Ana Sayfa   |   Görüntülü Dersler   |   Sesli Dersler    |   İlmi Yazilar    |   Yazarlar   |   Sorular ve Cevaplar   |   İletişim   |   Foto Galeriler   |   Ziyaretçi Defteri

Kur`an-i Kerim ve Mealleri

Namaz Sureleri Tefsiri

Kur`ani Terbiye Dersleri

Cuma (Tefsir) Dersleri

Hadis Dersleri

Cami Dersleri

Hz Peygamberin Hayatı (s.a.v)

Sahabe Hayatı

İnsanı Tanımak (Özel Fm)

İnsanı Tanımak (Hilal Tv)

Tv Programları

Seminer ve Konferans

Özel Kısa Dersler

Özel Konular

Fıkhi Konular

Belgeseller

Aile Eğitim Seminerleri

Aile Eğitim (Yazıları)

Çocuk Eğitimi (Yazıları)

Kuran Araştırmaları

Üyelik Girişi

Kull. Adı

:

Şifre

:
   

Ücretsiz Üyelik
Şifremi Unuttum

Güncel Videolar

Dünya İslama Koşuyor
Eğitimcilere ÖZEL
04- Gazze Duası
Avusturalyalı Gencin Müslüman Oluşu
Anne Babaya İtaat
Gençlerle İletişim (Günışığı- Reşitpaşa​)
Ahmet El-Acemi / Dua
Ölüm- 3
Ölüm- 2
Ölüm- 1
Uyumlu Evlilik Yöntemi (Bulgurlu)
İmanın Anlamı ve Aşamaları (İkitelli / M.Akif)

Esma'ül Hüsna

 

Namaz Vakitleri

Sayaç

Sayac
Tekil (Bugün) 1272
Toplam 6380170
En Fazla 16179
Ortalama 1835
Üye Sayısı 1022
Bugün Üye Olan 0
Online Ziyaretci

Anket

KURAN OKUYORMUSUNUZ ?

Seçenekler

Ayda bir Kur'an okuyorum

Onbeş günde bir Kur'an okuyorum

Haftada bir Kur'an okuyorum

Hergün düzenli Kur'an okuyorum

Kur'an okumuyorum

Sonuçları Göster

 
 
 

MANEVİ BAKIM AYI: RAMAZAN

“Ramazan ayı, insanlara yol gösterici, doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak Kur'an'ın indirildiği aydır. Öyle ise, sizden ramazan ayını idrak edenler onda oruç tutsun.” (Bakara, 2/185.)
13/06/2017
İslam dünyası, tarihinin en zor dönemlerinden birini yaşıyor; zira her tarafından kan ve gözyaşı akıyor. Bunun pek çok dahili ve harici sebebi var, fakat neticede sorun birebir her bir Müslümana; bizlerin İslam şuuruna, yaşamına ve ahlakına gelip dayanıyor.
 
Bu noktada biz Müslümanların yeni bir başlangıç yapmamız gerekiyor. Bunun için öncelikle maneviyata ihtiyacımız var. İşte şu an manevi bakım ayımız olan ramazandayız. Şayet bu mübarek ayda Rabbimizin bizlere yazdığı reçeteyi hakkıyla uygulayabilirsek, fert ve toplum olarak her türlü günah ve hatadan sıyrılarak yeniden ayağa kalkabiliriz. Zira Cenab-ı Allah, aynı reçeteyle geçmişte nice milleti yok olmaktan kurtardı: “Ey iman edenler! Oruç sizden önce gelip geçmiş ümmetlere farz kılındığı gibi size de farz kılındı. Umulur ki korunursunuz.” (Bakara, 2/183.)
 
Ramazan ayı, ayet-i kerimede belirtildiği üzere öncelikle Kur’an ayıdır. Bizler, manevi bakımımızı Kur’an vahyinin ışığında yapmalıyız. Bunun için bu ayda Kur’an okumaya ayrı bir önem ve özen göstermeliyiz. Fakat onu sadece ahirete yönelik sevap kazanma gayesiyle değil, bilakis bu dünyada düşüncemizi, amelimizi ve ahlakımızı Allah’ın rızasına uygun hâle getirmek için anlayarak, özümseyerek ve buyruklarını hayatımıza geçirerek okumalıyız: “Onlar Kur'an'ı düşünmüyorlar mı? Yoksa kalpleri kilitli mi?” (Muhammed, 47/24.)
 
Gerçek Müslüman, cüzi iradesini Allah’ın rızasına uygun bir şekilde kullanan ve gerçekleştiren kimsedir. Maalesef yıl içinde pek çoğumuz irademizin dizginlerini nefsin ve şeytanın eline kaptırmaktayız. Bu nedenle araçları amaç hâline getirerek midemizin, şehvetimizin ve dilimizin kulu-kölesi hâline gelmekteyiz. Bu durumda farkında olmadan tevhit inancından sapmakta ve Kur’an’da ifade edilen gizli şirke düşmekteyiz: “Heva ve hevesini tanrı edinen kimseyi gördün mü?” (Casiye, 45/23.)
 
Ramazan ayında Müslüman, oruç tutmak suretiyle öncelikle elinden kaçırmış olduğu midesinin dizginlerine yeniden sahip olur. Şöyle ki öğle vaktine doğru acıkan mide olanca gücüyle bağırmaya başlar: “Çok acıktım, hadi bir şeyler yesene artık, saat kaç oldu.” Oruçlu kimse, bu çağrıya şöyle karşılık verir: “Hayır, olmaz. Zira ben, senin değil, Rabbimin kuluyum. Dolayısıyla sen istediğinde değil, Rabbim izin verdiğinde yerim.” 
 
Böylece Müslüman, midesinin oyuncağı olmaktan kurtulur. Şayet kişi, onun her isteğini anında yerine getirmeye kalkarsa, bu durumda bir yandan obez olur, diğer yandan da helal-haram gözetmeyen bir müsrif. Halbuki Yüce Rabbimiz, bizlere Kur’an’da şöyle buyurmaktadır: “…Yiyin, için, fakat israf etmeyin; çünkü Allah israf edenleri sevmez.” (A’raf, 7/31.)
 
Oruç tutan kimse, ikinci olarak şehvetini dinginler. Şehvet, Allah’ın insana bahşettiği en güçlü nimettir. Şayet kişi, onu Allah’ın emri ve Rasulüllah’ın tavsiyesi doğrultusunda nikâh yoluyla meşru bir şekilde kullanabilirse, gül gibi bir eşi, salih evlatları ve mutlu bir yuvası olur. Fakat ona hakim olamazsa, bu durumda şehvet bir anda büyük günahlardan olan zinaya dönüşerek sahibini rezil rüsva, yuvasını da tarumar eder.
 
İşte oruç ibadetinin ikinci gayesi, kendi eşi karşısında sabrını geliştirerek Müslümanı her türlü fuhşiyattan ve gayrimeşru ilişkiden korumaktır. Allah emrettiği için kendi helaline yaklaşmayan bir Müslüman, doğal olarak yine Allah yasakladığı için başkasının namus ve iffetine asla göz dikmeyecektir: “(Rasulüm!) Mümin erkeklere, gözlerini (harama) dikmemelerini, ırzlarını da korumalarını söyle…” (Nur, 24/30.)
 
Nutk/konuşma yeteneği, sadece insanoğluna has bir özellik olduğu gibi, dil de insanı hem vezir, hem de rezil edebilen çok önemli bir uzuvdur. Müslümana yaraşan şey, dilini doğru yönde kullanarak ondan hak dışında bir söz çıkmasını engellemektir. Maalesef yıl boyunca nefis devreye girmekte ve şeytan kışkırtmakta, bunun sonucu olarak dilimizden her türlü çirkin söz dökülmektedir.
 
İşte ramazan orucunun bir diğer gayesi de, Müslümanın kontrolden çıkan dilini tekrar fıtrat ayarlarına geri döndürmek suretiyle ondan her türlü hata, günah ve isyan sözünün çıkmasına mani olmaktır. Geçmişte susmak orucun bir rüknüydü. Daha sonra Allah bizlere rahmet olmak üzere bu emri hafifleterek yalnızca doğru ve güzel sözleri söylemek üzere bizlere oruçluyken konuşma izni verdi: “…(Ey Meryem!) Şayet insanlardan birini görürsen de ki: Ben, çok merhametli olan Allah'a oruç adadım; artık bugün hiçbir insanla konuşmayacağım.” (Meryem, 19/26.)
 
Bu noktada önemli olan husus, akşama kadar oruç tutup midesine hakim olan bir Müslümanın, iftar sofrasında ve sonrasında ölçüyü kaçırıp tıka basa yemek suretiyle iradesinin dizginlerini tekrar elinden kaçırmamasıdır. Aynı şekilde oruçluyken helaline yanaşmayan bir Müslümanın, bu esnada ve sonrasında elini, gözünü ve belini her türlü haram ve fuhşiyattan sakınmasıdır. Yine dilini her türlü yalan, küfür, dedikodu, gıybet ve zandan korumasıdır. Aksi takdirde, Allah korusun, o kimse, Hz. Peygamber’in şu uyarısının muhatabı olur: “Nice oruçlular vardır ki, tuttuğu oruçtan yanına çektiği açlık kâr kalır.” (İbn Mace, Sıyam, 21.)
 
Bütün bu hususlar, ramazan orucunun doğrudan açık hedefleridir. Bir de onun dolaylı gizli hedefleri vardır ki, o da Müslüman’ı Allah’ın yasakladığı her türlü zararlı alışkanlıktan kurtarmaktır. Ramazan ayı boyunca iradesinin dizginlerini eline alarak normal zamanda Allah’ın helal kılmış olduğu yeme-içme ve meşru cinsel ilişkiden uzak duran bir Müslüman, doğal olarak bu vesileyle Allah’ın haram kılmış olduğu sigara, içki, kumar vb. her türlü kötü alışkanlıktan da kurtulmalı, en azından kurtulmaya çalışmalıdır. 
 
Oruç tutarken zararlı alışkanlıklardan uzak duran bir kimse, pekâla oruç sonrasında ve dışında da onlardan uzak durabilir ve durmalıdır da. Aslında oruç ibadeti sayesinde Allah Teala, biz Müslüman kullarına istediğimiz takdirde Allah’ın yardımıyla her türlü kötülükten uzaklaşıp kurtulabileceğimizi göstermiş olmaktadır: “Siz ey inananlar! İçki, kumar, putlara tapınmak ve gelecek hakkında kehanette bulunmak, şeytan işi iğrenç kötülüklerden başka bir şey değildir. O hâlde onlardan kaçının ki mutluluğa eresiniz!…” (Maide, 5/90.)
 
Ramazan orucunun mükâfatı Kadir Gecesi’dir. Tuttuğu oruçlar sayesinde midesini, şehvetini, dilini ve diğer bütün süfli arzularını dindirip Allah’ın rızasına uygun hâle getiren Müslüman, Kadir Gecesi’nde manevi yönden arınmasını zirveye ulaştırır. Bu sayede Allah Teala onun bütün dua ve yakarışlarına icabet edip kendisine tertemiz yeni bir başlangıç nasip eder: “Melekler ve ruh bu gecede yeryüzüne inip sabaha kadar insanların dualarına karşılık verir.” (Kadr, 97/4-5.)
 
Allah Teala, bu ramazanı kendimiz ve bütün Müslümanlar için tertemiz ve yepyeni bir başlangıç kılsın. Amin.
 
Prof. Dr. Muammer Erbaş / Diyanet Aylık Dergi
 

Bu yazı 168 defa okunmuştur...

Yorum Ekle

Yazdır

YORUM LİSTESİ

KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER

n

02/10/2017 - 04:12 YARATILIŞ GAYEMİZ: İBADET/ALLAH’A KULLUK

n

02/10/2017 - 03:43 İBADETLERİN  BİRLİĞİMİZE KATKISI

n

03/07/2017 - 04:09 AHD ve MİSAK SORUMLULUKTUR

n

13/06/2017 - 12:10 MANEVİ BAKIM AYI: RAMAZAN

n

18/04/2017 - 09:24 İLAHÎ RİSALET ELÇİLERİNİN MİSYONU: İNSANLIĞI ÇATIŞTIRMAK DEĞİL BARIŞTIRMAKTIR

n

28/03/2017 - 03:11 TEFEKKÜR

n

20/03/2017 - 01:07 İSLAM’IN HEDEFİNDE İNSAN VARDIR

n

17/02/2017 - 11:41 KUR’AN-I KERİM’DE MÜNAFIKLARIN ÖZELLİKLERİ

n

29/12/2016 - 10:57 Kur’an’la İlişkilerimizde Tıkanıklık Var

n

19/12/2016 - 03:08 Kur’an’la İlişkilerimizde Tıkanıklık Var

n

07/11/2016 - 12:31   KUR’AN’DA VELÂYET KAVRAMI

n

18/10/2016 - 04:51 YÜREKLER ve YÖNELİŞLER

n

21/09/2016 - 03:28 İSLAM'IN İSTEDİĞİ DÜZEYE ULAŞMAK

n

14/06/2016 - 11:19 Mescitler Arasında Mescid-i Aksa’ya Dair

n

10/06/2016 - 10:09 GÜNLÜK HAYATIMIZDA KUR’AN

n

07/06/2016 - 02:46 İnsan Dünyaya Emanet

n

02/05/2016 - 12:32 KUR’AN AÇISINDAN MESCİD GERÇEĞİ

n

18/01/2016 - 02:22 EĞER BİLMİYORSANIZ

n

01/12/2015 - 03:35 KUR’AN’A GÖRE SAHABE GERÇEĞİ

n

20/11/2015 - 01:28 TAKVA

n

09/10/2015 - 02:44 Zaman, İnsan ve ziyan

n

07/09/2015 - 03:47 KUR’AN EĞİTİMİ

n

08/08/2015 - 10:46 KOMŞULUKTA KUR’ANİ ÖLÇÜ

n

06/07/2015 - 12:38 AZIKLARIN EN HAYIRLISI  VE EN SONSUZ OLANI

n

11/05/2015 - 02:51 HEPİNİZ ÂDEM’DENSİNİZ Âdem ise Topraktan

n

27/04/2015 - 12:27 Kur’an’ı, Tabiatı ve Tarihi Anlamak

n

23/12/2014 - 03:22 Şükür-Şâkir

n

27/10/2014 - 03:11 KURÂN KARŞISINDAKİ DURUŞUMUZ

n

24/10/2014 - 03:42 KURÂNIN METİNLEŞME TARİHİ

n

04/07/2014 - 04:28 Haram Lokma ve Toplumsal Kaos

n

30/06/2014 - 06:05 Oruç Kalkandır

n

05/05/2014 - 01:01 21. YÜZYILDA KUR’AN’I HAYATA TAŞIMAK

n

09/04/2014 - 03:17 Küfür-Kâfir

n

09/04/2014 - 12:49 HALKIN KUR’AN ANLAYIŞI

n

21/03/2014 - 05:05 Sorumluyu Başka Yerde Aramak

n

21/03/2014 - 03:35 Samimiyet: Hakikati, Fazileti ve Afetleri

n

10/02/2014 - 02:22 Her Dem İmtihan

n

04/10/2013 - 05:10 Kur’an’da Öfke Kontrolü

n

22/07/2013 - 03:37 Kimlik inşasında Kur’an öğretimi ve öğreniminin önemi

n

19/06/2013 - 04:10 Günümüz Gençliği

n

18/06/2013 - 03:35 Kur'an ve Sünnete Göre Kavmiyetçilik

n

15/05/2013 - 11:32 Şeytanın kardeşleri kimlerdir?

n

14/03/2013 - 01:30 KUR’AN’DA KARDEŞLİK

n

14/03/2013 - 11:10 KURÂNIN BUGÜNE SESLENİŞİ

n

28/01/2013 - 01:55 KUR’ÂN’IN HAYATA MÜDAHALESİ

n

28/01/2013 - 01:51 KURANI OKUMA VE ANLAMA SORUMLULUĞU

n

28/12/2012 - 11:53 KUR’AN KENDİNİ NASIL TANITIYOR?

n

27/12/2012 - 04:19 KUR‘AN‘IN ANLAM DÜNYASI İLE BULUŞMAK

n

22/11/2012 - 11:38 Buhranlarımız günahlarımızdandır

n

05/10/2012 - 02:30 Kur’an-ı Kerim’de hak kavramı

n

03/09/2012 - 04:28 Şeytanın kardeşleri kimlerdir?

n

03/09/2012 - 02:28 Kur’an karşısında nebevi duruş

n

13/07/2012 - 11:07 Ağır emanet

n

13/07/2012 - 10:59 Kur’an’ı öğrenmeyi/ öğretmeyi öğrenme üzerine

n

27/06/2012 - 11:06 Kur’an’a koşun

n

26/06/2012 - 04:04 Kendi dilinden Kur’an

n

25/04/2012 - 04:13 Hayata kulluk mührünü vurmak

n

02/04/2012 - 03:41 Ya Rabbi! Müminlere kin beslemekten bizleri koru!

n

12/03/2012 - 02:06 Duanın Önemi

n

12/03/2012 - 01:28 Kur'an-ı Kerim'de söz

n

05/03/2012 - 01:41 Müminler ancak kardeştir

n

23/01/2012 - 12:31 Dua Kavramının Anlamı

n

16/01/2012 - 01:48 Dinin şiarı:Ezan

n

03/01/2012 - 01:29 Kur’an’da Tevbe Kavramı

n

12/10/2011 - 02:01 Allah’a Gerektiği Gibi İnanmak

n

12/10/2011 - 01:58 Kur’an’ınTevhid Felsefesi

n

11/07/2011 - 03:04 Kur'an'ı sen de oku,anla ve yaşa!

n

06/06/2011 - 02:34 Kur’an’ın değerleri ve onların sıra düzeni

n

14/02/2011 - 16:28 Sahabenin Kur'an'ı öğrenme ve öğretme gayretleri

n

17/01/2011 - 14:37 Kur’an’ın Öngördüğü Model Mü'min

n

02/12/2010 - 17:03 Kur’an ve Hikmet Peygamberi

n

02/12/2010 - 16:10 Son Elçi ve Son Mesaj HZ.Muhammed ve Kur'an-ı Kerim

n

15/10/2010 - 18:42 Kur’an hayatımızın neresinde?

n

10/08/2010 - 14:58 Düşünmek Kur'anın Emri

n

28/04/2010 - 11:55 İlk muhatabının dilinden Kur’an

n

21/01/2010 - 10:31 Kur’an’ın Işığında Sorumluluk Duygusu ve Davranış Bilinci   

n

20/01/2010 - 10:54 Allah’a Tevekkül… AMA NASIL?

n

06/07/2009 - 15:11 Günlük Hayatımızda Kuran

n

06/07/2009 - 15:07 Kuran'i Kerimi Okuyanlar

n

04/05/2009 - 14:45 Kuran'i Kerimi Okuyanlar

n

04/05/2009 - 14:35 Kur'anla Bağlantı İçinde Olmak

n

21/03/2009 - 10:19 Kur'an'ı Nasıl Okuyalım ?

n

19/03/2009 - 15:17 Ashabın Kur'ân'ı Ezberleme ve Yazmadaki Gayretleri

n

31/12/2008 - 17:28 Kuran'ın Öngördüğü İdeal Aile - 2

n

10/11/2008 - 22:21 Kuran'ın Öngördüğü İdeal Aile - 1

n

27/04/2008 - 00:12 Elmalılı M.Hamdi Yazırın Müteşabih Ayetleri Anlamaya Katkısı

n

13/03/2008 Kur'anla Canlı Bir Bağlantı İçinde Olmak

n

08/03/2008 - 22:12 Oryantalizmden  Etkilenenler Ku'anı Kerimi Anlayamazlar  

n

08/03/2008 - 22:02 İ'cazul Kur'an İlmi

n

06/03/2008 - 00:50 Usul-Ü Tefsir

n

06/03/2008 - 00:24 Usul  Nedir ?

n

04/03/2008 - 00:35 Her Müslüman Kur'an'ı Anlayabilirmi ?

n

04/03/2008 - 00:22 Surelerin Nuzul Sebebleri!

n

04/03/2008 - 00:20 Sure İsimlerinin Türkçe Karşılıkları

n

04/03/2008 - 00:18 Ben asla öğrenemem” demeyin
 

Site İçi Arama

  24.10.2017

4 Safer 1439

Bir Ayet

Bismillahirrahmanirrahim

Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel bir biçimde mücadele et.

Şüphesiz senin Rabbin yolundan sapanı bilendir ve hidayete ereni de bilendir.




( Nahl Suresi - 125)

Bir Hadis

Ebu Malik el-Eş'ari (ra) anlatıyor,

Hz. Peygamberimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

"Kim Allah (cc) yolunda evinden ayrılır, sonra da öldürülür,
yahut atı veya devesi (yere atıp) boynunu kırar veya bir zehirli sokar veya yatağında ölür ise,

Allah (cc)'ın dilediği hangi musibetle ölmüş olursa olsun şehid olarak ölür."


Ebu Davud, Cihad 15

Bir Dua

Bismillahirrahmanirrahim

“Rabbim! Girilecek yere doğrulukla girmemi, çıkılacak yerden de doğrulukla çıkmamı sağla, bana tarafından yardımcı bir güç ver!”

İsrâ Suresi-80

Hikmetli Söz

Kadere teslim ol ki,
selamette kalasın.

Namaz, kul ile Allah
arasında yüksek
bir nispet, ulvi bir
münasebet ve nezih bir
hizmettir.

Yazarlar

Canlı yayın

İslam Ansiklopedisi

  Tasarım : Networkbil.NET

@2008 kuraniterbiye.Com