOCUKLA SAĞLIKLI İLETİŞİM   

n

04/10/2013 - 05:21 Çocuğun İbadet Hayatına Alıştırılması

n

02/04/2012 - 04:33 Mum ışığında televizyon seyretmek

n

31/01/2012 - 02:09 Küçük bir canı huzur iklimiyle tanıştırmak

n

12/10/2011 - 02:07 Çocuk Sevgisi

n

13/07/2011 - 03:33 Genç Dediğin Böyle Olur

n

24/01/2011 - 13:34 Karneler ve Tatile Merhaba

n

24/01/2011 - 13:29 Karne sendromu

n

02/12/2010 - 16:08 Anne ve Babalara 13 ÖĞÜT

n

15/10/2010 - 14:58 Çocukların Dinî ve Ahlâkî Eğitimlerinde Dikkat Edilecek Bazı Hususlar

n

22/06/2010 - 14:19 Anne ve Babalara Tatil Önerileri

n

22/06/2010 - 14:15 Karneler ve Tatile Merhaba   

n

28/04/2010 - 11:11 Hz. Peygamber ve Çocuk Sevgisi

n

25/03/2010 - 14:51 Çocuk Kalbi Ve Kur'an

n

27/07/2009 - 16:33 Çocuğumuza Ramazanı Yaşatmak

n

04/05/2009 - 15:46 Çocuklarımızı Duaya Nasıl Alıştırabiliriz? 

n

04/05/2009 - 15:41 Çocuklar Neden Yalan Söyler?

n

11/03/2009 - 13:55 Öyle Çocuklar Yetiştirmek   

n

11/03/2009 - 13:52 Çocuklarda İnatlaşma İle Başaçıkmanın Yolları   

n

11/03/2009 - 13:51 Çocuklarda Alt Islatma:Bir Uyum ve Davranış Bozukluğu

n

11/03/2009 - 13:50 Çocuklarda Çalma: Bir Uyum ve Davranış Bozukluğu 

n

11/03/2009 - 13:49 Çocuklar’da Kekemelik

n

11/03/2009 - 13:48 Televizyon ve Otizm

n

11/03/2009 - 13:47 Çocuklarda Uyum ve Davranış Bozuklukları   

n

11/03/2009 - 13:46 Çocuklarda “Hayır” Dönemi   

n

11/03/2009 - 13:45 Çocuğunuzun Okul Başarısı İçin 

n

11/03/2009 - 13:43 Çocuklarda Namaz Eğitimi Nasıl Yapılmalıdır?   

n

11/03/2009 - 13:41 Ergenlik Kâbusu: Dini Şüphe ve Tereddütler 

n

11/03/2009 - 13:25 Çocuklara Tesir Eden Unsurlar

n

11/03/2009 - 13:24 İslamda Çocuk Eğitimi

n

11/03/2009 - 12:56 Manevi Beslenmesinde Babanın Terbiye Sorumluluğu

n

15/11/2008 - 17:43 Çocuk Zihniyetinin Temel yapıları / a. Egosantrizm

n

15/11/2008 - 17:41 Çocuk Zihniyetinin Temel yapıları / b. Animizm
 

Site İçi Arama

6 Sevvâl 1442 |  18.05.2021

Bir Ayet

Bismillahirrahmanirrahim

Emzirmeyi tamamlamak isteyenler için anneler çocuklarını iki tam yıl emzirirler. Onların (annelerin) yiyeceği, giyeceği bilinen (örf)e uygun olarak, çocuk kendisinin olana (babaya) aittir. Kimseye güç yetireceğinin dışında (yük ve sorumluluk) teklif edilmez. Anne, çocuğu, çocuk kendisinin olan baba da çocuğu dolayısıyla zarara uğratılmasın; mirasçı üzerinde (ki sorumluluk ve görev) de bunun gibidir. Eğer (anne ve baba) aralarında rıza ile ve danışarak (çocuğu iki yıl tamamlanmadan) sütten ayırmayı isterlerse, ikisi için de bir güçlük yoktur. Ve eğer çocuklarınızı (bir süt anneye) emzirtmek isterseniz, vereceğinizi örfe uygun olarak ödedikten sonra size bir sorumluluk yoktur. Allah'tan korkup-sakının ve bilin ki, Allah yaptıklarınızı görendir.

( Bakara sûresi - 233)

Bir Hadis

Enes (r.a)’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e, içine su katılmış süt getirildi. O sırada Peygamber aleyhisselâm’ın sağında bir bedevî, solunda da Ebû Bekir radıyallahu anh oturuyordu. Sütten içtikten sonra onu bedevîye verdi ve:

"Herkes sağındakine versin!" buyurdu.



Buhârî, Eşribe 14, 18; Müslim, Eşribe 124. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Eşribe 19; Tirmizî, Eşribe 19; İbni Mâce, Eşribe 22

Bir Dua

"Rabbim, beni yalnız başıma bırakma, sen mirasçıların en hayırlısısın."

Hz. Zekeriyenın Duası (Enbiya Suresi 89)

Hikmetli Söz

Ben ancak Senin rahmetine güveniyo­rum; günahlarımın hepsini bağışla, zira günahlan ancak Sen bağışlarsın. Tevbemi kabul et, zira Sen, tevbeleri kabul eden ve çok merhametli olansın.




Canlı yayın

İslam Ansiklopedisi

  Tasarım : Networkbil.NET

@2008 kuraniterbiye.Com