"Allah'a karşı gelmekten sakınanlara (muttakilere),
onların (kafirlerin) hesabından bir şey (sorumluluk) yoktur.
Fakat üzerlerine düşen bir hatırlatmadır. Belki onlar sakınırlar."
( En'âm Suresi - 69)
Bir Hadis
Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor:
Bir adam gelerek: "Ey Allah'ın Resûlü (sav) iyi davranıp hoş sohbette bulunmama en ziyaâde kim hak sâhibidir?" diye sordu.
Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm):
"Annen!" diye cevap verdi. Adam: "Sonra kim?" dedi,
Hz. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)
"Annen!" diye cevap verdi. Adam tekrar: "Sonra kim?" dedi
Hz. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) yine:
"Annen!" diye cevap verdi. Adam tekrar sordu: "Sonra kim?"
Hz. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) bu dördüncüyü:
"Baban!" diye cevapladı."
[Buhârî, Edeb 2; Müslim, Birr 1, (2548)]
Bir Dua
Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
“Allah’ım! Mal, aile, çocuk olarak insanlara verdiklerinin hayırlısını dilerim, sapıtan ve saptıranları değil.”
(Tirmizî, Deavât, 124)
Hikmetli Söz
Sırası gelince hayatı
değersiz görmeyenler,
şehitlere vaat edilen
ebedî safayı bulmak
şöyle dursun,
yaşadıkları müddetçe,
mümkün değil, saadet
yüzü göremezler.