Bilmez misin ki, göklerin ve yerin hükümranlığı Allah'a aittir.
O, dilediğine azap eder, dilediğini de bağışlar.
Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir.
( Maide Suresi - 40)
Bir Hadis
Berâ b. Âzib (r.a.) dedi ki:
Rasulullah (s.a.v.) safın bir tarafından öbür tarafına kadar gider, bizim omuzlarımızı ya da göğüslerimizi sıvazlayarak düzeltir ve şöyle derdi:
“(Saflarınızda) ihtilaf etmeyiniz. O zaman kalpleriniz de ihtilâfa (ayrılığa) düşer.” (Berâ) dedi ki: Şöyle de derdi: “Şüphesiz safları dolduranlara Allah rahmet, melekleri dua eder.”
Hadisi Ahmed ve İbn Mâce rivayet etmişlerdir: İbn Mâce şunu da eklemektedir: "Kim (bir saftaki) bir boşluğu doldurursa, Allah o sebeple onu bir dereceye yükseltir. Kulun kendisiyle bir safı doldurmak üzere attığı bir adım kadar Allah’ın sevdiği hiçbir adım yoktur.”
Ahmed, Müsned, VI, 297; İbn Mâce, I, 319
Bir Dua
Bismillahirrahmanirrahim
“Rabbimiz! Günahlarımızdan ve işimizdeki aşırılıklardan ötürü bizi bağışla,
sebatımızı arttır, kâfir topluluğa karşı bize yardım et!"
Âl-i İmrân Suresi-47
Hikmetli Söz
PABUCU DAMA ATILMAK
Bugün, bir atalar sözü olarak dilimize yerleşmiş olan "pabucu dama atılmak" deyimi, Âhilik'ten kalma bir güzellik...
Âhilik geleneğinin devamı olan Osmanlı esnaf teşkilâtı, son derece sağlıklı işleyen bir kuruluştu. Bu sistemde, her esnaf birliğinin bir kethüdası bulunur, bu kethüda, o meslek dalının inceliklerini, kanunlarını, yönetim biçimini iyi bilir, esnafın çalışma düzenini ve dürüstlüğünü denetlerdi.
Esnaf ile kethüda arasında, yiğitbaşı denilen bir kişi bulunur, sanatında hile yapanlar olursa, yiğitbaşı tarafından tesbit edilerek kethüdaya bildirilir ve gerekli cezai işlem başlatılırdı. Yani bugünün TSE kontrolörlüğünün benzeri bir yapılaşma.
Herkesin meslek ahlâkına özen göstererek çalıştığı o dönemde, yanlışlık yapanlar da olurmuş. Yapılan bir çarık, çabuk sökülen yahut delinen ayakkabı sebebiyle şikâyet olursa, kethüda çarıkçılar yiğitbaşını çağırıp tahkikat yaptırır ve eğer bir îmâlât hîlesi söz konusu ise ilgili usta çağırılır, esnafın ileri gelenleri, yiğitbaşı ve diğer meslek temsilcileri huzurunda kethüda tarafından tekdir edilir. Aldığı ücretin müşteriye geri verilmesi sağlanır ve dava konusu olan ayakkabı da kullanılmamak için dama atılırdı.
Bir esnafın yaptığı ayakkabının dama atılması, o usta için büyük ayıp olup meslekteki şeref ve îtibârını sıfırlar ve müşterisinin azalmasına yol açardı. Bu uygulama, bütün esnaf teşkilatı için bir genelleme niteliğinde olup birisi hakkında "pabucu dama atıldı" denilmesi, artık o meslekten ekmek yemesinin zor olduğuna işaret sayılıp esnafın titiz çalışması temin edilmiş olurdu.