Ey iman edenler, namaza kalktığınız zaman yüzlerinizi ve dirseklere kadar ellerinizi yıkayın, başlarınızı meshedin ve her iki topuğa kadar ayaklarınızı da (yıkayın.) Eğer cünüpseniz temizlenin (gusül edin); eğer hasta veya yolculukta iseniz ya da biriniz ayak yolundan (hacet yerinden) gelmişse yahut kadınlara dokunmuşsanız da su bulamamışsanız, bu durumda, temiz bir toprakla teyemmüm edin (hafifçe) yüzlerinize ve ellerinize ondan sürün. Allah size güçlük çıkarmak istemez, ama sizi temizlemek ve üzerinizdeki nimeti tamamlamak ister. Umulur ki şükredersiniz.
( Mâide sûresi - 6)
Bir Hadis
Ebu Hureyre (r.a.)’tan şöyle dediği rivayet edilmiştir:
Rasûlullah (s.a.) şöyle buyurdu: "Namazı kılınıncaya kadar cenazeye katılan bir kimseye bir kırat ecir vardır. Defnedilinceye kadar cenazede bulunan kimseye iki kırat ecir vardır. “İki kırat” ne demektir diye sorulunca, iki büyük dağ gibidir" diye buyurdu.
Hadisi Buhârî ve Müslim rivayet etmiştir. Müslim’in rivayetlerinden birisinde:
“Bu iki kıratın en küçükleri Uhud Dağı gibidir” denilmektedir. Buhârî’deki bir rivayette de şöyle denilmektedir: “Kim (ecrine) inanarak, (mükâfatını Allah’tan) umarak müslüman bir kimsenin cenazesine katılır, namazı kılıncaya ve defnedilme işi bitinceye kadar onunla birlikte bulunursa her biri Uhud Dağı kadar olan iki kırat ecir almış olarak geri döner. Namazını kıldıktan sonra fakat defnedilmeden önce geri dönen kimse ise bir kırat ecir almış olarak geri döner.”
[Buhârî, III, 196; Müslim, II, 652]
Bir Dua
“Allah’ım! Benim yaratılışımı güzel kıldığın gibi ahlakımı
da güzelleştir..”
(İbn Hanbel, I, 403)
Hikmetli Söz
“Üç kişiye: yani cahiller arasında kalmış âlime, zenginken fakir düşene, ve hatırlı iken itibarını kaybedene acı ! unutmaki yüksekte yer tutanlar aşağıdakiler kadar emniyette değildir.