Mü'minlerden, özür olmaksızın oturanlar ile, Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad edenler eşit değildir. Allah, mallarıyla ve canlarıyla cihad edenleri oturanlara göre derece olarak üstün kılmıştır. Tümüne güzelliği (cenneti) va'detmiştir; ancak Allah, cihad edenleri oturanlara göre büyük bir ecirle üstün kılmıştır.
( Nisâ sûresi - 95)
Bir Hadis
Ebu Hureyre (r.a.) anlatıyor:
"Kim fenalık yaparsa cezasını görür. Kendisine Allah'tan başka ne dost ne de yardımcı bulur" (Nisa 123)
Mealindeki ayet nazil olduğu zaman, müslümanları çok ciddi bir kedere sevketti.
Bunun üzerine;
Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle tavsiye etti:
-Amellerinizde orta yolu ve doğruyu bulmaya çalışın.
Mü'mine musibet nev'inden her ne ulaşır ise günahlarına bir kefaret olur.
Musibet beklenmedik bir hadise olmuş, ayağına batan bir diken olmuş farketmez.
(Müslim, Birr)
Bir Dua
Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
“Allah’ım, senden seni sevmeyi, seni seven kişiyi sevmeyi, senin sevgine ulaştıran ameli yapmayı isterim.
(Tirmizî, Deavât, 72)
Hikmetli Söz
İyilik yapanla kötülük yapanı bir tutma. İyilik edeni duadan unutma. İyiliği unutup kusuru saklayan dost değil, düşmandır.