Onlara acıyarak alçak gönüllülük kanadını ger ve de ki: "Rabbim, onlar beni küçükken nasıl terbiye ettilerse Sen de onları esirge."
( İsra Suresi - 24)
Bir Hadis
Ebû Vâil anlatıyor: Hz. Üsâme (radıyallâhuanh)'yi işittim diyordu ki:
Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:
Kıyamet günü bir adam getirilip ateşe atılır.
Karnındaki bağırsakları dışarı çıkar.
Onları, eşeğin değirmen taşını döndürdüğü gibi döndürür.
Derken, cehennem ahâlisi etrafında toplanır ve:
"Ey falan kişi, sen dünyada iken (bize) Allah’ın emirlerini tavsiye eden, Allah’ın yasaklarından da sakındıran değil miydin?" derler.
O: "Evet, Allah’ın emirlerini tavsiye eder, ama kendim yapmazdım, Allah’ın yasaklarından da sakındırır, ama kendim yapardım"
diye cevap verir."
“Rabbimiz! Peygamberlerin aracılığıyla bize vaad ettiklerini ver bize; kıyamet gününde
bizi rezil etme. Sen asla sözünden dönmezsin.”
Âl-i İmrân Suresi-194
Hikmetli Söz
Biz de, bütün mülk de, azîz ve celîl olan Allah'a ait olarak sabahladık. Hamd, Allah'a mahsustur; büyüklük ve azamet Allah'ındır. Yaratma da, emir de, gece de gündüz de, gece ile gündüzü mesken tutmuş her şey de yalnızca Allah'a aittir.