Ana Sayfa   |   Görüntülü Dersler   |   Sesli Dersler    |   İlmi Yazilar    |   Yazarlar   |   Sorular ve Cevaplar   |   İletişim   |   Foto Galeriler   |   Ziyaretçi Defteri

Kur`an-i Kerim ve Mealleri

Namaz Sureleri Tefsiri

Cuma (Tefsir) Dersleri

Hadis Dersleri

Cami Dersleri

Hz Peygamberin Hayatı (s.a.v)

Sahabe Hayatı

İnsanı Tanımak (Radyo)

İnsanı Tanımak (Tv)

Tv Programları

Seminer ve Konferans

Özel Kısa Dersler

Özel Konular

Fıkhi Konular

Belgeseller

Aile Eğitim Seminerleri

Aile Eğitim Yazıları

Çocuk Eğitimi Yazıları

Kuran Araştırmaları

Üyelik Girişi

Kull. Adı

:

Şifre

:
   

Ücretsiz Üyelik
Şifremi Unuttum

Güncel Videolar

Dünya İslama Koşuyor
Eğitimcilere ÖZEL
04- Gazze Duası
Avusturalyalı Gencin Müslüman Oluşu
Anne Babaya İtaat
Gençlerle İletişim (Günışığı- Reşitpaşa​)
Ahmet El-Acemi / Dua
Ölüm- 3
Ölüm- 2
Ölüm- 1
Uyumlu Evlilik Yöntemi (Bulgurlu)
İmanın Anlamı ve Aşamaları (İkitelli / M.Akif)

Esma'ül Hüsna

 

Namaz Vakitleri

Sayaç

Sayac
Tekil (Bugün) 127
Toplam 8860672
En Fazla 16179
Ortalama 2096
Üye Sayısı 1047
Bugün Üye Olan 0
Online Ziyaretci

Anket

KURAN OKUYORMUSUNUZ ?

Seçenekler

Ayda bir Kur'an okuyorum

Onbeş günde bir Kur'an okuyorum

Haftada bir Kur'an okuyorum

Hergün düzenli Kur'an okuyorum

Kur'an okumuyorum

Sonuçları Göster

 
 

 
Üçlü Reçete
07/03/2011 - 13:17
 
Ramazan Kayan
Korumasız kitlelerin hangi kulvara savrulduklarını kestirmek kolay değil… İslami yaşamlar günah kuşatmasında, korumasız… İslami değerler yozlaşma sürecinde, savunmasız… Müslüman nesiller modern marazlar karşısında duyarsız ve desteksiz…

Bu durumda ne yapabiliriz, nasıl korunacağız?

Bir; kitap…

İki; sohbet…

Üç; sadık dost yani iyi bir çevre ile…

 

İslami şahsiyetin hayat damarları bunlardır… Bunlarla beslenmeyen kişiler kendilerini nasıl koruyabilir? Bunlar bizim için kurucu ve koruyucu dinamiklerdir… Direncimizi, bilincimizi bunlara borçluyuz… İnsan bu üç şeyden koparsa kaybolur…

Bu üçlü ile bireyselleşmenin, dünyevileşmenin ve duyarsızlaşmanın önüne geçebiliriz…

Önce kitap konusunu biraz açalım…

Kitap, hayatın akışına etki eden en önemli unsurdur… Okumak, tüm zamanların en saygın eylemidir… Kitap; hayattır… Hayat Kitabımız Kur’an’ın ilk çağrısı ve vurgusu; “oku” değil midir?

Kitap, fırtınalı havalarda, sığınılacak bir limandır… Kitap yeni dünyalara açılan bir penceredir… İnsanın ve toplumun inşasında kitabın yeri ve önemi başkadır…

Kitap, ilaçtır… Çağın marazi hallerine ancak kitapla neşter vurabiliriz… Okuma eylemi bir fantezi, bir nostalji, bir hobi olmanın ötesinde bir farizadır… Farkındalık için, felah için mutlaka kitap diyoruz… Özellikle de kitapların kitabı; Kur’an diyoruz…

Okumaktan amacımız kitap kurdu olmak değildir, ayaklı kütüphane olmak da değildir… Önemli olan kitapla kendimizi kurmak ve korumaktır… Çünkü kitap okumayanın, canına okurlar, hayat boşluk kabul etmiyor…

Bunları ifade ederken düşünüyorum; bugün bizler için kitap kaçıncı derecede bir ihtiyaç? İhtiyaç listelerimizi sıralarken kitaba yer var mıdır? Bilmiyorum…

Çoğu zaman, televizyon okuyoruz, kitap seyrediyoruz…

Artık şunu diyebilmeliyiz; şimdi hayatımızda kitaplara yer açmanın tam vakti… Hem kitapların üzerindeki tozları silkmenin, hem de üzerimizdeki ölü toprağı serpilmişlikten silkinmenin vakti…

Kitapsız bir dünyadan, kitaplarla inşa edeceğimiz yeni bir dünya için güne mutlaka kitapla girmeliyiz…

Nitelikli bir okuma için ise; seçicilik, süreklilik, tedricilik, mektebilik ve rabbanilik ciddi bir gerekliliktir…

İki; sohbet…

 

Sohbet, birlikte hissetmektir… Beraber beslenmektir… Ortak bilinçtir… Kolektif ruhtur…

Sohbet, en doğal ve en doğru eğitim ortamıdır… Kişilikler orada oluşur, kimlikler orada kazanılır… Cemaat ruhu, direniş bilinci, mücadele azmi, sorumluluk duygusu başka türlü nasıl elde edilir?

Hayat ve huzur iklimi olan sohbet, tüm zamanların ihtiyacıdır…

Bugün bu ülkede İslam adına ortada kayda değer bir sonuç varsa, bunlar dünkü sohbetlerin semeresidir… Ders halkalarının bereketidir… Sohbetleri bitirenleri zamanla gördük ki, kendilerini de bitirdiler…

Dün bizi besleyen en güçlü damar sohbetti… Bugün sahih İslam düşüncesinin ve mücadelesinin geldiği seviye bu sıcak ilişkilerin ürünüdür… Bu geleneğe sahip çıkmalı ve mutlaka sürdürmeliyiz, çünkü geleceğimizin güvencesi yine bu gibi ortamlardır… Bu zemini kaybedersek, dışarıda kaygan bir zeminde, kaypak insanlar arasında ne yapabiliriz?

Periyodik sohbetler, düzenli ders halkaları; anlam, aşk, azim, aşkınlık, aksiyon, bilgi ve hikmet aktarımı için bulunmaz fırsatlardır… Dünyevi bir amaç gütmeden, paylaşım ruhunu, katılım şuurunu, aidiyeti, mensubiyeti, mesuliyeti biz orada öğrendik… Devletini, ümmetini, değerlerini kaybeden Müslüman için en emin mevzi, sohbet ortamlarıdır… Zaman zaman bıkkınlık verse de, monoton geçse de, verimlilik düşse de sohbetler olmazsa olmazımızdır…

Modern kent hayatı bizi boğmaya çalışırken biz sohbetlerle -özellikle de ev sohbetleri ile- varolma mücadelemizi sürdüreceğiz… Artık tecrübe ile de biliyoruz ki; hayatımızın en güzel ve en gerçekçi mektebi düzenli sohbet halkalarıdır… Oralarda bir çizgi tutturuyorduk, sonradan geleceklere de bir iz bırakıyorduk…

Şimdi, adam yetiştirme akademisi olan o ortamlarda dersleri başlatma vaktidir…

Üç; sadık dost, çevre…

 

Yaslanacak bir duvarımız yoksa, çağın zorluk ve zorbalıklarına nasıl dayanabiliriz? Saldırıları savacak kardeşlik halkalarında kenetlenmeli ve konuşlanmalıyız… Yoksa böcekler gibi ayaklar altında ezilmekten kimse biri kurtaramaz… Aynı çizgide buluşacağımız salih ve sadık dostlarla ortak kulluk yürüyüşümüzü sağlıklı bir zeminde sürdürebiliriz…

Bizi yüreklendirecek gönüllerle sürekli temas halinde olmalıyız… Aksi takdirde korkularımızı, evham ve vesveselerimizi nasıl yenebiliriz? Gözlerine baktığımızda içimize ışık huzmeleri yansıyacak, güven tazeleyecek, kuvvet verecek dostlara her daim muhtacız…

Gerçek dost, ahiretimiz üzerinde titreyen insandır… Ateşten koruyan candır…

Biliyoruz ki dostluklar iki türlüdür…

Biri, iyi dostlar, diğeri de iyi gün dostları…

Dostluklarımızı yitirdiğimiz günden beridir ki, depremlerden ve depresyonlardan kurtulamaz olduk… Tedavi için nice paralar döktük yine de dostsuz olmuyor… “İkinin ikincisi” olmadan yol alınmaz ki!

Evet, ehliyet ve liyakat sahibi olmanın yolu; öncelikle ehli kitap, ehli sohbet ve ehli dost olmaktır…

Çağının sahabisi olmak isteyen bu üçlü reçeteyi önemsemesi gerekir…

Özetlersek; özne kalmanın, özel olmanın şifresi budur…

 


Bu Makale 3231 defa okunmuştur

 

Yazdır

YAZARIN DİĞER YAZILARI

©

14/10/2019 - 10:50 Toplumsal Enkazın Altında: “AİLE”

©

02/09/2019 - 10:19 Oyalanma odaklan!

©

10/06/2019 - 12:39 İnsan, en muhteşem muamma…

©

21/05/2019 - 11:03 Sade hayat

©

01/02/2019 - 14:09 Değişim İradesi

©

13/10/2018 - 14:29 Hayat paylaşmaktır

©

19/02/2018 - 12:35 Heva ile Heba Olmamak İçin

©

19/01/2018 - 18:49 Kaybolmamak için…

©

25/12/2017 - 14:04 Rüya mı, kabus mu?

©

20/11/2017 - 10:36 Heyecanımıza ne oldu?

©

25/10/2017 - 09:48 Ömür Boyu Davet

©

28/09/2017 - 14:33 Hicri hicranlar

©

07/07/2017 - 16:15 Onur Sınavı

©

29/05/2017 - 12:26 İnsanoğlu Zayıftır

©

03/05/2017 - 15:51 Nebevi Vasiyet

©

13/03/2017 - 11:10 Tevbesizliğe Tevbe

©

01/02/2017 - 11:48 Kâbe’nin Mesajı

©

03/01/2017 - 14:25 Nasıl kurtuluruz?

©

08/12/2016 - 09:14 Ertelenen Evlilikler

©

05/10/2016 - 10:20 Allah’la Dost Olmak...

©

25/06/2016 - 09:43 İSRAF TOPLUMU

©

08/04/2016 - 14:22 Gaye ve Gayret

©

20/02/2016 - 11:07 Şahit Olmak...

©

19/01/2016 - 16:38 HELAL YAŞAM

©

15/12/2015 - 13:44 ZAFER ZAAFI

©

18/11/2015 - 11:31 DÜNYA VE DURUŞ

©

13/10/2015 - 12:30 SORUMLULUK ALANIMIZ

©

10/03/2015 - 10:59 “Haydi gelsene…”

©

31/10/2014 - 14:33 DEĞER AŞINMASININ ACI AKIBETİ; VEFASIZLIK…

©

01/09/2014 - 15:25 YAŞAMIN EMARI

©

04/08/2014 - 13:52 Öncemiz ve sonramız bayram olsun.

©

04/07/2014 - 15:51 Açın Halinden Kim Anlar

©

09/06/2014 - 11:51 KENDiMiZ OLMAK KENDiMiZ KALMAK

©

05/05/2014 - 12:31 YENİDEN KARDEŞLİK

©

09/04/2014 - 14:14 İyilik Erleri

©

01/02/2014 - 13:44 Temiz Hayatlar

©

04/12/2013 - 13:38 Dindarlığın Modernizmle Sınavı

©

04/10/2013 - 14:16 Selim bir gelecek için

©

12/08/2013 - 10:40 Duayı Kuşanmak

©

19/06/2013 - 16:24 Uyum Krizi

©

20/05/2013 - 14:23 Yeniden Kardeşlik

©

18/04/2013 - 10:49 Geleceği İnşa Sorumluluğu

©

19/03/2013 - 14:35 Aktif ve Afif kadın

©

19/02/2013 - 11:22 Güzel bir gelecek için

©

28/01/2013 - 14:03 Fıkıhsız Toplum Fakihsiz Hareket

©

24/12/2012 - 11:13 İhtilaf Ahlakı

©

22/11/2012 - 14:17 Hicri hicranlar

©

25/09/2012 - 15:25 Mekke`de Mekke`yi aramak

©

27/08/2012 - 12:41 Haddini aşan zıddına döner

©

23/07/2012 - 11:30 Sıcak Sınav

©

28/06/2012 - 12:36 Denge ve düzen

©

04/06/2012 - 11:34 Allah’ın İhsanı, İnsan

©

25/04/2012 - 15:05 Dindarlığın modernizmle sınavı

©

26/03/2012 - 11:47 Modern Zamanlarda Aile Açmazı

©

02/01/2012 - 12:07 NASIL BİR GENÇLİK?

©

28/11/2011 - 13:08 Arzın ıslahı için...

©

03/10/2011 - 12:13 Evrensel Kardeşlik Buluşması; Hac

©

05/09/2011 - 14:37 Müsait zamanlar Müslümanlığı

©

03/08/2011 - 11:07 Güzele, En Güzele

©

04/07/2011 - 12:49 Tembelizm

©

03/06/2011 - 12:06 Yüce Ahlak

©

09/05/2011 - 12:01 Kaygan zeminde kaim kalmak

©

11/04/2011 - 15:05 Muttaki toplum

©

07/03/2011 - 13:17 Üçlü Reçete

©

14/02/2011 - 12:08 SERVET SINAVI

©

06/01/2011 - 11:51 Evlad-ı Rasul’ün Vedası…

©

02/12/2010 - 11:24 Evlilik mi, Evcilik mi?

©

14/10/2010 - 19:12 Tüketen ve Tükenen İnsan

©

27/07/2010 - 11:07 Aklı Selim

©

22/06/2010 - 12:18 Tevhidi Varoluş

©

18/05/2010 - 12:12 5 EM

©

16/04/2010 - 11:26 Nebevi Vasiyet

©

22/03/2010 - 16:29 Zamana Yenik Düşmemek

©

18/02/2010 - 12:20 İnsan ve İnfak

©

21/01/2010 - 11:17 Hesap dönümü

©

03/12/2009 - 11:30 İlla Namaz

©

19/10/2009 - 13:47 Özgün eğitim

©

24/09/2009 - 11:13 TEZKİYE GÜNLERİ

©

25/06/2009 - 09:43 Müslüman şahıs mıyız? Müslüman şahsiyet miyiz?

©

01/06/2009 - 15:02 Eti Senin, Kemiği Benim!

©

28/04/2009 - 16:09 Geciken Adalet

©

07/04/2009 - 14:15 Hakkıyla Kulluk

©

09/03/2009 - 16:35 Ödünç Özgürlükler

©

09/03/2009 - 15:18 Toplumsal İnşa Sorumluluğumuz!

©

10/11/2008 - 22:32 Yürüyen Ahlak

©

05/09/2008 - 13:42 EY DİRİ AY! DİRİLT BİZİ!
 
 

Site İçi Arama

  13.11.2019

15 Rebîü'l-Evvel 1441

Bir Ayet

Bismillahirrahmanirrahim

Kim bir hasenât (iyilikle) gelirse, artık ona ondan daha hayırlısı vardır.
Kim bir seyyiâtla (kötülükle) gelirse, artık kötülükleri yapanlar, yapmakta olduklarından başkası ile cezalandırılmaz.


( Kasas sûresi - 84)

Bir Hadis

Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurmaktadır:

“Nefsim kudretinde olan Allâhü Teâlâ'ya yemîn ederim ki, ben kendisine babasından, evlâdından ve bütün insanlardan daha sevgili olmadıkça hiçbiriniz iman etmiş olmaz.

Mutefekun Aleyh

Bir Dua

“Allah’ım! Harama bulaşmaktansa, helalinle yetineyim. Beni lütfunla (zengin kılarak) senden başkasına muhtaç etme.”

(Tirmizi, Deavât, 110)

Hikmetli Söz

Akıllıların âdeti sûkût, cahilin âdeti unutkanlıktır.


Yazarlar

Canlı yayın

İslam Ansiklopedisi

  Tasarım : Networkbil.NET

@2008 kuraniterbiye.Com