"İman edip de hicret etmeyerek kendi öz nefislerine zulmeder vaziyette olanların canlarını alırken melekler onlara diyorlardı ki: "Ne işte idiniz?" Onlar da: "Biz bu ülkede, dinin emirlerini uygulayamayan, baskı altında yaşayan kimselerdik" deyince, melekler bu sefer şöyle dediler: "Peki Allah'ın dünyası geniş değil miydi? Siz de orada hicret etseydiniz ya?" İşte onların durağı cehennemdir. Ne fena bir dönüş yeridir orası! Ancak, her türlü imkândan mahrum ve hicret için yol bulamayan erkekler, kadınlar ve çocuklar bu hükmün dışındadırlar. Çünkü bunları Allah'ın affedeceği umulur. Allah gerçekten afüv ve gafurdur (affı ve mağfireti boldur)."
( Nisa Suresi - 97)
Bir Hadis
Sahâbî Abdullah İbni Yezîd el-Hatmî radıyallahu anh şöyle dedi:
Hz. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem orduyla vedâlaşmak istediği zaman:
“Dininizi koruyup emanetlerinizi ifa etmeniz ve amellerinizi hayırla sonuçlandırmanız hususunda sizi Allah’a emanet ediyorum.” derdi.
Ebû Dâvûd, Cihâd 73
Bir Dua
Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
“Her tür şeytandan, haşereden, kem nazardan Allah’ın tam kelimelerine (sonsuz iradesine ve hükmüne) sığınırım.”
(Buhârî, Ehâdîsü’l-enbiyâ, 10)
Hikmetli Söz
Kusuru kendisine söylenmeyen adam, ayıbını hüner sanır.