Şüphesiz, sana biz Kitabı insanlar için hak olmak üzere indirdik. Artık kim hidayete ererse, bu kendi lehinedir; kim saparsa, o da kendi aleyhine sapmış olur. Sen onların üzerinde vekil değilsin.
( Zumer suresi - 41)
Bir Hadis
Abdurrahman bin Avf radıyallahu anh bildirir:
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem odasına doğru gitti ve içeri girer girmez kıbleye karşı dönüp secdeye vardı. Secdeyi o kadar uzattı ki, Allah Teâla’nın, secdede ruhunu kabzettiğini zannettim. Hemen yanına yaklaşıp oturdum. Başını kaldırdı:
– Kimsin? dedi.
– Abdurrahman, dedim.
– Ne var?, dedi.
– Ya Rasûlallah, öyle bir secde yaptınız ki, Allah Teâla’nın secdede ruhunuzu almış olmasından korktum, dedim. Buyurdular ki:
– Cebrail aleyhisselâm bana gelerek, Allah Teâla’nın şöyle buyurduğunu müjdeledi: Kim sana salât-u selâm getirirse, ben ona rahmet ederim. Bunun üzerine ben de Allah Teâlâ’ya şükran olarak secde ettim.
(Müsned– Ahmed b. Hanbel)
Bir Dua
Hz. Peygamberimiz (s.a.s.) şöyle buyurdularki
“Allah’ım! Günahlarımızı, yaptığımız haksızlıkları, saçmalıklarımızı, bilerek ve ciddi olarak yaptıklarımızı bağışla,bunların hepsi bizde mevcuttur.”
(Hâkim, Deavât, No:1916)
Hikmetli Söz
Hz.Huzeyfe’ye, “Hz. Peygamber ile olan birlikteliğinizi kıskanıyorum. Siz ona yetiştiniz, biz yetişemedik; siz onu gördünüz, biz ise göremedik” dedi. Hz. Huzeyfe (r.a.) şöyle cevap verdi: “Biz de, görmediğiniz hâlde sizin o Peygambere iman etmenizi kıskanıyoruz.”