“Allah’ým! Mal, aile, çocuk olarak insanlara verdiklerinin hayýrlýsýný dilerim, sapýtan ve saptýranlarý deðil.”
(Tirmizi, Deavât, 124)
Hikmetli Söz
PABUCU DAMA ATILMAK
Bugün, bir atalar sözü olarak dilimize yerleþmiþ olan "pabucu dama atýlmak" deyimi, Âhilik'ten kalma bir güzellik...
Âhilik geleneðinin devamý olan Osmanlý esnaf teþkilâtý, son derece saðlýklý iþleyen bir kuruluþtu. Bu sistemde, her esnaf birliðinin bir kethüdasý bulunur, bu kethüda, o meslek dalýnýn inceliklerini, kanunlarýný, yönetim biçimini iyi bilir, esnafýn çalýþma düzenini ve dürüstlüðünü denetlerdi.
Esnaf ile kethüda arasýnda, yiðitbaþý denilen bir kiþi bulunur, sanatýnda hile yapanlar olursa, yiðitbaþý tarafýndan tesbit edilerek kethüdaya bildirilir ve gerekli cezai iþlem baþlatýlýrdý. Yani bugünün TSE kontrolörlüðünün benzeri bir yapýlaþma.
Herkesin meslek ahlâkýna özen göstererek çalýþtýðý o dönemde, yanlýþlýk yapanlar da olurmuþ. Yapýlan bir çarýk, çabuk sökülen yahut delinen ayakkabý sebebiyle þikâyet olursa, kethüda çarýkçýlar yiðitbaþýný çaðýrýp tahkikat yaptýrýr ve eðer bir îmâlât hîlesi söz konusu ise ilgili usta çaðýrýlýr, esnafýn ileri gelenleri, yiðitbaþý ve diðer meslek temsilcileri huzurunda kethüda tarafýndan tekdir edilir. Aldýðý ücretin müþteriye geri verilmesi saðlanýr ve dava konusu olan ayakkabý da kullanýlmamak için dama atýlýrdý.
Bir esnafýn yaptýðý ayakkabýnýn dama atýlmasý, o usta için büyük ayýp olup meslekteki þeref ve îtibârýný sýfýrlar ve müþterisinin azalmasýna yol açardý. Bu uygulama, bütün esnaf teþkilatý için bir genelleme niteliðinde olup birisi hakkýnda "pabucu dama atýldý" denilmesi, artýk o meslekten ekmek yemesinin zor olduðuna iþaret sayýlýp esnafýn titiz çalýþmasý temin edilmiþ olurdu.