Ve eğer onlara soracak olsan, "Biz sâdece lafa dalmış ve şakalaşıyorduk", derler. De ki: "Allah ile, onun âyetleriyle ve Resûlüyle mi alay ediyorsunuz?"
( Tevbe sûresi - 65)
Bir Hadis
Ebû Muhammed Ka’b b. Ucre (r.a.)’tan rivayet edilmiştir:
“Resulullah (s.a.), (bir gün) yanımıza çıkagelmişti. Ona ‘Ey Allah’ın Resulü! Sana nasıl selâm vereceğimizi öğrendik, fakat sana nasıl salavât getireceğiz?’ diye sorduk. Bunun üzerine Resulullah (s.a.): ‘Allâhumme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed, kemâ salleyte alâ âli İbrâhîm, inneke hamîdun mecîd. Allâhumme bârik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed, kemâ bârekte alâ âli İbrâhîm, inneke hamîdun mecîd. (Allahım! İbrâhîm’in ev halkına rahmet ettiğin gibi Muhammed’e ve Muhammed’in ev halkına da rahmet et. Şüphesiz sen övülmeye lâyık ve yücesin. Allahım! İbrâhîm’in ev halkına hayır ve bereket lutfettiğin gibi Muhammed’e ve Muhammed’in ev halkına da hayır ve bereket ihsan et. Şüphesiz sen övülmeye lâyık ve yücesin.)’ diye dua ediniz, buyurdu.”
[Buhârî, Deavât 32; Müslim, Salat 66 (406)]
Bir Dua
“Allah’ım! Fakirlikten, yokluktan ve zilletten sana sığınırım. Haksızlık etmekten ve
haksızlığa uğramaktan da sana sığınırım.”
(Ebû Dâvûd, Vitr, 32)
Hikmetli Söz
Ve yine şehâdet ederim ki, Muhammed (Sallallahu Aleyhi Vesellem) Senin kulun ve resulündür. Vaadinin hak, Senin huzuruna çıkmanın da hak olduğuna, Kıyamet saatinin geleceğine bunda hiç şüphe olmadığına ve kabirdekileri dirilteceğine de şehâdet ederim. Beni nefsimle başbaşa bırakırsan, (bu takdirde) beni zaafa, muhtaçlığa, günaha ve hataya itmiş olursun.