Ana Sayfa   |   Görüntülü Dersler   |   Sesli Dersler    |   İlmi Yazilar    |   Yazarlar   |   Sorular ve Cevaplar   |   İletişim   |   Foto Galeriler   |   Ziyaretçi Defteri

Kur`an-i Kerim ve Mealleri

Namaz Sureleri Tefsiri

Cuma (Tefsir) Dersleri

Hadis Dersleri

Cami Dersleri

Hz Peygamberin Hayatı (s.a.v)

Sahabe Hayatı

İnsanı Tanımak (Radyo)

İnsanı Tanımak (Tv)

Tv Programları

Seminer ve Konferans

Özel Kısa Dersler

Özel Konular

Fıkhi Konular

Belgeseller

Aile Eğitim Seminerleri

Aile Eğitim Yazıları

Çocuk Eğitimi Yazıları

Kuran Araştırmaları

Üyelik Girişi

Kull. Adı

:

Şifre

:
   

Ücretsiz Üyelik
Şifremi Unuttum

Güncel Videolar

Dünya İslama Koşuyor
Eğitimcilere ÖZEL
04- Gazze Duası
Avusturalyalı Gencin Müslüman Oluşu
Anne Babaya İtaat
Gençlerle İletişim (Günışığı- Reşitpaşa​)
Ahmet El-Acemi / Dua
Ölüm- 3
Ölüm- 2
Ölüm- 1
Uyumlu Evlilik Yöntemi (Bulgurlu)
İmanın Anlamı ve Aşamaları (İkitelli / M.Akif)

Esma'ül Hüsna

 

Namaz Vakitleri

Sayaç

Sayac
Tekil (Bugün) 230
Toplam 8860775
En Fazla 16179
Ortalama 2096
Üye Sayısı 1047
Bugün Üye Olan 0
Online Ziyaretci

Anket

KURAN OKUYORMUSUNUZ ?

Seçenekler

Ayda bir Kur'an okuyorum

Onbeş günde bir Kur'an okuyorum

Haftada bir Kur'an okuyorum

Hergün düzenli Kur'an okuyorum

Kur'an okumuyorum

Sonuçları Göster

 
 

 
Geleceği İnşa Sorumluluğu
18/04/2013 - 10:49
 
Ramazan Kayan
Gelecek perspektifini paylaştığımız bir önceki yazımızdan sonra şimdi de gelecek inşası üzerinde düşüncelerimi belirtmek istiyorum.

 

Öncelikle ifade etmek gerekir ki: Gelecek, iman, donanım ve özgüven işidir…
Korku, kaygı, kuşku kuşatmasını kıramayanların geleceği karanlıktır… Vehimlerin, vehenlerin, vesveselerin vahametini yaşayanların yarınlarla ilgili bir iddialarının olabileceğini düşünemiyorum…
Ölüm korkusu, rızk endişesi, cezalandırılma tedirginliği terk edilmeden geleceğe yürüme takatini kendimizde bulamayız…
Geleceklerinden emin olanlar ise; Rablerine güven duyanlar ve o yolda bedel ödeyenlerdir… Doğrusu Müslümanca yaşayan her insanın geleceği vardır…
Şimdi, sorumuzu tekrar edelim: Geleceği inşa edebilmek için neler yapmak lazım?
Öncelikle rüya görmek lazım… Rüyası olmayanın, geleceği de yoktur… Bir gelecek rüyası, yeni dünyaların inşası için zorunludur… Zaten rüyası olmayanlar, kabuslardan da kurtulamazlar…
Rüya görmek; hedef belirlemek, yüce ideallerin, ulvi gayelerin adamı olmak demektir… İdealleri çökmüş, iddiaları bitmiş, iradeleri tükenmişlerin ne rüyası olacak?
Rüyanın gerçekleşmesi için, öncelikle uykudan uyanmak gerekir…
Hareket halinde olanların rüyası haktır… Akıbetleri hayırdır…
Unutmamak lazım ki; Yusuf’un Mısır diye bir rüyası vardı…
Hz. Musa’nın Firavun’un zulmü altında köleleştirilen İsrailoğulları için ilk günden gördüğü bir özgürlük rüyası vardı…
Hendek’te açlıktan midesinin üstüne taş bağlayan Hz. Muhammed(sav)’in Kayzer’in, Kisra’nın, Yemen’in saraylarının kapısının bu ümmete açılacağına dair bir rüyası vardı…
Hudeybiye’den önce fethin rüyasını görmüştü…
Selahaddin-i Eyyübi Kudüs’ün rüyasını görmeseydi Kudüs’ü fethedemezdi…
Fatih Sultan Mehmed İstanbul’un rüyasını gördükten sonra Konstantin İstanbul oldu…
Bugünün hakkını verenler ancak geleceği hak ederler…
Gelecek aslında bugündür… Bugünü iyi olanın yarını da aydınlıktır… Anın vacibini icra edenler istikbale umutla bakabilirler… Gelecekte yüzümüzün gülmesini istiyorsak, bugüne ne yüklediğimize bakalım… Günün gürültüsüne takılı kalan, ödevlerini yarına bırakanların geleceği de güme gitmiştir…
Bizi atiye taşıyacak olan bugünkü, aşk, azim, aksiyon ve adanmışlığımızdır…
Şayet bir erteleyen isek tüm emekler eleme dönüşür… Mücadele boşluk kabul etmiyor… Başıboşluk ve boş vermişliği hiç kaldırmıyor… “İki günü müsavi olan”ların bile kaybına dikkat çekilirken, gününü gün edenlere ne demek lazım?
Bir de bugünü yaşarken geçmişe takılı kalmamak, bakışını ileriye dikmek… Geçmişin birikimine yaslanırken dünde kalmamak… Gençler hayalleri ile, yaşlılar hatıraları ile yaşar… Hayalle hatıra arasında bocalayıp kalmadan, hakikat için harekete geçmek esastır… Gençliğin heyecanını, yaşlılığın tecrübesi ile sentezlemek en güzeli…
Gelecek kendini aşanların işidir… Sadece kendisi için yaşayanların üstesinden gelebileceği bir iş değildir… Bencil, benci, bireyci, dünyacı, çıkarcı bireylerin bunu becermesi mümkün değil… Sorumluluk bilinci, adanmışlık ruhu belirleyicidir… Kişisel ikbal ve istikbal peşinde olanlar, bireysel başarıyı önceleyenler bu yolda tutunamazlar…
Hz. Hüseyin(ra) kişisel cennet hesapları yapıp hac mevsiminde Mekke’de kalmayı tercih etmedi… Mazlumiyeti direnişe nasıl dönüşeceğini kanıtlamak için Kerbela yolunu tuttu…
Ümmetin geleceğini, Mina’da kurban kesmekte değil, Kerbela’da kurban olmakta buldu…
Anlaşılan o ki, gelecek bedelsiz inşa olmuyor… Çilesiz yol alınmıyor… Bizden öncekilerin başına gelen bizim de başımıza gelmeden cennete gidilmiyor… Taif’te taşlanmadan, Uhud’da sarsılmadan, Tebük’te terlemeden, Hendek’te karnına taş bağlamadan geleceğin teminatı olmuyor…
Evet, elini taşın altına sokmaktan gayrı gelecek yok… Alın terimiz, göz yaşımız geleceğimizin güvencesidir…
Esas olan geleceği birlikte kurmaktır… Kolektif bir ruh, müşterek bir irade ile geleceğe yürümektir…
Ya birlikte var olacağız ya da tek tek yok olacağız…
Hizipçi, gurupçu, itici, dışlayıcı, bireyci bir kafanın geleceği olmaz… Kişisel ihtiras, imtiyaz, iktidar ve ikbal peşinde olanların kimseye katkısı beklenemez…
Çağın devasa sorunlarının altından hiç kimse tek başına kalkamaz…
O halde örgütlenelim ki, önümüz açılsın…
Örgütlenelim ki, özgüven kazanalım…
Örgütlenelim ki, özgürleşebilelim…
Oldu ki, bu zemini bulamadık, ne yapacağız? Vaz mı geçeceğiz? Hayır! Yalnız kalsak da, hedefe odaklanmak durumundayız…
“Kimse yoksa ben varım” kararlılığı ile… “Biz kaç kişiyiz” demeden…
“Hala oralarda mısın?” diyenlere rağmen, “Hamdolsun ki, buradayım” iman ve itmianı ile…
Takip ettiğimiz çizgi bizi O’na taşıyorsa bu bize yeter…
O ki, “Dünya ahretin ekeneğidir.”… Herkes ne ektiğine baksın!
Kıyamet kopuyor olsa da elimizdeki fidanı ekmek durumundayız…
Ektiklerimiz, emeklerimiz, eylemlerimiz geleceğimizden emin olup olamayacağımızın göstergesidir…
Madem ki; mezarlık, insanoğlunun kaçınılmaz geleceğidir…
O halde, ölüm ötesi yatırımlara yoğunlaşalım…

Bu Makale 2840 defa okunmuştur

 

Yazdır

YAZARIN DİĞER YAZILARI

©

14/10/2019 - 10:50 Toplumsal Enkazın Altında: “AİLE”

©

02/09/2019 - 10:19 Oyalanma odaklan!

©

10/06/2019 - 12:39 İnsan, en muhteşem muamma…

©

21/05/2019 - 11:03 Sade hayat

©

01/02/2019 - 14:09 Değişim İradesi

©

13/10/2018 - 14:29 Hayat paylaşmaktır

©

19/02/2018 - 12:35 Heva ile Heba Olmamak İçin

©

19/01/2018 - 18:49 Kaybolmamak için…

©

25/12/2017 - 14:04 Rüya mı, kabus mu?

©

20/11/2017 - 10:36 Heyecanımıza ne oldu?

©

25/10/2017 - 09:48 Ömür Boyu Davet

©

28/09/2017 - 14:33 Hicri hicranlar

©

07/07/2017 - 16:15 Onur Sınavı

©

29/05/2017 - 12:26 İnsanoğlu Zayıftır

©

03/05/2017 - 15:51 Nebevi Vasiyet

©

13/03/2017 - 11:10 Tevbesizliğe Tevbe

©

01/02/2017 - 11:48 Kâbe’nin Mesajı

©

03/01/2017 - 14:25 Nasıl kurtuluruz?

©

08/12/2016 - 09:14 Ertelenen Evlilikler

©

05/10/2016 - 10:20 Allah’la Dost Olmak...

©

25/06/2016 - 09:43 İSRAF TOPLUMU

©

08/04/2016 - 14:22 Gaye ve Gayret

©

20/02/2016 - 11:07 Şahit Olmak...

©

19/01/2016 - 16:38 HELAL YAŞAM

©

15/12/2015 - 13:44 ZAFER ZAAFI

©

18/11/2015 - 11:31 DÜNYA VE DURUŞ

©

13/10/2015 - 12:30 SORUMLULUK ALANIMIZ

©

10/03/2015 - 10:59 “Haydi gelsene…”

©

31/10/2014 - 14:33 DEĞER AŞINMASININ ACI AKIBETİ; VEFASIZLIK…

©

01/09/2014 - 15:25 YAŞAMIN EMARI

©

04/08/2014 - 13:52 Öncemiz ve sonramız bayram olsun.

©

04/07/2014 - 15:51 Açın Halinden Kim Anlar

©

09/06/2014 - 11:51 KENDiMiZ OLMAK KENDiMiZ KALMAK

©

05/05/2014 - 12:31 YENİDEN KARDEŞLİK

©

09/04/2014 - 14:14 İyilik Erleri

©

01/02/2014 - 13:44 Temiz Hayatlar

©

04/12/2013 - 13:38 Dindarlığın Modernizmle Sınavı

©

04/10/2013 - 14:16 Selim bir gelecek için

©

12/08/2013 - 10:40 Duayı Kuşanmak

©

19/06/2013 - 16:24 Uyum Krizi

©

20/05/2013 - 14:23 Yeniden Kardeşlik

©

18/04/2013 - 10:49 Geleceği İnşa Sorumluluğu

©

19/03/2013 - 14:35 Aktif ve Afif kadın

©

19/02/2013 - 11:22 Güzel bir gelecek için

©

28/01/2013 - 14:03 Fıkıhsız Toplum Fakihsiz Hareket

©

24/12/2012 - 11:13 İhtilaf Ahlakı

©

22/11/2012 - 14:17 Hicri hicranlar

©

25/09/2012 - 15:25 Mekke`de Mekke`yi aramak

©

27/08/2012 - 12:41 Haddini aşan zıddına döner

©

23/07/2012 - 11:30 Sıcak Sınav

©

28/06/2012 - 12:36 Denge ve düzen

©

04/06/2012 - 11:34 Allah’ın İhsanı, İnsan

©

25/04/2012 - 15:05 Dindarlığın modernizmle sınavı

©

26/03/2012 - 11:47 Modern Zamanlarda Aile Açmazı

©

02/01/2012 - 12:07 NASIL BİR GENÇLİK?

©

28/11/2011 - 13:08 Arzın ıslahı için...

©

03/10/2011 - 12:13 Evrensel Kardeşlik Buluşması; Hac

©

05/09/2011 - 14:37 Müsait zamanlar Müslümanlığı

©

03/08/2011 - 11:07 Güzele, En Güzele

©

04/07/2011 - 12:49 Tembelizm

©

03/06/2011 - 12:06 Yüce Ahlak

©

09/05/2011 - 12:01 Kaygan zeminde kaim kalmak

©

11/04/2011 - 15:05 Muttaki toplum

©

07/03/2011 - 13:17 Üçlü Reçete

©

14/02/2011 - 12:08 SERVET SINAVI

©

06/01/2011 - 11:51 Evlad-ı Rasul’ün Vedası…

©

02/12/2010 - 11:24 Evlilik mi, Evcilik mi?

©

14/10/2010 - 19:12 Tüketen ve Tükenen İnsan

©

27/07/2010 - 11:07 Aklı Selim

©

22/06/2010 - 12:18 Tevhidi Varoluş

©

18/05/2010 - 12:12 5 EM

©

16/04/2010 - 11:26 Nebevi Vasiyet

©

22/03/2010 - 16:29 Zamana Yenik Düşmemek

©

18/02/2010 - 12:20 İnsan ve İnfak

©

21/01/2010 - 11:17 Hesap dönümü

©

03/12/2009 - 11:30 İlla Namaz

©

19/10/2009 - 13:47 Özgün eğitim

©

24/09/2009 - 11:13 TEZKİYE GÜNLERİ

©

25/06/2009 - 09:43 Müslüman şahıs mıyız? Müslüman şahsiyet miyiz?

©

01/06/2009 - 15:02 Eti Senin, Kemiği Benim!

©

28/04/2009 - 16:09 Geciken Adalet

©

07/04/2009 - 14:15 Hakkıyla Kulluk

©

09/03/2009 - 16:35 Ödünç Özgürlükler

©

09/03/2009 - 15:18 Toplumsal İnşa Sorumluluğumuz!

©

10/11/2008 - 22:32 Yürüyen Ahlak

©

05/09/2008 - 13:42 EY DİRİ AY! DİRİLT BİZİ!
 
 

Site İçi Arama

  13.11.2019

15 Rebîü'l-Evvel 1441

Bir Ayet

Bismillahirrahmanirrahim

"İşte bu, sizin ellerinizin işleyip öne sürdüğü işlerin karşılığıdır; yoksa Allah asla kullarına zulmetmez."

( Enfal Suresi - 51)

Bir Hadis

Hz. Enes (radıyallâhu anh) anlatıyor:

Hz. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:
"Dinleyin ve itaat edin! Hattâ, üstünüze, başı kuru üzüm danesi gibi siyah Habeşli bir köle bile tayin edilmiş olsa, aranızda Kitabullah'ı tatbik ettikçe... (itaatten ayrılmayın)."



Buhârî, Ahkâm 4, Ezân 54, 56

Bir Dua

“Allah’ım! Ayakta iken beni İslam ile koru, otururken beni İslam ile koru, uyurken beni İslam ile koru, hakkımda hiçbir düşman ve hasetçinin isteğini yerine getirme.”


(İbn Hibban, Ed’ıye, No: 934)

Hikmetli Söz

Sabah uykusu, acizlik, tembellik, gevşeklik ve unutkanlığa sebep olur.

Yazarlar

Canlı yayın

İslam Ansiklopedisi

  Tasarım : Networkbil.NET

@2008 kuraniterbiye.Com