Ama kim Rabbinin makamından korkar ve nefsini hevadan (dürtülerinden) men'ederse,
Artık şüphesiz cennet, (onun) varıp kalacağı yeridir.
Nâzi’ât sûresi 40 ve 41. Âyetler
( Nâzi’ât sûresi - 40)
Bir Hadis
Ebû Saîd Sa’d İbni Mâlik İbni Sinân el-Hudrî radıyallahu anhümâ’dan nakledildiğine göre, Medineli Müslümanlardan bir kısmı Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’den bir şeyler istediler. O da verdi. Sonra yine istediler.
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, elindekiler bitinceye kadar verdi. Verebileceği şeyler tükenince onlara şöyle hitab etti:
“Yanımda bir şeyler olsaydı, onları sizden esirgemez, verirdim. Kim dilenmekten çekinir, iffetli davranırsa, Allah onun iffetini arttırır. Kim tok gözlü olmak isterse, Allah onu başkalarına muhtaç olmaktan kurtarır. Kim de sabretmeye gayret ederse, Allah ona sabır verir. Hiç bir kimseye, sabırdan daha hayırlı ve büyük bir lutufta bulunulmamıştır.”
Buhârî, Zekât 50, Rikak 20; Müslim, Zekât 124
Bir Dua
Peygamberimiz (s.a.s.) şöyle buyurmuştur:
Resûlullah (s.a.s.) namaza kalktığında şöyle dua ederdi: “…(Allah’ım!) Beni güzel ahlaka eriştir. Senden başka güzel ahlaka eriştirecek yoktur. Kötü ahlakı benden uzaklaştır. Senden başka kötü ahlakı benden uzaklaştıracak yoktur!..”
(Müslim, Müsâfirîn, 201)
Hikmetli Söz
Neye yaklaşsam sonu uzaklık ve kırgınlık. Anla ki, yok Allah’tan başkasıyla yakınlık. d Anladım işi, sanat Allah’ı aramakmış. Marifet bu, gerisi yalnız çelik çomakmış.