Ana Sayfa   |   Görüntülü Dersler  |  Sesli Dersler   |  Kur'an Araştırmaları   |  İlmi YAZILAR   |  Aile Eğitim Yazıları   |  Çocuk Eğitimi Yazıları   |  Yazarlar  |  İletişim

Kur`an-i Kerim ve Mealleri

Namaz Sureleri Tefsiri

Cuma (Tefsir) Dersleri

Hadis Dersleri

Cami Dersleri

Hz. Peygamberin Hayatı (s.a.v)

İnsanı Tanımak (Radyo)

Tv Programları

Seminer ve Konferans

Kısa Dersler

Özel Konular

Fıkhi Konular

Aile Eğitim Seminerleri

Foto Galeri

Üyelik Girişi

Kull. Adı

:

Şifre

:
   

Ücretsiz Üyelik
Şifremi Unuttum

Güncel Videolar

Eğitimcilere ÖZEL
Gazze Duası
Gençlerle İletişim (Günışığı- Reşitpaşa​)
Uyumlu Evlilik Yöntemi (Bulgurlu)
İmanın Anlamı ve Aşamaları (İkitelli / M.Akif)

Namaz Vakitleri

Sayaç

Sayac
Tekil (Bugün) 2832
Toplam 11069340
En Fazla 16179
Ortalama 2331
Üye Sayısı 1153
Bugün Üye Olan 0
Online Ziyaretci
 
 

İlim, Marifet ve Hikmet İlişkisi

İnsan hikmet ilişkisi, hikmeti aramakla başlar; hikmeti görmek ve bulmak şeklinde devam eder. Hikmeti bulan hikmet konuşmaya, hikmetle bakmaya ve hikmetle yaşamaya başlar.Hikmet müminin yitiğidir.
19/11/2015

Bilgi ve bilim karşılığı olarak kullanılan “ilim”, bir şeyi akıl ve zekâ vasıtasıyla gerçek yönüyle kavramak, gerçekle örtüşen kesin inanç/itikat, bir nesnenin şeklinin zihinde oluşması, nesneyi olduğu gibi bilmek, eşyadaki gizliliğin ortadan kalkması gibi manalara gelir.

Bilmek, tanımak, tecrübe ile algılamak ve ikrar etmek anlamına gelen “marifet” ilimle eş anlamlı kullanılmakla birlikte aralarında farklar vardır. İlim, genel bilgileri, marifet ise özel ve ayrıntılı bilgileri ifade eder. İlmin mukabili cehldir; marifetin karşıtı ise inkârdır. Bu sebeple ilim kelimesi marifetin yerini tutmaz. Marifet bilgidir; ancak yaşanılan, his ve duygu ile sezilen irfani bilgi ve tanımayı ifade eder. İlim, daha geniş bir alanı, nazar ve istidlal yoluyla öğrenilerek elde edilen her türlü bilgiyi kapsar.

“Hikmet” ise varlık ve olaylarla ilgili olarak insana huzur ve mutluluk veren, deruni bir seziş ve idrakin adıdır. Hikmet, marifet gibi ilimden farklıdır. Hikmet olayların arka planını kavramak için sebepler üzerine kafa yormak, eşya ve olayları gönül gözüyle yorumlamaktır.

İnsan hikmet ilişkisi, hikmeti aramakla başlar; hikmeti görmek ve bulmak şeklinde devam eder. Hikmeti bulan hikmet konuşmaya, hikmetle bakmaya ve hikmetle yaşamaya başlar. Hikmet müminin yitiğidir. (Tirmizi, İlim, 19.) Nitekim ilim, marifet ve hikmetle elde edilecek hususiyetler şöyle anlatılır:

Gönül semâsına ilk doğan ışık, hikmet yıldızıdır

Daha sonra ilim ayı ve mârifet güneşi doğar

Hikmet yıldızının ışığı ile eşyânın hakîkati müşâhede edilir

İlim ayının zıyâsı ile mânâ âlemi müşâhede edilir

Mârifet güneşinin ışığı ile Hz. Mevlâ müşâhede edilir

Hikmeti bulamayan, aczini itiraf eder. Nitekim Türkçede kullandığımız: “Hikmetinden sual olunmaz” sözü, hikmet arayışında acze düştüğümüzde yapacağımız bir itiraftır. Çünkü insan olayların ve varlık âleminin gidişatındaki hikmetler konusunda verilecek cevap bulamazsa: “Hikmetinden sual olunmaz.” Diyerek külli iradeye teslim olur ki bu da bir hikmettir.

Ârifler ilk dönemlerden itibaren âlimlerin ulaştıkları bilgilerden farklı ve kendilerine has bir bilgiye sahip olduklarına inanmışlar ve bu bilgiyi “hikmet”, “marifet”,“irfan”, “yakin” gibi yine kendilerine has terimlerle ifade etmişlerdir. Hikmet, marifet ve irfanın başlangıcı ilimdir. Nitekim ârifler, “ilimsiz marifet muhal, marifetsiz ilim vebaldir” demişlerdir. Ya da bir başka ifade ile: “İlimsiz marifet güdük, marifetsiz ilim kütüktür.”

İrfan ehli, “Ben cinleri ve insanları ancak bana ibadet (kulluk) etsinler diye yarattım.” (Zariyat, 51/56.) mealindeki ayette geçen “ibadet etsinler” ifadesini, “beni tanısınlar” şeklinde yorumlayarak ilim ve kulluğun başlangıcını marifet olarak görür. Kulluğun başlangıcı marifet; yani Hakk’ı tanımak, sonra kendisini sayısız nimetlerle perverde kılan Rabbı müteâli sevmek; nihâyet O’na kullukta fani olmaktır. Çünkü kul, Allah’ı bildiği ve tanıdığı nispette sever, O’ndan korkar, O’na ümitle bağlanır, O’na tevekkül eder, O’na rücu eder, O’nun zikriyle meşgul olur, O’na kavuşmayı özler, O’ndan hayâ eder, O’na olan marifeti kadar O’nu tazim eder. Böylece insanın hilkat gayesini ifade eden ayetin manası, tahakkuk etmiş olur. Çünkü insanın bu dünyaya gelişinin gayesi ikbal ve makam beklentisi değil; Hakk’a kul olmaktır.

Marifet ve hikmeti kavramak için tezkiye ve manevi arınmaya ihtiyaç vardır. Allah Teala Kur’an-ı Kerim’de sevgili Peygamberimiz’i takdim ederken şöyle buyurur: “Size kendi içinizden ayetlerimizi okuyan, sizi kötülüklerden arındıran/tezkiye, size kitabı ve hikmeti talim ederek bilmediklerinizi öğreten bir peygamber gönderdik.” (Bakara, 2/151.) Bu ayette ince manalar saklıdır. Ayetteki hikmet sözde ve özde isabetli davranmaktır. Bu vasfı taşıyan kimse hakîm olarak isimlendirilir.

İnsanda fıtri olan hikmet arayışı, varlık ve olayları sorgulamayı gerekli kılmaktadır. Nitekim yukarıdaki ayet, hikmet arayışının yolunu şöyle öğretmektedir:

1- Önce kevnî ayetleri okumak için insanın kendinden başlayarak topyekûn kâinat kitabını ibretle incelemesi; bakmaktan çok görmeye ve anlamaya çalışması,

2- Sonra kendini okuyup zaaf ve kusurlarını gördükçe arınma çabası içinde olması ve başkalarıyla iletişimde farkındalık bilincine ermesi,

3- İbretle okunan kâinat ayetlerinin ardından tezkiye duygusuna ererek ilâhî kitabı okuması,

4- Hem kevnî kitabı, hem ilahî kelamı kitabı okurken hikmeti yakalamaya çalışması.

Eşyanın hikmet, sır ve inceliklerini kavramak insana basiret kazandırır ve insanı marifete erdirir. Ya da bir başka ifadeyle basiret nazarı, insan gönlünü hikmetle buluşturur. Bu yüzden ehlidil insanlar sürekli hikmet arayışı içerisinde olmuş ve marifete ermeyi gaye edinmişlerdir.

Hikmet ve marifetin başı Allah korkusudur. Nefsani duygulardan sıyrılamayan, kendini aşamayan, öfkesini kontrol edemeyen, duygularını yenemeyen insandan hikmet ummak ve marifete ermesini beklemek tekeden süt çıkmasını beklemek gibidir.

Hikmete ermek ve marifete ulaşmak nefsin arındırılmasına bağlıdır.

Bilmek, bulmak ve olmak anlamına gelen ilme’l-yakîn, ayne’lyakîn ve hakka’l-yakîn irfan geleneğinde önemli menzillerdir. İlme’l-yakîn, ölçüleri içerisinde Hakk’ı, hakikati, varlığı ve varlığın sahibini tanımaktır. Bu menzil sonuçları itibariyle motivasyon tesiri olmayan, bununla birlikte kalbî irfana açılan bir pencere niteliğindedir. Bu ayne’l yakîn penceresinden gelen ışık, insana aradığını bulma imkânı sunar.

Ayne’l-yakîn sayesinde açılan basiret gözü ibadet ve taatlardaki manevi haz, ruhanî aşk ve şevk ile hakka’l-yakîn sayesinde olmayı ve kemale ermeyi gerçekleştirir. Böylece Allah yolunun yolcusu, gerçek tevhit ile sonuçlanacak marifet, irfan ve aşk yolculuğunda ilme’l-yakîn/bilmek, ayne’l-yakîn/bulmak ve hakka’lyakîn/olmak menzillerinden geçmiş olur.

Hikmet, marifet ve irfan, dille anlatılan ve öğretilen bir şey olmaktan çok, sükût, idrak ve derin bir kavrayış ile anlaşılan ve öğrenilen husustur. Önemli olan sadece dilin değil, nefsin ve zihnin de susmasıdır. Hak’tan başkasıyla meşgul olmamasıdır. Sükût, tefekkürü temin ettiği ölçüde marifet tahsil etmenin aracıdır.

Dilin söylediği sözleri kulak anlar, ama gönülden çıkan hikmet ve marifet sözlerini ise ancak aklı aşmış; gönül sermestliğine ulaşmış aşk ve coşkusu yüksek olan ehli hikmet ve ehli irfan anlar.

İnsanın manevi hayatı, içine iman, ibadet ve ahlak tohumunun ekildiği bir tarla gibidir. Bu tarlanın mutlaka ilim, hikmet ve marifet çapası ile çapalanması; ibadet ve taat suyu ile sulanması gerekir. İlim, hikmet ve irfan çapası ile çapalanmayan manevi hayatın, kısa zamanda yoz ayrık otlarıyla bozulacağından şüphe yoktur. Yoz otların kendini göstermeye başladığı bir tarlanın nasıl bütün fidanlarıyla sökülmesi gerekmiyor; aksine görülen yabani ve yoz otların temizlenmesi yeterli oluyorsa manevi hayatımız da böyledir. Önce masiva denilen yoz ayrık otlardan temizlenmelidir ki hikmet ve marifet çimeni yeşersin, kalp hikmet pınarı hâline gelsin.

Prof. Dr. H. kâmil yILMaZ

 

Bu yazı 2899 defa okunmuştur...

Yorum Ekle

Yazdır

YORUM LİSTESİ

KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER

n

05/04/2021 - 08:34 FELSEFENİN ÇALDIĞI İNSANLAR

n

08/03/2021 - 11:02 TEVHİDDEN HİDAYETE  NEBEVİ RİSALET

n

12/01/2021 - 11:25 İŞTE TOPLUMUMUZUN HÂLİ BU

n

06/10/2020 - 02:15 PEYGAMBER EFENDİMİZİN HİCRET YOLCULUĞU

n

06/10/2020 - 11:27 ŞEHİTLER ÖLMEZ!

n

31/08/2020 - 04:09 SONUÇLARI İTİBARIYLA İSTİĞFAR VE TÖVBE / Dr. Abdülkadir ERKUT

n

06/07/2020 - 09:49 GENÇLİK NEREYE GİDİYOR? / Abdülhamit Kahraman

n

25/06/2020 - 10:51 ŞİMDİ TAM ZAMANI / Abdülhamit Kahraman

n

18/05/2020 - 12:33 CÂMİLER KAPATILDI  CUMALAR KALDIRILDI AMA.. / Abdülhamit Kahraman

n

23/04/2020 - 04:29 RAMAZANDA HAYATIN VE ÖLÜMÜN MUHASEBESİNİ YAPMAK / Dr. Muhlis AKAR 

n

23/04/2020 - 02:47 ŞEHR-İ RAMAZAN VE SORUMLULUK BİLİNCİ / Prof. Dr. Ramazan ALTINTAŞ

n

06/04/2020 - 10:26 HER HÂLİMİZE ŞÜKREDEBİLMEK / Dr. Lamia LEVENT ABUL

n

30/03/2020 - 10:30 KULLUĞUN EN GÜZEL KIVAMI: İHSAN / Prof. Dr. Safi ARPAGUŞ

n

16/12/2019 - 10:13 HZ. PEYGAMBER (S.A.S.) DÖNEMİNDE İLİM / Prof. Dr. Şakir GÖZÜTOK

n

30/08/2019 - 10:56 HARAMDAN HELALE HİCRET ETMEK

n

29/08/2019 - 02:59 ZİKİR: KALPLERİ DİRİLTEN İKSİR

n

17/12/2018 - 01:05 ALLAH’A YÖNELİŞ BİLİNCİNİ TAZELEME: TÖVBE

n

17/12/2018 - 12:56 MANEVİ ARINMA: TÖVBE

n

19/11/2018 - 10:47 İnancı kuşanan gençler

n

19/11/2018 - 10:42 Hz. Peygamberi Gençlere Anlatabilmek

n

17/10/2018 - 03:38 Mescitlerde Namaz Kılmak ve Takva Sahibi İmam Olmak

n

30/03/2018 - 12:31 DEİZMİ VE ATEİZMİ BESLEYEN ÖNEMLİ BİR FAKTÖR İBADETSİZLİ

n

29/03/2018 - 12:11 MÜSLÜMANLARIN İLK KIBLESİ MESCİD-İ AKSA VE MÜBAREK ŞEHİR KUDÜS

n

04/01/2018 - 10:52 NEFİS İLE MÜCADELE CİHAD-I EKBER

n

03/01/2018 - 11:14 DİNÎ TEBLİĞDE DİL VE ÜSLUP NASIL OLMALIDIR?

n

14/11/2017 - 11:22 HZ. PEYGAMBER’İ GÜNÜMÜZ İNSANINA DOĞRU ANLATMAK

n

02/10/2017 - 04:02 İNSAN ONURU VE ALLAH’A KULLUK

n

02/10/2017 - 03:31 ASIL DİN AŞIRI YORUM

n

02/10/2017 - 03:08 DİN GÜVENLİĞİ BAĞLAMINDA DİNİN DOĞRU ANLAŞILMASI VE YORUMLANMASI

n

19/08/2017 - 09:04 Kurban ya da Başından Serçe Geçen Bir Çocuktur  İSMAİL

n

12/07/2017 - 10:42 İNSANLIĞA KARŞI EN BÜYÜK GÜNAH:  FİTNE

n

13/06/2017 - 12:14 RAMAZAN MEKTEBİ

n

13/06/2017 - 12:07 EMANET AHLAKI

n

13/06/2017 - 11:59 RAMAZAN MEDENİYETİ

n

19/04/2017 - 03:16 HZ. PEYGAMBER VE GÜVEN TOPLUMU: DARU'S-SELAM

n

28/03/2017 - 02:41 SANAL DÜNYA VE  DEĞİŞEN MAHREMİYET

n

17/02/2017 - 03:17 PARALEL DİNLERİ KİMLER SEVER

n

17/02/2017 - 12:40 “HADİS İLMİ”NİN İSLÂMÎ İLİMLER ARASINDAKİ YERİ

n

13/02/2017 - 12:17 KALPLERİNDE MARAZ BULUNANLAR: MÜNAFIKLAR

n

01/02/2017 - 11:12 TEFRİKAYA DÜŞENLER GİBİ OLMAYIN

n

29/12/2016 - 10:25 BİR GÜVEN ABİDESİ:  Muhammedü’l-Emin

n

19/12/2016 - 04:10 Fitne ve Fesadın Başka Bir Versiyonu: İFTİRA VE SUÇLAMA

n

18/10/2016 - 11:53 Bir Mektep Olarak CAMİ

n

26/09/2016 - 11:04 Peygambersiz İslam Söylemi

n

22/09/2016 - 12:08 VİCDANIMIZIN "Selfie"SİNİ ÇEKEBİLİR MİYİZ ?

n

21/09/2016 - 02:57 Boş Vakit mi Dediniz?

n

10/08/2016 - 01:00 RASULULLAH (S.A.S.) BÖYLE BUYURDU

n

10/08/2016 - 12:44 Narsisistik Kişilik

n

14/06/2016 - 11:32 Ramazanda Gönülden Tevhidi Yaşamak

n

06/06/2016 - 02:55 Kur’an İkliminde İyiliklerle Dinamik Bir Hayat İnşası

n

02/06/2016 - 04:44 Ramazan ve iYiLiK

n

02/05/2016 - 12:25 HZ. PEYGAMBER’İN MESAJINI DOĞRU ANLAMAK

n

08/04/2016 - 03:14 Yoğunlaşmış İbadet Mevsimi: “Üç Aylar”

n

24/03/2016 - 10:35 DUANIZ OLMASA

n

24/03/2016 - 10:31 SAHÂBE’NİN PEYGAMBER SEVGİSİ

n

01/02/2016 - 11:48 ZÂLİME HAKKI SÖYLEMEK

n

19/01/2016 - 04:35 ZOR ZAMANDA Müslüman Olmak

n

18/01/2016 - 02:04 Huzurda Huşu ile Durmak

n

18/01/2016 - 01:22 Alnı Secdeye Varan Simalar

n

14/12/2015 - 11:41 HZ. ALİ (Ö: 40/660)’NİN KUR’AN-I KERİM ANLAYIŞI

n

01/12/2015 - 02:21 SAHÂBE’NİN PEYGAMBER SEVGİSİ

n

26/11/2015 - 02:10 Namaz: Divan-ı İlahîde Durup Tevhide Ermektir

n

19/11/2015 - 03:13 Kur’an ve Sünnet Perspektifinden Bilgi AHlAKI

n

19/11/2015 - 03:11 İlim, Marifet ve Hikmet İlişkisi

n

22/10/2015 - 12:39 Söz mü Sükût mu?

n

09/10/2015 - 02:23 Haccın Evrensel Boyutu

n

07/09/2015 - 04:20   KURBAN

n

07/09/2015 - 04:14 Mescitler Arasında Mescid-i Aksa’ya Dair

n

06/07/2015 - 12:25 SADAKA-İ FITIR

n

06/07/2015 - 12:23 TERAVİH NAMAZI

n

23/06/2015 - 03:48 Şeytanın Telkini VESVESE

n

19/06/2015 - 04:50 RAMAZAN

n

15/06/2015 - 06:11 Kardeşlik ve Dostluğa Açılan Pencere SELAM

n

15/06/2015 - 03:24 Vücutta Dolaşan Sinsi Düşman: Şeytan

n

12/06/2015 - 03:38 İnsanın Temel Bir Zaafı

n

12/06/2015 - 03:07 Mültecilere Hicret Yurdu            ya da Muhacire Ensar Olmak

n

06/05/2015 - 02:27 DERİN BİR MUHALEFET

n

27/04/2015 - 12:31 Merhameti Kuşanmak

n

27/04/2015 - 12:30 Şiddet Karşısında rahmet Peygamberi 

n

17/01/2015 - 04:13 HADİSLERİN DOĞRU ANLAŞILMASINDA VE YORUMLANMASINDA TAKİP EDİLECEK YÖNTEM

n

23/12/2014 - 04:13 Müslümanın Varlıkla İmtihanı

n

23/12/2014 - 04:12 İslami Bakışla Varlık ve Servet Algımız

n

16/12/2014 - 02:50 SÜNNET VAHİY İLİŞKİSİ

n

27/10/2014 - 03:06 Sabır-Sâbir

n

24/10/2014 - 04:08 Hz. Peygamber ve Genç Sahabiler

n

24/10/2014 - 03:59 Okunması Gerekenler (12)

n

24/10/2014 - 03:53 İslam’ın Gençlik Tasavvuru

n

04/07/2014 - 03:29 BORÇ ve KARZ-I HASEN

n

30/06/2014 - 04:46 Ramazan İklimi ve Helal Kazanç Bilinci

n

09/06/2014 - 11:33 ATÂLETİ TATİL ZANNETMEK

n

05/05/2014 - 02:42 HZ. PEYGAMBER (S.A.S.)’İN ADÂLET ANLAYIŞI

n

09/04/2014 - 02:07 BİR YÖNETİCİ OLARAK RASULULLAH

n

21/03/2014 - 04:40 Allah’ın Korumasını Hak Etmenin Yolu: Sabah Namazı

n

10/02/2014 - 02:47 Değerini Bilemediğimiz İki Eşsiz Nimet: Sağlık ve Boş Zaman

n

04/10/2013 - 05:02 “Hakikat”in Nihai Temsilcisi:  Hz. Muhammed (s.a.s.) 

n

22/07/2013 - 03:39 Hz. Peygamber (s.a.s.)’in Asabiyetle Mücadelesi

n

22/07/2013 - 03:33 Şeytanın kardeşleri kimlerdir?

n

18/06/2013 - 05:58 Hz. Peygamber (s.a.s.)’in Asabiyetle Mücadelesi

n

18/06/2013 - 02:09 Kur’an ayı ramazan ikliminde ‘Oku’ emrinin düşündürdükleri

n

14/03/2013 - 11:17 Okunması Gerekenler (11)
 

Site İçi Arama

4 Ramazan 1442 |  16.04.2021

Bir Ayet

Bismillahirramanirrahim

"Allah size kitapta şunu da bildirmiştir: "Allah'ın âyetlerinin inkâr ve onlarla alay edildiğini işittiğiniz zaman, bunu yapanlar başka bir konuya geçmedikçe onların yanında oturmayın." Böyle yaparsanız siz de onlar gibi olursunuz. Şüphe yok ki Allah münâfıkları da, kâfirleri de cehennemde bir araya getirecektir."

( Nisa Suresi - 140)

Bir Hadis

Hasan el- Basri, Ma'kıl İbnu Yesâr (Radiyallahu Anh)'dan naklediyor:

"Resulullah'ı (Sallallahu Aleyhi Vessellem) işittim, demişti ki:

"ALLAH bir kimseyi başkaları üzerine çoban yapmış, o da idaresi altındakilere hile yapmış olarak ölmüş ise, ALLAH ona cennetini kesinlikle haram eder."



(Buhari, Ahkâm 8)

Bir Dua

“Allah’ım! Dinim, dünyam, ailem ve malım hakkında af ve afiyet istiyorum.”


(Hâkim, Deavât, No: 1902, I, 517)

Hikmetli Söz

İlmi öğrenmeden önce edebi öğren.

Canlı yayın

İslam Ansiklopedisi

  Tasarım : Networkbil.NET

@2008 kuraniterbiye.Com