Peygamber, Rabbinden kendisine indirilene iman etti, mü'minler de (iman ettiler). Her biri; Allah'a, meleklerine, kitaplarına ve peygamberlerine iman ettiler ve şöyle dediler: "Onun peygamberlerinden hiçbirini (diğerinden) ayırt etmeyiz." Şöyle de dediler: "İşittik ve itaat ettik. Ey Rabbimiz! Senden bağışlama dileriz. Sonunda dönüş yalnız sanadır."
( Bakara sûresi - 285)
Bir Hadis
Ebu Hureyre (r.a.) anlatıyor:
"Kim fenalık yaparsa cezasını görür. Kendisine Allah'tan başka ne dost ne de yardımcı bulur" (Nisa 123)
Mealindeki ayet nazil olduğu zaman, müslümanları çok ciddi bir kedere sevketti.
Bunun üzerine;
Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle tavsiye etti:
-Amellerinizde orta yolu ve doğruyu bulmaya çalışın.
Mü'mine musibet nev'inden her ne ulaşır ise günahlarına bir kefaret olur.
Musibet beklenmedik bir hadise olmuş, ayağına batan bir diken olmuş farketmez.
(Müslim, Birr)
Bir Dua
“Ey insanların Rabbi! Rahatsızlığı gider! Şifa veren sensin. Senin vereceğin şifadan başka şifa yoktur. Öyle bir şifa ver ki ardında hiç hastalık izi bırakmasın.”
(Müslim, Selâm, 47)
Hikmetli Söz
Demir kızardıysa da,
o kırmızı değildir. Ateş,
ocağının geçici ışığıdır.
Pencere veya ev ışıkla
dolu olsa da, sen ancak
güneşi aydın bil.