Ana Sayfa   |   Görüntülü Dersler  |  Sesli Dersler   |  Kur'an Araştırmaları   |  İlmi YAZILAR   |  Aile Eğitim Yazıları   |  Çocuk Eğitimi Yazıları   |  Yazarlar  |  İletişim

Kur`an-i Kerim ve Mealleri

Namaz Sureleri Tefsiri

Cuma (Tefsir) Dersleri

Hadis Dersleri

Cami Dersleri

Hz. Peygamberin Hayatı (s.a.v)

İnsanı Tanımak (Radyo)

Tv Programları

Seminer ve Konferans

Kısa Dersler

Özel Konular

Fıkhi Konular

Aile Eğitim Seminerleri

Foto Galeri

Üyelik Girişi

Kull. Adı

:

Şifre

:
   

Ücretsiz Üyelik
Şifremi Unuttum

Güncel Videolar

Eğitimcilere ÖZEL
Gazze Duası
Gençlerle İletişim (Günışığı- Reşitpaşa​)
Uyumlu Evlilik Yöntemi (Bulgurlu)
İmanın Anlamı ve Aşamaları (İkitelli / M.Akif)

Namaz Vakitleri

Sayaç

Sayac
Tekil (Bugün) 2860
Toplam 11069368
En Fazla 16179
Ortalama 2331
Üye Sayısı 1153
Bugün Üye Olan 0
Online Ziyaretci
 
 

Peygambersiz İslam Söylemi

Peygambere itaat, Allah’a itaat sayılmıştır. (Nisa, 4/80.)
26/09/2016

Yüce Rabbimiz Allah, mesajlarını kullarına iletmek için her topluma bir peygamber göndermiş (Nahl, 16/36.), bütün peygamberler, Allah katında yegâne din olan İslam’ı (Âli İmran, 3/19.) insanlara tebliğ etmişlerdir. Yüce Allah, hak dini İslam’ı kabul edenleri “Müslüman” olarak isimlendirmiştir. (Hac, 22/78.) Son peygamber Hz. Muhammed (s.a.s.)’in (Ahzab, 33/40.) gönderilmesiyle İslam kemale ermiş (Maide, 5/3.), artık Allah katında İslam’dan başka geçerli bir din kalmamıştır. (Âli İmran, 3/85.) Peygamberimiz (s.a.s.)’in görevi, İslam’ı sadece insanlara tebliğ etmek değil, aynı zamanda teybin etmek, yani dinin hükümlerini sözlü ve uygulamalı olarak açıklamaktır. (Nahl, 16/44.) Bundan dolayıdır ki Kur’an’da onlarca ayette Allah ve peygambere itaat birlikte zikredilmiş (Âli İmran, 3/32, 132; Nisa, 4/59; Maide, 5/92; Nur, 24/54; Teğâbün, 64/12; Muhammed, 47/33.), Peygambere itaat, Allah’a itaat sayılmıştır. (Nisa, 4/80.) Dolayısıyla Allah sözü Kur’an ve peygamber sözü ve uygulamaları olan sünnet, İslam’ın iki temel kaynağıdır. (Malik, Kader, 3; Hâkim, I, 93.) İslam’ın bilinmesi, tanınması, anlaşılması, yaşanması ve anlatılması için sünnete ihtiyaç vardır. Kur’an ile sünneti, Allah ile peygamberi birbirinden ayırmak, et ile tırnağı ve ruh ve bedeni birbirinden ayırmak gibidir.Bu itibarla İslam’ın ilk devirlerinden günümüze kadar İslam’ı anlamak, yaşamak ve anlatmak isteyenler, Kitap ve sünnete sarılmışlardır.

Hicri ikinci asırdan itibaren sünneti Kur’an’dan ayırmak isteyenler ve “Kur’an bize yeter.” Diyenler olmuştur. Hicri ikinci asırdan sonra da sünneti İslam’ın temel kaynağı kabul etmeme, sünneti reddetme düşüncesi devam etmiş, Batılı düşünürler daha da ileri gitmişler, hadislerin çoğunluğunun uydurma olduğunu ileri sürerek sünnetin İslam’ın kaynağı olma konusunda insanların kafasına şüphe sokmaya çalışmışlardır. Bu düşünce Hindistan ve Mısır’da yankı bulmuş, sünneti reddeden bir akım türemiştir. Bu düşünce sahipleri kendilerine “ehli Kur’an” adını vermişlerdir. Bunlar; Kur’an ile yetinmek ve hadislerin Hz. Peygambere nispeti şüpheli olduğu gerekçesi ile sünneti delil saymamışlar, “Sünnetsiz İslam” ve “İslam, Kur’an’dan ibarettir.” savunması yapmışlardır. Aynı düşünceyi ülkemizde de benimseyenler ve savunanlar olmuştur. Hâlbuki İslam, sadece Kur’an’da zikredilen hükümlerden ibaret değildir. Dinî her konu, Kur’an’da tafsilatı ile anlatılmamış,  birçok konunun açıklaması, detayı ve nasıl uygulanacağı Hz. Peygamber (s.a.s.) tarafından yapılmıştır.

Sünneti Kur’an’dan ayırmak isteyen, böylece İslam’ı zayıflatmak, içini boşaltmak ve yaşanmaz hâle getirmek isteyen zihniyet, daha da ileri gitmiş, “Sünnetsiz İslam” söylemini, “Peygambersiz İslam”, “İmansız Cennet” ve “Ilımlı İslam” söylemine dönüştürmüş ve bunu sinsice zihinlere yerleştirmeye çalışmıştır. Bunun en bariz tezahürü, sadece “lâ ilâhe illallah” (Allah’tan başka hiçbir ilah yoktur) diyen kimsenin, “Muhammedü’r-Rasulüllah” (Muhammed Allah’ın peygamberidir) demese de cennete girebileceği söylemidir. Bu söylem, gerçekten İslam ve Müslümanlar için tehlikeli, Kur’an ve sünnete uymayan bir söylemdir. Kim böyle söylüyor? diyebilir siniz. Ben Fethullah Gülen’in Youtube’da kendi anlatımından duydum. Diyor ki: “Lâ ilâhe illallah diyen kimse, “Muhammedü’rRasûlüllah” demese de cennete girer!” Başka bir konuşmasında ise “Lâ ilâhe illallah” diyeni başıma koyarım.” Aynı söylem, Reşit Haylamaz adlı kişi, kaleme aldığı ve malum örgütün, “Herkes Onu Okuyor” diye reklamını yaptığı “Gönül Tahtımızın Eşsiz Sultanı Efendimiz” adlı eserinde de savunmakta ve şöyle demektedir: “Ancak onun hedefi, öncelikle bütün insanları rahmet ve şefkatle kucaklayıp, ümmeti arasında da kelimei tevhidin ikinci yarısını söylemekten kaçınarak kendisini kabul etmese bile lâ ilâhe illallah diyen herkesi buraya getirmekti. Çünkü O, ‘Kim la ilahe illallah derse cennete girer’ buyuracaktı.” (s. 252) Acaba Kur’an ve sünnet ile ters düşen bu söylem, Müslüman halk nezdinde kabul gördü mü derseniz, maalesef evet. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yaptırdığı  “Dindarlık Anketi”nde, “Bir kimse “Lâ ilâhe illallah” deyip “Muhammedü’r-Rasulüllah” demeden Müslüman olur ve cennete girer mi sorusuna %17 evet demiştir. Bu, cidden vahim bir durumdur. Bu söylemi dile getirenler; “Kim lâ ilâhe illallah (Allah’tan başka ilah yoktur) derse cennete girer.” (Tirmizi, İman, 17, No: 2775.) ve benzeri hadisler (Müslim, İman, 43.) ile Âli İmran suresinin 64’üncü ayetine dayandırmaktadırlar. Zikredilen hadis, muhaddis İbn Şihab ez-Zühri’ye sorulmuş ve “Bu husus, İslam’ın başlangıç yıllarında, farzlar, emir ve yasaklar inmeden önce idi.” demiştir. (Tirmizi, İman, 17, No: 2775.) Âli İmran suresinin 64’üncü ayetinin, “Ey Peygamberim! Deki: “Ey kitap ehli! Bizimle sizin aranızda âdil ve insaflı bir söze gelin.” cümlesindeki “kelimei sevâ”yı lâ ilâhe illallah olarak alıp Kur’an’ın başka ayetlerini görmezlikten gelmek, saptırma, tahrif ve aldatmadır. Kur’anı Kerim, konularına göre tertip edilmiş bir kitap değildir. Bir konuda hüküm ortaya koyabilmek için Kur’an’ın bütününe ve konu ile ilgili bütün hadislere bakmak gerekir. Peygamberimiz (s.a.s.)’in ilk muhatabı olan Mekke halkı Allah’ın varlığını kabul ediyor, birliğini kabul etmiyor, putları Allah’a ortak koşuyorlardı. Hz. Muhammed (s.a.s.), peygamberlikle görevlendirildiğinde Arap müşrikler, dört konuda Peygamberimize karşı çıkmışlardı: a) Tek Allah inancına (Sâd, 38/3.), Hz. Muhammed’in peygamber oluşuna (Kâf, 50/3.), ahiret inancına (Câsiye, 45/24; Kâf, 50/3.) ve Kur’an’ın Allah sözü olduğuna (Enfal, 8/3132.) karşı çıktılar. Peygamberimiz (s.a.s.), ilk önce insanları kelimei tevhide, yani tek Allah inancına, lâ ilâhe illallah demeye daveti etti. Bu davete icabet edenler; hem Allah’ın birliğini, hem Hz. Muhammed’in peygamberliğini, hem Kur’an’ın Allah sözü olduğunu, hem de ahiret inancını kabul etmiş oluyorlardı. “Lâ ilâhe illallah (Allah’tan başka ilah yoktur) diyen kimse cennete girer.” sözünü esas alıp sözün sahibini ve Kur’an’ı tebliğ edeni, peygamber olarak kabul etmemek akıl tutulması, mantıksızlık ve çarpıtmadan başka bir şey değildir.

İslam’ın ana referanslarına göre bir insanın cennete girebilmesi için mutlaka mümin ve Müslüman olması (Bakara, 2/82; Tevbe, 9/72; Zuhruf, 43/6870.), mümin ve Müslüman olabilmesi için de Kur’an’ın her bir ayetine iman etmesi gerekir. Çünkü cennet, müminler için hazırlanmıştır. (Hadîd, 57/21.) Peygamberimizin beyanı ile “Cennete ancak mümin ve Müslüman olanlar girecektir.” (Buhari, Meğâzi 36; Fedailü’sSahabe, 178.)

Kur’an’ın her bir ayeti iman konusudur. Allah’ın ayetlerine iman etmeyenler, mümin ve Müslüman olamazlar. Allah’ın ayetlerine iman etmeyenlerin gideceğiyer cennet değil cehennemdir. Bu hususu ifade eden yüzlerce ayet vardır. (Mesela bk. En’am, 6/21, 124; Yunus, 10/17; Neml 27/82; Nahl, 16/104105.) Kur’an’da peygambere iman edilmesi kesin bir üslup ile emredilmektedir. (Teğâbün, 64/8; Nisa, 4/136; Bakara, 2/177.) Kur’an’da Hz. Muhammed (s.a.s.)’in Allah’ın rasulü olduğu bildirilmektedir. (Feth, 48/29.) Dolayısıyla Hz. Muhammed’in peygamberliğini kabul etmeyen, lâ ilâhe illallah deyip Muhammedü’r-Rasulüllah demeyen kimse, Kur’an’a iman etmemiş, iman esasları arasında ayırım yapmış olur. (Nisa, 4/150.) Kur’an’ın bir ayetine bile iman etmeyen kimse, mümin olamaz. (Maide, 5/5.) Dolayısıyla Muhammedü’r-Rasulüllah demese de sadece lâ ilâhe illallah diyen cennete girer demek, bütünüyle yanlıştır, İslam’ı çarpıtmaktır, halkı kandırmaktır. Muhammedü’r-Rasûlüllah demeyen kimse, kesinlikle sapıktır, kâfirdir. (Nisa, 4/136.) Kâfirler ise asla cennete giremez. Kâfirlerin gideceği yer, içlerinde ebedî kalmak üzere cehennemdir. (Bakara, 2/24, 39; Enfal, 8/14; Âl/i İmran, 3/10, 116, 131, 151; A’râf, 7/36; Bakara, 2/217.)

Sonuç olarak kelimei şahadetin “Lâ ilâhe illallah” bölümü, Allah’ın varlığını ve birliğini “Muhammedü’r-Rasûlüllah” bölümü ise Hz. Muhammed (s.a.s.)’in peygamberliğini ifade eder. Kelimei şahadetin bu iki kısmı, ayrılmaz bir bütündür. “Lâ ilâhe illallah” deyip “Muhammedü’rRasûlüllah” demeyen kimse mümin ve Müslüman değil tam bir kâfirdir. Kâfirler ise cennete değil cehenneme girecektir.

 

Doç. Dr. İsmail KARAGÖZ / Diyanet Dergi

 

Bu yazı 1710 defa okunmuştur...

Yorum Ekle

Yazdır

YORUM LİSTESİ

KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER

n

05/04/2021 - 08:34 FELSEFENİN ÇALDIĞI İNSANLAR

n

08/03/2021 - 11:02 TEVHİDDEN HİDAYETE  NEBEVİ RİSALET

n

12/01/2021 - 11:25 İŞTE TOPLUMUMUZUN HÂLİ BU

n

06/10/2020 - 02:15 PEYGAMBER EFENDİMİZİN HİCRET YOLCULUĞU

n

06/10/2020 - 11:27 ŞEHİTLER ÖLMEZ!

n

31/08/2020 - 04:09 SONUÇLARI İTİBARIYLA İSTİĞFAR VE TÖVBE / Dr. Abdülkadir ERKUT

n

06/07/2020 - 09:49 GENÇLİK NEREYE GİDİYOR? / Abdülhamit Kahraman

n

25/06/2020 - 10:51 ŞİMDİ TAM ZAMANI / Abdülhamit Kahraman

n

18/05/2020 - 12:33 CÂMİLER KAPATILDI  CUMALAR KALDIRILDI AMA.. / Abdülhamit Kahraman

n

23/04/2020 - 04:29 RAMAZANDA HAYATIN VE ÖLÜMÜN MUHASEBESİNİ YAPMAK / Dr. Muhlis AKAR 

n

23/04/2020 - 02:47 ŞEHR-İ RAMAZAN VE SORUMLULUK BİLİNCİ / Prof. Dr. Ramazan ALTINTAŞ

n

06/04/2020 - 10:26 HER HÂLİMİZE ŞÜKREDEBİLMEK / Dr. Lamia LEVENT ABUL

n

30/03/2020 - 10:30 KULLUĞUN EN GÜZEL KIVAMI: İHSAN / Prof. Dr. Safi ARPAGUŞ

n

16/12/2019 - 10:13 HZ. PEYGAMBER (S.A.S.) DÖNEMİNDE İLİM / Prof. Dr. Şakir GÖZÜTOK

n

30/08/2019 - 10:56 HARAMDAN HELALE HİCRET ETMEK

n

29/08/2019 - 02:59 ZİKİR: KALPLERİ DİRİLTEN İKSİR

n

17/12/2018 - 01:05 ALLAH’A YÖNELİŞ BİLİNCİNİ TAZELEME: TÖVBE

n

17/12/2018 - 12:56 MANEVİ ARINMA: TÖVBE

n

19/11/2018 - 10:47 İnancı kuşanan gençler

n

19/11/2018 - 10:42 Hz. Peygamberi Gençlere Anlatabilmek

n

17/10/2018 - 03:38 Mescitlerde Namaz Kılmak ve Takva Sahibi İmam Olmak

n

30/03/2018 - 12:31 DEİZMİ VE ATEİZMİ BESLEYEN ÖNEMLİ BİR FAKTÖR İBADETSİZLİ

n

29/03/2018 - 12:11 MÜSLÜMANLARIN İLK KIBLESİ MESCİD-İ AKSA VE MÜBAREK ŞEHİR KUDÜS

n

04/01/2018 - 10:52 NEFİS İLE MÜCADELE CİHAD-I EKBER

n

03/01/2018 - 11:14 DİNÎ TEBLİĞDE DİL VE ÜSLUP NASIL OLMALIDIR?

n

14/11/2017 - 11:22 HZ. PEYGAMBER’İ GÜNÜMÜZ İNSANINA DOĞRU ANLATMAK

n

02/10/2017 - 04:02 İNSAN ONURU VE ALLAH’A KULLUK

n

02/10/2017 - 03:31 ASIL DİN AŞIRI YORUM

n

02/10/2017 - 03:08 DİN GÜVENLİĞİ BAĞLAMINDA DİNİN DOĞRU ANLAŞILMASI VE YORUMLANMASI

n

19/08/2017 - 09:04 Kurban ya da Başından Serçe Geçen Bir Çocuktur  İSMAİL

n

12/07/2017 - 10:42 İNSANLIĞA KARŞI EN BÜYÜK GÜNAH:  FİTNE

n

13/06/2017 - 12:14 RAMAZAN MEKTEBİ

n

13/06/2017 - 12:07 EMANET AHLAKI

n

13/06/2017 - 11:59 RAMAZAN MEDENİYETİ

n

19/04/2017 - 03:16 HZ. PEYGAMBER VE GÜVEN TOPLUMU: DARU'S-SELAM

n

28/03/2017 - 02:41 SANAL DÜNYA VE  DEĞİŞEN MAHREMİYET

n

17/02/2017 - 03:17 PARALEL DİNLERİ KİMLER SEVER

n

17/02/2017 - 12:40 “HADİS İLMİ”NİN İSLÂMÎ İLİMLER ARASINDAKİ YERİ

n

13/02/2017 - 12:17 KALPLERİNDE MARAZ BULUNANLAR: MÜNAFIKLAR

n

01/02/2017 - 11:12 TEFRİKAYA DÜŞENLER GİBİ OLMAYIN

n

29/12/2016 - 10:25 BİR GÜVEN ABİDESİ:  Muhammedü’l-Emin

n

19/12/2016 - 04:10 Fitne ve Fesadın Başka Bir Versiyonu: İFTİRA VE SUÇLAMA

n

18/10/2016 - 11:53 Bir Mektep Olarak CAMİ

n

26/09/2016 - 11:04 Peygambersiz İslam Söylemi

n

22/09/2016 - 12:08 VİCDANIMIZIN "Selfie"SİNİ ÇEKEBİLİR MİYİZ ?

n

21/09/2016 - 02:57 Boş Vakit mi Dediniz?

n

10/08/2016 - 01:00 RASULULLAH (S.A.S.) BÖYLE BUYURDU

n

10/08/2016 - 12:44 Narsisistik Kişilik

n

14/06/2016 - 11:32 Ramazanda Gönülden Tevhidi Yaşamak

n

06/06/2016 - 02:55 Kur’an İkliminde İyiliklerle Dinamik Bir Hayat İnşası

n

02/06/2016 - 04:44 Ramazan ve iYiLiK

n

02/05/2016 - 12:25 HZ. PEYGAMBER’İN MESAJINI DOĞRU ANLAMAK

n

08/04/2016 - 03:14 Yoğunlaşmış İbadet Mevsimi: “Üç Aylar”

n

24/03/2016 - 10:35 DUANIZ OLMASA

n

24/03/2016 - 10:31 SAHÂBE’NİN PEYGAMBER SEVGİSİ

n

01/02/2016 - 11:48 ZÂLİME HAKKI SÖYLEMEK

n

19/01/2016 - 04:35 ZOR ZAMANDA Müslüman Olmak

n

18/01/2016 - 02:04 Huzurda Huşu ile Durmak

n

18/01/2016 - 01:22 Alnı Secdeye Varan Simalar

n

14/12/2015 - 11:41 HZ. ALİ (Ö: 40/660)’NİN KUR’AN-I KERİM ANLAYIŞI

n

01/12/2015 - 02:21 SAHÂBE’NİN PEYGAMBER SEVGİSİ

n

26/11/2015 - 02:10 Namaz: Divan-ı İlahîde Durup Tevhide Ermektir

n

19/11/2015 - 03:13 Kur’an ve Sünnet Perspektifinden Bilgi AHlAKI

n

19/11/2015 - 03:11 İlim, Marifet ve Hikmet İlişkisi

n

22/10/2015 - 12:39 Söz mü Sükût mu?

n

09/10/2015 - 02:23 Haccın Evrensel Boyutu

n

07/09/2015 - 04:20   KURBAN

n

07/09/2015 - 04:14 Mescitler Arasında Mescid-i Aksa’ya Dair

n

06/07/2015 - 12:25 SADAKA-İ FITIR

n

06/07/2015 - 12:23 TERAVİH NAMAZI

n

23/06/2015 - 03:48 Şeytanın Telkini VESVESE

n

19/06/2015 - 04:50 RAMAZAN

n

15/06/2015 - 06:11 Kardeşlik ve Dostluğa Açılan Pencere SELAM

n

15/06/2015 - 03:24 Vücutta Dolaşan Sinsi Düşman: Şeytan

n

12/06/2015 - 03:38 İnsanın Temel Bir Zaafı

n

12/06/2015 - 03:07 Mültecilere Hicret Yurdu            ya da Muhacire Ensar Olmak

n

06/05/2015 - 02:27 DERİN BİR MUHALEFET

n

27/04/2015 - 12:31 Merhameti Kuşanmak

n

27/04/2015 - 12:30 Şiddet Karşısında rahmet Peygamberi 

n

17/01/2015 - 04:13 HADİSLERİN DOĞRU ANLAŞILMASINDA VE YORUMLANMASINDA TAKİP EDİLECEK YÖNTEM

n

23/12/2014 - 04:13 Müslümanın Varlıkla İmtihanı

n

23/12/2014 - 04:12 İslami Bakışla Varlık ve Servet Algımız

n

16/12/2014 - 02:50 SÜNNET VAHİY İLİŞKİSİ

n

27/10/2014 - 03:06 Sabır-Sâbir

n

24/10/2014 - 04:08 Hz. Peygamber ve Genç Sahabiler

n

24/10/2014 - 03:59 Okunması Gerekenler (12)

n

24/10/2014 - 03:53 İslam’ın Gençlik Tasavvuru

n

04/07/2014 - 03:29 BORÇ ve KARZ-I HASEN

n

30/06/2014 - 04:46 Ramazan İklimi ve Helal Kazanç Bilinci

n

09/06/2014 - 11:33 ATÂLETİ TATİL ZANNETMEK

n

05/05/2014 - 02:42 HZ. PEYGAMBER (S.A.S.)’İN ADÂLET ANLAYIŞI

n

09/04/2014 - 02:07 BİR YÖNETİCİ OLARAK RASULULLAH

n

21/03/2014 - 04:40 Allah’ın Korumasını Hak Etmenin Yolu: Sabah Namazı

n

10/02/2014 - 02:47 Değerini Bilemediğimiz İki Eşsiz Nimet: Sağlık ve Boş Zaman

n

04/10/2013 - 05:02 “Hakikat”in Nihai Temsilcisi:  Hz. Muhammed (s.a.s.) 

n

22/07/2013 - 03:39 Hz. Peygamber (s.a.s.)’in Asabiyetle Mücadelesi

n

22/07/2013 - 03:33 Şeytanın kardeşleri kimlerdir?

n

18/06/2013 - 05:58 Hz. Peygamber (s.a.s.)’in Asabiyetle Mücadelesi

n

18/06/2013 - 02:09 Kur’an ayı ramazan ikliminde ‘Oku’ emrinin düşündürdükleri

n

14/03/2013 - 11:17 Okunması Gerekenler (11)
 

Site İçi Arama

4 Ramazan 1442 |  16.04.2021

Bir Ayet

Bismillahirrahmanirrahim

Onlar ki dinlerini parçalara ayırmış ve kendileri de tarafgir (parça parça) olmuşlardır.
Her hizip (gurup) kendi elindekiyle övünüp (gurur) duymaktadır.



( Rum Suresi - 32)

Bir Hadis

Abdullah İbni Mugaffel radıyallahu anh şöyle dedi:
Bir adam, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’e:

– Ey Allah’ın Resûlü! Allah’a yemin ederim ki, ben seni seviyorum, dedi. Resûlullah o kişiye:

– “Sen ne söylediğini iyi düşün?” buyurdu. Adam:
– Allah’a yemin ederim ki, ben seni seviyorum, dedi ve bu sözünü üç defa tekrarladı. Bunun üzerine Resûl-i Ekrem:
– “Eğer beni seviyorsan, o halde fakirliğe karşı kendine bir zırh hazırla. Çünkü fakirlik, beni sevene yüksekten inen bir selden daha çabuk ulaşır” buyurdu.



Tirmizî, Zühd 36

Bir Dua

“Allah’ım! Mal, aile, çocuk olarak insanlara verdiklerinin hayırlısını dilerim, sapıtan
ve saptıranları değil.”

(Tirmizî, Deavât, 124)

Hikmetli Söz



Canlı yayın

İslam Ansiklopedisi

  Tasarım : Networkbil.NET

@2008 kuraniterbiye.Com