Ana Sayfa   |   Görüntülü Dersler   |   Sesli Dersler    |   İlmi Yazilar    |   Yazarlar   |   Sorular ve Cevaplar   |   İletişim   |   Foto Galeriler   |   Ziyaretçi Defteri

Kur`an-i Kerim ve Mealleri

Namaz Sureleri Tefsiri

Cuma (Tefsir) Dersleri

Hadis Dersleri

Cami Dersleri

Hz Peygamberin Hayatı (s.a.v)

Sahabe Hayatı

İnsanı Tanımak (Radyo)

İnsanı Tanımak (Tv)

Tv Programları

Seminer ve Konferans

Özel Kısa Dersler

Özel Konular

Fıkhi Konular

Belgeseller

Aile Eğitim Seminerleri

Aile Eğitim Yazıları

Çocuk Eğitimi Yazıları

Kuran Araştırmaları

Üyelik Girişi

Kull. Adı

:

Şifre

:
   

Ücretsiz Üyelik
Şifremi Unuttum

Güncel Videolar

Dünya İslama Koşuyor
Eğitimcilere ÖZEL
04- Gazze Duası
Avusturalyalı Gencin Müslüman Oluşu
Anne Babaya İtaat
Gençlerle İletişim (Günışığı- Reşitpaşa​)
Ahmet El-Acemi / Dua
Ölüm- 3
Ölüm- 2
Ölüm- 1
Uyumlu Evlilik Yöntemi (Bulgurlu)
İmanın Anlamı ve Aşamaları (İkitelli / M.Akif)

Esma'ül Hüsna

 

Namaz Vakitleri

Sayaç

Sayac
Tekil (Bugün) 868
Toplam 10313629
En Fazla 16179
Ortalama 2269
Üye Sayısı 1055
Bugün Üye Olan 0
Online Ziyaretci
 

 
Allah’ın İhsanı, İnsan
04/06/2012 - 11:34
 
Ramazan Kayan
İnsan nedir?

İnsan sadece insandır... İnsandan fazla birşey değildir... İnsanüstü veya insan ötesi de değildir...

O eşreftir, ahsendir, efdaldır, ekmeldir ama sonuçta yine de insandır… 

Şeytanlaşma, hayvanlaşma, melekleşme, mükemmelleşme potansiyeli taşısa da insanın insan olduğunu unutmamak lazım… 

Tamdır, nakıstır,  kusurludur, güçlüdür, acizdir, zayıftır, hırslıdır, özürlüdür, tartışmacıdır, nankördür, zalimdir, cahildir… Her ne ise insan vardır ve halifedir… Kimse onu hafife alamaz… 

İnsan meçhul mü? Hayır! 

Malum, insan mesul… 

İnsan sema ile arzı birleştiren eksen… Evreni koruyan, arzın imarı ve neslin ıslahına memur olan eşsiz varlık… 

O halifedir… Allaha karşı bütün mahlûkattan sorumludur… O Allah’ın yarattıkları için bir rahmet kapısıdır… 

Ancak insan Allah’ın huzurunda pasif, O’nun halifesi olarak evrene karşı aktiftir… İnsan dünyevi ihtiyaçlara sahip bir varlık olmakla beraber salt dünyevi bir varlık olarak görülmesi ve dünya ile sınırlandırılması doğru değildir… 

O kendini dünya metaı ve maddesi ile sınırlamaz onun meadı ve maverası vardır… Çünkü o müteal olana yöneliktir… 

Şuhudu temaşa ederken gayb ile temas halindedir… 

Bu dünyada yaşıyor olsa da asıl yurdundan uzakta bir yolcu konumundadır… Bu yolculukta kılavuz, Kur’an’dır… 

Bunun için tek dünyalı değil iki dünyalıdır… Bu dünyalıdır fakat dünyacı değildir… 

Ruh ve bedenden oluşan insan kutsal değildir… Kutsallık arayacaksak o da kulluktadır… 

İnsan mükemmelliği kullukta arar, hikmette bulur, Furkan’la sürdürür… 

Her insan özeldir… 

İnsan bu özelliğini imajına değil imanına borçludur… 

İnsan olmak, iman etmek demektir… 

İmaninsanın elinden tuttu… Onu esfelden eşrefe taşıdı…Erzeldenekmele yüceltti… 

Komutası Kur’an’da olan insan kurtuldu… Kur’an insanı önce “kul” sonra “kardeş” kıldı… Bu sayede insan yalnızlaşmaktan, yabancılaşmaktan ve parçalanmaktan kurtuldu… 

Dizginlerini vahyin eline veren insan hep diri ve duru kaldı… 

Vahiyden koptukça vahşetlerin ve vahametlerin kurbanı oldu… 

İnsanı aşırılıklardan ve şımarıklıklardan koruyan İslam’dır… 

İslam insanın vasatıdır… Vüs’atıdır… 

İfrat ve tefritlere itirazın ismidir, İslam… İnsan itidal ve istikametini İslam’la buldu… 

Modernitenin kurtlaştırdığı, diktatörya ve feodalitenin mankurtlaştırdığı insana, kardeşleşme yolunu açan İslam’dır… 

Bir tarafta fanatizm ve radikalizm diğer yandan ruhbanlık ve mistisizm kıskacında kıstırılan insanoğlunurabbanilik çizgisine irşad eden vahiydir… 

İslam kendi insanına ne modern zamanlarda olduğu gibi olabildiğince “özgürleş” der, ne de adam olabilmek için “nefsini öldür” der… 

İslam, “ol” der, “olgunlaş” der… 

İslam’ınhedeflediği insan; ne saldırgan, ne de siliktir… 

O saygın ve salih bir kuldur… 

Ruh ve balçık bileşkesi olan insanı parçalarsanız geriye iki helakten biri kalır… Toprağı yok sayar sadece ruhla yetinirseniz insan ruhbanlaşır… 

Omurgasız, iddiasız, iradesiz bir insan profili ortaya çıkar… Sadece insanın toprağı ile yetinirseniz insanın çamurlaşma süreci başlar… Robotlaşan, makineleşen bir nesneye dönüşür… 

Vahiy dışı tüm yaklaşımlar bu iki hüsrandan birinin habercisidir… 

İnsanın çamuruna takılı kalmadan insanın cevherini keşfetmek lazım… 

Fıtratı atlayarak insana fark edemezsiniz… 

Spirtüalist(ruhçu) anlayış da, Materyalist(maddeci) algı da insanın bütünlüğüne kasteden kahredici kabullerdir… Her ikisi de insanın harcanmasını hızlandırıyor… İnsana nasıl kıyıldığını şimdi daha iyi anlıyoruz… 

İnsanın önünü açmak adına sınırları zorlarsanız, insanı iki bataklıktan birine terk etmiş olursunuz; Narsizm(kendini aşırı beğenme)… Veya Nihilizm(Hiççilik)… 

Özünden uzaklaşan insan ölümcül yok oluşların pazarıdır artık… 

İnsanı kutsayan hümanizm, insanı yüceltmek adına her şeyi insana feda etti… Aslında insanı nasıl feda ettiğinin farkında değildi… 

Seküler hümanizm insanı nihai ve tek belirleyici kabul ederek, insanı “mutlaklaştırarak”, insana nasıl bir kötülük ettiğinin hâlâ farkında değil… İnsanın kaldıramayacağı bir rolü insana yüklerseniz ona zulmetmiş olmaz mısınız? 

Batının insan tanımı, “homoeconomicus” ve “homopoliticus” merkezlidir… Yanisekülerdir, rasyoneldir, hümaniterdir, liberaldir…Müteali yoktur… Aşkın değildir…Hevasıvar,verası yoktur… 

Homoislamicus sadece zihni melekelere değil, içsel bir bilgi donanımına sahiptir… Bu dünyada yaşıyor olsa da maverası vardır… 

Modern insan “göksel” olana kördür… Semadan “bağımsız” sadece toprakla ilgidir… Tüm değerlerini toprağa gömmüştür… Ölüm ötesi tüm gerçekliklere kendini kapatmıştır… 

Beşeri düzeyi aşamayan antropomorfik(insan biçimcilik) düşünüş tarzı ,insanı düzeysizleştiriyor… 

Allah’a aidiyetini sonlandıran insan, arzulara aidiyet üzerinden anlamsızlık ve amaçsızlık girdabına savruluyor… 

Artık yaşadığımız dünyada savaşlar politik, ekonomik, ideolojik olmaktan öte bizzat insanın kendisine yönelik… Nasıl bir insan? 

İslam’ın savaşı da insanı insan kılma, insan olma savaşıdır… Yani İslam’ın önceliği insanın insanlaşmasıdır… İnsana “insanlık” dersi vermesidir… 

İnsan yaratıldık… Peki, insan kaldık mı? Soru bu… Sorun bu… Sorumluluk bu… 

İslam’ın ortaya çıkış amacı, insani bir hamle ve insani bir duruş içindir… 

Bunun şifresi ise; 

Ta’zimliemrillah(Allah’ın yüceliğine tazim)… 

Şefkat lihalkillah(Allah’ın yaratıklarına şefkat)… 

İnsan incitmek için değil, iyilik için vardır… 

İnsanın vazifesi kendini değil, Rabbini yüceltmektir… 

Sesini değil,      İla’yıKelimetullah’ı yükseltmektir… 

İnsan olmanın sırrı; “Allah için olmak” tan geçer… İnsan, Allah ile barışık olmadan kendisi ile barışık olamaz… Kendisi ile barışık olmayan evrende misyon yüklenemez… 

Temel mesele; Allah ile uyumlu olmak… Kendini O’na uyarlamak… O’na tutunmak… O’na odaklanmak… 

Allah’ın gücü ile güçlenmeyen insan acizdir… 

Allah’ın ruhu ile ruhlanmayan insan boşluktadır ve başıboştur… 

Allah’ın boyası ile boyanmayan insan bayağı ve boştur… 

İnsan, “insanlaşma” sürecinde hangi basamakları tırmanır? 

İyi efkâr… Doğru düşünceler… 

İyi akval… Hak sözler… 

İyi ef ‘al… Salih ameller… 

İyi ahlak… Güzel ahlak… 

İşte “iyi adam” olmanın imkânı… Model insan, kâmil müminin kimliği… Adres belli… Referans sağlam… 

Vahiyle netleşen bir zihin… Işığını vahiyden alan bir akıl… Vahiyle titreyen bir yürek… Vahiyle donanan, doyan, durulan ve dolan bir ruh… Vahiyle arınan bir nefis… Vahiyle dirilen bir hayat… Ve vahiyle yürüyen yani vahiyle vücud bulmuş bir insan… Varlığını vahye borçlu bilen bir insandır temel meselemiz… 

Bunun için de sağlam bir ruha, etkin bir akla, güçlü bir iradeye, selim bir kalbe, arınmış bir nefse, sağlıklı bir bedene ihtiyacımız var… 

Bu da salt insanın kendi gücü ile yapabileceği bir iş değildir, Allah’ın yardımına muhtaçtır… 

İslam, insanını “halife” liğe hazırlarken bütünselliğini bozmaz, onu parçalamaz… 

Bu halifelik ne salt kuru akıl işidir… 

Ne salt kaba kuvvet gösterisidir… 

Ne salt kitap kurdu olma becerisidir… 

Ne de salt kof softalık hevesidir… 

Mesele sadece bilgi sahibi olmak değil, önemli olan bilgeliktir… 

Konu sadece akıllı olmakta değil, daha da önemlisi hikmet sahibi olabilmektir… 

Can taşımak, canlı olmakta yetersiz bizden istenen canlılık, yani direniş ve dik duruştur… 

Daha da önemlisi Allah’ın “dur” dediği yerde durmaktır…


Bu Makale 3718 defa okunmuştur

 

Yazdır

YAZARIN DİĞER YAZILARI

©

30/03/2020 - 10:43 Ev ödevi

©

02/03/2020 - 11:06 Normalleştirilmiş anormallikler

©

27/01/2020 - 13:13 Vahiyle vücud bulmak

©

16/12/2019 - 10:40 Örtülü çıplaklık

©

14/10/2019 - 10:50 Toplumsal Enkazın Altında: “AİLE”

©

02/09/2019 - 10:19 Oyalanma odaklan!

©

10/06/2019 - 12:39 İnsan, en muhteşem muamma…

©

21/05/2019 - 11:03 Sade hayat

©

01/02/2019 - 14:09 Değişim İradesi

©

13/10/2018 - 14:29 Hayat paylaşmaktır

©

19/02/2018 - 12:35 Heva ile Heba Olmamak İçin

©

19/01/2018 - 18:49 Kaybolmamak için…

©

25/12/2017 - 14:04 Rüya mı, kabus mu?

©

20/11/2017 - 10:36 Heyecanımıza ne oldu?

©

25/10/2017 - 09:48 Ömür Boyu Davet

©

28/09/2017 - 14:33 Hicri hicranlar

©

07/07/2017 - 16:15 Onur Sınavı

©

29/05/2017 - 12:26 İnsanoğlu Zayıftır

©

03/05/2017 - 15:51 Nebevi Vasiyet

©

13/03/2017 - 11:10 Tevbesizliğe Tevbe

©

01/02/2017 - 11:48 Kâbe’nin Mesajı

©

03/01/2017 - 14:25 Nasıl kurtuluruz?

©

08/12/2016 - 09:14 Ertelenen Evlilikler

©

05/10/2016 - 10:20 Allah’la Dost Olmak...

©

25/06/2016 - 09:43 İSRAF TOPLUMU

©

08/04/2016 - 14:22 Gaye ve Gayret

©

20/02/2016 - 11:07 Şahit Olmak...

©

19/01/2016 - 16:38 HELAL YAŞAM

©

15/12/2015 - 13:44 ZAFER ZAAFI

©

18/11/2015 - 11:31 DÜNYA VE DURUŞ

©

13/10/2015 - 12:30 SORUMLULUK ALANIMIZ

©

10/03/2015 - 10:59 “Haydi gelsene…”

©

31/10/2014 - 14:33 DEĞER AŞINMASININ ACI AKIBETİ; VEFASIZLIK…

©

01/09/2014 - 15:25 YAŞAMIN EMARI

©

04/08/2014 - 13:52 Öncemiz ve sonramız bayram olsun.

©

04/07/2014 - 15:51 Açın Halinden Kim Anlar

©

09/06/2014 - 11:51 KENDiMiZ OLMAK KENDiMiZ KALMAK

©

05/05/2014 - 12:31 YENİDEN KARDEŞLİK

©

09/04/2014 - 14:14 İyilik Erleri

©

01/02/2014 - 13:44 Temiz Hayatlar

©

04/12/2013 - 13:38 Dindarlığın Modernizmle Sınavı

©

04/10/2013 - 14:16 Selim bir gelecek için

©

12/08/2013 - 10:40 Duayı Kuşanmak

©

19/06/2013 - 16:24 Uyum Krizi

©

20/05/2013 - 14:23 Yeniden Kardeşlik

©

18/04/2013 - 10:49 Geleceği İnşa Sorumluluğu

©

19/03/2013 - 14:35 Aktif ve Afif kadın

©

19/02/2013 - 11:22 Güzel bir gelecek için

©

28/01/2013 - 14:03 Fıkıhsız Toplum Fakihsiz Hareket

©

24/12/2012 - 11:13 İhtilaf Ahlakı

©

22/11/2012 - 14:17 Hicri hicranlar

©

25/09/2012 - 15:25 Mekke`de Mekke`yi aramak

©

27/08/2012 - 12:41 Haddini aşan zıddına döner

©

23/07/2012 - 11:30 Sıcak Sınav

©

28/06/2012 - 12:36 Denge ve düzen

©

04/06/2012 - 11:34 Allah’ın İhsanı, İnsan

©

25/04/2012 - 15:05 Dindarlığın modernizmle sınavı

©

26/03/2012 - 11:47 Modern Zamanlarda Aile Açmazı

©

02/01/2012 - 12:07 NASIL BİR GENÇLİK?

©

28/11/2011 - 13:08 Arzın ıslahı için...

©

03/10/2011 - 12:13 Evrensel Kardeşlik Buluşması; Hac

©

05/09/2011 - 14:37 Müsait zamanlar Müslümanlığı

©

03/08/2011 - 11:07 Güzele, En Güzele

©

04/07/2011 - 12:49 Tembelizm

©

03/06/2011 - 12:06 Yüce Ahlak

©

09/05/2011 - 12:01 Kaygan zeminde kaim kalmak

©

11/04/2011 - 15:05 Muttaki toplum

©

07/03/2011 - 13:17 Üçlü Reçete

©

14/02/2011 - 12:08 SERVET SINAVI

©

06/01/2011 - 11:51 Evlad-ı Rasul’ün Vedası…

©

02/12/2010 - 11:24 Evlilik mi, Evcilik mi?

©

14/10/2010 - 19:12 Tüketen ve Tükenen İnsan

©

27/07/2010 - 11:07 Aklı Selim

©

22/06/2010 - 12:18 Tevhidi Varoluş

©

18/05/2010 - 12:12 5 EM

©

16/04/2010 - 11:26 Nebevi Vasiyet

©

22/03/2010 - 16:29 Zamana Yenik Düşmemek

©

18/02/2010 - 12:20 İnsan ve İnfak

©

21/01/2010 - 11:17 Hesap dönümü

©

03/12/2009 - 11:30 İlla Namaz

©

19/10/2009 - 13:47 Özgün eğitim

©

24/09/2009 - 11:13 TEZKİYE GÜNLERİ

©

25/06/2009 - 09:43 Müslüman şahıs mıyız? Müslüman şahsiyet miyiz?

©

01/06/2009 - 15:02 Eti Senin, Kemiği Benim!

©

28/04/2009 - 16:09 Geciken Adalet

©

07/04/2009 - 14:15 Hakkıyla Kulluk

©

09/03/2009 - 16:35 Ödünç Özgürlükler

©

09/03/2009 - 15:18 Toplumsal İnşa Sorumluluğumuz!

©

10/11/2008 - 22:32 Yürüyen Ahlak

©

05/09/2008 - 13:42 EY DİRİ AY! DİRİLT BİZİ!
 
 

Site İçi Arama

  25.09.2020

7 Safer 1442

Bir Ayet

Bismillahirrahmanirrahim

Sadakalar (zekâtlar), Allah'tan bir farz olarak ancak fakirler, düşkünler, zekât toplayan memurlar, kalpleri İslâm'a ısındırılacak olanlarla (özgürlüğüne kavuşturulacak) köleler, borçlular,

Allah yolunda cihad edenler ve yolda kalmış yolcular içindir.

Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.



( Tevbe sûresi - 60)

Bir Hadis

Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur:

“Mü’min, mü’minin aynasıdır.”

(Ebû Dâvûd, Edeb, 49)

Bir Dua

“Allah’ım! Günahlarımı kar ve dolu suyu ile yıka ve beyaz elbiseyi kirden temizler
gibi kalbimi hatalardan arındır.”

(Buhârî, Deavât, 39)

Hikmetli Söz

Yemin ederim ki ağzıma koyduğum her lokmanın benim en büyük düşmanım olduğunu daima düşünmüşümdür. Yezid bin Şüreyk et-Teym 

Canlı yayın

İslam Ansiklopedisi

Anket

KURAN OKUYORMUSUNUZ ?

Seçenekler

Ayda bir Kur'an okuyorum

Onbeş günde bir Kur'an okuyorum

Haftada bir Kur'an okuyorum

Hergün düzenli Kur'an okuyorum

Kur'an okumuyorum

Sonuçları Göster

  Tasarım : Networkbil.NET

@2008 kuraniterbiye.Com