Ana Sayfa   |   Görüntülü Dersler   |   Sesli Dersler    |   İlmi Yazilar    |   Yazarlar   |   Sorular ve Cevaplar   |   İletişim   |   Foto Galeriler   |   Ziyaretçi Defteri

Kur`an-i Kerim ve Mealleri

Namaz Sureleri Tefsiri

Kur`ani Terbiye Dersleri

Cuma (Tefsir) Dersleri

Hadis Dersleri

Cami Dersleri

Hz Peygamberin Hayatı (s.a.v)

Sahabe Hayatı

İnsanı Tanımak (Özel Fm)

İnsanı Tanımak (Hilal Tv)

Tv Programları

Seminer ve Konferans

Özel Kısa Dersler

Özel Konular

Fıkhi Konular

Belgeseller

Aile Eğitim Seminerleri

Aile Eğitim (Yazıları)

Çocuk Eğitimi (Yazıları)

Kuran Araştırmaları

Üyelik Girişi

Kull. Adı

:

Şifre

:
   

Ücretsiz Üyelik
Şifremi Unuttum

Güncel Videolar

Dünya İslama Koşuyor
Eğitimcilere ÖZEL
04- Gazze Duası
Avusturalyalı Gencin Müslüman Oluşu
Anne Babaya İtaat
Gençlerle İletişim (Günışığı- Reşitpaşa​)
Ahmet El-Acemi / Dua
Ölüm- 3
Ölüm- 2
Ölüm- 1
Uyumlu Evlilik Yöntemi (Bulgurlu)
İmanın Anlamı ve Aşamaları (İkitelli / M.Akif)

Esma'ül Hüsna

 

Namaz Vakitleri

Sayaç

Sayac
Tekil (Bugün) 4036
Toplam 6519867
En Fazla 16179
Ortalama 1849
Üye Sayısı 1025
Bugün Üye Olan 0
Online Ziyaretci

Anket

KURAN OKUYORMUSUNUZ ?

Seçenekler

Ayda bir Kur'an okuyorum

Onbeş günde bir Kur'an okuyorum

Haftada bir Kur'an okuyorum

Hergün düzenli Kur'an okuyorum

Kur'an okumuyorum

Sonuçları Göster

 
 

 
Oruçla İlgili Kısa Bilgiler
12/06/2015 - 14:19
 
Dr Şerafeddin Kalay
Her ibadette olduğu gibi orucun da kendine ait şartları ve farklı hükümleri vardır. Yeni bir Ramazan Ayı başlarken bilgi tazelemeye vesile olur ümidiyle bu hükümlerden bir demet sunmanın faydalı olacağı kanaatindeyiz:

Bir kimsenin üzerine orucunun farz olması veya tuttuğu bir orucun sahih olması için;

1 – Önce o kimsenin İslâm ile şeref bulmuş olması gerekir. Oruç bir ibadettir. İbadetler Allah rızası için yapılır ve edâ eden kişi sevaba, mükâfâta erer. Allah rızası ve sevap ise gerçek iman sahibi için geçerlidir.

Müslüman olmayan bir kimse de birinci derecede iman nûruna ermekle sorumludur. İmanla şeref bulmayan bir kimse, ibadetinin mükâfatını elde edemez.

2 – Akıl sahibi olmalıdır. Şüphesiz Rabbimiz, akıl nimeti bahşettiklerini sorumlu tutar. Ne yaptığının şuurunda, idrakinde olmayanları değil.

3 – Ergenlik çağına girmiş olmalıdır. Ergenlik çağına ulaşmamış bir çocuk henüz filizlenme, gelişme, idrak ve iradesini güçlendirme, olgunlaştırma devrelerini yaşamaktadır. Henüz bütünüyle sorumluluk alacak çağda değildir.

Ancak temyiz çağına ulaşarak aklı birçok gerçeklere eren bir çocuk, oruç tuttuğunda, orucu nafile oruç hükmünde sayılır, hem kendisi, hem de onu yetiştiren ve oruç tutmasına vesile olan anne-babası onun bu ibadetinden sevap kazanır.

4 – Oruç tutacak kişi, sıhhatli olmalıdır. Tutuğu oruç, sıhhatine zarar vermemeli, bedenî iyileşmesine mani olmamalıdır.

Hasta olan bir kişi, sıhhat bulduğunda oruçlarını kaza etmeli; hastalığı şifa bulmayacak veya devamlılık gösteren bir hastalık ise fidye vermelidir.

5 – Mukim olmalıdır. Dîn-i mübîn evinden uzaklarda yolculuk yapan seferî insanlara birçok kolaylık tanımıştır. Seferî oldukları sırada oruçlarını açma konusunda verilen ruhsat da bunlardan biridir. Ancak seferdeki insan, içinde bulunduğu durumu uygun bulur, oruç tutmayı tercih ederse Hanefî Mezhebine göre bu ayrıca kendisine fazîlet kazandıracaktır.

6 – Kadınlar hayız ve nifas hallerinden temizlenmiş olmalıdırlar. Onların bu halleri, sıhhatlerine dikkat ve titizlik gösterecekleri bir hâldir; ibadete uygun bir hâl değildir. Onlar da oruçlarını, temizlendiklerinde kaza edeceklerdir. 

Oruca başladıktan sonra kan gelmişse oruçlarını bozmaları; gün batmadan temizlenmişlerse de günün kalan kısmında oruçlu gibi davranmaları uygun olandır. O gün oruçlu sayılmasalar da bu kendilerine ayrıca sevap kazandıracaktır.

*

  • Ramazan Ayı, kamerî aylardandır. Dolayısıyla hilalin, güneşin batışının peşinden batı istikametinde görünüşüyle başlar.

Allah Rasûlü; “Hilali görerek oruca başlayınız, hilali görerek oruç ayına son veriniz.” buyurmuştur. Aynı zamanda hilal gözetlemek, ibadetten bir parçadır ve Ümmet-i Muhammed tarafından ihmal edilir hale getirilmesi ciddî bir kusurdur. 

Kamerî aylar ya 30 gündür ya da 29 gündür. Hiçbir zaman 28 veya 31 gün olmazlar.

  • İmsak, fecr-i sâdıkın (asıl fecrin) doğuşuyla başlar. Yeme, içmeye imsaktan birkaç dakika önce son verilmesi elbette ihtiyata daha uygundur.
  • Oruçlu bir insan misvak, macunsuz fırça kullanabilir. Islak misvak (dolayısıyla da fırça) kullanılmasını mekruh gören âlimlerimiz vardır. İmam Şafiî Hazretleri de öğleden sonra misvak kullanılmasını mekruh görür.
  • Oruçlu bir insanın kan aldırması orucunu bozmaz. Ancak kendisini zayıf düşürecekse mekruh görülmüştür.
  • Vücut menfezlerinden (gözeneklerinden) giren maddeler oruç bozmaz. Vücuda sürülen zeytinyağı, krem gibi maddeleri derinin emmesi, göze damlatılan damlanın gözden genze açılan menfezden içeri girmesi gibi.

Aşı veya iğne vurdurma orucu bozar. Çünkü kan yolu ile direkt bağ kurar.

  • Kendiliğinden zorlayarak gelen bir kusuntu, geri dönmemiş, dışarı çıkmışsa orucu bozmaz.
  • Az olan kusuntu geri döndüğünde de bozmaz. Ağız dolusu diye ifade edilen çok kusuntu şahıs tarafından geri döndürülürse oruç bozulur. Böyle bir kusuntu kendiliğinden içeri dönse İmam Ebu Yusuf’a göre yine orucu bozar. İmam Muhammed’e göre bozmaz.
  • Bir kadının kocasını, bir kocanın da karısını sadece öpmesiyle oruç bozulmaz.
  • Bir doktor hastasından oruç tutmamasını isterse, İslam Hukuku’na göre; şayet doktor mesleğinde mütehassıs, kendisi oruç tutan ve Allah korkusu taşıyan bir kimse (fıkhî ifadeyle hâzık ve âdil) ise sözü geçerlidir. O kimsenin oruç tutması, sıhhatine zarar vermemesi, daha sonra uygun bir zamanda orucunu kaza etmesi gerekir. Hastalığı geçici, yani iyi olacak bir hastalık değilse fidye vermelidir.
  • Kefâret, sadece niyet ederek başlanılmış bir Ramazan orucunu kasten bozmaktan dolayı gerekir. Ramazan dışında tutulan hiçbir orucu bozmaktan dolayı gerekmez. Aynı hüküm Ramazan orucunu Ramazan ayı dışında kaza eden insan için de geçerlidir. Yani kefâret gerekmez. Belki böyle bir orucu bozması, durumuna bağlı olarak ona vebal getirebilir ama kefâreti gerektirmez. 

Kefâret oruç tutmamanın değil, Ramazan orucunu bozmanın cezasıdır.

  • Hamile bir kadın, kendi sıhhatine veya çocuğunun sıhhatine zarar gelebileceğinden korkuyorsa oruç tutmayabilir, bu orucunu daha sonra kaza edebilir. Çocuk emziren bir kadının durumu da böyledir.

*

Bu hükümler sıkça karşılaşılan konularla ilgilidir. Daha fazla ve geniş bilgi için ilmihallere, fıkıh kitaplarına müracaatta fayda vardır.

 Feyz ve bereket dolu günler niyâziyle…


Bu Makale 2469 defa okunmuştur

 

Yazdır

YAZARIN DİĞER YAZILARI

©

12/06/2015 - 14:19 Oruçla İlgili Kısa Bilgiler

©

10/03/2015 - 11:06 Kendinizi ve Ailenizi, Ateşten ve Hüsrandan Koruyunuz

©

23/10/2014 - 17:41 NAFİLE NAMAZLAR

©

01/09/2014 - 14:50 BORÇ ve KARZ-I HASEN

©

04/08/2014 - 13:11 Uhud Gazvesi

©

30/06/2014 - 14:18 Ramazan Ayını Karşılarken

©

09/06/2014 - 10:44 Kur’ân-ı Kerîm’de Gençlik

©

05/05/2014 - 12:25 Genç Anne (Hâcer) ve Mekke Şehrinin Kuruluşu

©

07/04/2014 - 15:46 Putlar ve Putçuluk Zihniyetiyle Mücâdele Eden Genç

©

01/02/2014 - 13:26 Vahyin Gelişi

©

04/12/2013 - 13:20 Güçlü ve Güvenilir Genç

©

16/07/2013 - 12:45 Eşinizin ve çocuklarınızın duygularını anlayınız, zaman zaman kendinizi onların yerine koyunuz ve olumlu yönde adımlar atınız.

©

19/06/2013 - 16:14 Âile sırlarınızı dışarıya vermeyiniz

©

20/05/2013 - 11:57 Çocuklarınızı açık sözlü yetiştiriniz

©

18/04/2013 - 10:40 Çocuklarınızı kendi cinslerine uygun olarak yetiştiriniz.

©

19/03/2013 - 13:48 Çocuklarınızın yanlış alışkanlıklar edinmesine fırsat vermeyiniz.

©

19/02/2013 - 11:12 Çocuklarınızın iyi arkadaşlar edinmelerine dikkat ediniz.

©

17/01/2013 - 12:09 Evinizin, kendinizin ve çocuklarınızın maddî, manevî temizliğine dikkat edininiz.

©

24/12/2012 - 11:09 Kanaatkâr olunuz.

©

21/11/2012 - 13:38 Âile yuvanızda israftan uzak durunuz

©

25/09/2012 - 10:36 Asıl gayenin ve hedefin ne olduğu âile yuvanızda bulunan her fert tarafından bilinmelidir. Bu şuuru yuvanızda filizlendiriniz.

©

27/08/2012 - 12:08 Büyüklerinize hürmet, küçüklerinize şefkat ve merhamet gösteriniz.

©

23/07/2012 - 11:24 Âilenize ve çocuklarınıza zaman ayırınız.

©

28/06/2012 - 12:29 Çocuklarınıza şahsiyetli olmayı, başka zihniyetleri taklit etmemeyi, olduğu gibi görünmeyi öğretiniz.

©

04/06/2012 - 11:28 Akrabalarınızla bağlarınızı koruyunuz.

©

25/04/2012 - 14:48 Anne ve babanız için hayırlı evlâd olunuz, çocuklarınıza da güzel örnek

©

26/03/2012 - 11:16 Âile içindeki mesuliyetlerinizi biliniz ve çocuklarınıza yaş ve durumlarına uygun mesuliyet veriniz.

©

27/02/2012 - 15:26 İlmi seviniz ve çocuklarınıza ilim sevgisi aşılayınız.

©

30/01/2012 - 11:23 Çocuklarınıza ev içi adabı ile ilgili bilgiler veriniz, onları eğiterek güzel alışkanlıklar kazandırınız.

©

02/01/2012 - 11:49 Çocuklarınıza güzel hasletler aşılayınız.

©

28/11/2011 - 11:18 Çocuklarınıza ibadet duygusu aşılayınız. Onlara nasıl namaz kılacaklarını, nasıl oruç tutacaklarını öğretiniz.

©

03/10/2011 - 11:46 Çocuklarınıza Kur’ân öğretiniz.

©

05/09/2011 - 14:31 Çocuklarınıza güzel sözler ve iman esaslarını öğretiniz.

©

01/08/2011 - 11:54 Çocuklarla latifeleşiniz. Çocuklarınıza güzel örnek olunuz

©

04/07/2011 - 12:24 Çocukluktan kaynaklanan hatalarını hoş görünüz.

©

03/06/2011 - 11:59 Çocuklarınıza duâ ediniz, onlara bedduâ veya lânet etmeyiniz.

©

09/05/2011 - 11:58 Çocuklarınıza adaletli davranınız.

©

11/04/2011 - 13:54 Yuvanızın içinde güzel dil kullanınız.

©

07/03/2011 - 12:34 Çocuklarınızı güzel ahlâkla yetiştiriniz, onları şımartmayınız.

©

14/02/2011 - 11:38 Çocuklarınızı seviniz ve onlara sevginizi belli ediniz.

©

06/01/2011 - 10:54 Yuvanıza Girerken Selâm Veriniz ve Çocuklarınıza da Selâmı Alıştırınız.

©

02/12/2010 - 11:18 Asr-ı Saadet’ten Bir Genç Selâme İbn Ekva’-radıyallâhu anh-(Yorulmayan Ayaklar, Bitmeyen Azim)(I)

©

14/10/2010 - 17:45 Çocuklarla Şakalaşmak

©

27/07/2010 - 13:44 Varlığın İmtihanı

©

22/06/2010 - 12:34 Bilmek, yaşamak ve güzel üslupla aktarmak

©

17/05/2010 - 16:38 Yuvanızı kaerşılıklı sevgi, rahmet ve şefkat temelleri üzerne kurunuz. Yuvanızdan sevgi ve rahmeti eksik etmeyiniz.

©

16/04/2010 - 11:22 İmanınızı hayırlı, güzel amlellerle dış dünyaya aksettiriniz.

©

24/09/2009 - 10:59 SÜNNETİ HAKKA GİDEN YOL BİLMEK

©

22/08/2009 - 09:43 Mukaddes Diyâr’a

©

24/07/2009 - 11:06 Yeni Bir Ramazan Yaşarken

©

25/06/2009 - 09:20 Çocuklarımız filizlenip büyürken

©

01/06/2009 - 14:54 Hissedilen Güç, Engin Basîret

©

28/04/2009 - 16:03 Vahy Safiyeti ve Bulandırma Gayretleri

©

07/04/2009 - 13:17 İç Dünyamızın Dış Dünyaya Aksi Edep ve Ahlâk

©

09/03/2009 - 15:10 Anne ve Babalara Üç Nasihat

©

17/11/2008 - 23:48 Selim Fıtrat, Kötü Alışkanlık ve Çocuklar

©

30/05/2008 - 23:02 Âile Yuvasında Sevgi ve Rahmet

©

13/03/2008 - 23:57 Orta Yol İfrat ve Tefrite (Aşırılıklara Düşmemek)
 
 

Site İçi Arama

  12.12.2017

23 Rebîü'l-Evvel 1439

Bir Ayet

Bismillâhirrahmânirrahîm

Ey iman edenler. Eğer küfrü imana tercih ediyorlarsa babalarınızı

ve kardeşlerinizi bile veli edinmeyin! İçinizden onları dost edinenler, zalimlerin ta kendileridir.



( Tevbe suresi - 23)

Bir Hadis

Peygamber Efendimiz (s.a.s.) “Üç şey insanoğlunun mutluluğundan, üç şey de insanoğlunun bedbahtlığındandır. İnsanoğlunun mutluluğundan olan şeyler; iyi bir eş, oturmaya müsait bir ev ve uygun bir binektir. İnsanoğlunun bedbahtlığından olan şeyler ise; kötü bir eş, kötü bir ev ve kötü bir binektir.”

(İbn Hanbel, I, 169)

Bir Dua

“Allah’ım! Gazabından rızana, cezandan affına sığınırım. Senden sana sığınırım. Sana tüm övgüleri saysam yine de bitiremem. Sen kendini nasıl övdüysen öylesin.”

(Müslim, Salât, 222)

Hikmetli Söz

Dünya düşüncesi kalpte karanlık, ahiret düşüncesi ise kalpte nurdur.




Yazarlar

Canlı yayın

İslam Ansiklopedisi

  Tasarım : Networkbil.NET

@2008 kuraniterbiye.Com