Her ümmet için bir ecel vardır. Onların ecelleri gelince, ne bir saat ertelenebilirler ne de öne alınabilirler (tam zamanında çökerler.)
( Araf Sûresi - 34)
Bir Hadis
Taberânî senedini kaydederek
Zeyd b. Sâbit (r.a.)’tan şöyle dediğini rivayet etmektedir:
Namaza gitmek isteğiyle Peygamberimiz (s.a.v.) ile birlikte yürüyordum. Adımlarını kısa tutuyordu:
“Adımlarımı niçin kısa tuttuğumu biliyor musun?” diye sordu. Ben: “Allah ve Resulü daha iyi bilir” deyince şöyle buyurdu:
“Kul namaza gitmek isteğini sürdürdükçe namazda demektir.”
Bir başka rivayette de şöyle denilmektedir: “Benim bunu yapmamın sebebi, namaza gitmek isterken attığım adımlarımın çoğalmasıdır.”
Taberânî, el-Mu’cemü’l-Kebîr, XV, 127
Bir Dua
Peygamberimiz (s.a.s.) şöyle buyurmuştur:
“Allah’ım! Bildiğin her zararlı şeyin şerrinden sana sığınıyorum. Bildiğin her hayırlı şeyi senden istiyorum. Bildiğin her günah için bağışlamanı diliyorum. Sen gizli olan şeyleri en iyi bilensin.”