Peygamberin üzerine düşen ancak tebliğdir. Allah, sizin açıkladığınızı da, gizlediğinizi de bilir.
( Maide Suresi - 99)
Bir Hadis
İbn Abbas (r.a.) şöyle demiştir:
Hz. Peygamber (s.a.v.) Medine’deki (veya Mekke’deki) bahçelerden birine uğradı.
Kabirlerinde azap gören iki insanın sesini duydu. Bunun üzerine şöyle buyurdu:
“İkisi azap görüyorlar. (Kendilerince) büyük bir günah sebebiyle azap görmüyorlar. Oysaki bu büyük bir günahtır. Birisi idrarından sakınmazdı. Diğeri ise insanlar arasında laf getirip götürürdü (koğuculuk yapardı.)”
Sonra bir dal istedi. Dalı ikiye ayırarak her birinin kabrinin başına bir parçasını koydu. Ona: “Ey Allah’ın Resulü bunu niçin yaptın?” diye soruldu.
O (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Umulur ki bu dallar kurumadıkça onların azabı hafifletilir.”
Buhârî, 216
Bir Dua
“Allah’ın gazabından, kullarının şerrinden, şeytanların vesveselerinden ve (onların) bana uğramalarından Allah’ın tam kelimelerine sığınırım.”
(Ebu Davud, Tıb, 19)
Hikmetli Söz
Hz. Peygamberin amcası Abbas’a (r.a) şöyle bir soru soruldu: “Sen mi daha büyüksün, yoksa Hz. Peygamber mi?” O da şöyle cevap verdi: “Peygamber benden büyük; ancak ben ondan önce doğdum.”