"Allah’ın azâbından korkup fenalıklardan sakınanlar (müttakîler) ise hakikaten güvenilir bir makamda, bahçelerde ve pınar başlarında, ince ipekten ve parlak atlastan elbiseler giyerek karşılıklı oturup sohbete koyulurlar. Evet böyle olacak. Biz onları iri gözlü hurilerle evlendireceğiz. Onlar orada güven içinde, canlarının çektiği her meyveyi isteyebilirler. İlk tattıkları ölüm dışında, orada artık başka bir ölüm tatmazlar. Allah onları cehennem azâbından korumuştur. İşte bu, mü’minlere Allah’ın bir lutfudur. En büyük kurtuluş ve mutluluk budur."
( Duhân sûresi - 51)
Bir Hadis
Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) Hazretleri anlatıyor: "Hz. Peygamber (Sallallahu Aleyhi Vessellem)'e "Ey ALLAH'ın Rasulü, kıyamet günü senin şefaatinle en ziyade saadete erecek olan kimdir?" diye sormuştum.
(Bana: "Hadis'e karşı sende olan aşkı görünce, bu hususta senden önce bana bir başkasının sualde bulunmayacağını tahmin etmiştim." açıklamasını yaptıktan sonra şu cevabı verdi:)
"Kıyamet günü benim şefaatimle en ziyade saadete erecek olan kimse, samimi olarak ve içinden gelerek 'La ilâhe illallah' diyen kimsedir."
(Buhari, İlm 34)
Bir Dua
Peygamberimiz (s.a.s.) şöyle buyurmuştur
“Güzel ve bereket dilekleriyle dolu, ama bir o kadar yetersiz olan ve dilimizden düşürmediğimiz, vazgeçemediğimiz tüm övgülerle sana çokça hamdediyoruz ey Rabbimiz!”
(Buhârî, Et’ıme, 54)
Hikmetli Söz
Bir kimse bütün
ilimleri kendinde
toplasa, Allah Teâlâ’nın
rızasına uygun hareket
etmedikçe kurtulamaz.