"Bu dünya hayatı, eğlence ve oyundan başka bir şey değildir.
Ahiret yurdu, işte asıl hayat odur, keşke bilselerdi."
( Ankebût sûresi - 64)
Bir Hadis
Hz. Âişe’den rivayet edildiğine göre, Mahzûm kabilesinden hırsızlık yapan bir kadının durumu Kureyşlileri pek üzmüştü. Bunun üzerine:
- Bu konuyu Hz. Peygamber (s.a.v.) ile kim görüşebilir? diye kendi aralarında konuştular. Bazıları:
- Buna Resûlullah’ın sevgilisi Üsâme İbni Zeyd’den başka kimse cesaret edemez, dediler.
Üsâme de onların istekleri doğrultusunda Hz. Peygamber (s.a.v.) ile konuştu.
Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem Üsâme’ye:
- Allah’ın koyduğu cezalardan birinin uygulanmaması için aracılık mı yapıyorsun? buyurduktan sonra kalkıp bir konuşma yaptı ve şunları söyledi:
Sizden önceki milletlerin yok olmasına sebep, içlerinden soylu biri hırsızlık yapınca ona dokunmayıp, zayıf ve kimsesiz biri hırsızlık yapınca ona cezasını vermeleriydi. Allah’a yemin ederim ki, Muhammed’in kızı Fâtıma hırsızlık yapsaydı, onun da elini keserdim.
"Rabbimiz şüphesiz biz iman ettik, artık bizim günahlarımızı bağışla ve bizi ateşin azabından koru"
Mü'minlerin Duası (Al-i İmran suresi 16)
Hikmetli Söz
Geçmişten adam hisse
kaparmış… Ne masal
şey!
Beş bin senelik kıssa
yarım hisse mi verdi?
‘Tarih’i tekerrür diye
tarif ediyorlar;
Hiç ibret alınsaydı,
tekerrür mü ederdi.