Ve onlar, Süleyman'ın mülkü (nübüvveti) hakkında şeytanların anlattıklarına uydular. Süleyman inkâr etmedi; ancak şeytanlar inkâr etti. Onlar, insanlara sihri ve Babil'deki iki meleğe Harut'a ve Marut'a indirileni öğretiyorlardı. Oysa o ikisi: "Biz, yalnızca bir fitneyiz, sakın inkâr etme" demedikçe hiç kimseye (bir şey) öğretmezlerdi. Fakat onlardan erkekle karısının arasını açan şeyi öğreniyorlardı. Oysa onunla Allah'ın izni olmadıkça hiç kimseye zarar veremezlerdi. Buna rağmen kendilerine zarar verecek ve yarar sağlamayacak şeyi öğreniyorlardı. Andolsun onlar, bunu satın alanın, ahiretten hiç bir payı olmadığını bildiler; kendi nefislerini karşılığında sattıkları şey ne kötü; bir bilselerdi.
( Bakara sûresi - 102)
Bir Hadis
Resûlullah (s.a.v.) buyurdular ki:
“Kim oruçlu olduğunu unutarak bir şey yer veya içerse orucunu tamamlasın.”
(Müttefekun aleyh)
Bir Dua
Bismillahirrahmanirrahim
“Ey rabbimiz! Biz kendimize zulmettik. Eğer bizi bağışlamaz, bize acımazsan mutlaka ziyana uğrayanlardan oluruz!”
Araf Suresi-23
Hikmetli Söz
Ninni değil dinlediğin velvele, Kükreyerek akmada müstakbele, Bir edebi sel ki zamandır adı; Haydi katıl sen de o coşkun sele. Dehşet-i maziyi getir yâdına; Kimse yetişmez yarın imdadına. Merhametin yok diyelim nefsine; Merhamet etmez misin evladına?