Ana Sayfa   |   Görüntülü Dersler   |   Sesli Dersler    |   İlmi Yazilar    |   Yazarlar   |   Sorular ve Cevaplar   |   İletişim   |   Foto Galeriler   |   Ziyaretçi Defteri

Kur`an-i Kerim ve Mealleri

Namaz Sureleri Tefsiri

Cuma (Tefsir) Dersleri

Hadis Dersleri

Cami Dersleri

Hz Peygamberin Hayatı (s.a.v)

Sahabe Hayatı

İnsanı Tanımak (Radyo)

İnsanı Tanımak (Tv)

Tv Programları

Seminer ve Konferans

Özel Kısa Dersler

Özel Konular

Fıkhi Konular

Belgeseller

Aile Eğitim Seminerleri

Aile Eğitim Yazıları

Çocuk Eğitimi Yazıları

Kuran Araştırmaları

Üyelik Girişi

Kull. Adı

:

Şifre

:
   

Ücretsiz Üyelik
Şifremi Unuttum

Güncel Videolar

Dünya İslama Koşuyor
Eğitimcilere ÖZEL
04- Gazze Duası
Avusturalyalı Gencin Müslüman Oluşu
Anne Babaya İtaat
Gençlerle İletişim (Günışığı- Reşitpaşa​)
Ahmet El-Acemi / Dua
Ölüm- 3
Ölüm- 2
Ölüm- 1
Uyumlu Evlilik Yöntemi (Bulgurlu)
İmanın Anlamı ve Aşamaları (İkitelli / M.Akif)

Esma'ül Hüsna

 

Namaz Vakitleri

Sayaç

Sayac
Tekil (Bugün) 1807
Toplam 9718240
En Fazla 16179
Ortalama 2194
Üye Sayısı 1054
Bugün Üye Olan 0
Online Ziyaretci
 
 

Kur’an’la İlişkilerimizde Tıkanıklık Var

"Şüphesiz, bu Kur'an, en doğru yola iletir ve salih amellerde bulunan mü'minlere, onlar için gerçekten büyük bir ecir olduğunu müjde verir. İsra Suresi-9
29/12/2016

HENÜZ İslam’la tanışmamış olan Şair Lebid (ö. 41/661)  yazdığı kasideyi dönemin büyük şairleri arasındaki gelenek uyarınca Kâbe’nin duvarına asmış, şiirinin çok beğenilmiş olmasının tadını çıkarmaya çalışıyordu. “Dikkat edin, Allah’tan başka her şey asılsızdır ve her nimet mutlaka yok olacaktır.” beytiyle başlayan şiirin yanındaki bir başka askıda yazılı Bakara suresinin ilk ayetlerini okuduğu zaman ise, “Bunlar insan sözü olamaz.” deyip orada Müslüman oldu.

Birkaç ayet ölçeğinde bile içerik ve üslubu böylesine etkili olan Kur’an-ı Kerim, vahiy tarihi boyunca yeryüzünün gördüğü bütün semavi kitapların sonuncusu olarak o güne kadar hiçbir kutsal kitabın taşımadığı bir görev üstlenmişti. O görev de mutlak hakikatin temsilci olarak kıyamete kadar insanlığa rehberlik etmekti. Dolayısı ile bu görevi yerine getirmesini sağlayacak çapta bir içeriğe sahip olmalıydı.

Kur’an’ın içeriği, başta inanç öğretisi olmak üzere akıl ve düşünce, bilim ve tabiat, ahlak, hukuk, sosyal hayat ve ibadetlerle ilgili hükümler, tasvir ve tespitler şeklinde çerçevelenebilir. İnsan, ölüm, ahiret hayatı, peygamberlik, salih amel,  namaz, oruç, hac, zekât, yiyecek ve içecekler, içki, evlenme, aile, boşanma, ticaret, miras, faiz, insanlar arası ilişkiler, komşuluk ilişkileri, uluslararası ilişkiler ve hakka davet ilgili konular bu genel içeriğin kısa bir açılımıdır.

Bu kısa içerik listesi bile gösteriyor ki Kur’an hayatı her yönüyle kapsayan bir hidayet kitabıdır. Bu özelliği ile o, insana, yaratılış amacı doğrultusunda hayat sürmeyi telkin eder ve buna paralel davranışlar kazandırır. İnsanlar arasında ortaya çıkan dinî ve ahlaki bozulmaları önleyerek toplumu vahiy çizgisinde ıslah etmeyi hedefler. Bunun bir gereği olarak da içerdiği ilahî mesajların herkese ulaştırılmasını (tebliği), bu mesajların anlaşılmasının sağlanmasını (tebyin) bunun için de üzerinde dikey ve yatay ölçekte düşünülmesini (tedebbür, tezekkür) inananlarına görev kılar. Kur’an’ın, hayatı bütünüyle kapsayan bu içeriği tarihi süreç içinde İslam bilginleri tarafından sahih sünnet eşliğinde sergilenen yoğun ilmi faaliyetler yoluyla tahlil ve terkibe tabi tutularak bağımsız bir İslam hukuk sistemi ortaya çıkarılmıştır. Bu bilimsel faaliyetlerin temelini öncelikle Kur’an’ı anlama, yani onun ne dediğini ve ne demek istediğini belirleme gayretleri oluştur. Tefsir, belagat, dil ilimleri ve fıkıh usulü gibi ilimler hep bu amaca yardımcı ilimler olarak ortaya çıkmıştır.

Bütün bu yoğun ilmî faaliyetleri gerektiren şey Kur’an’ın yüksek edebî özellikleri yanında veciz/ az sözle çok mana ifade eden bir kitap olması, bu sebeple ona muhatap olacak kişilerin belli bir ilmîkültürel donanıma sahip olması ihtiyacıdır. Bu sebeple daha nüzul döneminde bile bazı sahabilerin Rasulüllah (s.a.s.)’dan açıklanmasını istediği meseleler ortaya çıkmakta o da Kur’an’ı açıklama görevi (Nahl, 16/44.) uyarınca bu meselelere çözüm getiriyordu. Bu sürecin devamında Kur’an ayetlerinin açıklanmasına yardımcı olacak hadisleri bir araya getirilerek Kur’an’ı açıklamaya yönelik metinler ortaya çıkmıştı. Zamanla bu ilmî faaliyet Kur’an’ın bütününü açıklamayı hedefleyen tefsir adıyla özel bir ilim dalı hâline geldi. Başlangıçtan beri bu ilim dalı alanında, her dönemin çözüm bekleyen yeni meselelerini de içine alan pek çok tefsir çalışması yapıla gelmiştir.

Her türlü ilmî çalışma gibi Kur’an’ı anlama çalışmalarının da esasını oluşturan okuma ve yazma olgusu bu ilahî kitapta son derece itibarlı bir yere oturtulmuştur. Nitekim, “Yaratan Rabbinin adıyla oku!” (Alak, 96/1.) ayetinin ilk kelimesi olan “oku!” emri aynı zamanda Kur’an’ın da ilk inen kelimesi olarak oldukça dikkat çekmektedir. Gerçekte bu durum Kur’an’ın hayata bakışının özeti olarak değerlendirilebilir. Neyin okunacağı belirtilmeksizin emrin mutlak olarak verilmiş olması okumak üzerine kurulu bir hayat felsefesine işaret eder. Vahiy olgusunun işlevi gereği ilk okunacak şeyin Kur’an olduğu anlaşılır. Ancak Kur’an merkezde olmak üzere okunabilecek her şeye yoğunlaşarak onları dikkatle okumak yönündeki mesaj kendini güçlü bir şekilde hissettiriyor.

Bu okuma sadece yazıya dökülmüş kelimelerin sesle ifade edilmesi çerçevesindeki dar anlamlı bir okuma değildir. Elbette ilk akla gelen budur, bu olmalıdır. Ama okunması gereken, başta insanın kendisi ve içinde yaşadığı tabiatı ve dünyayı da kapsayan bir evren var. Vahyin, insan dikkatini bu olgulara çekerek düşünme faaliyetini, çeşitli üsluplar içinde ısrarla istemesi birer okuma emri şeklinde anlaşılır. Zira harf ve sese başvurmadan hâl diliyle konuşan varlıkları görüp anlamlandıran insan elbette ulaştığı bilgileri söz kalıbına, yazıya dönüştürerek okunacak malzeme haline getirecektir. Bugünkü hayata hâkim bütün bilimsel unsurların bu tür bir okuma çilesinin ürünü olduğu açıktır. Ancak Kur’an muhatabının okumaları ölüm öncesi ve sonrası ayrımı yapmadan hayatı bir bütün olarak gören bir niteliğe sahiptir.

Okumak kaçınılmaz olarak yazıyı ve yazma eylemini akla getiriyor, yazmak da kalemi. Okumayı ilk ayetine konu ederek tebcil eden Kur’an okumanın nesnesi olan yazı ile birlikte onun aracı olan kalemi de devreye sokar. “Nûn. Ant olsun kaleme ve satır satır yazdıklarına.” (Kalem, 68/1.) diye bu iki olgu üzerine yemin ederek onların insan için önemine vurgulu bir işarette bulunur.

Kitabımız insanın, Allah,  diğer insanlar ve kâinatla ilişkilerini düzenlerken, bir yandan da kalbin Allah’a açılmasını, onun kuru bir kan pompası olarak kalmasına sebep olacak engelleri de “kalbe vurulan kilitler” benzetmesi ile dikkatlere sunar: “Onlar Kur’an’ı iyice düşünmüyorlar mı? Yoksa kalplerine kilit mi vurulmuştur?” (A’raf, 47/24.) Kur’an’ı hayat rehberi edinmek yolunda ondan pratik olarak faydalanmak, her çağın getirdiği kendine has zorlukları ve meydan okumaları Kur’an rehberliğinde aşacak yetkinliğe sahip olmakla mümkün olur. Günümüz Müslümanları olarak, ümmet olarak onu anlamaya ne kadar hazır olduğumuzun muhasebesini yapmak zorunluluğumuz var.

Kur’an’ı anlamaya yönelik okuma denilince konuyla ilgili bir mesele, “mealcilik” meselesi kendini hatırlatıyor. Doğrudan konuya girerek diyelim ki Kur’an mealleri uzman olmayan kişiler için Kur’an-ı Kerim’in içeriği hakkında toplu bir bilgi sağlamaları, onun ahlaki öğütlerinden yararlanma imkânı sunmaları bakımından yararlıdır. Ancak mealler dinî-hukuki meselelerin çözüme kavuşturulması için kaynak olmaz, olmamalıdır. O sebeple, Kur’an’ı hayata hâkim kılmak için, dini sadece ondan elde etmek sloganı ile ortaya çıkan “mealcilik” akımı faydadan çok zarar veren, riskli bir yöntemdir.

Evet, Kur’an anlaşılabilir, apaçık bir kitaptır ama özellikle ahkâm ayetleri başta olmak üzere Kur’an ile ilgili pek çok konu hakkında belli bir alt yapı bilgi ve tecrübesine sahip olanlar için bu böyledir. Bu konuda donanıma sahip olanlar genellikle az olduğu için Kur’an’ın doğru anlaşılamama endişesi hep var olmuştur. Arap olmayan Müslümanlar arasında Kur’an’ı tercüme etme işine çok geç diyebileceğimiz bir döneme kadar girişilmemiş olmasının sebeplerinden biri de bu endişe olmuştur diyebiliriz. Bu endişenin varlığı elbette Kur’an’la ilişki kurma yöntemlerinden biri olarak tercüme hareketine soğuk bakmak anlamına gelmemelidir. Olması gereken şey, Müslümanın Kur’an’ı anlama çabaları sürecinde takınacağı tavrın ne olduğunu bilmesidir. Bu tavrı şekillendirecek başlıca yöntemin, bu işi bilen uzman kişilerden yararlanmak olduğu bizzat Kur’an söylüyor. (Tevbe, 9/122.)

“Kur’an yeryüzünün en çok okunan kitabıdır.” yargısını tereddüt etmeden doğrulayabiliriz. Ancak bu okumaların okuyanlar üzerindeki etkisine gelince aynı şeyleri söylememiz mümkün değil. Kur’an okunması sevap kazandıran, içine kapalı bir kitaba indirgenmiş, içerik itibarıyla birey ve toplumun hayat algısının dışında kalmıştır, bırakılmıştır. Anlamadan, bu uğurda çaba harcamadan okuyup geçmek Kur’an’ın bizden istediği tutumun uzağında bir şeydir. Kur’an’ın kendisin hakkında bize telkin ettiği “oku, anla, uygula” ilkesinin ilk aşamasında takılıp kalmış durumdayız. Oysa Kur’an yazının başında yer alan ayetten de anlaşıldığı gibi, Kur’an’ın hidayetçi niteliğinden yararlanmak “salih amel” ifadesi ile kodlanan yapıcı eylemlerle mümkündür. Okuma aşamasındaki çabalarımız işin özüne inmekten, ikici aşamaya ulaştırıcı nitelikten uzak, şekilci ve yüzeysel bir tutumu yansıtıyor. İkinci aşamayı da aşıp asıl hedef olan uygulama noktasına gelmedikçe Müslüman olmanın ağır yükü altında ezilmeye devam edeceğiz.

Hasta ilaçlarını doktorun tavsiyesi üzere kullanmazsa, tedavi ne kadar sürerse sürsün sonuç almak mümkün değildir. Daha önemli olan hastanın iyileşmeye hazır olması, doktora yardımcı olması, yani işin psikolojik boyutudur. Tıpkı bunun gibi, Kur’an’ı -onun istediği şekilde- anlayarak, tezekkür ve tefekkür eşliğinde, bizi değiştirmesine izin verecek bir anlayışla okumak kaçınılmazdır.

Bu konuda başarılı olmanın yolunu Kur’an, nefis ve şeytanın, şeytan tıyniyetli insan ve ideolojilerin, göz boyayıcıların tuzaklarından nasıl korunacağımızı öğreterek gösteriyor.

Doç. Dr. Halil ALTUNTAŞ / Diyanet Aylık Dergi

 

Bu yazı 1250 defa okunmuştur...

Yorum Ekle

Yazdır

YORUM LİSTESİ

KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER

n

23/04/2020 - 04:57 DOĞRUNUN YARDIMCISI ALLAH’TIR / Dr. Abdülkadir ERKUT 

n

23/04/2020 - 03:55 RAMAZANDA TAKVA EĞİTİMİ / Dr. Ekrem KELEŞ 

n

30/03/2020 - 10:58 DÜNYA, İMTİHAN DÜNYASIDIR / Nurcan SOLAK 

n

03/02/2020 - 10:48 PEYGAMBER EFENDİMİZE SALAT Ü SELAMIN MANASI  / Dr. Abdülkadir ERKUT

n

14/10/2019 - 11:50 İNSANLIĞA ÖRNEK VE ÖNDER TOPLUM / Dr. Abdülkadir ERKUT

n

16/09/2019 - 10:34 BARIŞ DİNİ İSLAM / Dr. Abdülkadir ERKUT

n

17/12/2018 - 01:23 ALLAH DOSTLARI KİMLERDİR?

n

19/11/2018 - 10:32 Kur'an'ın ışığında insanlığa model gençler

n

17/10/2018 - 03:33 Kur'an ile Dirilmek

n

10/04/2018 - 01:33 DÜNYA HAYATINDA  ALLAH’IN TARAFINDA OLMAK

n

30/03/2018 - 12:04 DÜNYA VE AHİRET MUTLULUĞUNUN YOLU: AMEL-İ SALİH

n

30/03/2018 - 11:39 RABBİMİZİN BİZLERE KUTSAL EMANETLERİ: TOPRAK, SU, HAVA

n

30/03/2018 - 11:31 KUR’AN’DA MUSİBET KAVRAMI  ÜZERİNE PSİKO-SOSYOLOJİK  DEĞERLENDİRMELER

n

29/03/2018 - 01:10 İSLAM MEDENİYETİNİN BAŞKENTLERİ: MEKKE, MEDİNE, KUDÜS

n

03/01/2018 - 11:26 TAKLİDİ İMANDAN TAHKİKİ İMANA; GELİN KUTSAL KİTABIMIZI DOĞRU OKUYALIM

n

10/11/2017 - 01:44 TAKLİDİ İMANDAN TAHKİKİ İMANA: GELİN RABBİMİZİ DOĞRU TANIYALIM

n

02/10/2017 - 04:12 YARATILIŞ GAYEMİZ: İBADET/ALLAH’A KULLUK

n

02/10/2017 - 03:43 İBADETLERİN  BİRLİĞİMİZE KATKISI

n

03/07/2017 - 04:09 AHD ve MİSAK SORUMLULUKTUR

n

13/06/2017 - 12:10 MANEVİ BAKIM AYI: RAMAZAN

n

18/04/2017 - 09:24 İLAHÎ RİSALET ELÇİLERİNİN MİSYONU: İNSANLIĞI ÇATIŞTIRMAK DEĞİL BARIŞTIRMAKTIR

n

28/03/2017 - 03:11 TEFEKKÜR

n

20/03/2017 - 01:07 İSLAM’IN HEDEFİNDE İNSAN VARDIR

n

17/02/2017 - 11:41 KUR’AN-I KERİM’DE MÜNAFIKLARIN ÖZELLİKLERİ

n

29/12/2016 - 10:57 Kur’an’la İlişkilerimizde Tıkanıklık Var

n

19/12/2016 - 03:08 Kur’an’la İlişkilerimizde Tıkanıklık Var

n

07/11/2016 - 12:31   KUR’AN’DA VELÂYET KAVRAMI

n

18/10/2016 - 04:51 YÜREKLER ve YÖNELİŞLER

n

21/09/2016 - 03:28 İSLAM'IN İSTEDİĞİ DÜZEYE ULAŞMAK

n

14/06/2016 - 11:19 Mescitler Arasında Mescid-i Aksa’ya Dair

n

10/06/2016 - 10:09 GÜNLÜK HAYATIMIZDA KUR’AN

n

07/06/2016 - 02:46 İnsan Dünyaya Emanet

n

02/05/2016 - 12:32 KUR’AN AÇISINDAN MESCİD GERÇEĞİ

n

18/01/2016 - 02:22 EĞER BİLMİYORSANIZ

n

01/12/2015 - 03:35 KUR’AN’A GÖRE SAHABE GERÇEĞİ

n

20/11/2015 - 01:28 TAKVA

n

09/10/2015 - 02:44 Zaman, İnsan ve ziyan

n

07/09/2015 - 03:47 KUR’AN EĞİTİMİ

n

08/08/2015 - 10:46 KOMŞULUKTA KUR’ANİ ÖLÇÜ

n

06/07/2015 - 12:38 AZIKLARIN EN HAYIRLISI  VE EN SONSUZ OLANI

n

11/05/2015 - 02:51 HEPİNİZ ÂDEM’DENSİNİZ Âdem ise Topraktan

n

27/04/2015 - 12:27 Kur’an’ı, Tabiatı ve Tarihi Anlamak

n

23/12/2014 - 03:22 Şükür-Şâkir

n

27/10/2014 - 03:11 KURÂN KARŞISINDAKİ DURUŞUMUZ

n

24/10/2014 - 03:42 KURÂNIN METİNLEŞME TARİHİ

n

04/07/2014 - 04:28 Haram Lokma ve Toplumsal Kaos

n

30/06/2014 - 06:05 Oruç Kalkandır

n

05/05/2014 - 01:01 21. YÜZYILDA KUR’AN’I HAYATA TAŞIMAK

n

09/04/2014 - 03:17 Küfür-Kâfir

n

09/04/2014 - 12:49 HALKIN KUR’AN ANLAYIŞI

n

21/03/2014 - 05:05 Sorumluyu Başka Yerde Aramak

n

21/03/2014 - 03:35 Samimiyet: Hakikati, Fazileti ve Afetleri

n

10/02/2014 - 02:22 Her Dem İmtihan

n

04/10/2013 - 05:10 Kur’an’da Öfke Kontrolü

n

22/07/2013 - 03:37 Kimlik inşasında Kur’an öğretimi ve öğreniminin önemi

n

19/06/2013 - 04:10 Günümüz Gençliği

n

18/06/2013 - 03:35 Kur'an ve Sünnete Göre Kavmiyetçilik

n

15/05/2013 - 11:32 Şeytanın kardeşleri kimlerdir?

n

14/03/2013 - 01:30 KUR’AN’DA KARDEŞLİK

n

14/03/2013 - 11:10 KURÂNIN BUGÜNE SESLENİŞİ

n

28/01/2013 - 01:55 KUR’ÂN’IN HAYATA MÜDAHALESİ

n

28/01/2013 - 01:51 KURANI OKUMA VE ANLAMA SORUMLULUĞU

n

28/12/2012 - 11:53 KUR’AN KENDİNİ NASIL TANITIYOR?

n

27/12/2012 - 04:19 KUR‘AN‘IN ANLAM DÜNYASI İLE BULUŞMAK

n

22/11/2012 - 11:38 Buhranlarımız günahlarımızdandır

n

05/10/2012 - 02:30 Kur’an-ı Kerim’de hak kavramı

n

03/09/2012 - 04:28 Şeytanın kardeşleri kimlerdir?

n

03/09/2012 - 02:28 Kur’an karşısında nebevi duruş

n

13/07/2012 - 11:07 Ağır emanet

n

13/07/2012 - 10:59 Kur’an’ı öğrenmeyi/ öğretmeyi öğrenme üzerine

n

27/06/2012 - 11:06 Kur’an’a koşun

n

26/06/2012 - 04:04 Kendi dilinden Kur’an

n

25/04/2012 - 04:13 Hayata kulluk mührünü vurmak

n

02/04/2012 - 03:41 Ya Rabbi! Müminlere kin beslemekten bizleri koru!

n

12/03/2012 - 02:06 Duanın Önemi

n

12/03/2012 - 01:28 Kur'an-ı Kerim'de söz

n

05/03/2012 - 01:41 Müminler ancak kardeştir

n

23/01/2012 - 12:31 Dua Kavramının Anlamı

n

16/01/2012 - 01:48 Dinin şiarı:Ezan

n

03/01/2012 - 01:29 Kur’an’da Tevbe Kavramı

n

12/10/2011 - 02:01 Allah’a Gerektiği Gibi İnanmak

n

12/10/2011 - 01:58 Kur’an’ınTevhid Felsefesi

n

11/07/2011 - 03:04 Kur'an'ı sen de oku,anla ve yaşa!

n

06/06/2011 - 02:34 Kur’an’ın değerleri ve onların sıra düzeni

n

14/02/2011 - 16:28 Sahabenin Kur'an'ı öğrenme ve öğretme gayretleri

n

17/01/2011 - 14:37 Kur’an’ın Öngördüğü Model Mü'min

n

02/12/2010 - 17:03 Kur’an ve Hikmet Peygamberi

n

02/12/2010 - 16:10 Son Elçi ve Son Mesaj HZ.Muhammed ve Kur'an-ı Kerim

n

15/10/2010 - 18:42 Kur’an hayatımızın neresinde?

n

10/08/2010 - 14:58 Düşünmek Kur'anın Emri

n

28/04/2010 - 11:55 İlk muhatabının dilinden Kur’an

n

21/01/2010 - 10:31 Kur’an’ın Işığında Sorumluluk Duygusu ve Davranış Bilinci   

n

20/01/2010 - 10:54 Allah’a Tevekkül… AMA NASIL?

n

06/07/2009 - 15:11 Günlük Hayatımızda Kuran

n

06/07/2009 - 15:07 Kuran'i Kerimi Okuyanlar

n

04/05/2009 - 14:45 Kuran'i Kerimi Okuyanlar

n

04/05/2009 - 14:35 Kur'anla Bağlantı İçinde Olmak

n

21/03/2009 - 10:19 Kur'an'ı Nasıl Okuyalım ?

n

19/03/2009 - 15:17 Ashabın Kur'ân'ı Ezberleme ve Yazmadaki Gayretleri

n

31/12/2008 - 17:28 Kuran'ın Öngördüğü İdeal Aile - 2
 

Site İçi Arama

  01.06.2020

10 Sevvâl 1441

Bir Ayet

Bismillahirrahmanirrahim

"İman edip salih amel işleyenleri, karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için size Allah'ın apaçık âyetlerini okuyan bir peygamber gönderdi. Kim Allah'a inanır ve salih bir amel işlerse, Allah onu, içinden ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları cennetlere sokar. Allah, gerçekten ona güzel bir rızık vermiştir."

( Talâk sûresi - 11)

Bir Hadis

Ebû Rukayye Temîm İbni Evs ed-Dârî radıyallahu anh’den
rivayet edildiğine göre,

Hz. Nebî sallallahu aleyhi ve sellem :

“Din nasihattır” (samimi olmak) buyurdu. Biz kendisine:
– Kimin için nasihattır? dedik. Peygamber Efendimiz:
- “Allah, Kitabı, Resûlü, mü’minlerin yöneticileri ve tüm müslümanlar için nasihattır” buyurdu.

Müslim, Îmân 95

Bir Dua

“Allah’ım! Günahlarımızı, yaptığımız haksızlıkları, saçmalıklarımızı, bilerek ve ciddi
olarak yaptıklarımızı bağışla, bunların hepsi bizde mevcuttur.”

(Hâkim, Deavât, No:1916)

Hikmetli Söz

İlim dağıtmakla çoğalır, mal ise dağıtılmakla noksanlaşır. İlim hükmeden, mal ise kendisine hükmeder.

Canlı yayın

İslam Ansiklopedisi

Anket

KURAN OKUYORMUSUNUZ ?

Seçenekler

Ayda bir Kur'an okuyorum

Onbeş günde bir Kur'an okuyorum

Haftada bir Kur'an okuyorum

Hergün düzenli Kur'an okuyorum

Kur'an okumuyorum

Sonuçları Göster

  Tasarım : Networkbil.NET

@2008 kuraniterbiye.Com