Allah'a ve Resulüne itaat edin, sakın birbirinizle ihtilaf etmeyin; sonra korkuya kapılıp za'fa düşersiniz, rüzgârınız
(kuvvetiniz) gider.
Bir de tam mânasıyla sabredin. Çünkü Allah sabredenlerle beraberdir.
( Enfal suresi - 46)
Bir Hadis
İbnu Ömer (Radiyallahu Anh) anlatıyor: Resulullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) bir cemaatte oturduğu zaman, Ashabı için şu duayı okumadan nadiren kalkardı:
"ALLAH'ım! Bize korkundan öyle bir pay ayır ki, bu, sana karşı işlenecek günahlarla bizim aramızda bir engel olsun. İtaatinden öyle bir nasip ver ki, o bizi cennete ulaştırsın. Yakininden öyle bir hisse lütfet ki dünyevi musibetlere tahammül kolaylaşsın.
ALLAH'ım! Sağ olduğumuz müddetçe kulaklarımızdan, gözlerimizden, kuvvetimizden istifade etmemizi nasip et. Aynı şeyi bizden sonra gelecek olan neslimize de nasip et. İntikamımızı, bize zulmedenlerden almışlardan kıl (mazlumlardan değil). Bize tecavüz edenlere karşı bizi muzaffer kıl. Bize, dini musibet verme. Dünyayı, ne asıl gayemiz kıl, ne de ilmimizin son hedefi. Bize merhametli olmayanı bize musallat etme."
(Tirmizi, Da'avât 73)
Bir Dua
“Allah’ım! Bana kendi sevgini ve senin yanında sevgisi bana
fayda verecek kimsenin sevgisini ver.”
(Tirmizî, Deavât, 73)
Hikmetli Söz
Her kime şu beş saadet verilmişse, tatlı yaşayışın dizgini onun eline bırakılmıştır:
1) Vücut sağlığı,
2) Güven,
3) Rızık genişliği,
4) Şefkatli ve vefalı arkadaş,
5) Feragat duygusu.