Şüphesiz ki Rabbin, yolundan sapıp dâlâlete düşenleri çok iyi bilir. Ve yine O, hidâyet üzere olanları da en iyi bilendir.
( En’âm sûresi - 117)
Bir Hadis
Hz. Ömer’in naklettiğine göre, Hz. Peygamber ve ashabı bir gazve dönüşünde şöyle bir olaya şahit olmuşlardır:
Allah Resûlü’nün huzuruna bir gazvenin ardından bir grup esir getirilmişti. Bu esirler arasında bir de kadın vardı. Bu kadıncağız, telaşla diğer esirler arasında kaybettiği yavrusunu aramaktaydı. Derken kendi çocuğunu buldu ve onu kucaklayıp göğsüne bastırdıktan sonra emzirmeye başladı. Bu tablo karşısında Allah Resûlü, yanında bulunanlara “Bu kadının çocuğunu ateşe atacağına inanır mısınız?”şeklinde bir soru yöneltti. Oradakiler, ‘Hayır!’ cevabını verdi. Bunun üzerine Rahmet Peygamberi, Rabbimizin kullarına olan rahmetinin genişliğini anlatmak için O’nun kullarına olan rahmetiyle annenin yavrusuna olan rahmetini şöyle bir benzetmeyle dile getirdi: “Bilin ki, Allah’ın kullarına olan rahmeti, bu kadının çocuğuna olan şefkat ve merhametinden daha fazladır.”
(Bûhârî, Edeb, 18; Müslim, Tevbe, 22)
Bir Dua
“Allah’ım! Seni zikretmek, nimetlerine şükretmek ve sana en güzel biçimde ibadet
etmek konusunda bana yardım eyle.”