Onlar ki namazlarında hûşû (kalbi saygı) içersindedirler.
( Mü’minûn sûresi - 2)
Bir Hadis
Peygamberimiz (s.a.s.), bir adamın “Allah’ım! ‘Her türlü övgü sana mahsustur. Senden başka ilah yoktur (sadece Sen varsın, Senin ortağın da yoktur). Sen Mennânsın, yeri ve gökleri var edensin. Ey celal ve ikram sahibi Allah’ım! Senden istiyorum” diye dua ettiğini duymuş ve “Bu kimse dileğini ism-i azamı (en büyük ismi) ile Allah’tan istedi ki Allah, ismi azamı ile istenildiği zaman (istenileni) verir, ism-i azamı ile dua edildiği zaman duaya icabet eder”
(İbn Mâce, Dua, 9, II, 1268)
Bir Dua
Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
“Allah’ım! Günahlarımızı, yaptığımız haksızlıkları, saçmalıklarımızı, bilerek ve ciddi olarak yaptıklarımızı bağışla, bunların hepsi bizde mevcuttur.”
(Hâkim, Deavât, No:1916)
Hikmetli Söz
Ömer (r.a) bir gün dostlarıyla birlikte oturuyordu. Onlara Allah’tan bâzı talep ve temennîlerde bulunmalarını istedi. Oradakilerden bir kısmı:
“–İçinde bulunduğumuz şu hâne dolusu paralarım olsa da Allah yolunda infâk etsem!..” dedi.
Bir kısmı:
“–İçinde bulunduğumuz şu hâne dolusu altınlarım olsa da Allah için harcasam!..” dedi.
Bâzıları da:
“–İçinde bulunduğumuz şu hâne dolusu mücevherlere sâhip olsam da onları Allah yolunda sarf etsem!..” diye temennî etti.
Ancak Ömer (r.a):
“–Daha fazlasını isteyin!” deyince onlar:
“–Allah Teâlâ’dan daha başka ne isteyebiliriz ki?!” dediler.
Bunun üzerine Ömer (r.a):
“–Ben, içinde bulunduğumuz şu hânenin, Ebû Ubeyde bin Cerrâh, Muâz ibn-i Cebel ve Huzeyfetü’l-Yemânî gibi kimselerle dolu olmasını ve bunları Allah’a itâat yolunda, yâni teblîğ ve ıslâh hizmetlerinde istihdâm etmeyi temennî ederim...” dedi. (Buhârî, Târîhu’s-Sağîr, I, 54/201)
Yetişmiş insanın yerini hiçbir şey tutamaz. Yine kalifiye eleman eksikliğini de hiçbir şey telâfi edemez.