Ana Sayfa   |   Görüntülü Dersler   |   Sesli Dersler    |   İlmi Yazilar    |   Yazarlar   |   Sorular ve Cevaplar   |   İletişim   |   Foto Galeriler   |   Ziyaretçi Defteri

Kur`an-i Kerim ve Mealleri

Namaz Sureleri Tefsiri

Kur`ani Terbiye Dersleri

Cuma (Tefsir) Dersleri

Hadis Dersleri

Cami Dersleri

Hz Peygamberin Hayatı (s.a.v)

Sahabe Hayatı

İnsanı Tanımak (Özel Fm)

İnsanı Tanımak (Hilal Tv)

Tv Programları

Seminer ve Konferans

Özel Kısa Dersler

Özel Konular

Fıkhi Konular

Belgeseller

Aile Eğitim Seminerleri

Aile Eğitim (Yazıları)

Çocuk Eğitimi (Yazıları)

Kuran Araştırmaları

Üyelik Girişi

Kull. Adı

:

Şifre

:
   

Ücretsiz Üyelik
Şifremi Unuttum

Güncel Videolar

Dünya İslama Koşuyor
Eğitimcilere ÖZEL
04- Gazze Duası
Avusturalyalı Gencin Müslüman Oluşu
Anne Babaya İtaat
Gençlerle İletişim (Günışığı- Reşitpaşa​)
Ahmet El-Acemi / Dua
Ölüm- 3
Ölüm- 2
Ölüm- 1
Uyumlu Evlilik Yöntemi (Bulgurlu)
İmanın Anlamı ve Aşamaları (İkitelli / M.Akif)

Esma'ül Hüsna

 

Namaz Vakitleri

Sayaç

Sayac
Tekil (Bugün) 4035
Toplam 6519866
En Fazla 16179
Ortalama 1849
Üye Sayısı 1025
Bugün Üye Olan 0
Online Ziyaretci

Anket

KURAN OKUYORMUSUNUZ ?

Seçenekler

Ayda bir Kur'an okuyorum

Onbeş günde bir Kur'an okuyorum

Haftada bir Kur'an okuyorum

Hergün düzenli Kur'an okuyorum

Kur'an okumuyorum

Sonuçları Göster

 
 
 
İNSANLIĞA KARŞI EN BÜYÜK GÜNAH:  FİTNE
“Fitne çıkarmak, adam öldürmekten daha kötüdür.” (Bakara, 2/191.)
12/07/2017

Allah katında yegâne hak din İslam’dır: “Allah nezdinde hak din İslam'dır.” (Âl-i İmran, 3/19.)

İslam’ın temeli imana dayanır. İman ise, “güven” anlamına gelen “el-Emn” kökünden gelir. “Emanet” “emniyet” vb. kavramlar, hep bu kökten türemiştir. Bu bağlamda sözlük anlamı itibarıyla “el-emin” “kendisine güvenilen kimse”, “el-mümin” ise, “kendisi güven içinde olan ve karşısındakine de güven veren kimse” anlamındadır.

Buna göre İslam güven dinidir; çünkü bu dinin sahibi olan Yüce Allah, kendisini Kur’an’da “el-Mü-min” olarak niteler. Allah Teala’nın “el-Mümin” olması; a) Kendisinin her türlü tehlikeden beri olduğu, b) Yaratmış olduğu bütün âlemlerde güven ve huzurun teminatı olduğu anlamına gelir: “O, kendisinden başka tanrı olmayan, hükümran, çok kutsal; esenlik veren, güvenlik veren, görüp gözeten, güçlü, buyruğunu her şeye geçiren, ulu olan, Allah'tır.” (Haşr, 59/23.)

İslam, güven dinidir; çünkü bu dini ilahî âlemden alıp beşerî âleme ulaştıran vahiy meleği Cebrail (a.s.), Kur’an’da “güvenilir manevi varlık” olarak nitelenir: “(Rasulüm!) Onu Ruhu'l-Emin (Cebrail) indirmiştir.” (Şuara, 26/107.)

İslam, güven dinidir; çünkü bu dini insanlığa tebliğ eden Hz. Nuh, Hz. Hud, Hz. Salih, Hz. Lut, Hz. Şuayb, Hz. Musa vb. bütün kutlu elçiler kendilerini milletlerine öncelikle “güvenilir bir elçi” olarak nitelemişlerdir: “Bilin ki ben, size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim.” (Şuara, 26/193.)

İslam, güven dinidir; çünkü bu dinin son tebliğcisi olan Hz. Peygamber (s.a.s.)’in daha kendisine vahiy gelmeden önceki ilk lakabı “Muhammedü’l-Emin” yani “Güvenilir Muhammed”dir. İslam, güven dinidir; çünkü onun gönderildiği ve gelişip büyüdüğü kutsal Mekke şehri emin bir beldedir: “… Şu emin beldeye yemin ederim ki…” (Tin, 95/3.)

İslam, güven dinidir; çünkü onun bize hedef gösterdiği cennet yurdu, içinde güvenli makamların yer aldığı emin bir yurttur: “Müttakiler is cennetlerde gerçekten güvenilir bir makamdadırlar…”(Duhan, 44/51-52.)

O hâlde her bir Müslümanın, önce Hz. Peygamber (s.a.s.)’i örnek alarak “el-emin”, ardından da Rabbine layık bir kul olarak gerçek manada “el-mümin” olması gerekir. Zira Kur’an’a göre yeryüzünde Allah’ın “Halife”si olan Müslümana yaraşan şey, Allah ve Rasulü’nü en iyi şekilde temsil etmektir. Bu husus, bir kutsi hadis-i şerifte şöyle ifade edilir: “Kulumu sevince gören gözü, duyan kulağı, tutan eli olurum. Artık o benimle duyar, benimle görür, benimle tutar, benimle yürür.” (Buhari, Rikak, 38.)

Güvenin şartı sıdk; yani dilde, eylemde ve tutumda doğruluk ve sadakattir.

Bir yerde sıdk varsa, orada kendiliğinden güven oluşur. Nitekim Yüce Allah, Kur’an’da bizlerden daima doğruluktan ve doğrulardan yana olmamızı ister: “Ey iman edenler! Allah'tan sakının ve doğrularla beraber olun.” (Tevbe, 9/119.)

Güvenin zıddı ve düşmanı ise, hıyanet; yani dilde, eylemde ve tutumda başkalarına ihanet etmektir. Bir yerde hıyanet ortaya çıktığında, artık orada güven kalmaz ve ortalığı birden fitne; yani büyük bir güvensizlik ve endişe duygusu kaplar. Bu nedenle Allah Teala, Kur’an’da çok açık bir şekilde hainleri sevmediğini ifade etmiştir: “…Doğrusu Allah hainleri sevmez.” (Enfal, 8/58.) 

Kur’an-ı Kerim’de insanlar, inanç yönüyle genel olarak üç ayrı kategoride değerlendirilir: a) Müslüman, b) Kâfir-müşrik, c) Münafık. Hz. Peygamber, hıyanetin bu üç insan tipolojisinden en sonda yer alan ve insanlığın en kötüsü olan münafığa ait asli bir özellik olduğunu ifade eder: “Münafığın alâmeti üçtür: Konuşunca yalan söyler, söz verince sözünden cayar, kendisine bir şey emanet edildiğinde hıyanet eder.” (Buhârî, Şehâdât, 28.)

Her insan veya kesimin birer düşmanı olabileceği gibi, Müslümanların da tarih boyunca bilhassa gayrimüslim kesimlerden pek çok düşmanı olmuştur. Müslümanlar, onların açık meydan okumalarına karşı gerekli tedbirleri almışlar, gerektiğinde kendileriyle savaşmışlar; çoğu zaman yenmiş, zaman zaman da yenilmişlerdir.

Bununla birlikte tarihî süreç içinde İslam’a ve Müslümanlara en büyük zararı, gayr-ı Müslimlerden ziyade İslam toplumunun kendi iç bünyesinde yer alan münafık kimse ve kesimler vermiştir: “Şüphe yok ki münafıklar cehennemin en alt katındadırlar. Artık onlara asla bir yardımcı bulamazsın.” (Nisa, 4/145.)

Öyle ki Münafıklar, İslam toplumu dâhilinde ortaya koydukları her an nereden geleceği belli olmayan türlü ihanetlerle Müslümanları büyük fitnelere düşürüp perişan etmişlerdir. Sonuçta Allah’ın yardımıyla, kendileri de rezil rüsvay olup bertaraf edilmişler, fakat onların İslam toplumuna verdikleri maddi-manevi zararlar tesirini çok uzun süre devam ettirmiştir: “…Allah, hainlerin tuzaklarını başarıya erdirmez…” (Yusuf, 12/52.) 

Bu nedenle Kur’an muhtevasının önemli bir kısmında münafıklardan bahsedilmekte ve dikkatler onların özelliklerine ve ortaya çıkarabilecekleri fitnelere çekilmektedir. “Şüphesiz münafıklar Allah'a oyun etmeye kalkışıyorlar; hâlbuki Allah onların oyunlarını başlarına çevirmektedir. Onlar namaza kalktıkları zaman üşenerek kalkarlar, insanlara gösteriş yaparlar, Allah'ı da pek az hatıra getirirler. Bunların arasında bocalayıp durmaktalar; ne onlara (bağlanıyorlar) ne bunlara. Allah'ın şaşırttığı kimseye asla bir (çıkar) yol bulamazsın.” (Nisa, 4/142-143.)

İnsan için bu dünyada başa gelecek en kötü şey, ölümdür. Bununla birlikte ölümden daha kötü olan şey, yaşam boyu başımıza gelen fitneler; yani canımıza, malımıza, inancımıza, namus ve iffetimize yönelik ani saldırılardır. Kur’an’da, bu hususa şöyle dikkat çekilir: “Her canlı, ölümü tadacaktır. Bir fitne/deneme olarak sizi hayırla da, şerle de imtihan ederiz. Ve siz, ancak bize döndürüleceksiniz.” (Enbiya, 21/35.)

Bu noktada Müslüman kimse ve kesimlere düşen görev ve sorumluluk, âdeta cennete kavuşmuşçasına içine düştüğümüz gafletten bir an önce sıyrılıp, zorlu bir imtihan dünyasında olduğumuz bilinciyle her an için başımıza gelebilecek türlü sinsi tehdit ve tehlikelere karşı teyakkuz hâlinde olmak ve bu

konuda tüm Müslümanları uyarmak ve bilgilendirmektir. Nitekim fitne, sadece başına geldiği kimse veya kesimi değil, bilakis bütün bir milleti ve ümmeti etkileyip zora sokar: “Bir de öyle bir fitneden sakının ki o, içinizden sadece zulmedenlere erişmekle kalmaz (umuma sirayet ve hepsini perişan eder). Biliniz ki, Allah'ın azabı şiddetlidir.” (Enfal, 8/25.)

O hâlde gelin millet ve ümmet olarak hep birlikte karşımıza çıkan her türlü fitne hareketine karşı vahdet; yani birlik, beraberlik ve kardeşlik içinde karşı koyup onunla bütün etki ve izleri silinip yok oluncaya kadar mücadele edelim. Zira Yüce Allah, Kur’an’da bizlere şöyle emretmektedir: “Fitne ortadan kalkıncaya ve din tamamen Allah'ın oluncaya kadar onlarla savaşın! Şayet yaptıklarına son verirlerse, şüphesiz ki Allah onların yaptıklarını çok iyi görür.” (Enfal, 8/39.)

Yüce Rabbimiz, biz İslam ümmetini her türlü fitne fücurdan koruyup kollasın. 

 

Prof. Dr. Muammer ERBAŞ / Diyanet Aylık Dergi

 

Bu yazı 171 defa okunmuştur...

Yorum Ekle

Yazdır

YORUM LİSTESİ

KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER

n

14/11/2017 - 11:22 HZ. PEYGAMBER’İ GÜNÜMÜZ İNSANINA DOĞRU ANLATMAK

n

02/10/2017 - 04:02 İNSAN ONURU VE ALLAH’A KULLUK

n

02/10/2017 - 03:31 ASIL DİN AŞIRI YORUM

n

02/10/2017 - 03:08 DİN GÜVENLİĞİ BAĞLAMINDA DİNİN DOĞRU ANLAŞILMASI VE YORUMLANMASI

n

19/08/2017 - 09:04 Kurban ya da Başından Serçe Geçen Bir Çocuktur  İSMAİL

n

12/07/2017 - 10:42 İNSANLIĞA KARŞI EN BÜYÜK GÜNAH:  FİTNE

n

13/06/2017 - 12:14 RAMAZAN MEKTEBİ

n

13/06/2017 - 12:07 EMANET AHLAKI

n

13/06/2017 - 11:59 RAMAZAN MEDENİYETİ

n

19/04/2017 - 03:16 HZ. PEYGAMBER VE GÜVEN TOPLUMU: DARU'S-SELAM

n

28/03/2017 - 02:41 SANAL DÜNYA VE  DEĞİŞEN MAHREMİYET

n

17/02/2017 - 03:17 PARALEL DİNLERİ KİMLER SEVER

n

17/02/2017 - 12:40 “HADİS İLMİ”NİN İSLÂMÎ İLİMLER ARASINDAKİ YERİ

n

13/02/2017 - 12:17 KALPLERİNDE MARAZ BULUNANLAR: MÜNAFIKLAR

n

01/02/2017 - 11:12 TEFRİKAYA DÜŞENLER GİBİ OLMAYIN

n

29/12/2016 - 10:25 BİR GÜVEN ABİDESİ:  Muhammedü’l-Emin

n

19/12/2016 - 04:10 Fitne ve Fesadın Başka Bir Versiyonu: İFTİRA VE SUÇLAMA

n

18/10/2016 - 11:53 Bir Mektep Olarak CAMİ

n

26/09/2016 - 11:04 Peygambersiz İslam Söylemi

n

22/09/2016 - 12:08 VİCDANIMIZIN "Selfie"SİNİ ÇEKEBİLİR MİYİZ ?

n

21/09/2016 - 02:57 Boş Vakit mi Dediniz?

n

10/08/2016 - 01:00 RASULULLAH (S.A.S.) BÖYLE BUYURDU

n

10/08/2016 - 12:44 Narsisistik Kişilik

n

14/06/2016 - 11:32 Ramazanda Gönülden Tevhidi Yaşamak

n

06/06/2016 - 02:55 Kur’an İkliminde İyiliklerle Dinamik Bir Hayat İnşası

n

02/06/2016 - 04:44 Ramazan ve iYiLiK

n

02/05/2016 - 12:25 HZ. PEYGAMBER’İN MESAJINI DOĞRU ANLAMAK

n

08/04/2016 - 03:14 Yoğunlaşmış İbadet Mevsimi: “Üç Aylar”

n

24/03/2016 - 10:35 DUANIZ OLMASA

n

24/03/2016 - 10:31 SAHÂBE’NİN PEYGAMBER SEVGİSİ

n

01/02/2016 - 11:48 ZÂLİME HAKKI SÖYLEMEK

n

19/01/2016 - 04:35 ZOR ZAMANDA Müslüman Olmak

n

18/01/2016 - 02:04 Huzurda Huşu ile Durmak

n

18/01/2016 - 01:22 Alnı Secdeye Varan Simalar

n

14/12/2015 - 11:41 HZ. ALİ (Ö: 40/660)’NİN KUR’AN-I KERİM ANLAYIŞI

n

01/12/2015 - 02:21 SAHÂBE’NİN PEYGAMBER SEVGİSİ

n

26/11/2015 - 02:10 Namaz: Divan-ı İlahîde Durup Tevhide Ermektir

n

19/11/2015 - 03:13 Kur’an ve Sünnet Perspektifinden Bilgi AHlAKI

n

19/11/2015 - 03:11 İlim, Marifet ve Hikmet İlişkisi

n

22/10/2015 - 12:39 Söz mü Sükût mu?

n

09/10/2015 - 02:23 Haccın Evrensel Boyutu

n

07/09/2015 - 04:20   KURBAN

n

07/09/2015 - 04:14 Mescitler Arasında Mescid-i Aksa’ya Dair

n

06/07/2015 - 12:25 SADAKA-İ FITIR

n

06/07/2015 - 12:23 TERAVİH NAMAZI

n

23/06/2015 - 03:48 Şeytanın Telkini VESVESE

n

19/06/2015 - 04:50 RAMAZAN

n

15/06/2015 - 06:11 Kardeşlik ve Dostluğa Açılan Pencere SELAM

n

15/06/2015 - 03:24 Vücutta Dolaşan Sinsi Düşman: Şeytan

n

12/06/2015 - 03:38 İnsanın Temel Bir Zaafı

n

12/06/2015 - 03:07 Mültecilere Hicret Yurdu            ya da Muhacire Ensar Olmak

n

06/05/2015 - 02:27 DERİN BİR MUHALEFET

n

27/04/2015 - 12:31 Merhameti Kuşanmak

n

27/04/2015 - 12:30 Şiddet Karşısında rahmet Peygamberi 

n

17/01/2015 - 04:13 HADİSLERİN DOĞRU ANLAŞILMASINDA VE YORUMLANMASINDA TAKİP EDİLECEK YÖNTEM

n

23/12/2014 - 04:13 Müslümanın Varlıkla İmtihanı

n

23/12/2014 - 04:12 İslami Bakışla Varlık ve Servet Algımız

n

16/12/2014 - 02:50 SÜNNET VAHİY İLİŞKİSİ

n

27/10/2014 - 03:06 Sabır-Sâbir

n

24/10/2014 - 04:08 Hz. Peygamber ve Genç Sahabiler

n

24/10/2014 - 03:59 Okunması Gerekenler (12)

n

24/10/2014 - 03:53 İslam’ın Gençlik Tasavvuru

n

04/07/2014 - 03:29 BORÇ ve KARZ-I HASEN

n

30/06/2014 - 04:46 Ramazan İklimi ve Helal Kazanç Bilinci

n

09/06/2014 - 11:33 ATÂLETİ TATİL ZANNETMEK

n

05/05/2014 - 02:42 HZ. PEYGAMBER (S.A.S.)’İN ADÂLET ANLAYIŞI

n

09/04/2014 - 02:07 BİR YÖNETİCİ OLARAK RASULULLAH

n

21/03/2014 - 04:40 Allah’ın Korumasını Hak Etmenin Yolu: Sabah Namazı

n

10/02/2014 - 02:47 Değerini Bilemediğimiz İki Eşsiz Nimet: Sağlık ve Boş Zaman

n

04/10/2013 - 05:02 “Hakikat”in Nihai Temsilcisi:  Hz. Muhammed (s.a.s.) 

n

22/07/2013 - 03:39 Hz. Peygamber (s.a.s.)’in Asabiyetle Mücadelesi

n

22/07/2013 - 03:33 Şeytanın kardeşleri kimlerdir?

n

18/06/2013 - 05:58 Hz. Peygamber (s.a.s.)’in Asabiyetle Mücadelesi

n

18/06/2013 - 02:09 Kur’an ayı ramazan ikliminde ‘Oku’ emrinin düşündürdükleri

n

14/03/2013 - 11:17 Okunması Gerekenler (11)

n

14/03/2013 - 11:06 DİN KARDEŞLİĞİ VE ÖNEMİ

n

28/01/2013 - 01:59 Sevgi ve kardeşlik bağı imanla kurulur takva ile korunur

n

28/01/2013 - 01:48 EZELÎ VE EBEDÎ BİR UFUKTAN BAKMAK

n

22/01/2013 - 11:29 Safa Tepesinden yükselen ses: Peygamber Efendimizin sesi

n

28/12/2012 - 11:46 Peygamberimizin Eğitim Anlayışı

n

27/12/2012 - 04:16 Dünyada selam ahirette selam

n

27/12/2012 - 02:22 İnsanın en çetin imtihanı: Mallar ve evlatlar

n

22/11/2012 - 01:24 Okunması Gerekenler (10)

n

22/11/2012 - 12:55 Başkalarının derdiyle dertlenmek

n

22/11/2012 - 10:54 Hz. Peygamber ve hak duyarlılığı

n

22/11/2012 - 10:35 İnfak diyeti: Az ye çok yedir

n

05/10/2012 - 03:00 Haccın sembolik anlamı

n

05/10/2012 - 02:37 Kul hakkından ne anlıyoruz?

n

04/09/2012 - 12:52 Esma-i hüsna’dan hayata yansıyan es-Selam “Allahım! Barış Sen’sin; barış Sen’dendir!”

n

03/09/2012 - 04:45 Barışın anahtarı: Selamlaşma

n

03/09/2012 - 04:14  Okuması Gerekenler (9)

n

03/09/2012 - 02:23 Kardeşliğin devamında selamın yeri

n

20/07/2012 - 02:36 Kemâl Kalpten Başlar

n

13/07/2012 - 11:19 RAMAZAN HİLÂLİ GÖRÜLDÜ MÜ?

n

13/07/2012 - 11:17 Ramazan Ayını Karşılarken

n

27/06/2012 - 11:23 İsraf duyarlılığı ya da tüketim ahlakı

n

05/06/2012 - 02:03 Rahmeti bol olan Allah

n

05/06/2012 - 12:12 Rahmet peygamberinin umuda yolculuğu

n

05/06/2012 - 11:37 Peygamber Efendimiz (s.a.s.)’in eğitim(ciliğ)inde Merhametin etkin gücü

n

25/04/2012 - 04:27 Allah için sevmek
 

Site İçi Arama

  12.12.2017

23 Rebîü'l-Evvel 1439

Bir Ayet

Bismillahirramanirrahim

İşte bu, sizin gerçek Rabbiniz olan Allah'tır. Öyleyse haktan sonra sapıklıktan başka ne var? Peki, nasıl hâlâ çevriliyorsunuz ?

( Yûnus sûresi - 32)

Bir Hadis

Câbir (r.a) ’den rivayet edildiğine göre Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurdu:

Şüphesiz şeytan sizden birinizin her yaptığı işte hazır olur. Hatta yemek yerken bile yanında bulunur. Birinizin lokması yere düştüğünde onu alsın, üzerine yapışan şeyleri temizledikten sonra yesin; onu şeytana bırakmasın. Yemeğini bitirince parmaklarını yalasın; çünkü o yemeğinin neresinde bereket bulunduğunu bilemez.



Müslim, Eşribe 133-135. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Et`ime 49; Tirmizî, 10, 11; İbni Mâce, Et`ime 9

Bir Dua

“Allah’ım! Sen affedicisin, Kerîm’sin, affı seversin, beni affet.”

(Tirmizî, Deavât, 84)

Hikmetli Söz

Bütün işlerin Allah’ın
emri ile olduğunu
bildiği hâlde, elden
kaçırdığı işler için
üzülene hayret ederim.
Zamanı kıyaslamayan
kaderleri tanıyamaz;
gelecek günlerin
neler vaat ettiğini de
bilemez.

Yazarlar

Canlı yayın

İslam Ansiklopedisi

  Tasarım : Networkbil.NET

@2008 kuraniterbiye.Com