Sizden önceki Nûh, Âd, ve Semûd kavimlerinin ve onlardan sonrakilerin –ki onları Allah'tan başkası bilmez- haberi size gelmedi mi? Onlara peygamberleri mucizeler getirdiler de onlar (öfkeden parmaklarını ısırmak için) ellerini ağızlarına götürüp, "Biz sizinle gönderileni inkâr ediyoruz. Bizi çağırdığınız şeyden de derin bir şüphe içindeyiz" dediler.
( İbrâhim sûresi - 9)
Bir Hadis
Ebu Musa Abdullah İbnu Kays el-Eş'ari (Radiyallahu Anh) anlatıyor: Hz. Peygamber (Sallallahu Aleyhi Vessellem) şöyle buyurdu ki:
"Benim misalimle Cenab-ı Hakk'ın benimle göndermiş bulunduğu şeyin misali şu adamın misali gibidir: Bir adam kendi kavmine gelip: 'Ben gözlerimle düşman ordusunu gördüm, tehlikeyi haber veriyorum, tedbir alın!' der. Kavminden bir kısmı tavsiyesine uyup, geceleyin, telaşa düşmeden oradan uzaklaşır. Bir kısmı da bu haberciyi yalanlar ve yerinden ayrılmaz. Ancak sabahleyin ordu onları yakalar ve imha eder. İşte bu temsil bana itaat edip getirdiklerime uyanlarla, bana isyan edip Cenab-ı Hakk'tan getirdiklerimi tekzip edip yalanlayanları göstermektedir."
(Buhari, Rikak 26)
Bir Dua
“(Allah’ım) Zenginlikle imtihan edilmenin kötülüğünden sana sığınırım. Fakirlikle
imtihan edilmenin kötülüğünden de sana sığınırım.”
(Buhârî, Deavât, 39)
Hikmetli Söz
İnsanlığın bekası medeniyeti ile, medeniyetin ayakta durabilmesi de adelet iledir.