Ana Sayfa   |   Görüntülü Dersler   |   Sesli Dersler    |   İlmi Yazilar    |   Yazarlar   |   Sorular ve Cevaplar   |   İletişim   |   Foto Galeriler   |   Ziyaretçi Defteri

Kur`an-i Kerim ve Mealleri

Namaz Sureleri Tefsiri

Cuma (Tefsir) Dersleri

Hadis Dersleri

Cami Dersleri

Hz Peygamberin Hayatı (s.a.v)

Sahabe Hayatı

İnsanı Tanımak (Radyo)

İnsanı Tanımak (Tv)

Tv Programları

Seminer ve Konferans

Özel Kısa Dersler

Özel Konular

Fıkhi Konular

Belgeseller

Aile Eğitim Seminerleri

Aile Eğitim Yazıları

Çocuk Eğitimi Yazıları

Kuran Araştırmaları

Üyelik Girişi

Kull. Adı

:

Şifre

:
   

Ücretsiz Üyelik
Şifremi Unuttum

Güncel Videolar

Dünya İslama Koşuyor
Eğitimcilere ÖZEL
04- Gazze Duası
Avusturalyalı Gencin Müslüman Oluşu
Anne Babaya İtaat
Gençlerle İletişim (Günışığı- Reşitpaşa​)
Ahmet El-Acemi / Dua
Ölüm- 3
Ölüm- 2
Ölüm- 1
Uyumlu Evlilik Yöntemi (Bulgurlu)
İmanın Anlamı ve Aşamaları (İkitelli / M.Akif)

Esma'ül Hüsna

 

Namaz Vakitleri

Sayaç

Sayac
Tekil (Bugün) 306
Toplam 8860851
En Fazla 16179
Ortalama 2096
Üye Sayısı 1047
Bugün Üye Olan 0
Online Ziyaretci

Anket

KURAN OKUYORMUSUNUZ ?

Seçenekler

Ayda bir Kur'an okuyorum

Onbeş günde bir Kur'an okuyorum

Haftada bir Kur'an okuyorum

Hergün düzenli Kur'an okuyorum

Kur'an okumuyorum

Sonuçları Göster

 
 

 
Kaygan zeminde kaim kalmak
09/05/2011 - 12:01
 
Ramazan Kayan
Modern zamanlarda Müslümanların maruz kaldığı en ciddi kriz, dinde laubaliliktir, dersek sanıyorum abartı yapmış olmayız… Doğrunun, değerin, kutsalın göreceleştirildiği bir zaman diliminde İslami hassasiyetler zedeleniyor, Müslüman şahsiyetler yıpranıyor…

İslam, Allah ve Resulü’ne mutlak teslimiyet iken şimdilerde yerini pazarlıkçı ve parçacı teslimiyetlere terk etti… Koşullar, kurallar, kanunlar gerekçe gösterilerek İslam’ın kimi emir ve nehiyleri karşısında gevşek, tembel, laubali davranmak normalleşmeye başladı… Teklif tehire uğradı… Kulluk tatile girdi…

İslam’ın şiarlarını korumada olması gereken itina ve ihtimam zayıfladı… Vahye şahitliği sürdürecek dikkat ve rikkat eriyor…

Evet, İslam’ın bize kazandırdığı ciddiyet, sadakat, samimiyet, onur ve erdemden ne kadarını koruyabildik? İslam’ın sınırlarını korumadaki samimiyet çizgisini sürdürmedeki kararlılığımız nedir?

Daha da beteri, dinde laubaliliğin bir karaktere dönüşmesi ve toplumsallaşmasıdır… Laubalilik teşvik görüyor, malayanilik prim yapıyor…

Bu durum sadece bu çağa münhasır bir illet değil, insanlık tarihi boyunca laubali karakterlerin gayrı ciddi tavır ve tutumlarına tanıklık etmekteyiz… Kur’an-ı Kerim ekseriyetle bu hastalıklı ruh hallerine dikkatimizi çekmektedir…

İsrailoğullarının en bariz özelliği, Allah’ın hükümleri karşısında takındıkları laubali tavır değil midir?

Bakara suresine isim olan, bir inek boğazlama emrini nasıl karşıladılar? Allah’ın teklifini savsaklama sefaletini ısrarla sürdürme yoluna gitmediler mi?

Yine cumartesi yasağını isteyen de çiğneyen de İsrailoğulları değil miydi? Cumartesici güruhun bu şenaatı Allah’ın gazabına öyle muncer oluyor ki; sonuç onlar için maymunlaşmak ve domuzlaşmak dışında bir şey değildi…

Yahudilerin yaptığı salt bir haram fiilin işlenmesi değil, Allah’ın ayetleri karşısında takındıkları gayrı ciddi, şımarık tutumlardır… Bu tutum lanetle neticeleniyor… Lanete giden yol, dinde laubalilikle başlıyor…

Günümüz Müslümanları da Yahudileşme zaafiyeti altında laubali hallerle şahsiyet yozlaşması, bilinç körelmesi, ufuk daralması marazına maruz kalmaktadırlar…

Lakayt yaklaşımlar, layt anlayışlar, laçka davranışlar, iman edenlerin inandırıcılığını zedeliyor…

Sorumluluklardaki lakaytlık, kulluktaki laubalilik, sadece bize de değil, İslam’a da zarar veriyor…

Kendisine saygısı olmayan hafifmeşrep kişiliklere kim saygı duyar?

Ciddiyetsizlik bir itibar yitimidir…

Tezatlarımıza tanık olan, tutarsızlıklarımızı takip eden muhataplarımız davetimizi ciddiye alırlar mı hiç? Bize saygı duymaları mümkün mü?

İslam’ın izzet ve asaletine mütenasip bir duruşumuz yoksa ne davamız ne de davetimiz zemin bulabilir…

İslam’ı temsiliyet için önce ciddiyet lazım… Nitelik ve derinlik aranır… Zaten kafa karışıklığı, zihin bulanıklığı içinde bocalayan kişilerin sunabilecekleri bir değer, savunabilecekleri bir iddiaları da kalmamıştır…

İç dünyası cıvık olanın dış dünyası da silik ve sinik olacaktır… İçte ihsan ve ihlâs olacak ki, dışta da itkan ve etkin olunsun…

Müslüman gibi davranmak yetmiyor, Müslüman olmak gerekiyor… Sahabe kararlılığında adımlar atanlar çığır açabilirler, yüreklere yol bulabilirler… Sahabe kıvamında “İşittik, itaat ettik” diyenler dava adamı olabilirler… Samimiyetle yaşanmayan din, kafalarda sadece “malumat yığını”dır…

Bugün dindarlıktan nasibi olmayan dinciliği nereye oturtacağız?

Kimi İslamcı aydın, entelektüel, akademisyenin elinde İslam bir kadavraya dönüşmedi mi?

İndi iddialarını Kur’an’a söyletme, zanni yorumlarını vahye giydirme gayretleri bilimsel(!) ve mantıksal(!) yöntemlerle yürütülüyor…

“Kendince” kriterler va’zetme, “bence” fetvalar serdetme artık sıradan uğraşlar… Ahkâm kesmelerle, uçuşan fetvalarla her şeye bir “cevaz” bulunabiliyor…

Fıkıhsız bir toplumu, fakihsiz bir İslami hareketi bekleyen olumsuzlukları tahmin edebiliriz… Sonuç, magazinleşen İslam, kültürleşen din, adetleşen ibadetler, sloganlaşan ayetler dünyası bizleri çekiyor…

Din, törenlerin, şölenlerin aksesuarı, fuar ve festivallerin seremonik argümanına dönüşüyor…

Bunlar geçiştirilecek mevzular değil, din adına piyasaya çıkıp dinin içini boşaltma gafletini sürdüren liyakatsiz laubalilerdir…

Günahı küçümseyen, değeri törpüleyen, manayı malayanileştiren bu mantık, mazur ve masum değildir…

Malumatfurûş zevat nezdinde reel-politikçi, fırsatçı, faydacı, hazırcı, hazcı yaklaşımlar zamanın olmazsa olmazıdır…

Zülfü yâre dokunmayacak yorumlar, fincancı katırlarını ürkütmeyecek sunumlar, yumuşatılmış söylemler, heva ve hevese dayalı maslahat tanımları sınır, kural, ilke tanımıyor…

Ruhsatlarla amel, zamanla dinde laubaliliğe evrilebiliyor… Özgürlük algıları insanları kayıtlardan âzâde olmaya, kural tanımamazlığa çekiveriyor… Başıboş kalan insan üşengeç, aldırışsız, vurdumduymaz, baştan savmacı olup çıkıyor…

Hikmetsiz, irfansız okumalar insanı ukalalaştırıyor…

Bugün ihlâsa hasret eylemlerimiz var…

Hikmete susamış çağrılarımız var…

Takva yoksunu hayatlarımız var…

Tevbeye muhtaç tevbelerimiz var…

Laubalilik, malayanilik, lağviyat topyekûn hayatı tehdit ediyor… Mücadele bilincinde, cemaat ruhunda, sorumluluk yüklenmede gözle görülür bir aşınma varsa nedenini doğru okumak lazım…

Bugün laubalileşen insanlarımızın en fazla zorlandığı seçim, yozlaştığı zemin şu alanlardır…

Dost-düşman… Hak-batıl… Haram-helal… Sünnet-bidat… Hatlar karıştı… Çizgiler flulaştı… Yaşam grileşti… Sabiteler sarsıldı… Dost kim, düşman kim? Çoğulculuk ve hoşgörü dünyasında çok da önem arz etmiyor… Hak mı batıl mı? Fazla belirgin değil, zihinler bulanık. Haram mı helal mi? Hayatın realitesi her şeyi düzlüyor… Sünnet mi bidat mi? Bunu dert edinen var mı, bilmiyorum…

İlkeli, tutarlı, dengeli, ölçülü olmaları gereken insanlarımız kaygan ve kaypak bir zeminde seyrediyorlar…

Laubali haller düşünce dünyamıza, davranış biçimimize, durum ve duruşumuza sirayet ediyor… Sirayet etmekle kalmıyor, ciddi savrulmalara neden oluyor…

Daha çok nerede ve ne zaman oluyor, derseniz…

Sistemle yüzleştikçe…

Kadınla buluştukça…

Parayla doldukça…

Hassasiyetleri harap eden, hususiyetleri harcayan, mahcubiyet ve mahrumiyete neden olan işte bu hallerdir…

Bunun sebebine indiğimizde de karşımıza, dünyayı dine tercih etmek marazı çıkacaktır… Dünyevileştikçe ciddiyetimiz, heybetimiz, kuvvetimiz gitti…

Laubaliliğin ahlak düşüklüğünden geldiği kesin, ama sakın iman zaafiyetinden kaynaklanıyor olmasın…

Peki, bunun önüne nasıl geçebiliriz?

Kişiliklerin vahiyle şekillenmesi…

Kendimizi İlahi murakabeye açmak…

Hesap günü endişesi…

Takva örtüsüne bürünmek…

Bir de urvetu’l-vuska… Üsve-i hasene… Huluk-i azim ve mukteda-i küll…

Tabii ki emr-i bil maruf nehy-i anil münker…


Bu Makale 3345 defa okunmuştur

 

Yazdır

YAZARIN DİĞER YAZILARI

©

14/10/2019 - 10:50 Toplumsal Enkazın Altında: “AİLE”

©

02/09/2019 - 10:19 Oyalanma odaklan!

©

10/06/2019 - 12:39 İnsan, en muhteşem muamma…

©

21/05/2019 - 11:03 Sade hayat

©

01/02/2019 - 14:09 Değişim İradesi

©

13/10/2018 - 14:29 Hayat paylaşmaktır

©

19/02/2018 - 12:35 Heva ile Heba Olmamak İçin

©

19/01/2018 - 18:49 Kaybolmamak için…

©

25/12/2017 - 14:04 Rüya mı, kabus mu?

©

20/11/2017 - 10:36 Heyecanımıza ne oldu?

©

25/10/2017 - 09:48 Ömür Boyu Davet

©

28/09/2017 - 14:33 Hicri hicranlar

©

07/07/2017 - 16:15 Onur Sınavı

©

29/05/2017 - 12:26 İnsanoğlu Zayıftır

©

03/05/2017 - 15:51 Nebevi Vasiyet

©

13/03/2017 - 11:10 Tevbesizliğe Tevbe

©

01/02/2017 - 11:48 Kâbe’nin Mesajı

©

03/01/2017 - 14:25 Nasıl kurtuluruz?

©

08/12/2016 - 09:14 Ertelenen Evlilikler

©

05/10/2016 - 10:20 Allah’la Dost Olmak...

©

25/06/2016 - 09:43 İSRAF TOPLUMU

©

08/04/2016 - 14:22 Gaye ve Gayret

©

20/02/2016 - 11:07 Şahit Olmak...

©

19/01/2016 - 16:38 HELAL YAŞAM

©

15/12/2015 - 13:44 ZAFER ZAAFI

©

18/11/2015 - 11:31 DÜNYA VE DURUŞ

©

13/10/2015 - 12:30 SORUMLULUK ALANIMIZ

©

10/03/2015 - 10:59 “Haydi gelsene…”

©

31/10/2014 - 14:33 DEĞER AŞINMASININ ACI AKIBETİ; VEFASIZLIK…

©

01/09/2014 - 15:25 YAŞAMIN EMARI

©

04/08/2014 - 13:52 Öncemiz ve sonramız bayram olsun.

©

04/07/2014 - 15:51 Açın Halinden Kim Anlar

©

09/06/2014 - 11:51 KENDiMiZ OLMAK KENDiMiZ KALMAK

©

05/05/2014 - 12:31 YENİDEN KARDEŞLİK

©

09/04/2014 - 14:14 İyilik Erleri

©

01/02/2014 - 13:44 Temiz Hayatlar

©

04/12/2013 - 13:38 Dindarlığın Modernizmle Sınavı

©

04/10/2013 - 14:16 Selim bir gelecek için

©

12/08/2013 - 10:40 Duayı Kuşanmak

©

19/06/2013 - 16:24 Uyum Krizi

©

20/05/2013 - 14:23 Yeniden Kardeşlik

©

18/04/2013 - 10:49 Geleceği İnşa Sorumluluğu

©

19/03/2013 - 14:35 Aktif ve Afif kadın

©

19/02/2013 - 11:22 Güzel bir gelecek için

©

28/01/2013 - 14:03 Fıkıhsız Toplum Fakihsiz Hareket

©

24/12/2012 - 11:13 İhtilaf Ahlakı

©

22/11/2012 - 14:17 Hicri hicranlar

©

25/09/2012 - 15:25 Mekke`de Mekke`yi aramak

©

27/08/2012 - 12:41 Haddini aşan zıddına döner

©

23/07/2012 - 11:30 Sıcak Sınav

©

28/06/2012 - 12:36 Denge ve düzen

©

04/06/2012 - 11:34 Allah’ın İhsanı, İnsan

©

25/04/2012 - 15:05 Dindarlığın modernizmle sınavı

©

26/03/2012 - 11:47 Modern Zamanlarda Aile Açmazı

©

02/01/2012 - 12:07 NASIL BİR GENÇLİK?

©

28/11/2011 - 13:08 Arzın ıslahı için...

©

03/10/2011 - 12:13 Evrensel Kardeşlik Buluşması; Hac

©

05/09/2011 - 14:37 Müsait zamanlar Müslümanlığı

©

03/08/2011 - 11:07 Güzele, En Güzele

©

04/07/2011 - 12:49 Tembelizm

©

03/06/2011 - 12:06 Yüce Ahlak

©

09/05/2011 - 12:01 Kaygan zeminde kaim kalmak

©

11/04/2011 - 15:05 Muttaki toplum

©

07/03/2011 - 13:17 Üçlü Reçete

©

14/02/2011 - 12:08 SERVET SINAVI

©

06/01/2011 - 11:51 Evlad-ı Rasul’ün Vedası…

©

02/12/2010 - 11:24 Evlilik mi, Evcilik mi?

©

14/10/2010 - 19:12 Tüketen ve Tükenen İnsan

©

27/07/2010 - 11:07 Aklı Selim

©

22/06/2010 - 12:18 Tevhidi Varoluş

©

18/05/2010 - 12:12 5 EM

©

16/04/2010 - 11:26 Nebevi Vasiyet

©

22/03/2010 - 16:29 Zamana Yenik Düşmemek

©

18/02/2010 - 12:20 İnsan ve İnfak

©

21/01/2010 - 11:17 Hesap dönümü

©

03/12/2009 - 11:30 İlla Namaz

©

19/10/2009 - 13:47 Özgün eğitim

©

24/09/2009 - 11:13 TEZKİYE GÜNLERİ

©

25/06/2009 - 09:43 Müslüman şahıs mıyız? Müslüman şahsiyet miyiz?

©

01/06/2009 - 15:02 Eti Senin, Kemiği Benim!

©

28/04/2009 - 16:09 Geciken Adalet

©

07/04/2009 - 14:15 Hakkıyla Kulluk

©

09/03/2009 - 16:35 Ödünç Özgürlükler

©

09/03/2009 - 15:18 Toplumsal İnşa Sorumluluğumuz!

©

10/11/2008 - 22:32 Yürüyen Ahlak

©

05/09/2008 - 13:42 EY DİRİ AY! DİRİLT BİZİ!
 
 

Site İçi Arama

  13.11.2019

15 Rebîü'l-Evvel 1441

Bir Ayet

Bismillahirramanirrahim

"Ey insanlar! Hem sizi, hem de sizden önceki insanları yaratan Rabbinize ibadet ediniz. Böyle yapmakla her türlü zarardan korunmayı ümid edebilirsiniz."

( Bakara Suresi - 21)

Bir Hadis

İnananlara “Allah’a iman ettim de, sonra dosdoğru ol!” diyerek

(Müslim, “Îmân”, 62)

Bir Dua

“Allah’ım! Fakirlikten, yokluktan ve zilletten sana sığınırım. Haksızlık etmekten ve
haksızlığa uğramaktan da sana sığınırım.”

(Ebû Dâvûd, Vitr, 32)

Hikmetli Söz

Kibir bele bağlanan taş gibidir; onunla ne yüzülür, ne de uçulur. d Hiddet ve kin, hakikatleri gören gözleri kör eder. Öfke, iyi düşünmeyi daraltır, yanıltır.


Yazarlar

Canlı yayın

İslam Ansiklopedisi

  Tasarım : Networkbil.NET

@2008 kuraniterbiye.Com