Ana Sayfa   |   Görüntülü Dersler   |   Sesli Dersler    |   İlmi Yazilar    |   Yazarlar   |   Sorular ve Cevaplar   |   İletişim   |   Foto Galeriler   |   Ziyaretçi Defteri

Kur`an-i Kerim ve Mealleri

Namaz Sureleri Tefsiri

Cuma (Tefsir) Dersleri

Hadis Dersleri

Cami Dersleri

Hz. Peygamberin Hayatı (s.a.v)

İnsanı Tanımak (Radyo)

Tv Programları

Seminer ve Konferans

Kısa Dersler

Özel Konular

Fıkhi Konular

Aile Eğitim Seminerleri

Aile Eğitim Yazıları

Çocuk Eğitimi Yazıları

Kuran Araştırmaları

Üyelik Girişi

Kull. Adı

:

Şifre

:
   

Ücretsiz Üyelik
Şifremi Unuttum

Güncel Videolar

Eğitimcilere ÖZEL
04- Gazze Duası
Gençlerle İletişim (Günışığı- Reşitpaşa​)
Uyumlu Evlilik Yöntemi (Bulgurlu)
İmanın Anlamı ve Aşamaları (İkitelli / M.Akif)

Esma'ül Hüsna

 

Namaz Vakitleri

Sayaç

Sayac
Tekil (Bugün) 1669
Toplam 10890397
En Fazla 16179
Ortalama 2317
Üye Sayısı 1153
Bugün Üye Olan 0
Online Ziyaretci
 

 
SORUMLULUK ALANIMIZ
13/10/2015 - 12:30
 
Ramazan Kayan
İnsanoğlunun en asli ve asıl boyutu sorumluluk sahibi olmasıdır.
Bunun böyle olması, insan olmanın doğal sonucu ve insan kalmanın tabii semeresidir...
 
Hayatta, hayatın amacını aramak, anlamını bulmak ve ulvi gaye, en yüce hedeftir... Bu da sorumluluk bilincini taşıyanların işidir...
 
Mesuliyet merkezli bir yaşamın diğer ismi ise mükellefiyettir yani kulluktur...
 
İnsan sadece biyolojik bir varlık değildir... İnancı, bilinci, direnci olan; iddiası, ideali, iradesi bulunan; sırasınca inisiyatif alabilen, itirazı, itaati, isyanı yerine göre ortaya koyabilen bir özelliğe sahiptir...
 
Evet, iddiası olan herkesin öncelikle şunu taşıyacak güçlü bir iradeye ve derin bir sorumluluk şuuruna sahip olması gerekir...
 
Dava adamlarının samimiyeti taşıdıkları sorumluluk duygusu ve mücadele ruhu ile kendini gösterir...
 
İnsanın saygınlığı taşıdığı sorumluluk bilinci ile orantılıdır...
 
Sorumluluk hassasiyeti olmayan kişinin bir defa kendine bile saygısı yoktur...
 
Sorumluluk, yaratılış amacına adanmaktır... Rıza-i Bari'ye odaklanmaktır...
 
Sorumluluk bilinci kişinin nerede durduğunun göstergesidir...
 
Sorumluluk, fark ediştir... Farkındalıktır... Sürekli bir teyakkuz hali ve bir yaşam biçimidir...
 
Hayatı ancak sorumluluk bilinci ile anlamlı hale getirebilir ve yaşamı disiplin altına alabiliriz... Başıboşluktan, boş vermişlikten ve boşluktan kurtulmanın yolu da bu duygudan geçiyor...
 
Bu çağın en büyük sorunu; sorumsuzluk...
 
En büyük derdi; dertsizlik, duyarsızlık ve değersizliktir...
 
Çünkü bu çağ, insanı şöyle tanımladı:
 
"İnsan bu meçhul" dedi, "insan bu mesul" diyemedi...
 
Sorumluluktan kaçan insan kendine yabancılaşıyor... Fıtratı ile çatışıyor...
 
Taşıdığı potansiyelin farkında değil... Çamurlaşan insan özündeki cevheri sürekli örtüyor...
 
Sorumsuzlar sadece arzın ifsat ve imhasına katkıda bulunabilirler...
 
Tüm kayıtlardan ve değerlerden âzâde kalan insanın nasıl azgınlaştığını, saldırganlaştığını görmekteyiz... Allah(cc) duruma el koyuyor ve uyarıyor:
 
"İnsan kendisinin başıboş bırakılacağını mı zanneder?" (Kıyame-36)
 
İşte Kur'an'ın diriltici soluğunu bu çağın insanına sunacak sorumlular aranıyor... Toplumsal sorumluluk bilinci iliklerine kadar işlenmiş, hücrelerine bile sirayet etmiş dava adamlarına, İslam davetçilerine ihtiyaç var...
 
Zaten vahye şahit olma sorumluluğu, halife misyonu bunu zorunlu kılıyor...
 
Evet, mesuliyet şuuru, her anımıza, her adımımıza, her nefesimize, her kelimemize, her kararımıza etki etmelidir... Öyle ki bu sayede bananecilik, bahanecilik, bencillik, bireyselleştirmecilik gibi çağın bela ve musibetlerinden emin olabilmeliyiz...
 
Doğrusu, hangi amaç uğruna yaşamayı seçmişsek, bunun gerçekleşmesi için bir mücadele vermek durumundayız... Şayet, tercihimiz İslam’sa; bu aziz ve asil tercih omuzlarımıza bir yükümlülük yüklüyor... Sorumluluk içermeyen bir tercih, ise kuru temenniden, boş teselliden başka bir şey değildir...
 
İşin gerçeği şudur: sorumsuzlaşan, duyarsızlaşan, değersizleşen, gayesizleşen insan, İslam’ın sunduğu insan değildir...
 
İman, sorumluluk demektir...
 
İman; mükellefiyettir, mesuliyettir, mensubiyettir, aidiyettir ve en önemlisi bunlar için mücadeledir...
 
Yükümlülük içermeyen bir din sadece sinede bir yüktür... İnsanı insan yapan değer, ilahi teklife icabet ve itaattir...
 
İslam, mesuliyet duygusu ile sürekli seferde olma bilincidir... Sorumlu mümin; kendini beklemeye alamaz, kendini erteleyemez, kendini eleyemez, mücadeleden emekli olamaz... Çünkü kimse kendini iptal etme, tatil etme, ihmal etme hakkına sahip değildir...
 
Zira Müslümanın en mümeyyiz vasfı; mükellefiyet ve mesuliyettir...
 
Rasulullah (sav) kapsayıcı ve kuşatıcı bir dille buyurmuyor mu?
 
"Hepiniz çobansınız ve hepiniz çevrenizden sorumlusunuz..."
 
Genellenen bir sorumluluk ile yüz yüzeyiz...
 
"Bir kısmınız çoban, bir kısmınız sürüsünüz" buyurmuyor... Kollektif bir sorumluluk, evrensel bir ufuk bizlere sunuluyor... Bütüncül bir yaklaşım...
 
İşte aldırışsız, gamsız, duyarsız, dertsiz davranan Müslümanlara hayati uyarı... Nebevi tembih...
 
Şimdi; "Aldırma bu dünya böyle gelmiş böyle gider"ci olabilir miyiz?
 
"Her koyun kendi bacağından asılır." umursamazlığına düşebilir miyiz?
 
"Gemisini kurtaran kaptan" hezeyanlarına pirim verebilir miyiz?
 
Evet; "Bana ilişmeyen yılan bin yaşasın." gafletine devam mı diyeceğiz yoksa görevlerimize dönmek için "Ha gayret" mi diyeceğiz?

Bu Makale 2521 defa okunmuştur

 

Yazdır

YAZARIN DİĞER YAZILARI

©

30/03/2020 - 10:43 Ev ödevi

©

02/03/2020 - 11:06 Normalleştirilmiş anormallikler

©

27/01/2020 - 13:13 Vahiyle vücud bulmak

©

16/12/2019 - 10:40 Örtülü çıplaklık

©

14/10/2019 - 10:50 Toplumsal Enkazın Altında: “AİLE”

©

02/09/2019 - 10:19 Oyalanma odaklan!

©

10/06/2019 - 12:39 İnsan, en muhteşem muamma…

©

21/05/2019 - 11:03 Sade hayat

©

01/02/2019 - 14:09 Değişim İradesi

©

13/10/2018 - 14:29 Hayat paylaşmaktır

©

19/02/2018 - 12:35 Heva ile Heba Olmamak İçin

©

19/01/2018 - 18:49 Kaybolmamak için…

©

25/12/2017 - 14:04 Rüya mı, kabus mu?

©

20/11/2017 - 10:36 Heyecanımıza ne oldu?

©

25/10/2017 - 09:48 Ömür Boyu Davet

©

28/09/2017 - 14:33 Hicri hicranlar

©

07/07/2017 - 16:15 Onur Sınavı

©

29/05/2017 - 12:26 İnsanoğlu Zayıftır

©

03/05/2017 - 15:51 Nebevi Vasiyet

©

13/03/2017 - 11:10 Tevbesizliğe Tevbe

©

01/02/2017 - 11:48 Kâbe’nin Mesajı

©

03/01/2017 - 14:25 Nasıl kurtuluruz?

©

08/12/2016 - 09:14 Ertelenen Evlilikler

©

05/10/2016 - 10:20 Allah’la Dost Olmak...

©

25/06/2016 - 09:43 İSRAF TOPLUMU

©

08/04/2016 - 14:22 Gaye ve Gayret

©

20/02/2016 - 11:07 Şahit Olmak...

©

19/01/2016 - 16:38 HELAL YAŞAM

©

15/12/2015 - 13:44 ZAFER ZAAFI

©

18/11/2015 - 11:31 DÜNYA VE DURUŞ

©

13/10/2015 - 12:30 SORUMLULUK ALANIMIZ

©

10/03/2015 - 10:59 “Haydi gelsene…”

©

31/10/2014 - 14:33 DEĞER AŞINMASININ ACI AKIBETİ; VEFASIZLIK…

©

01/09/2014 - 15:25 YAŞAMIN EMARI

©

04/08/2014 - 13:52 Öncemiz ve sonramız bayram olsun.

©

04/07/2014 - 15:51 Açın Halinden Kim Anlar

©

09/06/2014 - 11:51 KENDiMiZ OLMAK KENDiMiZ KALMAK

©

05/05/2014 - 12:31 YENİDEN KARDEŞLİK

©

09/04/2014 - 14:14 İyilik Erleri

©

01/02/2014 - 13:44 Temiz Hayatlar

©

04/12/2013 - 13:38 Dindarlığın Modernizmle Sınavı

©

04/10/2013 - 14:16 Selim bir gelecek için

©

12/08/2013 - 10:40 Duayı Kuşanmak

©

19/06/2013 - 16:24 Uyum Krizi

©

20/05/2013 - 14:23 Yeniden Kardeşlik

©

18/04/2013 - 10:49 Geleceği İnşa Sorumluluğu

©

19/03/2013 - 14:35 Aktif ve Afif kadın

©

19/02/2013 - 11:22 Güzel bir gelecek için

©

28/01/2013 - 14:03 Fıkıhsız Toplum Fakihsiz Hareket

©

24/12/2012 - 11:13 İhtilaf Ahlakı

©

22/11/2012 - 14:17 Hicri hicranlar

©

25/09/2012 - 15:25 Mekke`de Mekke`yi aramak

©

27/08/2012 - 12:41 Haddini aşan zıddına döner

©

23/07/2012 - 11:30 Sıcak Sınav

©

28/06/2012 - 12:36 Denge ve düzen

©

04/06/2012 - 11:34 Allah’ın İhsanı, İnsan

©

25/04/2012 - 15:05 Dindarlığın modernizmle sınavı

©

26/03/2012 - 11:47 Modern Zamanlarda Aile Açmazı

©

02/01/2012 - 12:07 NASIL BİR GENÇLİK?

©

28/11/2011 - 13:08 Arzın ıslahı için...

©

03/10/2011 - 12:13 Evrensel Kardeşlik Buluşması; Hac

©

05/09/2011 - 14:37 Müsait zamanlar Müslümanlığı

©

03/08/2011 - 11:07 Güzele, En Güzele

©

04/07/2011 - 12:49 Tembelizm

©

03/06/2011 - 12:06 Yüce Ahlak

©

09/05/2011 - 12:01 Kaygan zeminde kaim kalmak

©

11/04/2011 - 15:05 Muttaki toplum

©

07/03/2011 - 13:17 Üçlü Reçete

©

14/02/2011 - 12:08 SERVET SINAVI

©

06/01/2011 - 11:51 Evlad-ı Rasul’ün Vedası…

©

02/12/2010 - 11:24 Evlilik mi, Evcilik mi?

©

14/10/2010 - 19:12 Tüketen ve Tükenen İnsan

©

27/07/2010 - 11:07 Aklı Selim

©

22/06/2010 - 12:18 Tevhidi Varoluş

©

18/05/2010 - 12:12 5 EM

©

16/04/2010 - 11:26 Nebevi Vasiyet

©

22/03/2010 - 16:29 Zamana Yenik Düşmemek

©

18/02/2010 - 12:20 İnsan ve İnfak

©

21/01/2010 - 11:17 Hesap dönümü

©

03/12/2009 - 11:30 İlla Namaz

©

19/10/2009 - 13:47 Özgün eğitim

©

24/09/2009 - 11:13 TEZKİYE GÜNLERİ

©

25/06/2009 - 09:43 Müslüman şahıs mıyız? Müslüman şahsiyet miyiz?

©

01/06/2009 - 15:02 Eti Senin, Kemiği Benim!

©

28/04/2009 - 16:09 Geciken Adalet

©

07/04/2009 - 14:15 Hakkıyla Kulluk

©

09/03/2009 - 16:35 Ödünç Özgürlükler

©

09/03/2009 - 15:18 Toplumsal İnşa Sorumluluğumuz!

©

10/11/2008 - 22:32 Yürüyen Ahlak

©

05/09/2008 - 13:42 EY DİRİ AY! DİRİLT BİZİ!
 
 

Site İçi Arama

  27.02.2021

15 Recep 1442

Bir Ayet

Bismillahirrahmanirrahim

Onlar, kendilerine meleklerin gelmesini mi, ya da Rabbinin gelmesini mi veya Rabbinin bazı ayetlerinin gelmesini mi bekliyorlar? Rabbinin ayetlerinden bazılarının geleceği gün, daha önce iman etmemişse veya imanıyla bir hayır kazanmamışsa hiç kimseye imanı yarar sağlamaz. De ki: "Bekleyin, biz de şüphesiz beklemekteyiz."

( En'âm Suresi - 158)

Bir Hadis

Ebu Hureyre (r.a.)’tan rivayet edilmiştir:

“(Mekke’den Medine’ye) hicret eden (Müslüman)ların fakirleri, Resulullah (s.a.v.)’e gelip: ‘Varlıklı müslümanlar cennetin en yüksek derecelerini ve ebedî nimetleri alıp götürdüler. Bizim kıldığımız namazları onlar da kılıyorlar. Tuttuğumuz oruçları onlar da tutuyorlar. Fazla malları olduğu için hac ediyorlar, umre yapıyorlar, cihad ediyorlar ve sadaka veriyorlar, fakat biz veremiyoruz’ dediler.

Bunun üzerine Resulullah (s.a.v.): ‘Sizden önde gidenlere yetişebileceğiniz, sizden sonra gelenleri geçebileceğiniz, sizin yaptığınız gibi yapanlar dışında hiç kimsenin sizden daha üstün olamayacağı bir şeyi size bildireyim mi?’ buyurdu. Sahabiler: ‘Evet (bildir) Ey Allah’ın Resulü!’ dediler. Resullullah (s.a.v.): ‘Her (farz) namazın ardından otuz üç defa Allah’ı tesbih, tahmid ve tekbir getirirsiniz’ buyurdu.

Bu hadisi Ebu Hureyre’den rivayet eden Ebu Sâlih der ki: Resulullah (s.a.v.)’e, bu zikirlerin nasıl okunacağı sorulunca Peygamber (s.a.v.): ‘Her birinden otuz üçer defa olmak üzere «Subhânallah», «el-Hamdülillah», «Allâhu Ekber» dersiniz’ diye cevap verdi.”

Buhârî, Ezan 155, Deavat 18; Müslim, Mesacid 142 (595)

Bir Dua

“Rabbim! Tövbemi kabul et, günahımı temizle, duamı kabul buyur, delilimi sabit kıl,
dilimi doğru yap, kalbime hidayet ver, göğsümün kin ve hasedini çıkar.”

(Tirmizî, Deavât, 114)

Hikmetli Söz

“Sevdiğini ölçülü sev, belki bir gün düşmanın olur. Nefret ettiğinden de ölçülü
nefret et, belki bir gün dostun olur.” (İbn Ebû Şeybe, Musannnef, Evâil, 1)

Canlı yayın

İslam Ansiklopedisi

Anket

KURAN OKUYORMUSUNUZ ?

Seçenekler

Ayda bir Kur'an okuyorum

Onbeş günde bir Kur'an okuyorum

Haftada bir Kur'an okuyorum

Hergün düzenli Kur'an okuyorum

Kur'an okumuyorum

Sonuçları Göster

  Tasarım : Networkbil.NET

@2008 kuraniterbiye.Com