Onların çoğunluğu zandan başkasına tâbi olmaz. Muhakkak ki zan ise, haktan hiçbir şeyin yerini tutmaz.
Şüphesiz Allah, onların yapmakta olduklarını (hakkıyla) bilendir.
( Yunus Suresi - 36)
Bir Hadis
Ebû Abdurrahman Avf İbni Mâlik el-Eşca’î (r.a) şöyle dedi:
Biz dokuz, veya sekiz yahut yedi kişilik bir grub Hz. Peygamber (s.a.v.)’in yanında oturuyorduk. Bize:
- Allah’ın elçisine bîat etmez misiniz? buyurdu. Oysa biz, yeni bîat etmiştik. Bu sebeple:
- Ey Allah’ın Resûlü! Biz sana bîat ettik ya! dedik. Sonra tekrar:
- Ey Allah’ın Resûlü! Biz sana bîat etmiştik. Şimdi ne üzerine bîat edeceğiz? dedik.
- Allah’a kulluk edip O’na hiçbir şeyi ortak koşmamak, beş vakit namazı kılmak, itaat etmek - sesini alçaltarak bir cümle söyledi ve - kimseden bir şey istememek üzere bîat edeceksiniz! buyurdu.
Avf İbni Mâlik diyor ki: Yemin ederim ki bu gruptan bazılarını görürdüm; kamçısı yere düşerdi de kimseden onu kendisine vermesini istemezdi.