Ana Sayfa   |   Görüntülü Dersler  |  Sesli Dersler   |  Kur'an Araştırmaları   |  İlmi YAZILAR   |  Aile Eğitim Yazıları   |  Çocuk Eğitimi Yazıları   |  Yazarlar  |  İletişim

Kur`an-i Kerim ve Mealleri

Namaz Sureleri Tefsiri

Cuma (Tefsir) Dersleri

Hadis Dersleri

Cami Dersleri

Hz. Peygamberin Hayatı (s.a.v)

İnsanı Tanımak (Radyo)

Tv Programları

Seminer ve Konferans

Kısa Dersler

Özel Konular

Fıkhi Konular

Aile Eğitim Seminerleri

Foto Galeri

Üyelik Girişi

Kull. Adı

:

Şifre

:
   

Ücretsiz Üyelik
Şifremi Unuttum

Güncel Videolar

Eğitimcilere ÖZEL
Gazze Duası
Gençlerle İletişim (Günışığı- Reşitpaşa​) Abdülhamit Kahraman
Uyumlu Evlilik Yöntemi (Bulgurlu)

Namaz Vakitleri

Sayaç

Sayac
Tekil (Bugün) 1451
Toplam 19324013
En Fazla 25928
Ortalama 2868
Üye Sayısı 1189
Bugün Üye Olan 0
Online Ziyaretci
 
Fıkhi Konular
 

KATEGORİ ADI

İndirme

Adet

Faruk Beşer HAYIR 17  
Şerafettin Kalay EVET 86  

Toplam Multimedya Dosyası

103
 

Site İçi Arama

14 Rebîü'l-Âhir 1448 |  26.09.2026

Bir Ayet

Bismillahirrahmanirrahim

Görmedin mi ki, Allah nasıl bir örnek vermiştir: Güzel bir söz, güzel bir ağaç gibidir ki, onun kökü sabit, dalı ise göktedir.

Rabbinin izniyle her zaman yemişini verir. Allah insanlar için örnekler verir; umulur ki onlar öğüt alır-düşünürler.

Kötü (murdar) söz ise, kötü bir ağaç gibidir. Onun kökü yerin üstünden koparılmış, kararı (yerinde durma, tutunma imkanı) kalmamıştır.

Allah, iman edenleri, dünya hayatında ve ahirette sapasağlam sözle sebat içinde kılar. Zalimleri de şaşırtıp-saptırır; Allah dilediğini yapar. (24-27)


( İbrâhim sûresi - 24)

Bir Hadis

Ebu Sa'id Radiyallahu Anh anlatıyor: Resulullah Sallallahu Aleyhi Vessellem buyurdular ki:

"Sizden önce yaşayanlar arasında doksan dokuz kişiyi öldüren bir adam vardı. Bir ara yeryüzünün en bilgin kişisini sordu. Kendisine bir rahip tarif edildi. O'na kadar gidip, doksan dokuz kişiyi öldürdüğünü, kendisi için bir tövbe imkanının olup olmadığını sordu. Rahib: "Hayır yoktur!" dedi. Herif onu da öldürüp cinayeti yüze tamamladı."

"Adamcağız, yeryüzünün en bilginini sormaya devam etti. Kendisine alim bir kişi tarif edildi. Ona gelip, yüz kişiyi öldürdüğünü, kendisi için bir tövbe imkanı olup olmadığını sordu.

Alim: "Evet, vardır, seninle tövben arasına kim perde olabilir?" dedi. Ve ilave etti:
"Ancak, falan memlekete gitmelisin. Zira orada ALLAH'a ibadet eden kimseler var. Sen de onlarla ALLAH'a ibadet edeceksin ve bir daha kendi memleketine dönmeyeceksin. Zira orası kötü bir yer."

"Adam yola çıktı. Giderken yarı yola varır varmaz ölüm meleği gelip ruhunu kabzetti. Rahmet ve azab melekleri onun hakkında ihtilafa düştüler.

Rahmet melekleri: "Bu adam tövbekar olarak geldi. Kalben ALLAH'a yönelmişti." dediler.

Azab melekleri de: "Bu adam hiçbir hayır işlemedi." dediler."

Onlar böyle çekişirken insan suretinde bir başka melek, yanlarına geldi. Melekler onu aralarında hakem yaptılar.

Hakem onlara: "Onun çıktığı yerle, gitmekte olduğu yer arasını ölçün, hangi tarafadaha yakınsa ona teslim edin."dedi.

Ölçtüler, gördüler ki, gitmeyi arzu ettiği (iyiler diyarına) bir karış daha yakın. Onu hemen rahmet melekleri aldılar."

(Buhari, Enbiyâ 50)

Bir Dua

“Rabbim! Beni sana çok şükreden, seni çok zikreden, senden çok korkan, sana itaat
eden, sana saygı gösteren, sana yönelen ve tövbe eden kimse eyle.”

(Tirmizî, Deavât, 114)

Hikmetli Söz

Din, iman ve ahlak
fikri insanlarla
beraber doğmuştur.
Bunu söndürmeye
çalışmak demek, dinin
kaynağını, insanın
mahiyetini bilmemek
demektir.

Canlı yayın

İslam Ansiklopedisi

  Tasarım : Networkbil.NET

@2008 kuraniterbiye.Com