İnsanlar, tek bir ümmetten başka değildi; sonra anlaşmazlığa düştüler.
Eğer Rabbinden geçmiş (verilmiş) bir söz olmasaydı, anlaşmazlığa düştükleri şey konusunda mutlaka aralarında hüküm verilmiş olurdu.
( Yunus Suresi - 19)
Bir Hadis
Abdullah b. Amr (r.a.)’tan rivayete göre Peygamberimiz (s.a.) şöyle buyurdu:
“Oruç ve Kur’an kula şefaat edecektir. Oruç: Rabbim, ben gündüzün onun yemek yemesine, su içmesine engel oldum. Bu sebeple beni şefaatçi yap, der. Kur’an da: Rabbim ben geceleyin onu uykusuz bıraktım. Bu sebeple beni hakkında şefaatçi kıl, der. Her ikisi de ona şefaatçi kılınır.”
[Ahmed, Müsned, II, 174]
Bir Dua
Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
“Ey insanların Rabbi! Rahatsızlığı gider! Şifa veren sensin.
Senin vereceğin şifadan başka şifa yoktur. Öyle bir şifa ver
ki ardında hiç hastalık izi bırakmasın.”