Ana Sayfa   |   Görüntülü Dersler   |   Sesli Dersler    |   İlmi Yazilar    |   Yazarlar   |   Sorular ve Cevaplar   |   İletişim   |   Foto Galeriler   |   Ziyaretçi Defteri

Kur`an-i Kerim ve Mealleri

Namaz Sureleri Tefsiri

Kur`ani Terbiye Dersleri

Cuma (Tefsir) Dersleri

Hadis Dersleri

Cami Dersleri

Hz Peygamberin Hayatı (s.a.v)

Sahabe Hayatı

İnsanı Tanımak (Özel Fm)

İnsanı Tanımak (Hilal Tv)

Tv Programları

Seminer ve Konferans

Özel Kısa Dersler

Özel Konular

Fıkhi Konular

Belgeseller

Aile Eğitim Seminerleri

Aile Eğitim (Yazıları)

Çocuk Eğitimi (Yazıları)

Kuran Araştırmaları

Üyelik Girişi

Kull. Adı

:

Şifre

:
   

Ücretsiz Üyelik
Şifremi Unuttum

Güncel Videolar

Dünya İslama Koşuyor
Eğitimcilere ÖZEL
04- Gazze Duası
Avusturalyalı Gencin Müslüman Oluşu
Anne Babaya İtaat
Gençlerle İletişim (Günışığı- Reşitpaşa​)
Ahmet El-Acemi / Dua
Ölüm- 3
Ölüm- 2
Ölüm- 1
Uyumlu Evlilik Yöntemi (Bulgurlu)
İmanın Anlamı ve Aşamaları (İkitelli / M.Akif)

Esma'ül Hüsna

 

Namaz Vakitleri

Sayaç

Sayac
Tekil (Bugün) 474
Toplam 7650689
En Fazla 16179
Ortalama 1979
Üye Sayısı 1037
Bugün Üye Olan 0
Online Ziyaretci

Anket

KURAN OKUYORMUSUNUZ ?

Seçenekler

Ayda bir Kur'an okuyorum

Onbeş günde bir Kur'an okuyorum

Haftada bir Kur'an okuyorum

Hergün düzenli Kur'an okuyorum

Kur'an okumuyorum

Sonuçları Göster

 
 
 

RABBİMİZİN BİZLERE KUTSAL EMANETLERİ: TOPRAK, SU, HAVA

“Sizi topraktan yaratması, O'nun (varlığının) delillerindendir...” (Rum, 30/20.)
30/03/2018

Her şeyi yoktan var eden Allah Teala, ins ve cin gibi görünen görünmeyen, hayvanat ve cemadat gibi canlı cansız pek çok âlem yaratmıştır. Ve O, bir âlem yaratmıştır ki, onun merkezinde insan vardır. Zira Kur’an-ı Kerim’de, insanoğlunun yeryüzündeki konumu şöyle ifade edilmiştir: “Ant olsun ki, biz insanoğlunu şerefli kıldık, onun karada ve denizde gezmesini sağladık, temiz şeylerle onu rızıklandırdık, yarattıklarımızın pek çoğundan üstün kıldık.” (İsra, 17/70.)

Bunun ötesinde Cenab-ı Allah, insanı mecazi anlamda yeryüzünde kendi vekili olarak ilan etmiştir. Buna göre her bir insan, bu dünya hayatında başta kendisi, ailesi ve iş hayatı olmak üzere milleti, ümmeti, insanlık ve doğal çevresi adına Rabbine karşı hem büyük bir yetki, hem de buna eşdeğer bir sorumluluk taşımaktadır: “Rabbin meleklere ‘Ben yeryüzünde bir halife var edeceğim.’ demişti…” (Bakara, 2/30.)

Allah Teala, üstlendiği bu büyük sorumluluğun altından başarıyla çıkabilmesi için maddi-manevi pek çok varlığı insanoğlunun emrine amade kılmıştır. Nitekim bu bağlamda meleklerden Âdem’e secde etmesi; yani ona manevi anlamda yardımcı olması istenmiştir: “Meleklere, ‘Âdem’e secde edin.’ demiştik, İblis müstesna hepsi secde etti…” (Bakara, 2/34.)

Maddi anlamda ise, bütün evren oldukça hassas bir varlık olan insanın yaşamasına en uygun düşecek tarzda tasarlanıp dizayn edilmiştir. Öyle ki güneş ve ay insanoğlunu ısıtıp aydınlatmak üzere ideal bir konuma yerleştirilmiş, dağlar onun sarsılmaması için yeryüzü üzerinde sabitleştirilmiş, yağmurlar onu sulamak için yağdırılmış, ekinler onu doyurmak için bitirilmiştir: “(O öyle lütufkâr) Allah'tır ki, gökleri ve yeri yarattı, gökten suyu indirip onunla rızık olarak size türlü meyveler çıkardı; izni ile denizde yüzüp gitmeleri için gemileri emrinize verdi; nehirleri de sizin (yararlanmanız) için akıttı. Düzenli seyreden güneşi ve ayı size faydalı kıldı; geceyi ve gündüzü de istifadenize verdi…” (İbrahim, 14/32-34.)

Bu noktada insana düşen görev ve sorumluluk, öncelikle kendi kadir kıymetini bilerek Rabbine şükretmek, ardından da Rabbi tarafından kendisine emanet edilen doğal çevresine sahip çıkmaktır. Zira toprağı, suyu, havası, hayvanı ve bitkisiyle bütün doğa, adeta insanoğlunun yaşamı ve mutluluğu için seferber olmuş durumdadır. İnsanın ona karşı yapacağı her hata ve kusur, kaçınılmaz olarak yine kendisine dönecektir.

Kur’an-ı Kerim’de, Allah Teala’nın insanı bu evrenin temel yapı taşı olan topraktan yarattığı ifade edilmiş, bunun ötesinde bu husus Allah’ın varlığına dair delillerden biri olarak nitelenmiştir: “Sizi topraktan yaratması, Onun varlığının belgelerindendir. Sonra hemen birer insan olup yeryüzüne yayılırsınız.” (Rum, 30/20.)

Benzer şekilde Kur’an-ı Kerim’de, Allah Teala’nın yaşam sahibi her varlığı sudan yarattığı ifade edilmiştir ki, doğal olarak buna insanoğlu da dâhildir: “Bütün canlıları sudan meydana getirdiğimizi bilmezler mi?” (Enbiya, 21/30.)

Bu durumda insanoğlu, kendilerinden dünyaya geldiği anne-babasına nasıl saygı gösterip hürmet etmesi gerekiyorsa, toprak ve suya da aynı şekilde saygı göstermelidir. Bunun yolu ise, toprağı erozyondan ve zehirli atıklardan, su kaynaklarını ise boş yere akıtıp tüketmekten ve kirletmekten korumaktan geçer. Zira insan için en uygun yaşam alanları, içinde temiz su kaynakları ile güzel bahçe ve parklar bulunan yerleşim yerleridir. Maalesef günümüzde bizler, içine yerleştiğimiz beton yığını şehir ve kasabalarda temiz bir su kaynağı bırakmadığımız gibi, çocuklarımıza üzerine basacak bir karış toprak parçası dahi ayırmadık. Bu durumda sağlığımızı ve yaşam kalitemizi büyük ölçüde yitirdik.

Dakikada on beş yirmi defa nefes almak durumunda olan bir insan, yaklaşık bir dakika oksijensiz kaldığında hayati fonksiyonlarını kaybetmeye başlamaktadır. İnsanoğlunun nefes almasına elverişli hava, sadece içinde yaşadığımız atmosferde bulunmaktadır ki, Kur’an’da bu hususa şöyle işaret edilir: “O, yeryüzünü size bir döşek ve göğü de bir bina kıldı.” (Bakara, 2/22.)

İnsanın var olması ve yaşaması için gerekli olan bir diğer asli unsur da ısıdır. Hassas olan insan metabolizması, yaşamını ancak belli ısı dereceleri arasında sürdürebilir. Kur’an’da işaret edildiği üzere dünyamız güneş etrafına tam da buna uygun düşecek şekilde konumlandırılmıştır: “Güneşi ışıklı ve ayı nurlu yapan; yılların sayısını ve hesabı bilmeniz için, aya konak yerleri düzenleyen O’dur.” (Yunus, 10/5.)

Bu durumda insanoğluna düşen bir diğer görev ve sorumluluk, kendisini kuşatan atmosferdeki havaya ve doğal ısı kaynaklarına sahip çıkmak, onları kirletip tüketmekten kaçınmaktır. Çünkü temiz hava insana en az ekmek ve su kadar gereklidir. Maalesef biz insanoğlu, bir yandan elimizden bir türlü atamadığımız sigarayla ciğerlerimizi, diğer yandan filtreleyemediğimiz fabrika bacalarımızla atmosferimizi zehirli gazlarla doldurduk. Rabbimizin bize ihsanı olan petrol, doğalgaz ve kömürü bilinçsizce tüketip israf ettik ve israf etmeye de devam ediyoruz.

İnsanoğlu, evrenin bu dört asli unsuruyla yakın ve zorunlu bir ilişki içinde olduğu gibi, dünyamızın diğer sakinleri olan bitkiler ve hayvanlar âlemiyle de ciddi bir yakınlık, hatta akrabalık ilişkisine sahiptir. Şöyle ki yaklaşık 3-5 kilo olarak hayata başlayan bir kişi, yetişkinlik döneminde 70-80 kiloya ulaşır. Bu durum, onun beden yapısının kendileriyle beslendiği bitki ve hayvanlarla uyumlu olduğunu gösterir. Öyle ki bir doktor, geliştirdiği bir ilacı insandan önce bir hayvanda, hatta bir farede dener; ona iyi gelen ilaç, insana da iyi gelir. Benzer şekilde insanoğluna şifa olan pek çok ilaç, bitkilerden elde edilir. Kur’an’da, bu hususa şöyle işaret edilmiştir: “Size tohumlar, bitkiler, (ağaçları) sarmaş dolaş olmuş bağlar bahçeler yetiştirmek için üst üste yığılıp sıkışan bulutlardan şarıl şarıl akan sular indirdik.” (Nebe, 78/14-16.)

Bu durumda biz insanoğlu, doğada var olan her tür bitki ve hayvana saygı duymalı, onları koruyup kollamalı ve ihtiyacı dışında kendilerine zarar vermemeliyiz. Zira onlara verdiğimiz her bir zarar, önce doğada hâkim olan düzeni bozmakta, ardından da insan yaşamını olumsuz yönde etkilemektedir. Maalesef biz insanoğlu, doğamızın akciğeri konumunda olan pek çok ormanı keserek veya yakarak yok ettik. Benzer şekilde bilinçsizce avlanmak suretiyle yine pek çok hayvan türünün neslini tükettik. Bunun ötesinde sırf daha fazla gelir temin etme gayesiyle hayvanların genleriyle oynayıp yeni hastalıkların türemesine neden olduk.

Sonuçta artık yediklerimiz ve içtiklerimiz bize fayda yerine zarar veriyor. Belki sofralarımız düne göre çok daha zengin, fakat günbegün sağlık ve sıhhatimiz kötüye gidiyor. Hâlbuki Yüce Rabbimiz, Kur’an-ı Kerim’de bizlere şöyle buyurmaktadır: “Yerde yürüyen hayvanlar ve kanatlarıyla uçan kuşlar da, ancak sizin gibi birer ümmettir.” (En’am, 6/38.)

Bu bağlamda Yunus Emre’nin şu dizeleri, bugün bizler için çok daha büyük bir anlam ve önem ifade ediyor:

Sordum sarıçiçeğe: Annen baban var mıdır? Çiçek eydür derviş baba: Annem babam topraktır.

Prof. Dr. Muammer ERBAŞ | DİYANET AYLIK DERGİ

 

Bu yazı 6166 defa okunmuştur...

Yorum Ekle

Yazdır

YORUM LİSTESİ

KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER

n

17/10/2018 - 03:33 Kur'an ile Dirilmek

n

10/04/2018 - 01:33 DÜNYA HAYATINDA  ALLAH’IN TARAFINDA OLMAK

n

30/03/2018 - 12:04 DÜNYA VE AHİRET MUTLULUĞUNUN YOLU: AMEL-İ SALİH

n

30/03/2018 - 11:39 RABBİMİZİN BİZLERE KUTSAL EMANETLERİ: TOPRAK, SU, HAVA

n

30/03/2018 - 11:31 KUR’AN’DA MUSİBET KAVRAMI  ÜZERİNE PSİKO-SOSYOLOJİK  DEĞERLENDİRMELER

n

29/03/2018 - 01:10 İSLAM MEDENİYETİNİN BAŞKENTLERİ: MEKKE, MEDİNE, KUDÜS

n

03/01/2018 - 11:26 TAKLİDİ İMANDAN TAHKİKİ İMANA; GELİN KUTSAL KİTABIMIZI DOĞRU OKUYALIM

n

10/11/2017 - 01:44 TAKLİDİ İMANDAN TAHKİKİ İMANA: GELİN RABBİMİZİ DOĞRU TANIYALIM

n

02/10/2017 - 04:12 YARATILIŞ GAYEMİZ: İBADET/ALLAH’A KULLUK

n

02/10/2017 - 03:43 İBADETLERİN  BİRLİĞİMİZE KATKISI

n

03/07/2017 - 04:09 AHD ve MİSAK SORUMLULUKTUR

n

13/06/2017 - 12:10 MANEVİ BAKIM AYI: RAMAZAN

n

18/04/2017 - 09:24 İLAHÎ RİSALET ELÇİLERİNİN MİSYONU: İNSANLIĞI ÇATIŞTIRMAK DEĞİL BARIŞTIRMAKTIR

n

28/03/2017 - 03:11 TEFEKKÜR

n

20/03/2017 - 01:07 İSLAM’IN HEDEFİNDE İNSAN VARDIR

n

17/02/2017 - 11:41 KUR’AN-I KERİM’DE MÜNAFIKLARIN ÖZELLİKLERİ

n

29/12/2016 - 10:57 Kur’an’la İlişkilerimizde Tıkanıklık Var

n

19/12/2016 - 03:08 Kur’an’la İlişkilerimizde Tıkanıklık Var

n

07/11/2016 - 12:31   KUR’AN’DA VELÂYET KAVRAMI

n

18/10/2016 - 04:51 YÜREKLER ve YÖNELİŞLER

n

21/09/2016 - 03:28 İSLAM'IN İSTEDİĞİ DÜZEYE ULAŞMAK

n

14/06/2016 - 11:19 Mescitler Arasında Mescid-i Aksa’ya Dair

n

10/06/2016 - 10:09 GÜNLÜK HAYATIMIZDA KUR’AN

n

07/06/2016 - 02:46 İnsan Dünyaya Emanet

n

02/05/2016 - 12:32 KUR’AN AÇISINDAN MESCİD GERÇEĞİ

n

18/01/2016 - 02:22 EĞER BİLMİYORSANIZ

n

01/12/2015 - 03:35 KUR’AN’A GÖRE SAHABE GERÇEĞİ

n

20/11/2015 - 01:28 TAKVA

n

09/10/2015 - 02:44 Zaman, İnsan ve ziyan

n

07/09/2015 - 03:47 KUR’AN EĞİTİMİ

n

08/08/2015 - 10:46 KOMŞULUKTA KUR’ANİ ÖLÇÜ

n

06/07/2015 - 12:38 AZIKLARIN EN HAYIRLISI  VE EN SONSUZ OLANI

n

11/05/2015 - 02:51 HEPİNİZ ÂDEM’DENSİNİZ Âdem ise Topraktan

n

27/04/2015 - 12:27 Kur’an’ı, Tabiatı ve Tarihi Anlamak

n

23/12/2014 - 03:22 Şükür-Şâkir

n

27/10/2014 - 03:11 KURÂN KARŞISINDAKİ DURUŞUMUZ

n

24/10/2014 - 03:42 KURÂNIN METİNLEŞME TARİHİ

n

04/07/2014 - 04:28 Haram Lokma ve Toplumsal Kaos

n

30/06/2014 - 06:05 Oruç Kalkandır

n

05/05/2014 - 01:01 21. YÜZYILDA KUR’AN’I HAYATA TAŞIMAK

n

09/04/2014 - 03:17 Küfür-Kâfir

n

09/04/2014 - 12:49 HALKIN KUR’AN ANLAYIŞI

n

21/03/2014 - 05:05 Sorumluyu Başka Yerde Aramak

n

21/03/2014 - 03:35 Samimiyet: Hakikati, Fazileti ve Afetleri

n

10/02/2014 - 02:22 Her Dem İmtihan

n

04/10/2013 - 05:10 Kur’an’da Öfke Kontrolü

n

22/07/2013 - 03:37 Kimlik inşasında Kur’an öğretimi ve öğreniminin önemi

n

19/06/2013 - 04:10 Günümüz Gençliği

n

18/06/2013 - 03:35 Kur'an ve Sünnete Göre Kavmiyetçilik

n

15/05/2013 - 11:32 Şeytanın kardeşleri kimlerdir?

n

14/03/2013 - 01:30 KUR’AN’DA KARDEŞLİK

n

14/03/2013 - 11:10 KURÂNIN BUGÜNE SESLENİŞİ

n

28/01/2013 - 01:55 KUR’ÂN’IN HAYATA MÜDAHALESİ

n

28/01/2013 - 01:51 KURANI OKUMA VE ANLAMA SORUMLULUĞU

n

28/12/2012 - 11:53 KUR’AN KENDİNİ NASIL TANITIYOR?

n

27/12/2012 - 04:19 KUR‘AN‘IN ANLAM DÜNYASI İLE BULUŞMAK

n

22/11/2012 - 11:38 Buhranlarımız günahlarımızdandır

n

05/10/2012 - 02:30 Kur’an-ı Kerim’de hak kavramı

n

03/09/2012 - 04:28 Şeytanın kardeşleri kimlerdir?

n

03/09/2012 - 02:28 Kur’an karşısında nebevi duruş

n

13/07/2012 - 11:07 Ağır emanet

n

13/07/2012 - 10:59 Kur’an’ı öğrenmeyi/ öğretmeyi öğrenme üzerine

n

27/06/2012 - 11:06 Kur’an’a koşun

n

26/06/2012 - 04:04 Kendi dilinden Kur’an

n

25/04/2012 - 04:13 Hayata kulluk mührünü vurmak

n

02/04/2012 - 03:41 Ya Rabbi! Müminlere kin beslemekten bizleri koru!

n

12/03/2012 - 02:06 Duanın Önemi

n

12/03/2012 - 01:28 Kur'an-ı Kerim'de söz

n

05/03/2012 - 01:41 Müminler ancak kardeştir

n

23/01/2012 - 12:31 Dua Kavramının Anlamı

n

16/01/2012 - 01:48 Dinin şiarı:Ezan

n

03/01/2012 - 01:29 Kur’an’da Tevbe Kavramı

n

12/10/2011 - 02:01 Allah’a Gerektiği Gibi İnanmak

n

12/10/2011 - 01:58 Kur’an’ınTevhid Felsefesi

n

11/07/2011 - 03:04 Kur'an'ı sen de oku,anla ve yaşa!

n

06/06/2011 - 02:34 Kur’an’ın değerleri ve onların sıra düzeni

n

14/02/2011 - 16:28 Sahabenin Kur'an'ı öğrenme ve öğretme gayretleri

n

17/01/2011 - 14:37 Kur’an’ın Öngördüğü Model Mü'min

n

02/12/2010 - 17:03 Kur’an ve Hikmet Peygamberi

n

02/12/2010 - 16:10 Son Elçi ve Son Mesaj HZ.Muhammed ve Kur'an-ı Kerim

n

15/10/2010 - 18:42 Kur’an hayatımızın neresinde?

n

10/08/2010 - 14:58 Düşünmek Kur'anın Emri

n

28/04/2010 - 11:55 İlk muhatabının dilinden Kur’an

n

21/01/2010 - 10:31 Kur’an’ın Işığında Sorumluluk Duygusu ve Davranış Bilinci   

n

20/01/2010 - 10:54 Allah’a Tevekkül… AMA NASIL?

n

06/07/2009 - 15:11 Günlük Hayatımızda Kuran

n

06/07/2009 - 15:07 Kuran'i Kerimi Okuyanlar

n

04/05/2009 - 14:45 Kuran'i Kerimi Okuyanlar

n

04/05/2009 - 14:35 Kur'anla Bağlantı İçinde Olmak

n

21/03/2009 - 10:19 Kur'an'ı Nasıl Okuyalım ?

n

19/03/2009 - 15:17 Ashabın Kur'ân'ı Ezberleme ve Yazmadaki Gayretleri

n

31/12/2008 - 17:28 Kuran'ın Öngördüğü İdeal Aile - 2

n

10/11/2008 - 22:21 Kuran'ın Öngördüğü İdeal Aile - 1

n

27/04/2008 - 00:12 Elmalılı M.Hamdi Yazırın Müteşabih Ayetleri Anlamaya Katkısı

n

13/03/2008 Kur'anla Canlı Bir Bağlantı İçinde Olmak

n

08/03/2008 - 22:12 Oryantalizmden  Etkilenenler Kur'an'ı Kerimi Anlayamazlar  

n

08/03/2008 - 22:02 İ'cazul Kur'an İlmi

n

06/03/2008 - 00:50 Usul-Ü Tefsir

n

06/03/2008 - 00:24 Usul  Nedir ?

n

04/03/2008 - 00:35 Her Müslüman Kur'an'ı Anlayabilirmi ?
 

Site İçi Arama

  17.11.2018

9 Rebîü'l-Evvel 1440

Bir Ayet

Bismillahirrahmanirrahim

"Resûlullah, nefsinin arzû ve istekleri doğrultusunda konuşmaz. Onun söyledikleri kendisine vahyedilenlerden başka bir şey değildir."

( Necm sûresi - 3)

Bir Hadis

Allah Rasulü (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

“Kim yalan sözü ve yalan ile iş yapmayı bırakmazsa Allah’ın onun yemesini ve içmesini terk etmesine ihtiyacı yoktur.”

Buhârî, Savm, 8; Ebû Davûd, Savm, 25; Tirmizî, Savm, 16

Bir Dua

"Allah’ım! Her işimin koruyucusu olan dinim ile beni ıslah eyle, kurtuluşa erdir. İçinde yaşadığım, geçimimi sağladığım dünyamı benim için ıslah eyle, hayırlı kıl.”

(Müslim, Duâ, 71)

Hikmetli Söz

Allah’ı tanıyan kişi insanlardan özür diler.

Özür dileyenin özrünü kabul eyle.

Sana eziyet edeni affedip tatlı ve yumuşak söyle.

Yazarlar

Canlı yayın

İslam Ansiklopedisi

  Tasarım : Networkbil.NET

@2008 kuraniterbiye.Com