Ey Peygamber! Kalpten inanmadıkları hâlde, ağızlarıyla "İnandık" diyenler (münafıklar) ile Yahudilerden küfürde yarışanlar seni üzmesin. Onlar (Yahudiler) yalan uydurmak için (seni) dinlerler(1), sana gelmeyen bir topluluk hesabına dinlerler. Kelimelerin (ifade içindeki) yerlerini bildikten sonra yerlerini değiştirir ve şöyle derler: "Eğer size şu hüküm verilirse, onu tutun. O verilmezse sakının." Allah, kimin azaba uğramasını istemişse artık sen onun için asla Allah'a karşı hiçbir şey yapamazsın. Onlar, Allah'ın kalplerini temizlemeyi istemediği kimselerdir.(2) Onlara dünyada bir rüsvaylık, ahirette ise yine onlara büyük bir azap vardır.
( Maide Suresi - 41)
Bir Hadis
Müslim'in bir rivayetinde yukarıdaki hadise şu ziyade yapılmıştır: Resulullah (Sallallahu Aleyhi Vessellem) buyurdu ki:
"Sizden biri mescidde namazı bitirdi mi, namazından evine de bir pay ayırsın. Zira Cenab-ı Hakk, namazlarından evine de hayır yaratacaktır."
(Müslim, Misafirin 210)
Bir Dua
“Allah’ım! Bana verdiğin rızık konusunda beni kanaat sahibi yap ve o rızkımı bereketli kıl. Zayi olan her nimetin daha hayırlısını bana ihsan eyle.”
(Hâkim, Deavât, No: 1878)
Hikmetli Söz
Huzur ve afiyet,
bir köşede oturmak
değildir. Afiyet,
nefsinden kurtulmaktır.
Kurtul da ondan sonra
dilersen bir köşede otur.
Dilersen halk içine
karış!