Ve elbette ki, Allah size verdiği (yardım) vâdinde sâdık kaldı. O'nun izniyle onları kırıp geçiriyordunuz (yeniyordunuz). Öyle ki sevdiğinizi (galibiyeti) size gösterdikten sonra, siz çekindiniz ve emir hakkında tartışıp isyan ettiniz.
Sizden kiminiz dünyayı, kiminiz âhireti istiyordu. Sonra (Allah) bir imtihan için sizi onlardan çevirdi (kurtardı). Muhakkak ki sizi affetti. Allah mü'minlere karşı fazl (ihsan ve lütuf) sahibidir.
( Âl-i İmrân sûresi - 152)
Bir Hadis
İbni Abdullah İbni Ömer :
Hz. Peygamber (s.a.v.) arada sırada bana gâzilik bahşişi verirdi. Ben de kendisine:
Bunu benden daha fakir ihtiyaç içinde kıvranan birine verseniz, derdim.
Hz. Peygamber (s.a.v.) de cevaben:
- Sen bunu al! Göz dikmediğin ve istekli de olmadığın halde
sana gelen böylesi malı al.
Kendine mal et, ister ye ister tasadduk et! Fakat böyle
olmayan bir malın peşine de düşme!
“Allah’ım! Bütün işlerimizin sonucunu güzel eyle, dünyada rezil olmaktan ve ahiret
azabından bizi koru.”
(Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, 4/181)
Hikmetli Söz
* Fazla gülmeyi terk edene heybet verilir.
* Fazla konuşmayı terk edene hikmet verilir.
* Fazla yemeği terk edene ibadetin lezzeti verilir.
* Mizahı terk edene zarafet verilir.
* Dünya sevgisini terk edene ahiret sevgisi serilir.
* Başkalarının kusurlarıyla uğraşmayı terk edene,
* Kendi kusurlarını ıslah etme imkanı verilir.