Ana Sayfa   |   Görüntülü Dersler  |  Sesli Dersler   |  Kur'an Araştırmaları   |  İlmi YAZILAR   |  Aile Eğitim Yazıları   |  Çocuk Eğitimi Yazıları   |  Yazarlar  |  İletişim

Kur`an-i Kerim ve Mealleri

Namaz Sureleri Tefsiri

Cuma (Tefsir) Dersleri

Hadis Dersleri

Cami Dersleri

Hz. Peygamberin Hayatı (s.a.v)

İnsanı Tanımak (Radyo)

Tv Programları

Seminer ve Konferans

Kısa Dersler

Özel Konular

Fıkhi Konular

Aile Eğitim Seminerleri

Foto Galeri

Üyelik Girişi

Kull. Adı

:

Şifre

:
   

Ücretsiz Üyelik
Şifremi Unuttum

Güncel Videolar

Eğitimcilere ÖZEL
Gazze Duası
Gençlerle İletişim (Günışığı- Reşitpaşa​)
Uyumlu Evlilik Yöntemi (Bulgurlu)
İmanın Anlamı ve Aşamaları (İkitelli / M.Akif)

Namaz Vakitleri

Sayaç

Sayac
Tekil (Bugün) 2595
Toplam 11069103
En Fazla 16179
Ortalama 2331
Üye Sayısı 1153
Bugün Üye Olan 0
Online Ziyaretci
 
 

Namaz:

Divan-ı İlahîde

Durup Tevhide

Ermektir

Namaz Allah’ın mutlak hâkimiyetini, rububiyet ve otoritesini kabul ile O’nun hükmüne boyun eğmektir. İnsan bu otoriteyi kabulde zorlanmaktadır. Çünkü insan nefsinin insana kurduğu tuzakların en büyüğü varlık iddiası ve “benlik” duygusudur. İnsanoğlu şeytan gibi “ben ben” dedikçe; kendisinde varlık gördükçe tevhitten ve Allah’a yakın olmaktan uzaklaşır.
26/11/2015

Namaz, Fars dilinden Türkçeye geçmiş bir kelime olup dua ve ibadet anlamındadır. Namazın Arapça karşılığı olan “salât” kelimesinin ise iki anlamı var: Biri yine dua, diğeri ise bir şeye şekil vermek için ısıtmak ve ateşe vurmaktır.

Namaz duadır. Namaz kılan, bütün organlarıyla Allah’a dua ederken azaları âdeta dil kesilir. Kul, bütün azalarının katıldığı bir lisan ile gönülden dua edince duasına icabet, bir vaad-i ilahîdir. Nitekim Allah Teala: “Bana dua edin ki duanıza icabet edeyim.” (Mümin, 40/60.) buyurmaktadır. Namaz ateşe vurmaktır. Nasıl eğri ağaçtan baston ve asa gibi şeyler yapılacağında ateşe vurulup ısıtılarak şekil verilir ve düzeltilirse, insanın nefs-i emmareden kaynaklanan eğrilikleri namaz sayesinde zahir olan azamet-i ilahîye nurlarıyla ısıtılıp düzeltilir.

Namaz divan-ı ilahîde durmak olduğu kadar Allah’ı unutmamak ve O’nunla beraber olmak ve tevhide ermektir. Nitekim Kur’an’da: “Beni zikretmek için namaz kıl!” (Taha, 20/14.) “Gâfillerden olma!” (A’raf, 7/205.) buyurulmaktadır.

Namaz Allah’ın mutlak hâkimiyetini, rububiyet ve otoritesini kabul ile O’nun hükmüne boyun eğmektir. İnsan bu otoriteyi kabulde zorlanmaktadır. Çünkü insan nefsinin insana kurduğu tuzakların en büyüğü varlık iddiası ve “benlik” duygusudur. İnsanoğlu şeytan gibi “ben ben” dedikçe; kendisinde varlık gördükçe tevhitten ve Allah’a yakın olmaktan uzaklaşır.

Namaza vakti gelmeden hazırlanmak, dünya dağınıklığından ayılıp tevhit, huşu ve huzur hâlinin gerçekleşmesine katkı sağlar. Temizlik ve abdestten sonra kılınan sünnet namaz ile insan gönlü münacata iyice hazır hâle gelir. Böylece gaflet ve dağınıklıktan kurtularak farz namazda, Allah ile huşuya yükselir.

İnsan hazırlıklarını tamamladıktan sonra zahirini kıbleye, bâtınını divan-ı ilahîye çevirir. Kur’an’daki: “Ben yüzümü gökleri ve yeri yaratanın divanına döndürdüm.” (En’am, 6/79.) ayetinin manasına uygun şekilde gönlünü Allah’a rabteder. Niyet ile divana yöneliş ve tekbir aynı anda, aynı duygularla olmalıdır. Niyet Allah için, Allah ile ve O’ndan olur. Böyle bir niyet, nefis ve şeytanın vesveseyle müdahalesine fırsat vermez ve tevhide ermeye engel olmaz.

Kul iftitah tekbiri ile namaza girip divan-ı ilahîye durduğu zaman Allah’ın kendisine nazar buyurduğunu ve içinden geçeni bildiğini düşünmelidir. Namaz kılarken cenneti sağ yanında, cehennemi sol yanında düşünmelidir. Bu sayede kalp ahiretle meşgul olmaya başlar. Kalbin ahiretle meşguliyeti vesveselerin ardını keser.

Namaz kılan kimse, kıyamda iken secde mahalline bakmak için başını hafifçe önüne doğru eğer. Dizlerini, böğrünü ve bedeninin diğer kısımlarını bükmeden hâkim huzurunda durur gibi; bütün vücuduyla toprağa nazar eder şekilde ayakta durur. Bu hâl huşua tesir eder.

Kıyamda Fatiha ve zammı sureyi huzur-ı kalp ile himmetini teksif ederek dil-kalp ahengi içinde, tevhit, vuslat, heybet, huşu, haşyet, tazim ve vakarla yakarma ve yalvarma duyguları içinde okur.

Kur’an okurken sanki Cenab-ı Hak’tan dinliyormuş gibi kalbin okunana teksif olması veya sanki okuduklarını Allah’a okuyormuş gibi okuması esastır. Okumak dilin; manalar kalbin konuşmasıdır. Her konuşanın bir muhatabı vardır. Burada muhatap Allah’tır. Konuşanın dili kalbindekini söyler. Eğer konuşan kimse, dil olmadan anlatmaya muktedir olacak olsa öyle yapması daha evladır. Bunun zorluğu sebebiyle lisan, konuşana tercümanlık etmektedir. Kalptekine uygun olmayan sözler söyleyen, güzel tercüman olamaz. Tilavet sırasında aslolan, dilin söylediğine kalbin katılmasıdır.

Rükû hâlinde sırt dümdüz bir hâlde yere paralel olarak yaklaşmış ve beden toprağa doğru eğiktir. Kalpte Allah’ın azametinden başka bir şey kalmayacak şekilde Hakk’ı yüceltmek, nefsi toz zerresinden küçük bir hâle getirmek için küçülmek gerekir.

Allah Rasulü: “Secde anının kulun Allah’a en yakın an olduğunu” (bkz. Müslim, Salât, 215.) bildirmektedir. Ayrıca Kur’an’daki: “Secde et ve yaklaş!” (Alak, 96/19.) emri bu yakınlığı teyit etmektedir. Secde kime ve niçin kapandığını bilerek alnı yere koymaktır. Kalbini hayâ, ruhunu azamet-i kibriya duygusuyla doldurmak için yerin derinliklerine doğru secdeye varılır.

Mevlana namazda secde ile Allah’a yaklaşmayı suya ulaşmak isteyen insanın su ile arasına giren duvar engelini aşmak için her gün duvardan bir kerpiç koparıp atmasına benzetir. Önündeki duvardan kopardığı kerpici suya atan ve duyduğu su sesi ile gönlü biraz daha ferahlayan ama bununla birlikte susuzluk ve harareti artan insanın kopardığı her kerpiç ile duvarın alçalması sonucu suya kavuşması hikâyesiyle anlatır.

İnsanın önündeki duvar, varlık ve benlik duvarıdır. O ne kadar yüksekse baş eğmeye, tevhide ulaşmaya ve secde etmeye o kadar engeldir. Topraktan yaratılan tabiat bedenini aşmadıkça eğilip, secde ederek abıhayat suyundan kana kana içmek mümkün değildir. Varlık duvarının önünde bulunanlar suya kavuşmak için duvarın kerpiçlerini atmalı ve azaltmalıdır. Susuz insan suya attığı kerpicin çıkardığı sesle neşelenir, mest olur ve suya biraz daha yaklaşmak için varlık engelini aşmaya çalışır. Bunun için kul, keşke her türlü yüceliğin sahibi Allah’a secde ederken, suretiyle değil siretiyle secde edebilse. (Mesnevi, II, b. 1188-1210.)

Teşehhüt için oturup “tahiyyat” okumak âlemlerin Rabbine selam vermektir. Bu duruma göre insan ne söylediğinin ve kiminle konuştuğunun şuuruna ermelidir. O esnada Allah Rasulü’nü de kalbiyle gözünün önünde canlandırarak selâm vermelidir. Bu selamına bütün salih kulları katmalı, kendine ve bütün müminlere dua ile namazı tamamlamalı, selam ile namazdan çıkmalıdır. Selam meleklere, ins ve cinnin müminlerinedir.

Namaz cemaatle kılınıyorsa uyanık bir imam, sultanın kapısında duran ve O’na elçilik yapan bekçiye benzer. Arkasında duran ihtiyaç sahiplerinin dileklerini O’na ileterek onlar adına talepte bulunur. İmam şeytanla muharebede askerin önündeki kumandan gibidir. İmam huşu, zahiri ve bâtıni edep bakımından cemaatin en iyisi olmalıdır. Uyanık bir kalple namaz kılanların zahir ve bâtınları aynı noktada toplanmıştır.

Olaya bir de günümüz açısından baktığımızda dünya ilgisinin zamanımızı kuşattığı, gönüllerimizi ve kafalarımızı işgal ettiği; sanal âlemdeki gürültü ve konuşmaların gönlümüzü dağıttığı ortamda divana nasıl duralım? Huşuya nasıl varalım? Tevhide nasıl erelim? Bizler için en güzel tarif herhalde Hâtim-i Esam hazretlerinin söylediğidir. Bakınız o namaza nasıl başlıyor ve nasıl bitiriyormuş:

“Namaza ait hazırlığımı tamamladıktan sonra heybetle namaza girer, tekbirle azamet-i ilahiyeyi ikrar ederim. Tertil üzere kıraatimi tamamlar, huşu ile rükûa varır, tevazu ile secdeye kapanırım. Tam anlamıyla teşehhütte oturur, sünnet üzere selam veririm. Namazı Rabbime takdim ederim. Hayatım boyunca günlerimi bu hâl üzere geçirmeye çalışırım.”

İşte böyle bir namaz, layıkıyla divana durma, huşuya varma ve tevhide ererek günlerini bu hâl üzere geçirebilme kaygısı taşımaktan geçer. Allah hepimize nasip etsin.

 

Prof. Dr. H. Kâmil YILMAZ / DİYANET AYLIK DERGİ

 

Bu yazı 1772 defa okunmuştur...

Yorum Ekle

Yazdır

YORUM LİSTESİ

KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER

n

05/04/2021 - 08:34 FELSEFENİN ÇALDIĞI İNSANLAR

n

08/03/2021 - 11:02 TEVHİDDEN HİDAYETE  NEBEVİ RİSALET

n

12/01/2021 - 11:25 İŞTE TOPLUMUMUZUN HÂLİ BU

n

06/10/2020 - 02:15 PEYGAMBER EFENDİMİZİN HİCRET YOLCULUĞU

n

06/10/2020 - 11:27 ŞEHİTLER ÖLMEZ!

n

31/08/2020 - 04:09 SONUÇLARI İTİBARIYLA İSTİĞFAR VE TÖVBE / Dr. Abdülkadir ERKUT

n

06/07/2020 - 09:49 GENÇLİK NEREYE GİDİYOR? / Abdülhamit Kahraman

n

25/06/2020 - 10:51 ŞİMDİ TAM ZAMANI / Abdülhamit Kahraman

n

18/05/2020 - 12:33 CÂMİLER KAPATILDI  CUMALAR KALDIRILDI AMA.. / Abdülhamit Kahraman

n

23/04/2020 - 04:29 RAMAZANDA HAYATIN VE ÖLÜMÜN MUHASEBESİNİ YAPMAK / Dr. Muhlis AKAR 

n

23/04/2020 - 02:47 ŞEHR-İ RAMAZAN VE SORUMLULUK BİLİNCİ / Prof. Dr. Ramazan ALTINTAŞ

n

06/04/2020 - 10:26 HER HÂLİMİZE ŞÜKREDEBİLMEK / Dr. Lamia LEVENT ABUL

n

30/03/2020 - 10:30 KULLUĞUN EN GÜZEL KIVAMI: İHSAN / Prof. Dr. Safi ARPAGUŞ

n

16/12/2019 - 10:13 HZ. PEYGAMBER (S.A.S.) DÖNEMİNDE İLİM / Prof. Dr. Şakir GÖZÜTOK

n

30/08/2019 - 10:56 HARAMDAN HELALE HİCRET ETMEK

n

29/08/2019 - 02:59 ZİKİR: KALPLERİ DİRİLTEN İKSİR

n

17/12/2018 - 01:05 ALLAH’A YÖNELİŞ BİLİNCİNİ TAZELEME: TÖVBE

n

17/12/2018 - 12:56 MANEVİ ARINMA: TÖVBE

n

19/11/2018 - 10:47 İnancı kuşanan gençler

n

19/11/2018 - 10:42 Hz. Peygamberi Gençlere Anlatabilmek

n

17/10/2018 - 03:38 Mescitlerde Namaz Kılmak ve Takva Sahibi İmam Olmak

n

30/03/2018 - 12:31 DEİZMİ VE ATEİZMİ BESLEYEN ÖNEMLİ BİR FAKTÖR İBADETSİZLİ

n

29/03/2018 - 12:11 MÜSLÜMANLARIN İLK KIBLESİ MESCİD-İ AKSA VE MÜBAREK ŞEHİR KUDÜS

n

04/01/2018 - 10:52 NEFİS İLE MÜCADELE CİHAD-I EKBER

n

03/01/2018 - 11:14 DİNÎ TEBLİĞDE DİL VE ÜSLUP NASIL OLMALIDIR?

n

14/11/2017 - 11:22 HZ. PEYGAMBER’İ GÜNÜMÜZ İNSANINA DOĞRU ANLATMAK

n

02/10/2017 - 04:02 İNSAN ONURU VE ALLAH’A KULLUK

n

02/10/2017 - 03:31 ASIL DİN AŞIRI YORUM

n

02/10/2017 - 03:08 DİN GÜVENLİĞİ BAĞLAMINDA DİNİN DOĞRU ANLAŞILMASI VE YORUMLANMASI

n

19/08/2017 - 09:04 Kurban ya da Başından Serçe Geçen Bir Çocuktur  İSMAİL

n

12/07/2017 - 10:42 İNSANLIĞA KARŞI EN BÜYÜK GÜNAH:  FİTNE

n

13/06/2017 - 12:14 RAMAZAN MEKTEBİ

n

13/06/2017 - 12:07 EMANET AHLAKI

n

13/06/2017 - 11:59 RAMAZAN MEDENİYETİ

n

19/04/2017 - 03:16 HZ. PEYGAMBER VE GÜVEN TOPLUMU: DARU'S-SELAM

n

28/03/2017 - 02:41 SANAL DÜNYA VE  DEĞİŞEN MAHREMİYET

n

17/02/2017 - 03:17 PARALEL DİNLERİ KİMLER SEVER

n

17/02/2017 - 12:40 “HADİS İLMİ”NİN İSLÂMÎ İLİMLER ARASINDAKİ YERİ

n

13/02/2017 - 12:17 KALPLERİNDE MARAZ BULUNANLAR: MÜNAFIKLAR

n

01/02/2017 - 11:12 TEFRİKAYA DÜŞENLER GİBİ OLMAYIN

n

29/12/2016 - 10:25 BİR GÜVEN ABİDESİ:  Muhammedü’l-Emin

n

19/12/2016 - 04:10 Fitne ve Fesadın Başka Bir Versiyonu: İFTİRA VE SUÇLAMA

n

18/10/2016 - 11:53 Bir Mektep Olarak CAMİ

n

26/09/2016 - 11:04 Peygambersiz İslam Söylemi

n

22/09/2016 - 12:08 VİCDANIMIZIN "Selfie"SİNİ ÇEKEBİLİR MİYİZ ?

n

21/09/2016 - 02:57 Boş Vakit mi Dediniz?

n

10/08/2016 - 01:00 RASULULLAH (S.A.S.) BÖYLE BUYURDU

n

10/08/2016 - 12:44 Narsisistik Kişilik

n

14/06/2016 - 11:32 Ramazanda Gönülden Tevhidi Yaşamak

n

06/06/2016 - 02:55 Kur’an İkliminde İyiliklerle Dinamik Bir Hayat İnşası

n

02/06/2016 - 04:44 Ramazan ve iYiLiK

n

02/05/2016 - 12:25 HZ. PEYGAMBER’İN MESAJINI DOĞRU ANLAMAK

n

08/04/2016 - 03:14 Yoğunlaşmış İbadet Mevsimi: “Üç Aylar”

n

24/03/2016 - 10:35 DUANIZ OLMASA

n

24/03/2016 - 10:31 SAHÂBE’NİN PEYGAMBER SEVGİSİ

n

01/02/2016 - 11:48 ZÂLİME HAKKI SÖYLEMEK

n

19/01/2016 - 04:35 ZOR ZAMANDA Müslüman Olmak

n

18/01/2016 - 02:04 Huzurda Huşu ile Durmak

n

18/01/2016 - 01:22 Alnı Secdeye Varan Simalar

n

14/12/2015 - 11:41 HZ. ALİ (Ö: 40/660)’NİN KUR’AN-I KERİM ANLAYIŞI

n

01/12/2015 - 02:21 SAHÂBE’NİN PEYGAMBER SEVGİSİ

n

26/11/2015 - 02:10 Namaz: Divan-ı İlahîde Durup Tevhide Ermektir

n

19/11/2015 - 03:13 Kur’an ve Sünnet Perspektifinden Bilgi AHlAKI

n

19/11/2015 - 03:11 İlim, Marifet ve Hikmet İlişkisi

n

22/10/2015 - 12:39 Söz mü Sükût mu?

n

09/10/2015 - 02:23 Haccın Evrensel Boyutu

n

07/09/2015 - 04:20   KURBAN

n

07/09/2015 - 04:14 Mescitler Arasında Mescid-i Aksa’ya Dair

n

06/07/2015 - 12:25 SADAKA-İ FITIR

n

06/07/2015 - 12:23 TERAVİH NAMAZI

n

23/06/2015 - 03:48 Şeytanın Telkini VESVESE

n

19/06/2015 - 04:50 RAMAZAN

n

15/06/2015 - 06:11 Kardeşlik ve Dostluğa Açılan Pencere SELAM

n

15/06/2015 - 03:24 Vücutta Dolaşan Sinsi Düşman: Şeytan

n

12/06/2015 - 03:38 İnsanın Temel Bir Zaafı

n

12/06/2015 - 03:07 Mültecilere Hicret Yurdu            ya da Muhacire Ensar Olmak

n

06/05/2015 - 02:27 DERİN BİR MUHALEFET

n

27/04/2015 - 12:31 Merhameti Kuşanmak

n

27/04/2015 - 12:30 Şiddet Karşısında rahmet Peygamberi 

n

17/01/2015 - 04:13 HADİSLERİN DOĞRU ANLAŞILMASINDA VE YORUMLANMASINDA TAKİP EDİLECEK YÖNTEM

n

23/12/2014 - 04:13 Müslümanın Varlıkla İmtihanı

n

23/12/2014 - 04:12 İslami Bakışla Varlık ve Servet Algımız

n

16/12/2014 - 02:50 SÜNNET VAHİY İLİŞKİSİ

n

27/10/2014 - 03:06 Sabır-Sâbir

n

24/10/2014 - 04:08 Hz. Peygamber ve Genç Sahabiler

n

24/10/2014 - 03:59 Okunması Gerekenler (12)

n

24/10/2014 - 03:53 İslam’ın Gençlik Tasavvuru

n

04/07/2014 - 03:29 BORÇ ve KARZ-I HASEN

n

30/06/2014 - 04:46 Ramazan İklimi ve Helal Kazanç Bilinci

n

09/06/2014 - 11:33 ATÂLETİ TATİL ZANNETMEK

n

05/05/2014 - 02:42 HZ. PEYGAMBER (S.A.S.)’İN ADÂLET ANLAYIŞI

n

09/04/2014 - 02:07 BİR YÖNETİCİ OLARAK RASULULLAH

n

21/03/2014 - 04:40 Allah’ın Korumasını Hak Etmenin Yolu: Sabah Namazı

n

10/02/2014 - 02:47 Değerini Bilemediğimiz İki Eşsiz Nimet: Sağlık ve Boş Zaman

n

04/10/2013 - 05:02 “Hakikat”in Nihai Temsilcisi:  Hz. Muhammed (s.a.s.) 

n

22/07/2013 - 03:39 Hz. Peygamber (s.a.s.)’in Asabiyetle Mücadelesi

n

22/07/2013 - 03:33 Şeytanın kardeşleri kimlerdir?

n

18/06/2013 - 05:58 Hz. Peygamber (s.a.s.)’in Asabiyetle Mücadelesi

n

18/06/2013 - 02:09 Kur’an ayı ramazan ikliminde ‘Oku’ emrinin düşündürdükleri

n

14/03/2013 - 11:17 Okunması Gerekenler (11)
 

Site İçi Arama

4 Ramazan 1442 |  16.04.2021

Bir Ayet

Bismillahirrahmanirrahim

Her Kim Allah'a takvalı olursa (Allah) ona bir çıkış yolu gösterir;

( Talak sûresi - 2)

Bir Hadis

Hz. Ebu Derdâ (r.a.) anlatıyor:

Resulullah (s.a.v.) buyurdular ki:

"Kıyamet günü, mü'minin mizanında güzel ahlaktan daha ağır basan bir şey yoktur.

Allah Teâla Hazretleri, çirkin, düşük söz (ve davranış) sahiplerine buğzeder."

Tirmizi, Birr 62

Bir Dua

“Allah’ım! Senden hidayet, takva, iffet ve gönül zenginliği istiyorum.”

(Müslim, Duâ, 72)

Hikmetli Söz

Seven o kimsedir ki, sevgilisinden ne kadar düşmanlık görse yine dostluğunu artırır. Sevgilisinden başına binlerce sitem taşı gelse, onlardan ancak aşk binasını sağlamlaştırır.

Canlı yayın

İslam Ansiklopedisi

  Tasarım : Networkbil.NET

@2008 kuraniterbiye.Com