De ki: "Düşündünüz mü hiç; eğer size Allah'ın azabı gelirse ya da saat (kıyamet) gelip çatarsa, Allah'tan başkasını mı çağıracaksınız? Eğer doğru sözlüler iseniz (çağırın bakalım.)"
( Enam Suresi - 40)
Bir Hadis
İbn Abbas (r.a.) şöyle demiştir:
Hz. Peygamber (s.a.v.) Medine’deki (veya Mekke’deki) bahçelerden birine uğradı.
Kabirlerinde azap gören iki insanın sesini duydu. Bunun üzerine şöyle buyurdu:
“İkisi azap görüyorlar. (Kendilerince) büyük bir günah sebebiyle azap görmüyorlar. Oysaki bu büyük bir günahtır. Birisi idrarından sakınmazdı. Diğeri ise insanlar arasında laf getirip götürürdü (koğuculuk yapardı.)”
Sonra bir dal istedi. Dalı ikiye ayırarak her birinin kabrinin başına bir parçasını koydu. Ona: “Ey Allah’ın Resulü bunu niçin yaptın?” diye soruldu.
O (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Umulur ki bu dallar kurumadıkça onların azabı hafifletilir.”
Buhârî, 216
Bir Dua
Allah’ım! Sana teslim olan bir kalp, doğru sözlü bir dil ve dosdoğru bir ahlak istiyorum.”
(Hakim, Deavât, No: 1872)
Hikmetli Söz
"Bilmiş ol ki¸ insanlarla iyi geçinmezsen onlar sana düşman kesilirler. Anan¸ baban bile olsa senden hoşlanmazlar. Akrabandan olmayan bir cemaatle iyi geçinirsen sana ana baba olurlar.
Denemedikçe kimsenin dostluğuna güvenme. Alçak ve hasis olan kimseyle dost olma. Sefihler düşüp kalkma. Hoş geçin. Sabırlı ve tahammüllü ol. Güzel ahlaklı¸ geniş yürekli¸ derya gönüllü ol. Elbisen temiz¸ ve yeni olsun. Binek atın iyi olsun. Güzel kokular kullan…Yemek yedirmekte çok cömert ol¸ herkesi doyur. Bil ki bahîl ve cimri kimse asla başa geçip efendi olamaz.” Halkın ahvalini araştırıp öğrenen adamların olsun. Bir fitne ve fesat duydun mu onu ıslaha koş. Bir yerde salaha yüz tutmuş iyi işler duydun mu onları da arttır. Seni ziyaret edenleri de, etmiyenleride sen ziyaret et. Sana ister iyilik yapsınlar ister kötülük, sen herkese daima iyilik yap. Her vakitte iyilikte bulun. Affet, bazı şeylere gözyum. Sana eziyet veren şeyi terket, hakkı yerine getirmeğe çalış. Arkadaşlarından hastalananları kendin ziyaret et. Göremediklerinin ahvalini soruştur. Sana gelmeyenlerle sen alakadar ol…
(Ebu Hanife, M. Ebu Zehra s.177 Osman Keskinoğlu Ankara 1972)